İçeriğe atla

Ayşe Olcay Tiryaki cinayeti

Ayşe Olcay Tiryaki
Doğum1 Eylül 1955(1955-09-01)
Eskişehir, Türkiye
Ölüm24 Mart 2008 (52 yaşında)
Ankara, Türkiye
Diğer ad(lar)ıAyşe Olcay Tiryaki Aydıntuğ
EğitimAÜ Tıp
MeslekTıp profesörü
Akademisyen
Çocuk(lar)1

Ayşe Olcay Tiryaki cinayeti, tıp profesörü ve akademisyen Ayşe Olcay Tiryaki'nin 24 Mart 2008'de Ankara'daki evinde kızı Başak Aydıntuğ tarafından boğazı kesilerek öldürülmesidir.

Katilin, maktulün öz kızı olması ve cinayetin eğitim ve gelir düzeyi yüksek bir ailede gerçekleşmiş olması nedeniyle toplum hafızasında iz bırakmış bir cinayet olayıdır.[1][2]

Arka plan

1955 doğumlu Ayşe Olcay Tiryaki, Ankara Tıp Fakültesi'nde öğrenim gördükten sonra, İngiltere ve Almanya'da dahili tıp bilimleri, iç hastalıkları, klinik immünoloji ve romatoloji alanlarında doktora yapmış bir hekim idi. Doktorasını tamamladıktan sona Ankara Tıp Fakültesi'nde görev yapan Tiryaki, 1998 yılında profesör ünvanı almıştı.

1981-2005 yılları arasındaki evliliğinden olan tek çocuğu Başak Aydıntuğ ile birlikte yaşayan Ayşe Olcay Tiryaki, 24 Mart 2008 günü sabah 04:00 sularında Bilkent'te bulunan Planlamacılar Sitesi'ndeki evinde boğazı kesilmiş şekilde ölü bulundu. Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi ikinci sınıf öğrencisi olan 21 yaşındaki Başak Aydıntuğ'un komşulara haber vermesi sonucu Jandarma ve sağlık ekipleri olay yerine geldi.[3]

Cinayet

Olay yerine gelen ekipler, elinde ve boğazında da kesikler olduğu görülen Başak Aydıntuğ'u sorguya aldı. Aydıntuğ'un önce "O saatte ben odamda ders çalışıyordum, sesler üzerine baktığımda birisinin annemle boğuştuğunu gördüm. Ben de müdahale ederken elimden yaralandım. Daha sonra o kişi kaçtı. Bu arada ben de evden çıkarak komşulardan ve çevreden yardım istedim" dediği belirtildi. Evin kapısı ya da pencerelerinin zorlanmadığı görülmesi ve bıçakta genç kıza ait parmak izlerinin bulunmasının ardından Aydıntuğ ifadesini değiştirerek "Kavga ettik. Ben de öldürdüm" diyerek, suç itirafında bulunduğu belirtildi. Daha önce de ruhsal tedavi gören katil zanlısı Aydıntuğ, Cumhuriyet Savcılığı'na sevk edildikten sonra tutuklandı. Başak Aydıntuğ'un, kendi vücudundaki kesikleri, suçunu örtmek için yaptığı iddia edildi[4]

Otopsisi tamamlanan Ayşe Olcay Tiryaki'nin cenazesi, Adli Tıp Morgu'na kaldırıldı. Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Aras, yaptığı açıklamada, Prof. Dr. Ayşe Olcay Tiryaki için, toprağa verileceği 26 Mart 2008 Çarşamba günü Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Morfoloji binasında tören düzenleneceğini bildirdi.[5]

Dava

Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada "öz annesini kasten öldürmek" suçundan yargılanan Başak Aydıntuğ daha önce verdiği ifadeleri değiştirerek annesini "bir şahsın" öldürdüğünü söyledi.[6] İstanbul Adli Tıp Kurumu Aydıntuğ tarafından akıl sağlığının yerinde olduğuna karar verilen Başak Aydıntuğ, 2008 yılının Aralık ayında görülen davada 'ağırlaştırılmış müebbet hapis' cezasına çarptırıldı; ancak duruşmalardaki iyi hali nedeniyle cezası 'müebbet hapse' çevrildi.[7]

