İçeriğe atla

At (folklor)

Türk-Moğol sanatının bir örneği: at başlı, yeşimden yapılmış bir hançer sapı; 18. yy.

Türk halkları kültüründe at, çok önemlidir nitekim, birçok halkbilimciye göre Bozkır Medeniyeti at üzerine kurulmuştur.

At, Türk Edebiyatı'nda olduğu kadar, ticarette de sektör haline gelmiştir. Bir Özbek sözü bunun önemi için şöyle der: "Gününden bir gün olsa at al, gününden iki gün olsa avrat". Türkmenistan'da değeri kıymetli olan atların dişi kırıldığında altındiş takıldığı anlatılır.

Sosyal hayatındaki yeri

Anadolu Türkleri, Toros Yörük ve Türkmen çocukların, gençlerin at yarışını bir spor haline getirdiği bilinmektedir. Özellikle düğünlerde ödüllü at yarışmaları yapılmaktadır.

Kırgız Türkleri'nde ilk ata biniş törenlerinde, çocuk ata bindiğinde toplanan köy halkı ve misafirleri selamlar. Çünkü bu uygulama çocuğun iyi bir lider ve yönetici olacağını gösterir. Böyle inanılır.

Özbekler'deyse at oyunları ve yarışmaları erkekliğe geçişin simgesidir. At oyunlarının yapılış amacı topluca hareket etme ve usta-çırak ilişkilerinin pekiştirilmesidir. Oyunun sonunda yaşlı biniciler kendi atlarını gençlere verirler.

Kırgız Türkleri'nde sünnet düğünlerinde yemek olarak at ve davar kesilir. Misafirler de hediye olarak at ve inek getirirler.

Erzurum'da kısmeti kapalı bir genç kız, açılması için oklavayı temsili için bir ata biner ve minareye çıkar. Gök Tanrı inancında Kam'ın tahta atla semaya çıktığı bilinir.

Orta Asya ve Sibirya'da giyimde sembolik olarak at da kullanılır.

Makedonya Türklerinde Güney kesim övülürken, "At gibi maşallah" denir.

Toroslarda yeni yetmelere "tay" yakıştırması yapılır.

Karaçay-Malkar Türklerinde kız tarafına söz kesilmeye gidildiğinde, kızın babasına ve süt annesine birer at hediye edilir. Yalnız hediye edilen atlara binilmez ve at kızın dayısına hediye edilir.

Uzun zaman öncelerde yapılan Türk yuğ törenlerinde baba tarafından ölen birisi olduğunda, ruhu için kurban olarak at kesilirdi.

Karaçay Türklerinde ölen kişinin atının da öldüğü sanılırdı. Bu söylenti birçok hikâyeye yansımıştır.

Çok eski Türk kültüründeyse ölen kişinin özel eşyalarıyla beraber atının da onunla beraber gömüldüğü bilinmektedir. Batı Hun İmparatorluğu imparatoru Atilla'nın mezarında kıymetli taşlardan oluşan at takımları vardır.

Azerbaycan'da ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde mezar taşlarında at heykelleri bulunmaktadır.

Halk inançlarında atın yeri

Doğum yaparken zorluk çeken, sorun yaşayan anne adaylarının bulunduğu evin dışında erkek at kişnetilir. İnanca göre atın kişnemesi doğumu zorlaştıran gücü uzaklaştırır.

Karaçay Türkleri, doğum esnasında eve misafir geldiğinde, atın dizginine eşarp veya havlu bağlanır. Atı görenler o evde bir çocuğun dünyaya geldiği anlaşılırdı. Yine kültürün bir parçasınca; "Atlı mı yaya mı" diye sorulur. "Atlı" erkek bebek, "yaya" kız bebek manasına gelir. Bunun devamında da eğer cevap "atlı" olursa hediye olarak tay, "yaya" ise dana hediye edilir.

Kırgız Türkleri'nde doğan çocuğun kırkı çıktığında kesilen ilk saça "karın" veya "ilk" saç denir. Çocuğun saçını kesen kişiye ise genellikle at hediye edilir. Böylece kesen kişi onurlandırılmış olur.

Elazığ'da yeni bir ev temelinde kurban kanı, eski ayakkabı, tuz, mavi boncuk ve at nalı atılır. Toroslarda at nalı nazarlık olarak kabul edilir. Ağrı'da ise kırkı çıkan çocukların tedavisi maksadıyla anne yol ağzına çıkar. Yoldan geçen ilk atlının önüne çıkar ve ondan öneri ve öğütler alır.

