İçeriğe atla

Asya'dan çıkış modeli

Asya'dan çıkış modeli, modern insanların ilk kez Asya'dan çıktığını iddia eden bir bilimsel teori idi. 20 yy.ın ortalarına değin çoğu antropolog ilk hominidlerin evrimleştiği kıta olarak Afrika yerine Asya'yı tercih etmekteydi.[1] Fakat son Afrika kökenli modern insan ("Afrika'dan çıkış modeli") kuramı mevcut verilerle daha uyumlu olan kuramdır.

Tarih

19 yy.ın son dönemlerinde evrimsel düşüncenin yükselişi nedeniyle Asya'dan çıkış teorisi birçok yeni taraftar kazanmaktaydı, birçoğu da kayıp halkanın (geçiş fosilleri) Asya'da bulunacağını inanıyordu. Ernst Haeckel, Eugene Dubois, Henry Fairfield Osborn ve Roy Chapman Andrews gibi bilim insanları Asya'nın, evrimin ana olaylarının meydana geldiği yer olacağını düşünüyorlardı.

Ernst Haeckel, Alman evrimsel biyoloğu, Hindistan'ın (Güney Asya) ilk insanların evriminin asıl yer olduğuna inanıyordu. Haeckel, insanların Güneydoğu Asya primatlarıyla yakından ilişkili olduğunu savunmuş ve Darwin'in Afrika hipotezini reddetmişti.[2][3]

Haeckel, daha sonra kayıp parçanın Hint Okyanusu'ndaki kayıp kıta Lemurya'da bulunduğunu iddia etti. Lemurya'nın ilk insanların evi olduğuna, Asya'nın en eski primatların çoğunun evi olduğuna ve dolayısıyla Asya'nın hominid evriminin beşiği olduğuna inanıyordu. Aynı zamanda Lemurya'nın Afrika ve Asya'yı birbirine bağladığını bu sebeple insanların dünyanın geri kalanına göç etmesine izin verdiğini iddia etti.[4][5]

Eugène Dubois, Hollandalı paleoantropolog ve Asya'dan çıkış teorisinin savunucusu, 1891'de Endonezya, Doğu Cava, Solo Nehri'nin kıyılarında Homo Erectus'un ilk temcilsinin kemik kalıntılarını keşfetti. Buluşu daha sonra Cava insanı olarak tanınmaya başladı.[6]

Homo Erectus ("Pekin İnsanı") kafatası kopyası, Çin

Pekin insanının keşfi, antropologları, 1930'lara kadar Asya'nın insan türlerinin beşiği olduğuna ikna etmişti.[7] William Boyd Dawkins Asya'nın tropikal bölgesinin "insan ırkının muhtemel doğum yeri" olduğunu yazmıştır. İngiliz antropolog Alfred Cort Haddon, "İnsanoğlunun Afrika kökenli olmadığına inanmak için bazı sebepler vardır; ancak bu kıtadaki tüm ana ırkların dışarıya Güney Asya'dan ulaştığını" yazmıştır.[8]

Eugene Dubois dışında, erken insan kökeni teorisyenlerinin çok azı, fikirlerinin geçerli olup olmadığını görmek için Asya'yı gerçekten ziyaret etmiştir. Bu, 1920'lerde Asya'da Orta Asya Seferleri adı verilen iyi finanse edilen bir keşif gezisi yapıldığında değişti. Keşif gezisi Roy Chapman Andrews önderliğinde, insanoğlunun kökenini aramak için Çin ve Moğolistan da dahil olmak üzere Orta Asya'nın bazı bölgeleri ziyaret edilmiştir.[9]

İnsanoğlunun kökenin Asya olduğuna inanan paleoantologlar arasında ayrıca Johan Gunnar Andersson, Otto Zdansky ve Walter W: Granger da vardır. Bu bilim adamlarının üçü de Çin'i ziyaret etmeleri ve Zhoukoudian'da Pekin adamına ait kalıntılar ortaya çıkaran yerleri kazarak yaptıkları çalışmalar ve keşifleriyle tanınıyordu (Homo erectus pekinensis). Kazılar için ek finansman, Asya'dan çıkış teorisinin önemli bir savunucusu olan Davidson Black tarafından gerçekleştirildi Çünkü Pekin insanı gibi Zhoukoudian'daki buluntular nedeniyle, paleoantropolojik araştırmaların odağı 1930'a kadar tamamen Asya'ya kaymıştı.[10]

