İçeriğe atla

Atatürk Devrimleri

1930'da Kanada'da yayımlanmış bir karikatür: Québec'te bir kadın, Türk kadınlarının oy hakkına sahip olduğunu öğrenir. Québecli kadınlar 25 Nisan 1940'ta oy kullanma hakkını kazandı.
Atatürk Devrimleri'ni betimleyen bir resim. Sağdan sola doğru: Yunan işgaline karşı zafer; fesin terki; tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması; yeni Türk alfabesinin kabulü; Türk Kanunu Medenisi'nin kabulü.

Atatürk Devrimleri ya da Atatürk İnkılâpları (Atatürk Reformları, Kemalist Devrim, Türk Devrimi, Cumhuriyet Devrimi vb. adlarla da anılır), I. Dünya Savaşı'ndan sonra çokuluslu Osmanlı Devleti'nin Türk laik ulus devletine dönüşmesiyle sonuçlanan, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün kişiliği, önerileri, girişimleri ile gerçekleştirilmiş toplumsal, kültürel, yasal ve iktisadi bir dizi düzenlemenin genel adıdır.

Kimi kaynaklara göre devrimler, 1919'da ülkenin İtilaf Devletleri'ne teslim olmasından sonra Anadolu'daki direniş hareketinin Mustafa Kemal tarafından örgütlenmesiyle başlamıştır.[1] Kimileri ise millî bir meclisin toplanıp vergi ve vatana ihanete ilişkin kanunlar yayımlaması, sonrasında ise anayasal nitelikte Teşkîlât-ı Esâsiye'yi yayımlamasını devrimlerin başlangıcı kabul eder.[1]

I. Dünya Savaşı'nın ertesinde ülkenin işgaline karşı direnmekle sınırlı bir kitle hareketi dışında eski rejimin yıkımını tetikleyen herhangi bir başkaldırı ya da kitle hareketi mevcut değildi. 1923'e kadar eski rejimin içerisindeki bir grup, ikinci bir iktidar merkezi yaratıp toplumsal dokuyu yavaş yavaş değiştirerek iktidara yerleşmiştir ve bundan ötürü 1919-1923 arası dönem "pasif devrim" olarak adlandırılır.[1] İktidarın ele geçirilip geleneksel aristokrasinin ortadan kaldırılmasıyla merkezi millî devlet güçlendirilmiş; daha sonra sanayi başlatılmıştır.[1]

Atatürk Devrimleri'nin tarihsel bir süreç olarak, Osmanlı Devleti'nde 1839 yılında başlayıp 1876'da Birinci Meşrutiyet'in ilanı ile son bulan Tanzimat Dönemi'ndeki yenilik ve modernleşme hareketlerinin devamı olduğu görüşü yaygındır.[2] Ancak Mustafa Kemal Atatürk, meşrutiyet aydınlarının hedefleriyle yetinmemiş; modernistlerin önerdiği Latin harflerine geçiş, Batı'dan yurttaşlık yasası alınması, medreselerin ve tekkelerin kapatılması önerilerinin ötesine geçerek cumhuriyetin ilanı, hilafetin kaldırılması, laiklik ve kadınlara siyasal haklar tanınması devrimlerini de hayata geçirmiştir.[2]

Atatürk rehberliğinde gerçekleştirilen birtakım devrimler, Müslüman toplumlardaki muhafazakâr ve İslamcı çevrelerce eleştirildi ve din karşıtı uygulamalar olmakla suçlandı. Pakistan'ın ilk dışişleri bakanı Muhammed Zafirullah Han, 1951'de Pakistan başbakanının talimatı üzerine Türkiye'ye resmî bir ziyarette bulundu. Kendisi anılarında Atatürk sonrası Türkiye'yi şöyle anlatmaktadır: "Atatürk devriminden sonra, İslam ülkelerinin genel kanısı, Türkiye'de dini değerlere saygısızlık ediliyor şeklindeydi. Ama benim gördüklerim bunun tam tersiydi ve söylentilerin sadece bir itham olduğunu gördüm."[3]