Kaynakça

  1. ^ Erol, Mehmet Doğan (2014). "Kentleşmenin çocuk suçluluğu üzerine etkileri Cem Garipoğlu örneği". Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü yüksek lisans tezi. 
  2. ^ Bildik, Oğulcan (13 Ekim 2019). "Cinayet: Prof. Dr. Ayşe Olcay Tiryaki". Zeitgeist Dergi. 28 Nisan 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Nisan 2023. 
  3. ^ "Gazeteport - Profesörün katili kızı çıktı". 9 Nisan 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Mart 2008. 
  4. ^ "Milliyet - Profesörün katili 21 yaşındaki kızı çıktı". 27 Mart 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Mart 2008. 
  5. ^ "NTVMSNBC - Prof. Aydıntuğ öldürüldü, kızı tutuklandı". 26 Mart 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Mart 2008. 
  6. ^ "Profesör annesini öldüren kızın davasında şok gelişme". Milliyet. 27 Mayıs 2008. 30 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Nisan 2023. 
  7. ^ Şafak, Yeni (31 Aralık 2008). "Ömür boyu hapis ömür boyu pişman". Yeni Şafak. 28 Nisan 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Nisan 2023. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Zuhal Olcay, Türk oyuncu ve şarkıcıdır.

<span class="mw-page-title-main">İhsan Doğramacı</span> Türk doktor ve akademisyen (1915–2010)

İhsan Doğramacı, Irak Türkmeni asıllı Türk doktor ve akademisyendir. Eski Ankara Üniversitesi rektörü, eski Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mütevelli heyeti başkanı, Bilkent Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi kurucusudur. İlk YÖK başkanı olarak 10 Aralık 1981 - 10 Temmuz 1992 tarihleri arasında görev yapan İhsan Doğramacı, son olarak Bilkent Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığı görevini sürdürmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Doğan Öz</span> Savcı

Doğan Öz, Türk hukukçu. Sultandağı'nda doğan Öz, ölümünden önce Ankara'da Cumhuriyet Savcısı Yardımcısı olarak görev yapıyordu. Devletin içindeki Kontrgerilla yapılanmasını ve Türk derin devletini araştırırken, 24 Mart 1978 sabahı işe gitmek üzere evinden çıkıp arabasına bindiği sırada Ülkü Ocakları'nın bir parçası olan İbrahim Çiftçi tarafından öldürüldü. Öz'ün ölümünün gerçekleştiği koşullar ve suikastının kimler tarafından planlandığı, günümüzde bir tartışma konusu olmaya devam etmektedir.

Kan davası, aile bireyleri arasındaki ilişkilerin sıkı olduğu ve törelere önem verilen toplumlarda öç alma duygusundan kaynaklanan, misilleme biçiminde karşılıklı cinayetlerle süren aileler ve gruplar arası öldürme silsileleri durumu. Kan davasında silsileyi başlatan, farklı bir ifadeyle ilk katil kim olursa olsun, katile karşı sürekli katil çıkar, yıllarca, onyıllarca silsile halinde sürer.

<span class="mw-page-title-main">Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi</span>

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara Üniversitesine bağlı tıp fakültesi ve araştırma hastanesi. 7 Temmuz 1945'te kurulan fakülte, Ankara'daki ilk, İstanbul Tıp Fakültesinden sonra Türkiye'de kurulmuş ikinci tıp fakültesidir.

Zirve Yayınevi Katliamı, 18 Nisan 2007'de, Malatya'daki Zirve Yayınevi'ne yapılan baskında biri Alman ikisi Türk üç Hristiyan'ın boğazları kesilerek öldürülmesi olayı.

Ergenekon davaları veya Ergenekon kumpası, iddia olunan Ergenekon örgütü kapsamında açılan davalardır.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, 1976 yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisine bağlı olarak Ankara'da kurulmuştur. İlk olarak Dr. Muhittin Ülker Acil Yardım ve Travmatoloji Hastanesi'nde eğitim öğretime başlayan fakülte 1986 yılında yapımına başlanılan bugünkü Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi binasının 30 Haziran 1986 tarihinde hizmete girmesi ile kendi tesislerine kavuşmuştur. Bugün itibarıyla Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, 283 profesör, 93 doçent, 41 yardımcı doçent doktor, 35 uzman doktor, 532 araştırma görevlisi, 1006 öğretim elemanı ve modern araştırma ve uygulama hastanesi ile çağdaş tıp eğitiminde, Türkiye'nin en önemli hastaneleri ve tıp fakülteleri arasındadır.Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ISO 9001 Kalite Güvence Sistemi Belgesi almaya hak kazanmış ilk Devlet Üniversitesi Hastanesidir.