Kâşif Roy Chapman Andrews, Henry Fairfield Osborn ile birlikte Asya'daki erken insan kalıntılarını bulmak için Kuzey Çin ve Moğolistan'da 1922 ile 1928 arasında "Orta Asya Seferleri" denilen seferlere öncülük etmişlerdir, nasıl olursa olsun Andrews ve ekibi dinozor kemikleri, memeli fosilleri ve en önemlisi bilinen ilk yumurta dolu dinozor yuvaları gibi birçok keşifte bulunmuşlardır. Andrews'in bu seferlere ilişkin başlıca yorumları onun "The New Conquest of Central Asia" kitabında bulunmaktadır.[11]

Roy Chapman Andrews önderliğinde 1923 yılında ekip tarafından Moğolistan'da bulunan yumurta dolu dinozor yuvası fosili.

Andrews'ın 1926'da yayımladığı kitabı "On the Trail of the Ancient Man", Henry Fairfield Osborn tarafından önsözünde günümüz insanının doğum yerinin Asya'da bulunacağını ve Asya keşifleri gerçekleştirilmeden on yıllar önce bunu tahmin ettiğini belirtmiştir. Bu dönemdeki Asya'dan çıkış teorisinin başka bir önemli savunucusu ise Orta Asya Seferleri'nde görev yapmış William Diller Matthew'dı ; Matthew, 1915'te yazdığı "İklim ve evrim" adlı son derece etkili makalesiyle tanınıyordu.[12] Matthew'un teorisi, iklim değişikliğinin, kıtaların kayması teorisinin aksine, bugün onları bulduğumuz yerde organizmaların nasıl yaşamaya başladığıydı. Temel önermesi, küresel iklimdeki döngüsel değişikliklerin yanı sıra memelilerin kuzeyden güneye dağılma eğilimini, yaşayan memelilerin tuhaf coğrafi modelleriyle beraber hesaba katmasıydı, insanların ve diğer birçok günümüz memeli grubunun ilk olarak kuzey bölgelerinde, özellikle de Orta Asya'da değişen iklim koşullarından dolayı burada evrimleştiğine inanıyordu, Tibet'in yüksek platosunun memeli evriminin zorlayıcı zemini olduğunu iddia ederken, hominid kökenlerini Orta Asya'ya sağlam bir şekilde yerleştiriyordu.[13]

Asya'dan çıkış teorisini sonraki destekleyenler arasında Henry Fairfield Osborn, Davidson Black ve William King Gregory vardı. Henry Fairfield Osborn, insanın kökenin Tibet ve Moğolistan'da bulunacağını söylediği İnsanlığın Şafağı teorisi ile tanınıyordu. Osborn kesin olarak Asya'nın insanoğlunun beşiği olduğuna inanıyordu.[14]

Davidson Black ise 1925'te yazdığı Asya ve primatların dağılımı isimli yazısında insanlığın kökeninin Tibet, Hindistan, Çin'in Güneybatısı ve Tarım Havzası'nda bulunacağını yazmıştır. O, ölümünden önce 1934'te yayınlanan son makalesiyle, Doğu Asya bağlamında insanın kökenini savunmuştur.

İrinyesien dönemi (50.myö) Dünya haritası

William King Gregory ise aynı zamanda Tarım Havzası'nın insanlığın kökeni için çok daha uygun bir bölge olduğunu yazmıştır.[15] Ek olarak G. H. R. von Koenigswald, 1935'te Hong Kong'da Gigantopithecus'un dişini bulan ilk kişi, Asya'dan çıkış teorisini desteklemeye devam etmiştir.[16]