Amacı

Atatürk 30 Ağustos 1925 tarihli Kastamonu konuşmasında devrimlerin amacını; "Türk milletinin son asırlarda geri kalmasına neden olan bütün kurumları kaldırarak yerine milletin karakterine, şartlara ve çağın gereklerine uygun ve ilerlemeyi sağlayacak yeni kurumlar kurmak ve Türkiye'yi çağdaş medeniyetler seviyesine çıkartmaktır."[4] şeklinde ifade etmiştir.

Atatürk'ün yaptığı devrimlerle bugünkü çağdaş Türk toplum düzeni oluşmuş oldu. Çağdaş devlet düzeninde temel alınan esaslar çağın ilerleyen devletlerindeki ilerlemeyi sağlayan sistemleri bir devrimle uygulayarak çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkmaktır.

Sosyal politika reformları ve ekonomik ilerleme

Atatürk, Türk tarımında ve ekolojik kalkınmasında dönüşüm yaratmıştır. Atatürk rejimi dört milyon ağaç dikmiş, Türk tarım mekanizmasını modernize etmiş, sel kontrolleri uygulamış, ziraat bankaları gibi kırsal kurumlarla kırsal alanlarda okullar açmış ve Osmanlı döneminden kalma köylüler üzerindeki ağır vergileri kaldıran toprak reformunu hayata geçirmiştir. Kendisi "Türk Tarımının Babası" olarak tanımlanmıştır.[5][6]

Atatürk ağır sanayi üretiminin %150 oranında artmasıyla Türk ekonomisini büyük ölçüde canlandırmış ve kişi başına düşen GSYİH 1930'ların sonunda 800 dolardan yaklaşık 2000 dolara yükselerek Japonya ile aynı seviyeye gelmiştir.[7]

Atatürk rejimi ayrıca, Türk işletmelerindeki işçilere önemli ücret artışları sağlayan ve çalışma koşullarını iyileştiren 3008 Sayılı İş Kanunu'nu da kabul etti (1936).[8][9]

Tür ve tarihlere göre listesi

Atatürk'ün, tarımın modernize edilmesi sürecinde bir örnek olması için kurulan Ankara "Orman Çiftliği"ni ziyareti. (1929)
16 Ocak 1929 tarihli Milliyet gazetesinde Millet Mektepleri.
Devrim Türü Tarihi
(Başlangıç)
Saltanatın kaldırılmasısiyasi1922-11-01
Ankara'nın başkent olmasısiyasi1923-10-13
Cumhuriyetin ilanısiyasi1923-10-29
Hilâfetin kaldırılmasısiyasi1924-03-03
Kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınmasısiyasi1930-04-03
Laikliğin Anayasa'ya girmesisiyasi1937-02-05
Şapka ve Kıyafet Devrimi (Şapka Kanunu)toplumsal1925-11-25
Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılmasıtoplumsal1925-11-30
Uluslararası takvim ve saatin, yeni rakamların kabulü ve ölçülerde değişikliktoplumsal1925-12-26
Soyadı Kanunutoplumsal1934-06-21
Lâkap ve unvanların kaldırılmasıtoplumsal1934-11-26
Mason localarının kapatılması[10][11][12]toplumsal1935-10-14
Millet Mektepleri'nin açılmasıeğitim1929-01-01
Öğretimin birleştirilmesieğitim1924-03-03
Medreselerin kapatılmasıeğitim1924
Maarif Teşkilatı Hakkında Kanuneğitim1926
Harf Devrimi'ne ilişkin kanunun kabulüeğitim1928-11-01
Güzel sanatlarda yeniliklereğitim1928
Türk Tarih Kurumu'nun kurulmasıeğitim1931-04-12
Dil Devrimi'nin başlaması ve Türk Dil Kurumu'nun kurulmasıeğitim1932-07-12
Üniversite Reformueğitim1933
İzmir İktisat Kongresiekonomi1923-02-17
Aşar vergisinin kaldırılmasıekonomi1925-02-17
Çiftçinin özendirilmesiekonomi1925
Örnek çiftliklerin kurulmasıekonomi1925-05-05
Tarım Kredi Kooperatifleri'nin kurulmasıekonomi1925
Kabotaj Kanunuekonomi1926-07-01
Sanayi Teşvik Kanunuekonomi1927-05-28
Toprak Reformuekonomi1929
I. ve II. Kalkınma Planlarıekonomi1933
Yüksek Ziraat Enstitüsü'nün kurulmasıekonomi1933
Ticaret ve Sanayi Odalarının kurulmasıekonomi1935
Şeriye ve Evkaf Vekâleti'nin kapatılmasıhukuk1924-04-08
Yeni Anayasa'nın kabulühukuk1924-04-20
Mecellenin kaldırılmasıhukuk1926
Türk Kanunu Medenisihukuk1926-10-04
Türk Ceza Kanunuhukuk1926

