İçeriğe atla

Aykırı fotovoltaik etki

Aykırı fotovoltaik etki yarı iletkenler ve iletkenler de meydana gelen bir fotovoltaik etkidir. Aykırı kelimesi fotovoltajın (yani ışığın sebep olduğu açık devre voltajında) ilgili yarı iletkende bant boşluğundan büyük olduğu durumları ifade eder. Bazı durumlarda voltaj binlerce volta ulaşabilmektedir.

Neyazık ki voltaj olağan dışı bir şekilde yüksek olmasına rağmen kısa devre akımı olağan dışı şekilde düşüktür. Genel olarak, aykırı fotovoltaik etkinin ortaya koyduğu maddeler çok düşük güçte üretim verimliliğine sahiplerdir ve asla pratik güç üretim sistemlerinde kullanılmazlar.

Aykırı fotovoltaik etkinin ulaşabileceği birçok durum vardır.

İlki, polikristalin materyallerde her mikroskopik tanecik bir fotovoltaikmiş gibi davranabilir. Ondan sonra büyük olan, potansiyel olarak bant aralığından çok daha büyük olan tüm açık devre voltajları mikroskopik tanecikler seri olarak eklenirler.

İkincisi, benzer bir şekilde belirli ferroelektrik materyaller her alanın bir fotovoltaik gibi davrandığı ve her alan duvarının bir komşu fotovoltaikle iletişim kurar gibi davrandığı (ya da tam tersi) paralel ferroelektrik alanlardan oluşan şeritler geliştirebilir. Kısaca, tüm açık devre voltajının büyük olması amacıyla alanlar seri olarak eklenirler.

Üçüncüsü, sentrosimetrik bir yapısı olmayan mükemmel bir kristal parçası dev bir fotovoltaj geliştirebilir. Bu özel olarak bulk fotovoltaik etkisi olarak isimlendirilir ve sentrosimetrik olmayan yapısı sebebiyle meydana gelmektedir. Özellikle elektron süreçleri (foto-uyarma, saçılma ve rahatlama) bir yönden karşı bir yöne elektron hareketi için farklı olasılıklar ile birlikte oluşabilmektedir.

Bir polikristaldeki tanelerin seri toplamı

Tarihi

Bu etki 1946 yılında Starkiewicz ve diğerleri tarafından PbS filmlerinin üzerinde keşfedildi ve sonradan amorfus silikon filmler üzerinde ve nanokristal silikon filmlerde olduğu kadar CdTe, Silikon, Germanyum, ZnTe ve InP gibi diğer yarı iletken polikristal filmler üzerinde gözlemlendi.

Gözlemlenen fotovoltajların yüzleri gördüğü oldu ve bazı durumlarda binlerce volta kadar ulaşılabildi. Bu etkinin gözlemlendiği filmler genellikle ısılıtmış yalıtkan bir alttabakanın üzerine vakum buharlaştırma ile biriktirilmiş, bu buharların yönüne göre bir açıyla konumlanan ince yarı iletken filmlerdir. Ancak fotovoltajın hazırlanan bazı örneklerinde özel durumlar ve süreçlerde çok hassas olduğu keşfedildi. Bu da tekrarlanabilir sonuçlar elde edilmesini oldukça zorlaştırıyordu ve muhtemelen bu güne kadar tatmin edici bir modelin ortaya çıkmamasının sebebi de budur. Ancak bazı özel modeller olağanüstü fenomenler öneriyordu ve onlar aşağıda kısaca özetlenmektedir.

Eğik biriktirme filmlerde birçok asimetrik temellere sebep olabilmektedir. Aykırı fotovoltaik etkiyi açıklamak için atılan ilk adımlar arasından birkaçı filmi uzunluğu boyunca örnek kalınlığının değişimi ya da homojen olmayan bir dağılım sergileyen elektron tuzakları gibi düşünerek tek bir unsur olarak görüyordu. Ancak genellikle net fotovoltaja katkı sağlayan mikroelement serileriyle sonuçlanan etkiyi açıklayan bu modeli kabul eden çalışmalar da yok değildi. Fotovoltajı açıklamak için kullanılan daha popüler bir model aşağıda özetlenmiştir.

