İçeriğe atla

Avından el alan

Bilge Karasu'nun 'Göçmüş Kediler Bahçesi' adlı kitabındaki 12 masaldan biri. Bu masal, yazarın ilk sayfada dediği gibi “Sevmenin simgesel olarak da, gerçek olarak da yemekten başka bir anlama gelmediği...” ni anlatır. Sevginin tutkuya dönüşmesi, bütünleşme, av ve avcı, ölüm ve kaybetme korkusu, bekleyiş, hayal kırıklığı ve sevgi adına sevgiliyi öldürmek üzerine kurulu üçlü bir ilişkiden bahseder. Bu duygu ve düşüncelerin insan üzerinde nasıl bir etki bıraktığını ve zamanla hayatı nasıl değiştirdiğini gösterir. Masal, Bilge Karasu estetiğiyle birbirinden farklı gibi duran fakat zaman içinde birbirini tamamlayan üç öyküyle anlatılır.

Masal, bir balıkçının tuttuğu bir balığın (bu herhangi bir balık değil balıkçının uzun zamandan beri peşinde olduğu bir balıktır) kolunu yutmasıyla başlar. Balık ve balıkçının arasında adının ne olduğu bilinmeyen bir ilişki başlar. Bu ilişki zamanla ölümcül bir tutkuya dönüşür. Balıkçı masal boyunca bu duygunun, bu ilişkinin ismini arar.

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Poliamori</span> Çok eşlilik

Poliamori, bireylerin birden çok sevgiliye sahip olabildikleri, söz konusu ilişkiye dahil olan herkesin bu durumun bilincinde olup bunu onayladığı, monogaminin (tekeşliliğin) ya da monamorinin tersi niteliğinde, insanlar arası ilişki türü.

Bilge Karasu, Türk öykü, roman, deneme yazarıdır. Aynı zamanda felsefeci yanı olan Karasu, metinlerinde felsefi sorunları işlemiş ya da onun metinleri felsefi incelemenin konusu olarak görülmüştür. Postmodern romanın Türkiye'deki önemli isimleri arasında değerlendirilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Balıkçılık</span>

Balıkçılık; denizlerde, göllerde ve akarsularda balıkların ve diğer deniz ürünlerinin çeşitli yöntemlerle avlanmasıdır. Balığın yanı sıra midye, karides, ıstakoz, pavurya, istiridye ve ahtapotun hatta balina gibi deniz memelilerinin avlanması da balıkçılık kapsamına girer. Gölet, havuz ya da denizlerdeki suni tesislerde balık ve diğer deniz hayvanlarının üretilmesi de balıkçılığın bir parçasıdır. Amatör balıkçılık, ticari balıkçılık, zanaatkar balıkçılık, rekreasyonel balıkçılık, kültür balıkçılığı gibi balıkçılık yöntemleri bulunur.

<span class="mw-page-title-main">Karasu</span> Sakaryanın ilçesi

Karasu, Marmara Bölgesi'nde, Sakarya iline bağlı bir ilçedir. Doğusunda Kocaali ilçesi, güneyinde Hendek ilçesi, güneybatısında Ferizli ilçesi, batısında Kaynarca ilçesi ve kuzeyinde de Karadeniz ile çevrilidir. Marmara Bölgesi'nin Batı Karadeniz ile birleştiği yerde, Sakarya'nın kuzeyinde yer alan ilçe toprakları hafif dalgalı alçak alanlardan oluşmuştur. Karadeniz kıyısındaki düzlüklerin gerisinde hafif eğimlerle yükselen alanlar, bu alanların güneyinde de dalgalı düzlükler bulunur. Ancak birkaç yıl içerisinde kıyı bölümlerinin bir kısmına dalgakıran yapılarak akıntı kısmi engellenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Örümcek</span>

Örümcek, eklembacaklılar (Arthropoda) şubesinin örümceğimsiler (Arachnida) sınıfından Araneae takımının üyelerine verilen genel ad. Hemen hemen dünyanın her tarafında yaşar. 2012 rakamlarına göre 112 familyada ve 3879 cinste toplanan 43.244 türü bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Samed Behrengi</span> İranlı öğretmen ve yazar (1939-1967)

Samed Behrengi, Azerbaycan asıllı İranlı öğretmen ve çocuk hikâyeleri ile halk masalları yazarı-derleyicisi.

<span class="mw-page-title-main">Turna (balık)</span> balık cinsi

Turna balığı, Esocidae familyasını oluşturan etçil balık türlerinin ortak adı. Hepsi de Esox cinsine aittir. Füze şeklinde ama yan tarafları düz olan bir vücutları ve içeriye dönük "köpek dişleri" ile dolu olan uzun, ördek gagasını andıran bir ağızları vardır. Sırt ve anal yüzgeçleri vücutlarının çok arka kısmında kalır. Genç yaşlardakiler yeşil, olgun yaşlara ulaşanların ise sarımsı kahverengi renkleri vardır.

<span class="mw-page-title-main">Balıkçı kedi</span>

Balıkçı kedi, kedigiller (Felidae) familyasından Güney Asya'da yaşayan bir yaban kedisi. Yakın akrabası olan bengal kedisine çok benzese de ondan belirgin bir şekilde daha büyüktür.