Kırgız Türkleri'nde at sürüleri nazar ve tehlike işareti olarak kabul edilir. Korunmak için özel atlar beslenir. Bu ata Üyür denir ve bu atlar at sürülerini korumaktadır. (inanca göre)

Haymana'da yağmur için at kafasına yağmur duası okunur.

Türkiye Türklerinde at kılı nazar boncuğu gibi etkili olduğuna inanılır. Anadolu'da, özellikle Antalya civarında kapı başlarına takılan atın kafa kemiği, nazara karşı koruması için kapı başlarına takılır.

Toroslarda Türkmenlerin "Gelinin başına, atın dişine bak" denir. Gelinin baş bağlayış şekli; düzen, mutlu, bakımlı olduğu gibi meziyetlerini gösterir.

Türk Halk inançlarında yer alan "Boz Atlı Yol Tengrisi\Yol İyesi" yolda kalan, sıkıntıya düşen, darda kalanların yardımına koşan bir varlıktır.

Kaynakça

Dr. Yaşar KALAFAT - Türk Halk İnançlarında At

Ayrıca bakınız

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Hakaslar</span> Rusyada etnik grup

Hakaslar, Sayan dağlarından kuzey denizine doğru Yenisey Nehri boyunca uzanan bölgede oturan göçebe Türk boylarına denir. Hakaslar, Abakan Türkleri, Yenisey Kırgızları, Minusinsk Tatarları veya Abakan Tatarları gibi değişik adlarla da anılmışlardır.

Kemalettin Tuğcu, Türk yazar.

<span class="mw-page-title-main">Tengricilik</span> Türk ve Moğol halkları tarafından inanılan çok tanrılı ve daha sonra tek tanrılı din

Tengricilik veya Tengrizm, Avrasya stepleri'nde ortaya çıkan, şamanizm ve animizme dayanan dinî bir inançtır. Türk ve Moğol toplumlarının inandığı dinlerden biridir. Tengri'ye tapınmanın yanında Animizm ve Totemlik bu inancın ana kısımlarını oluşturmaktadır.

Batıl inanç, genellikle bilgisizlikten, bilimsel bilgilerin veya nedenselliğin yanlış anlaşılmasından, kadere veya büyüye inanmaktan, olağanüstü etkileri algıladığını sanmaktan veya bilinmeyene karşı duyulan korkudan kaynaklanan inanç veya uygulamalardır. Batıl inançlar çoğu zaman şans, kehanet ve belirli ruhani varlıklarla ilişkilidir. Kaynak ve mantıklı bir açıklamadan uzak, uygulamalarda din adı kullanılan inanç ve hareketlere söylenen bir terimdir.

<span class="mw-page-title-main">Nazar boncuğu</span> takıldığında nazar değmeyeceğine inanılan, göz şeklindeki boncuk, tılsım

Nazar boncuğu, insanı kem gözlerden koruduğuna inanılan boncuk. Tarih boyunca, çoğu kültürde ve dinsel inançta, göz figürü kötülükleri savan güçlü bir tılsım olarak kabul edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Bozkurt (mitoloji)</span> mitolojik sembol

Bozkurt, Türk, Moğol ve Altay mitolojisinde kutsal hayvan ve ulusal sembol. Boskord ve Pusgurt olarak da söylenir. Bozkaskır, Çalkurd sözcükleri yine aynı anlama gelir. Moğollar, Börteçine derler. Gökkurt veya Gökbörü, Kökbörü betimlemesi de yine niteleyici olarak kullanılır.

Gelin, evlenmek üzere hazırlanmış, süslenmiş veya yeni evlenmiş kadın.

Şermin, Tevfik Fikret'in 1914 yılında çocuklar için yazdığı şiirlerden oluşan ve aynı yıl yayımlanmış olan kitabı.

Adak, herhangi bir dilek yerine geldiğinde karşılığında yapılacağı veya verileceği söylenen şey ve bunun sonucunda insanın kendisini Tanrı'ya karşı yükümlü kıldığı durum. Osmanlıca nezir kelimesinin Türkçe karşılığıdır. Kutsal varlıklardan yardım dilemek amacıyla kurban kesme, saçı verme, mum yakma, para bağışlama gibi eylemlerde bulunma taahhüdü. Hatta bir şeyden vazgeçme örneğin bir hayvanı doğaya salma bile adağın kapsamına girer. Örneğin Türkçe ile uzak akraba olan Yakut dilinde Adık olarak söylenen bu sözcük bazı nesnelerin yakılmasını ve hayvanların özgür bırakılmasını da ifade eder. Bu yüklenim yerine getirilmediği takdirde kişinin başına olumsuzluklar, hatta felaketler geleceğine inanılır.