Dember etkisi

Fotojenere elektronlar ve delikler farklı hareketliliğe sahip olduğunda bir yalı iletken lavhanın ışıklı ve ışıklı olmayan yüzleri arasında bir potansiyel fark yaratılmış olur. Bu potansiyel fark bir yığın yarı iletkenmi ya da bir polikristal film mi olduğuna göre genellikle levhanın derinliklerine doğru oluşur. İkinci olarak, bu durumlar arasındaki fark bir fotovoltajın her bir mikrokristalinin içinde oluşturulabilmesidir. Yukarıda da bahsedildiği üzere eğik biriktirme süreci eğik kristallerin bir yüzününün diğerlerine nazaran daha fazla ışığı absorbe etmesine sebep olmaktadır. Bu durum da bir fotovoltajın derinliği kadar film boyunca üretilebilmesini olanaklı kılar. Yüzeydeki kristalitlerde bulunan taşıyıcıların transferinin farklı özelliklerdeki belirlenemeyen bazı katman özelliklerince engellendiği varsayılır. Böylece ardışık Dember voltajının etkileri engellenmiş olur. Parlamanın yönünden bağımsız olan PV'nin polaritesini hesaplamak için bir kristalitin zıt yüzlerindeki yeniden oluşum oranının çok büyük olduğunu varsaymamız gerekir ki bu da bu modelin zayıflıklarından biridir.

Geçiş modeli yapısı

Bu model kristalit bir materyal hem kübik hem de heksagonal yapıdaysa asimetrik bir engelin iki yapı arasındaki ara yüzeyde bulunan bir kalıcı dipol katmanı tarafından oluşturulduğunu önerir.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Elektronik devre elemanları</span> elektronik devreyi meydana getiren ögeler

Elektronik devre elemanları, elektrik devresinin çalışabilmesi için kullanılan parçalara denir. Aktif ve pasif devre elemanları olarak iki gruba ayrılır.

Fotoelektrik etki ya da fotoemisyon, ışık bir maddeyi aydınlattığında elektronların ya da diğer serbest taşıyıcıların ortaya çıkmasıdır. Bu bağlamda ortaya çıkan elektronlar, fotoelektronlar olarak adlandırılır. Bu olay genellikle elektronik fiziğinde hatta kuantum kimyası ya da elektrokimya gibi alanlarda çalışılır.

<span class="mw-page-title-main">Yük bağlaşımlı aygıt</span>

Yük bağlaşımlı cihaz (CCD) veya CCD sensörü, bir dizi bağlantılı veya birleştirilmiş kapasitör içeren bir entegre devre'dir. Harici bir devrenin kontrolü altında, her kapasitör elektrik yükünü komşu bir kapasitöre aktarabilir. CCD sensörleri, dijital görüntülemede kullanılan önemli bir teknolojidir.

Yarı iletken üzerine yapılan mekanik işin etkisiyle iletken özelliği kazanabilen, normal şartlar altında yalıtkan olan maddelerdir.

<span class="mw-page-title-main">Elektrik akımı</span> elektrik yükü akışı

Elektrik akımı, elektriksel akım veya cereyan, en kısa tanımıyla elektriksel yük taşıyan parçacıkların hareketidir. Bu yük genellikle elektrik devrelerindeki kabloların içerisinde hareket eden elektronlar tarafından taşınmaktadır. Ayrıca, elektrolit içerisindeki iyonlar tarafından ya da plazma içindeki hem iyonlar hem de elektronlar tarafından taşınabilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">MOSFET</span> Elektronik devre bileşeni

Metal oksit yarı iletken alan etkili transistör bir tür alan etkili transistör (FET)’dür ve daha çok silisyum'un kontrollü oksitlenmesi ile üretilir. Voltajı cihazın iletkenliğini belirleyen yalıtımlı bir kapısı vardır. Uygulanan voltaj miktarıyla iletkenliği değiştirme özelliği, elektronik sinyal’lerin güçlendirilmesi veya değiştirilmesi için kullanılabilir.