Devrimlere karşı hareketler

Mustafa Kemal Sivas'ta yeni alfabeyi öğretiyor.

Said Nursi Risale-i Nur'un arş-ı âzamdan indirilerek kendine yazdırılan ve mehdiliği temsil[13] eden Kur'an hakikatleri olduğu, kendinin ahir zamanda iman kurtarma misyonu ile yüklendiği ve kendinin sadece bir elçi[14] olduğu inancıyla hareket etmekteydi.[15] Bu kapsamda mücadele alanı olarak kendine imansızlığın en büyük kaynağı olarak gördüğü ve ahir zamanın büyük deccali olarak adlandırdığı bolşeviklik[16][17] ve İslam deccali veya süfyani olarak nitelendirdiği Mustafa Kemal ve Cumhuriyet Devrimleri'ni[18] seçti. Cumhuriyete taraf olmakla birlikte, şeriatı yürürlükten kaldıran laikliğe şiddetle karşıdır ve şapka giyilmesini de küfür işareti olarak görür.[19] Said Nursi devrimlere karşı olmakla birlikte cumhuriyet yönetimine silahlı karşı durma eylemlerine taraf olmamıştır.

İskilipli Mehmet Âtıf; Şapka Devrimi'nden önce yazdığı devrim karşıtı kitaptan dolayı İstiklâl mahkemelerinde yargılanıp beraat etti. Ancak Tealî-i İslâm Cemiyeti adına Kuvâ-yi Milliyeciler aleyhine verilen vatana ihanet ve idam fetvası ve Şapka Kanunu yayınlandıktan sonra da yazdığı kitabın gizlice dağıtılmaya devam etmesi nedeniyle idam cezasına çarptırıldı ve infaz edildi.[20] Bildiri isimsiz ve imzasız olarak Yunan uçakları tarafından Anadolu topraklarına atılarak dağıtılmıştır.[21]