<span class="mw-page-title-main">Münevver Karabulut cinayeti</span> Türkiyede işlenmiş bir kadın cinayetidir

17 yaşındaki lise öğrencisi Münevver Karabulut, 3 Mart 2009 tarihinde Cem Garipoğlu tarafından öldürüldü. Cinayet duyulduktan sonra Türkiye kamuoyunda dikkat çekmiş ve büyük tepki oluşmuştur. Katil zanlısı Cem Garipoğlu cinayetten 197 gün sonra teslim olmuştur. Yargılama süreci 18 Kasım 2011 tarihinde mahkûmiyet kararının verilmesiyle sona ermiştir. Garipoğlu, 10 Ekim 2014 tarihinde Silivri'de cezasını çektiği 5 No'lu L Tipi Kapalı Cezaevi'nde bir ip ve poşet kullanarak intihar etmiştir.

<i>Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi</i> (2. sezon)

Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi dizisinin 2. Sezonu. Sezonun ilk bölümü 13 Kasım 2011 tarihinde yayınlanmıştır 17 Haziran 2012 tarihinde yayınlanan bölümü ile Dizi 2. Sezon Finalini yapmıştır.

Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi dizisinin 3. Sezonu, Sezonun ilk bölümünü 21 Eylül 2012 tarihinde yayınlamıştır. Dizi, 17 Mayıs 2013 tarihinde yayınlanan bölümü ile İlk Finalini yapmıştır.

Türkiye'de nefret cinayeti kurbanı LGBT'lerin yer aldığı sıralı isim listesi. Türkiye'de onyıllardır LGBT'ler cinayetleri yaşanmaktadır. Türkiye'de, ülke geneli eşcinsellere yönelik nefret çok yaygındır. Sayısız cinayet kurbanı LGBT'lerden işbu listede kaynaklandırılabilen Türk nefret suçu kurbanı LGBT'ler yer almaktadır.

Roşin Çiçek cinayeti veya kamuoyunda cinsel rüşt yaşını tamamlamadığı için kısaltma adıyla bilinen adıyla R.Ç cinayeti, Diyarbakır'da eşcinsel olduğu için babası ve iki amcası tarafından toplamda on dört yerinden kurşunlanarak öldürülen nefret cinayeti kurbanı 17 yaşındaki eşcinsel çocuğun öldürülmesi olayı. Cinayetten önce eşcinsel olduğu gerekçesiyle ailesi ve yakın çevresi tarafından dışlanarak şiddete maruz kalan ve bu nedenle evden kaçan Roşin Çiçek, 2 Temmuz 2012 tarihinde babası ve iki amcası tarafından öldürülmüştür.

Ömer Özkan, Türk tıp doktoru, akademisyen, plastik cerrah.

Esin Güneş cinayeti, sınıf öğretmeni Esin Güneş'in 24 Ağustos 2010 günü Siirt'te, boşanmak istediği eşi tarafından uçurumdan atılarak öldürülmesidir.

Emine Bulut cinayeti, 38 yaşındaki Emine Bulut'un 18 Ağustos 2019'da Kırıkkale'de eski eşi Fedai Varan tarafından bıçaklanarak öldürülmesidir.

Kadın cinayeti, tanımı kültürel bağlama bağlı olarak değişen, genelde "kadınların, kadın veya kız oldukları için kasıtlı olarak öldürülmeleri" olarak tanımlanan, cinsiyete dayalı bir nefret suçu terimidir.

<span class="mw-page-title-main">Olcay Neyzi</span> Türk doktor

Remide Olcay Neyzi, Türk doktoru ve İstanbul Tıp Fakültesi eski Pediatri Anabilim Dalı Başkanıdır. Türkçe hazırlanmış kapsamlı ve bilinen pediatri ders kitabının ilk yazarı olarak, Türkiye'de tıp eğitiminin seviyesinin yükselmesine büyük katkı sağlamıştır.

Fatma Şengül cinayeti, İstanbul'da çaycılık yapan Fatma Şengül'ün 30 Mart 2019'da kendisi ile aynı işyerinde çalışan Zeynel Akbaş adlı erkek tarafından evinin önünde öldürülmesidir.

Ayşe Paşalı cinayeti, 7 Aralık 2010'da Türkiye'nin başkenti Ankara'da Ayşe Paşalı'nın şiddet gördüğü eski eşi tarafından bıçaklanarak öldürülmesidir.