Kapasite veya diğer adıyla sığa, bir cismin elektrik yükü depo etme yeteneğidir. Elektrikle yüklenebilen her cisim sığa barındırmaktadır. Enerji depolama aracının en yaygın formu paralel levhalı sığaçlardır. Paralel levhalı sığaçta, sığa iletken levhanın yüzey alanıyla doğru orantılıdır ve levhalar arasındaki uzaklığın ayrımıyla da ters orantılıdır. Eğer levhaların yükleri +q ve –q ise ve V levhalar arasındaki voltajı veriyorsa, sığa C şu şekildedir;

<span class="mw-page-title-main">Fotodiyot</span> p-n bağlantısına dayalı fotodetektör türü

Fotodiyot, görünür ışık, kızılötesi veya ultraviyole radyasyon, X ışınları ve gama ışınları gibi foton radyasyonuna duyarlı bir yarı iletken diyottur. Fotodiyot, fotonları emdiğinde akım veya voltaj Fotovoltaikleri üreten bir PN yarı iletken malzemedir.Semiconductor Optoelectronics .

<span class="mw-page-title-main">Termistör</span>

Termistör veya ısıl direnç, sıcaklık ile iletkenliği değişen bir tür dirençtir. Sıcaklık ile direnci değişen maddelere, term (ısıl), rezistör (direnç) kelimelerinin birleşimi olan termistör denir. Termistörler, sıcaklık sensörleri, kendiliğinden sıfırlamalı aşırı akım koruyucuları ve kendiliğinden ayarlamalı ısıtma elementlerinde kullanılır

Fermi enerjisi, elektronların toplam kimyasal potansiyeli ya da elektrokimyasal potansiyeli olarak tanımlanır ve µ veya şeklinde gösterilir. Bir cismin Fermi seviyesi, bir termodinamik miktardır ve termodinamik iş, cisme bir elektron eklemeye ihtiyaç duyduğundan ötürü, Fermi seviyesi önemlidir. Fermi seviyesinin açık bir şekilde anlaşılması-elektronik özelliklerin belirlenmesinde Fermi seviyesinin elektronik bağ yapısı ile olan ilişkisi ve bir elektronik devrede Fermi seviyesinin voltaj ve yük akışı ile olan ilişkisi- katı hal fiziğinin anlaşılması için gereklidir.

<span class="mw-page-title-main">İyon yerleştirmesi</span>

İyon yerleştirmesi bir materyal mühendisliği süreci olup, bir materyalin iyonlarının bir elektrik alan içerisinde ivmelendirilip bir katı içerisine gömülmesi işlemidir. Bu süreç bir katının fiziksel, kimyasal veya elektriksel özelliklerini değiştirmek için kullanılır. İyon yerleştirmesi materyal bilim araştırmalarının, yarı iletken cihaz fabrikasyonu ve metal bitirme gibi değişik uygulamalarında kullanılır. İyonlar, hedefin elementel kompozisyonundan sonra, eğer iyonlar hedeften olan kompozisyondan farklıysa, hedefin içerisinde durur ve orada kalırlar. Ayrıca enerjilerini ve momentumlarını hedef objenin elektronlarına ve atomik çekirdeğine aktararak birçok fiziksel ve kimyasal değişikliğe de sebep olabilirler. Bu, art arda olan enerjitik çarpışmalarda hedefin kristal yapı içerisindeki yapısı hasar görebilir veya yok olabilir, bu da yapısal değişikliğe sebep olur. İyonların hedef atomlara yakın kütleleri olduğu için hedef atomlara, elektron ışınlarının yaptığından daha fazla miktarda bir dışa vuruş yaparlar. Eğer iyon enerjisi coulomb bariyerini aşmaya yeterli miktarda yüksekse, o zaman burada küçük miktarda bir nükleer değiştirilme bile olabilir.

<span class="mw-page-title-main">Majorana fermiyonu</span>

Majorana fermiyonu veya diğer adıyla majorana parçacığı, kendi karşıt parçacığına sahip olan fermiondur. 1937 tarihinde Ettore Majorana tarafından hipotez edilmiştir. İsimlendirme bazen fermionların kendi karşıt parçacığı olmadığını savunan Dirac fermion'a karşı olarak kullanılır.