<span class="mw-page-title-main">Kırklar</span>

Kırklar, Türk halk inancında Kırk Evliya. Kırkavlan da denilir. Bilinmeyen bir yerlerde yaşayan kırk kutlu kişidir.

<span class="mw-page-title-main">Od Ana</span>

Od Ana - Türk, Altay ve Tatar mitolojilerinde ateş tanrıçası. Değişik Türk dillerinde Vot Ana olarak da bilinir. Moğollar Gal Eçe derler.

<span class="mw-page-title-main">Nazar</span>

Nazar ya da kem göz, canlı veya cansız bir varlığın başına kaza veya belâ gelmesine neden olduğuna inanılan bakış. Nazardan özellikle çocukların, hamilelerin ya da hayvanların etkilendiğine inanılır.

Eren, Anadolu halk geleneğinde üstad veya üstadın üstadı anlamında kullanılırken dini çevrede ise Evliya anlamında kullanılmaktadır. İren veya Yiren de denir. Ermiş olarak da adlandırılır. Kendini doğanın ve evrenin işleyişine ve yoluna bırakmış, doğrudan yalnızca bunlardan öğrenmeyi yol edinmiş kişilerdir. Öte yandan dini olarak da Tanrıya ve onun yoluna adamış kişi olarak görülür.

<span class="mw-page-title-main">Ev iyesi</span> inanç

Ev İyesi – Türk halk kültüründe evin koruyucu ruhu. Üy İyesi / Eğesi / Ezi / Issı / İççisi olarak da tanınır. Moğollar Ger (Ker) Ezen derler.

<span class="mw-page-title-main">Yer Tanrı</span>

Yer Tanrı - Türk ve Altay halk inancında ve mitolojisinde yeryüzü ilahıdır. Yertengri veya Certenger olarak da söylenir. Bazen kötülükleri ve insani ve nefsani oluşumları temsil eder. Gök Tanrı yanında ikinci planda kalır. İnsan biçimli olarak çok fazla tasvir edilmemiştir. Ancak çoğu zaman dişil bir varlık olarak algılanır. Yeryüzü veya Dünya “Yertinç / Yerdinç” olarak ifade edilir.

<span class="mw-page-title-main">40 (sayı)</span>

40 (kırk), 39'dan sonraki ve 41'den önceki çift tam sayıdır.

Hey Onbeşli, Anadolu'da yaygın olarak söylenen, Anadolu dışında da çeşitlemeleri bulunan bir türküdür.

Türkiye'de, yaşama kurallarına, ahlâk anlayışlarına, gelenek ve göreneklerine ve yaşanan ortamın kültür durumuna göre az çok değişen evlenme törenleri vardır. Bu törenler, yapı ve nitelikleri bakımından ilden ile, bazen köyden köye göre de değişiklik gösterebilir. Eski çağlardan kalma gelenek ve inançlar farklı tutumlarla bu törenlerde yaşar. Bu yüzden, Türk evlenme törenlerini tek bir ölçüye göre açıklamak yeterli sayılmamalıdır.

Türk düğün gelenekleri, Türkiye'nin kültürel açıdan en önem verdiği geleneklerden birisidir.Türkiye'nin neredeyse her bölgesinde düğün gelenekleri değişiklik gösterse de genelde düğünlerde türküler ve çiftin yörelerinin dansları yapılır. Bunun yanı sıra şarkı eşliğinde düğündeki çiftler dans eder. Nikah kıyıldıktan sonra pasta kesilir, takı töreni yapılır ve çeşitli eğlenceler yapıldıktan sonra da düğün sonlandırılır. Müslüman vatandaşlar düğünden sonra İmam nikâhı kıymak zorundadır.

Baştangı (Tıva Türkçesi: Баштаңгы, Birleştirilmiş Türk Dilleri Latin alfabesine aktarımı:Baştaňgı – Tıva Türkleri'nde gelinler tarafından düğünde giyilen gelinlere özgü baş giyim.