<span class="mw-page-title-main">Stoacılık</span> felsefi sistem

Stoacılık, MÖ 3. yüzyılın başlarında Atina Agorası'nda Kıbrıslı Zenon tarafından kurulan bir Helenistik felsefe ekolüdür. Mantık sistemi ve doğal dünya hakkındaki görüşleriyle beslenen bir kişisel erdem etiği felsefesidir ve erdem pratiğinin eudaimonia'ya ulaşmak için hem gerekli hem de yeterli olduğunu savunur: Kişi etik bir yaşam sürerek gelişir. Stoacılar eudaimonia'ya giden yolu erdemi uygulayarak ve doğaya uygun yaşayarak geçirilen bir hayatla özdeşleştirmişlerdir.

Toplum mühendisliği ya da toplumsal psikolojik bilinç mimarlığı denilen faaliyet. Uygulama toplum geneline, dar topluluklara veya kişilere karşı yürütülebilir.

<span class="mw-page-title-main">Aşk</span> aşırı sevgi ve bağlılık duygusu

Aşk, kişilerarası ilişki veya bir başka varlığa duyulan derin sevgidir. Bunun daha derini ise TDK sözlüğüne göre "güçlü sevgi, güçlü aşk" veya aşırı ve güçlü tutku, istek anlamına gelen hem ruhen hem de bedenen aşık olmayı kapsadığı düşünülen "sevda"dır. Bunun umutsuz, güçlü ve insanı hasta edecek derecede saplantılı haline ise "kara sevda" adı verilmektedir. Çeşitli kültürlerde aşk, en yüce erdem veya iyi alışkanlıktan, en derin kişiler arası sevgiden en basit zevke kadar bir dizi güçlü, olumlu duygusal ve zihinsel durumları kapsar. Cinsel veya romantik bir ilişki olursa, partnerlere aşıklar/sevgililer de denir. Bununla birlikte aşk ile ilgili tam bir evrensel tanıma kültürel farklılıklar nedeniyle ulaşılamakta zorlanılmaktadır. En yaygın olarak aşk, güçlü bir çekim ve duygusal bağlanma hissi anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Yalnızlık</span>

Yalnızlık veya yalnız kalma, bir insanın boşluk duygusuyla karışık kendini dünyadan kopmuş hissetme duygusudur. Yalnızlık, arkadaş eksikliğinden veya başkalarıyla birlikte olma arzusundan daha da öteye giden bir duygudur. Yalnızlık çeken insan kendisini toplumdan kopmuş hissedebilir. Başka insanlarla anlamlı bir iletişime girmekte zorluk çeker. Yalnızlık çeken bir insan içindeki boşluk veya kopukluk hisleriyle doludur. Ayrıca yalnızlığın farklı türleri vardır. Örneğin bir kişi kalabalık içinde de yalnız hissedebilir. Yalnızlık, sadece etrafında kimsenin olmaması değildir.

<span class="mw-page-title-main">Poyrazlar Gölü</span> Sakaryada bir göl

Poyrazlar gölü, Sakarya il merkezinin 7–8 km kuzeydoğusunda, Sakarya nehrinin kenarında yer alan alüvyal set gölüdür. Göl kıyısında bulunan Poyrazlar köyünden adını alan gölün diğer bir adı da Teke gölüdür. Göl alanı 67 hektar, kıyılarının uzunluğu 4400 m olan göl 1. derece doğal sit alanıdır.

<span class="mw-page-title-main">Akgöl</span>

Akgöl, Sakarya'da Karasu ve Ferizli ilçeleri arasında, tatlı sulu alüvyal set gölüdür. Gölün 1 km kadar yakınından geçen Sakarya Nehri'nin biriktirdiği alüvyonların etkisiyle oluşmuştur.

<i>Ölüm Hastalığı</i> Margauerite Durasın Kitabı

Ölüm Hastalığı, Fransız yazar Marguerite Duras'nın yazdığı ve 1982'de yayınlanan novella.

Göçmüş Kediler Bahçesi, 1979 yılında yayımlanan ve Bilge Karasu tarafından kaleme alınan bir öykü kitabıdır.

Gece, yazar Bilge Karasu tarafından kaleme alınan ve 1985 yılında yayımlanan bir postmodern romandır.

Kılavuz, Bilge Karasu tarafından yazılan ve 1990 yılında yayımlanan polisiye tekniğine sahip bir postmodern romandır.

<span class="mw-page-title-main">Tutku</span>

Tutku, belirli bir kişi veya şeyle ilgili olarak güçlü ve inatçı veya zar zor kontrol edilebilen duygu veya eğilimi belirtmek için kullanılan bir terimdir.

Üçgen aşk teorisi, Robert Sternberg tarafından geliştirilen bir aşk teorisidir. Kişilerarası ilişkiler bağlamında, "üçgen teorisine göre aşkın üç bileşeni vardır: birincisi yakınlık (arkadaşlık), ikincisi tutku ve üçüncüsü bağlılık (sadakat) bileşenidir." Sternberg, yakınlığın (arkadaşlık/samimiyet) "sevgi dolu ilişkilerde yakınlık, bağlılık ve bağlılık duyguları" anlamına geldiğini, tutkunun "sevgi dolu ilişkilerde romantizm, fiziksel çekim, cinsel birleşme ve ilgili olgulara yol açan dürtüler" anlamına geldiğini ve karar/bağlılığın (sadakatin) kısa ve uzun vadede farklı şeyler ifade ettiğini söylüyor. Bağlılık (sadakat) kısa vadede, "belirli bir kişinin diğer kişiyi sevme kararını", uzun vadede ise "kişinin bu sevgisini sürdürme taahhüdünü" ifade eder."