Kaynakça

  1. ^ a b c d Kılıç, Ayşe Funda. "Türk devrimi ve egemenlik anlayışındaki dönüşüm". tez.yok.gov.tr. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü doktora tezi, 2011. 11 Kasım 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Kasım 2016. 
  2. ^ a b Yalçın Yılmaz; Mevlüt Kaya. "Atatürk, Türk Kimliği ve Ötekileştirme" (PDF). www.turkegitimsen.org.tr. Atatürk Devrimlerinde Yöntem I: Ortam ve Lider", Belgi Dergisi, PAÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi, sayı:3. 26 Ağustos 2016 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Kasım 2016. 
  3. ^ Sir Mohammad Zafrullah Han, Tahdis-i Ni’met, Tahir Composing Centre, Gaba Bilding, Railpark, Lahore, 1994. s. 594
  4. ^ S. N. Eisenstadt, "The Kemalist Regime and Modernization: Some Comparative and Analytical Remarks," in J. Landau, ed., Atatürk and the Modernization of Turkey, Boulder, Colorado: Westview Press, 1984, 3–16.
  5. ^ Budak, Derya Nil. "Ulusal Tarım Lideri, Modern Türk Tarımının Babası Atatürk ve Ulusal Kalkınma: Tarımsal İletişim ve Liderlik Perspektifinden Bir Değerlendirme" (PDF). 4 Ağustos 2021 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  6. ^ "Factories established by Atatürk, the founder of Turkey, in first 15 years of Republic". 23 Kasım 2020. 15 Aralık 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  7. ^ "Turkish GDP per capita and GDP growth, 1923-1990". 2 Eylül 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi – ResearchGate vasıtasıyla. 
  8. ^ "3008 Sayılı İş Kanunu". Atatürk Ansiklopedisi. 23 Mart 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Ekim 2023. 
  9. ^ Singer, Morris (Temmuz 1983). "Atatürk's Economic Legacy". Middle Eastern Studies. 19 (3): 301-311. JSTOR 4282948. 18 Eylül 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2023. 
  10. ^ "TURKISH BAN ON FREEMASONS. All Lodges To Be Abolished". Malaya Tribune. 14 Ekim 1935. s. 5. 16 Nisan 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Nisan 2024. The Government has decided to abolish all Masonic lodges in Turkey on the ground that Masonic principles are incompatible with nationalistic policy.  ("Hükûmet, Masonik ilkelerin milliyetçi politika ile bağdaşmadığı gerekçesiyle Türkiye'deki tüm Mason localarını lağvetmeye karar vermiştir.")
  11. ^ "Tageseinträge für 14. Oktober 1935". chroniknet. 23 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Nisan 2024. 
  12. ^ Atatürk Döneminde Masonluk ve Masonlarla İlişkilere Dair Bazı Arşiv Belgeleri, Kemal Özcan. 30 Ağustos 2023 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  13. ^ "Arşivlenmiş kopya". 20 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Şubat 2021. 
  14. ^ "Arşivlenmiş kopya". 2 Mayıs 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Mayıs 2013. 
  15. ^ "Arşivlenmiş kopya". 21 Kasım 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Ekim 2020. 
  16. ^ "Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, s.353". 13 Kasım 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ekim 2011. 
  17. ^ "Arşivlenmiş kopya". 13 Kasım 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Ekim 2020. 
  18. ^ "Arşivlenmiş kopya". 23 Mart 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mayıs 2013. 
  19. ^ "Arşivlenmiş kopya". 2 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Şubat 2021. 
  20. ^ "Arşivlenmiş kopya". 31 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Şubat 2021. 
  21. ^ TDV İslâm Ansiklopedisi, cilt: 40, sayfa: 207

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Mustafa Kemal Atatürk</span> Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı

Mustafa Kemal Atatürk, Türk mareşal, devlet adamı, yazar, Türk Kurtuluş Savaşı'nın başkomutanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanıdır. Türkiye'yi laik, sanayileşen bir ulusa dönüştüren kapsamlı ilerici reformlar üstlenmiştir. İdeolojik olarak sekülarist ve milliyetçi politikaları ve sosyo-politik teorileri Kemalizm olarak tanınmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Kemalizm</span> Türkiye Cumhuriyetinin kurucu ideolojisi

Kemalizm, 1935'ten 1937'ye kadar Kamâlizm veya Atatürk'ün ölümü sonrası yaygınlaşan bir diğer adıyla Atatürkçülük; Türkiye Cumhuriyeti'nin, Atatürk İlkeleri'ni esas alan kurucu ideolojisidir. Kemalizm, Mustafa Kemal Atatürk tarafından uygulandığı şekliyle laikliğe ve Batı demokrasisine dayanan ulusal ve üniter bir cumhuriyet rejiminin kurulması, ekonomik kalkınma ve sanayileşme, yüksek öğrenime ve bilimsel faaliyetlere devlet desteği, spora ve sanata teşvik, ücretsiz ve zorunlu eğitim gibi kapsamlı siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel ve dinî reformları içermektedir. Reformların amacı Atatürk'ün ifadesiyle "muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak", çağdaş bir hayat tarzını benimsemektir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de cumhuriyetin ilanı</span> 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye devletinin yönetim biçiminin cumhuriyet olarak belirlenmesi