Bir elektriksel iletkenin elektriksel direnci iletkene doğru olan elektrik akımına karşıdır. Bu ters niceliğe elektriksel iletkenlik denir ve elektrik akımının geçmesi kolaylaşır. Elektriksel direnç sürtünmenin mekanik kavramları ile bazı kavramsal paralelleri paylaşır. Elektriksel direncin birimi ohm'dur. Elektriksel iletkenlik,Siemens' de ölçülmüştür. Bir nesnenin aynı kenar yüzeyi özdirenci ve uzunluğu ile doğru orantılı, kenar yüzey alanı ile ters orantılıdır .Süper iletkenler dışındaki bütün materyaller,sıfırın bir direnci olduğunu gösterirler. Bir nesnenin direnci V oranı, gerilim akıma karşı ve iletkenlik ters olarak tanımlanır.

Monokristalin silikon bugün hemen hemen her elektronik ekipmanda kullanılan mikroçipler için temel bir malzemedir. Monokristalin silikon fotovoltaikde, güneş hücrelerinde ışık emici madde olarak kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Elektron göçü</span>

Elektron göçü, iletken elektronlar ve dağılmış metal atomları arasındaki momentum transferinden dolayı iletkendeki iyonların aşamalı hareketinden kaynaklanan materyalin taşınmasıdır. Bu etki, mikroelektronikler ve ilgili yapılar gibi yüksek doğru akım yoğunluklarının kullanıldığı uygulamalarda çok önemlidir. Mikroçipler gibi elektroniklerde boyut azaldıkça, bu etkinin pratik önemi artıyor.

<span class="mw-page-title-main">Korona deşarjı</span>

Korona deşarjı; yüksek gerilimli bir iletkenin, etrafını saran hava gibi akışkanların iyonlaşmasıyla oluşan elektriksel bir deşarjdır. Havanın elektriksel bir kırılım geçirip iletkenleşmesi ve yükün iletkenden akışkana sızmasını sağlar. Korona deşarjı, iletkenin etrafındaki elektrik alanın, havanın dielektrik dayanımını aştığı yerlerde oluşur. Genellikle nemli ve sisli havalarda görülen bu deşarj işlemi radyal olarak dışarıya mor renkli ışık halkaları emite eder. Kendiliğinden meydana gelen korona deşarjı doğal olarak eğer elektrik alanı şiddetinin limiti sonsuza gitmiyorsa yüksek voltajlı sistemlerde açığa çıkar. Genellikle yüksek voltaj taşıyan iletkenlerin havaya bitişik sivri noktalarında, mavimsi bir parıltı olarak görülür ve bir gaz deşarj lambasıyla aynı özellikte ışık yayar.

<span class="mw-page-title-main">Elektriksel özdirenç ve iletkenlik</span> Wikimedia anlam ayrımı sayfası

Elektriksel öz direnç, belirli bir malzemenin elektrik akımının akışına karşı nicelleştiren bir özelliktir. Düşük bir direnç kolaylıkla elektrik akımının akışını sağlayan bir malzeme anlamına gelir. Karşıt değeri, elektrik akımının geçiş kolaylığını ölçen elektriksel iletkenliktir. Elektriksel direnç, mekanik sürtünme ile kavramsal paralelliklere sahiptir. Elektriksel direncin SI birimi ohm, elektriksel iletkenliğin birimi ise siemens (birim) (S)'dir.

TFT LCD adreslenebilirlik ve kontrast gibi görüntü kalitesini artırmak için ince tabakalı transistör (TFT) teknolojisini kullanan sıvı kristal ekranın (LCD) bir varyantıdır. Bir TFT LCD, pasif matris LCD'lerin aksine bir aktif matris LCD'dir veya birkaç segmentli basit, doğrudan yönlendirmeli LCD'lerdir. Esas türlerine IPS LCD, kıvrımlı nematik alan etkisi, AFFS, MVA, PVA, ASV, ASV, DTP dahildir. Üreticileri ise S-LCD, Panasonic, AU Optronics, Samsung, Sharp Corporation, Hitachi ve birçok otomobil üreticileridir.

<span class="mw-page-title-main">İnce film transistör</span>

Diyot için ince tabakalı diod sayfasına bakınız.

<span class="mw-page-title-main">Amorf silisyum</span>

Amorf silisyum (a-Si), güneş pilleri ve LCD‘lerdeki ince-film transistörlerde kullanılan, silisyumun kristal olmayan halidir.