Cumhuriyetin ilanı, hukukî olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinin 29 Ekim 1923 günü gerçekleşen oturumunda Mustafa Kemal'in hazırladığı anayasa değişikliği teklifinin kabul edilmesiyle Türk devletinin yönetim şeklinin cumhuriyet olarak belirlenmesidir.

Bursa Nutku, Bursa'da Türkçe ezan okunmasına karşı bir protesto gerçekleşmesi üzerine şehre giden Mustafa Kemal Atatürk'ün, kendisi ve heyeti için 6 Şubat 1933 akşamı verilen yemek sırasında yaptığı iddia edilen konuşmadır.

<span class="mw-page-title-main">Şapka Devrimi</span> Türkiyede bir yasal düzenleme

Şapka Devrimi veya Şapka İnkılâbı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasının ardından, erkeklerin baş örtme uygulamalarının düzenlenerek Batı ülkelerindeki normlara uygun hâle getirilmesi için 1925 yılında yapılan kanunî düzenlemedir. Şapka Kanunu genelde tahmin edilenin aksine kolay kabul görmüş bir değişiklikti. Ancak, her yeni değişiklik hareketinde olduğu gibi Müslümanlığın bir simgesi haline gelmiş olan fesin yerine şapkanın kabulü dinin elden gittiği şeklinde yorumlanarak bazı çevrelerin isyan ve tepkisine yol açmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Atatürk İlkeleri</span> Atatürkün politikalarını belirleyen altı ilke

Atatürk İlkeleri, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün yürürlüğe koyduğu, döneminin pragmatik politikalarını belirlemiş altı ilkedir. "Altı Ok" denilen altı ilkeye ilk olarak 1931'de "Kemalizm" adı verildi ve Atatürk'ün Dil Devrimi sürecinde, 1935'te Arapça Kemal adını 1937'ye dek kullanacağı Eski Türkçe Kamâl adıyla değiştirmesini takiben 13 Mayıs 1935'te "Kamâlizm" adıyla ülkenin kurucu ve tek partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi'nin program ilkeleri olarak benimsendi. Daha sonra, 1937'de çıkarılan bir kanunla 1924 Anayasası'na eklenen ilkeler, anayasal olarak Türkiye'nin ulusal ideolojisi hâline geldi.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de tek partili dönem</span>

Türkiye'de tek partili dönem, 29 Ekim 1923'te cumhuriyetin ilanıyla başladı. Millî Kalkınma Partisi (MKP) kuruluncaya kadar, kısa aralıklar dışında 1923-1945 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tek yasal siyasi partiydi. Demokrat Parti (DP) karşısında 1946'daki ilk çok partili seçimleri kazandıktan yaklaşık dört yıl sonra, CHP 1950 seçimlerinin neticesinde iktidarını kaybetti. Tek partili dönemde Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, çok partili demokrasiye geçiş için CHP'ye karşı muhalefet partilerinin kurulmasını istedi; 1930'da Serbest Cumhuriyet Fırkası (SCF) kuruldu ancak olaylı İzmir mitingi sonrası parti kendi kendini feshedilmeye zorlandı ve kurucusu tarafından lağvedildi. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (TCF) 1924'te Kâzım Karabekir tarafından kuruldu, ancak üyelerinin 1925'te Şeyh Said İsyanı'na karıştığı iddiasıyla ve TCF'nin "parti, dini düşünce ve inançlara saygılıdır" maddesi gerekçe gösterilerek yasaklandı. Atatürk'ün cumhurbaşkanlığı süresince 2 kere çok partili bir sistem kurma çabalarına rağmen, bu yalnızca Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın 1930'da kapatılması sonrası 15 sene aradan sonra 1945'te gerçekleşti.

<span class="mw-page-title-main">Harf Devrimi</span> Türkiyede Arap harflerinin yerini Latin harflerinin alması

Harf Devrimi veya Harf İnkılâbı, Türkiye'de 1 Kasım 1928 tarihinde 1353 sayılı "Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun"un kabul edilmesi ve yeni alfabenin yerleştirilmesi sürecine genel olarak verilen isimdir. Yasa, 3 Kasım 1928 günü Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yasanın onaylanmasıyla o güne değin kullanılan Arap harfleri esaslı Osmanlı alfabesinin geçerliliği son buldu ve Latin harflerini esas alan Türk alfabesi yürürlüğe kondu.

<i>Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir</i> Türkiye Büyük Millet Meclisinin temel dayanağını oluşturan ve T.C. Anayasasında yer alan ilke

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, Teşkilat-ı Esasiye Kanunundan bu yana Türkiye anayasasında yer alan, TBMM'de kürsünün arkasındaki duvarda tamamı büyük harflerle yazılı bulunan ve Türk milleti adına Türkiye'nin kuruluşunu ilan eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin temel dayanağını oluşturan ilkedir.

<span class="mw-page-title-main">Atatürk milliyetçiliği</span> Atatürkün milliyetçilik anlayışı

Atatürk milliyetçiliği, Atatürk'ün millet tanımından yola çıkarak Kemalizm'in milliyetçilik ilkesini oluşturur. Atatürk'e göre millet, geçmişte bir arada yaşamış, bir arada yaşayan, gelecekte de bir arada yaşama inancında ve kararında olan, aynı vatana sahip, aralarında ortak dil, kültür, ahlak ve siyasi birlik olan insanlar topluluğudur. Atatürk'ün tanımladığı milliyetçilik; din ve ırk ayrımı gözetmeksizin, ulus tanımını vatandaşlık ve üst kimlik değerlerine dayandıran sivil milliyetçi bir vatanperverlik anlayışıdır.

<span class="mw-page-title-main">Anadolu Hareketi</span> I. Dünya Savaşından sonra Türkiye Cumhuriyetini kuran direniş hareketi

Türk Ulusal Hareketi, Millî Hareket, Milliyetçi Hareket ve Kemalist Hareket adlarıyla da anılan Anadolu Hareketi, Kuvâ-yi Milliye'nin direnişiyle Ankara Hükûmeti'nin diplomatik ve askerî eylemlerini kapsayan siyasî harekettir. I. Dünya Savaşı'nın kötü sonuçlarından sonra Osmanlı İmparatorluğu'nun bölünmesi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına kadar geçen süreyi kapsar. Ulusal hareketin ilk adımı Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı kabul edilmektedir. Türkler aşamalı olarak, Mustafa Kemal Paşa'nın liderliği çevresinde birleşti.

<span class="mw-page-title-main">Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı</span> Mustafa Kemalin Bandırma Vapuru ile yapılan yolculuk sonrası Samsuna ulaşması olayı

Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı, 19 Mayıs 1919 tarihinde 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal'in Bandırma Vapuru ile yaptığı yolculuk sonrası Samsun'a ulaşması olayı. Bu olay Kurtuluş Savaşı'nın fiili başlangıcı olarak kabul edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Saltanatın kaldırılması</span> 1 Kasım 1922de TBMM tarafından Osmanlı saltanatının kaldırılması

Saltanatın kaldırılması veya padişahlığın kaldırılması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 1 Kasım 1922'de kabul ettiği 308 numaralı "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, hukuku hâkimiyet ve hükümraninin mümessili hakikisi olduğuna dair" adlı kararnamesi ile gerçekleşmiştir. Saltanatın kaldırılmasıyla beraber Osmanlı İmparatorluğu resmen sona ermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Kıyafet Devrimi</span> Türk Devriminin bir parçası

Kıyafet İnkılâbı ya da Kıyafet Devrimi, Türkiye'nin kurulmasının ardından, halkın ve memurun kılık ve kıyafetinin düzenlenerek çağdaş giyime uygun hâle getirilmesi için 1934 yılında çıkarılan kanunla yapılan düzenlemedir. Atatürk devrimlerinin bir parçası olan bu kanunla belirli tipte kıyafetlerin giyilmesi ise yasaklanmıştır. Bu dönemde kadınlar ise “çağdaş kıyafet” giymeye teşvik edilmişler ancak kadın giyimine dair herhangi bir yasal düzenleme yapılmamıştır.

<i>Atatürk Ne İdi?</i>

Atatürk Ne İdi?, Falih Rıfkı Atay'ın Atatürk'ün hayatını ve Atatürkçülüğün ne olduğunu anlattığı anı ve deneme türünde eseri. Atay, kitapta Atatürk düşmanlığını Türk düşmanlığı ile özdeşleştirmektedir.

Kemalizm ve Marksizm veya Atatürkçülük ve Marksizm, Marksizm ve Kemalizm akımlarının karşılıklı ilişkileri, koşutlukları ve karşıtlıkları ile ilgilenir.

<span class="mw-page-title-main">1917-23 Devrimleri</span>

1917-1923 Devrimleri, Rus Devrimi'nin başarısından ve Birinci Dünya Savaşı sonrasında yaratılan düzensizlikten ilham alan, dünya çapındaki siyasi huzursuzlukları ve silahlı isyanları içeren devrimci bir dalgaydı. Ayaklanmalar esas olarak sosyalist veya sömürge karşıtı nitelikteydi. Bazı sosyalist isyanlar kalıcı sosyalist devletler yaratmayı başaramadı. Devrimlerin, Alman İmparatorluğu'nun çöküşü, Avusturya-Macaristan'ın dağılması ve Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanması gibi gelecekteki Avrupa siyasi manzarasını şekillendirmede kalıcı etkileri oldu.

<span class="mw-page-title-main">Türk Kurtuluş Savaşı'nda Sovyetler Birliği-Türkiye ilişkileri</span> Türk-Sovyet politik ve askeri ilişkileri

Türk Kurtuluş Savaşı'nda Sovyetler Birliği-Türkiye ilişkileri, Türk Kurtuluş Savaşı döneminde Sovyetler Birliği ve Türkiye hükûmetleri arasındaki politik ve askerî ilişkilerdir. 1917'deki Ekim Devrimi sonrasında kurulan Sovyetler Birliği dünyadaki tüm komünist ayaklanmalara destek vermiş, bununla birlikte sömürgeci ve emperyalist müdahalelere karşı da mücadele etmiştir. Ekim Devrimi'nin ardından Sovyetlerde Rus İç Savaşı (1918-1922) sürerken aynı yıllarda Anadolu'da Türk Kurtuluş Savaşı (1919-1922) devam etmekteydi. Bu dönemde yeni kurulan Sovyetler, kendi gibi İtilaf Devletlerinin önde gelenleriyle savaşan Türkiye heyeti ile diplomatik ilişkiler geliştirdi ve Türkiye'ye para, silah ve mühimmat yardımı gönderdi.

<span class="mw-page-title-main">Atatürk kişi kültü</span> Mustafa Kemal Atatürk üzerine kurulu kişi kültü

Atatürk kişi kültü, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün kişiliği, fikirleri ve siyaseti etrafında, yaşadığı dönemde oluşmaya başlamış ve daha çok ölümünden sonra takipçileri tarafından oluşturulmuş bir kişi kültüdür.

Türkiye-Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ilişkileri, Türkiye Cumhurieti ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin ikinci büyük ülkesi olan Ukrayna SSC arasındaki diplomatik ilişkiler idi.