Eleştiriler

Asya teorisinin yükselişi daha sonra düşüşe geçti; bunun nedenlerinden biri, Franz Weidenreich'in Asya'dan çıkış hipotezini modern insanın çoklu köken teorisi ile birleştirmesi ve insan popülasyonlarının Eski Dünya'da Homo erectus'tan Homo sapiens sapiens'e bağımsız olarak evrimleştiğini ve aynı zamanda çeşitli popülasyonlar arasında gen akışı olduğunu öne sürmesi ile birçok antropoloğu etkilemiştir.[17][18]

Asya'dan çıkış teorisi için son destek, 1980'lerin başına kadar Avrasya'da Dryopithecus ve Ramapithecus gibi fosillerin bulunmasından kaynaklanıyordu. Asya'dan çıkış teorisinin son savunucularından biri, 2001 yılındaki ölümüne kadar insanlığın beşiğinin Güneybatı Çin'de olduğunu savunan Jia Lanpo'ydu. Akademisyen Sigrid Schmalzer, "The People's Peking man" adlı kitabında, Asya'dan çıkış teorisinin günümüz savunucularının düşüncelerinde Çin Milliyetçiliğinin hakim olduğunu söylemektedir.[19]

Kaynaklar

  1. ^ Marianne Sommer Bones and ochre: the afterlife of the red lady of Paviland Harvard University Press, 2008, s. 283 ISBN 978-0674024991
  2. ^ Douglas Palmer, Prehistoric past: The four billion year history of life on earth, University of California Press; 1 edition, 2006, s. 43 978-0520248274
  3. ^ Brian Regal Human evolution, a guide to the debates, ABC-CLIO, 2004, s. 73-75 978-1851094189
  4. ^ Christopher J Norton, David R Braun. Asian Paleoanthropology: From Africa to China and beyond, Springer; 1st Edition, 2010, s. 4 978-9048190935
  5. ^ Mario A. Di Gregorio, From here to Eternity: Ernst Haeckel and the scientific faith, Vandenhoeck & Ruprecht, 2005 s. 480 978-3525569726
  6. ^ Bert Theunissen, Eugène Dubois and the ape-men from Java: The history of the first missing link and its discoverer, Springer; 1 edition, 1988, 978-1556080814
  7. ^ Aedeen Cremin, The World Encyclopedia of Archaeology: The World's Most Significant Sites and Cultural Treasures, Firefly Books, 2007, 978-1554073115
  8. ^ Raymond Corbey, Wil Roebroeks. Studying Human Origins: disciplinary history and epistemology, Amsterdam University Press; 1 edition, 2001, s. 48 978-9053564646
  9. ^ Expeditions (1 Ocak 2000). "Central Asiatic Expeditions of the American Museum of Natural History, under the leadership of Roy Chapman Andrews". 1918-1925. 7 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Ağustos 2022. 
  10. ^ Raymond Corbey, Wil Roebroeks. Studying Human Origins: disciplinary history and epistemology, s. 48
  11. ^ Horns, tusks, and flippers: the evolution of hoofed mammals, Donald R. Prothero, Robert M. Schoch s. 119, also see Men and dinosaurs: the search in field and laboratory, Edwin Harris Colbert
  12. ^ "Climate and Evolution". Annals of the New York Academy of Sciences. 24 (1): 171-318. 1915. doi:10.1111/j.1749-6632.1914.tb55346.x. 9 Temmuz 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Ağustos 2022.  Birden fazla yazar-name-list parameters kullanıldı (yardım); Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım)
  13. ^ Raymond Corbey, Wil Roebroeks. Studying human origins, disciplinary history and epistemology, s. 48
  14. ^ K. Christopher Beard, The Hunt for the Dawn Monkey: Unearthing the Origins of Monkeys, Apes, and Humans, University of California Press; 1 edition, 2004 0520233697
  15. ^ Studying human origins, disciplinary history and epistemology, Raymond Corbey, Wil Roebroeks, s. 49
  16. ^ Schmalzer, s. 252
  17. ^ Sigrid Schmalzer The people's Peking man, popular science and human identity in twentieth-century China University Of Chicago Press, 2008, s. 252 978-0226738604
  18. ^ Franz Weidenreich Apes, Giants, and Man Univ of Chicago Pr, 1946 978-0226881478
  19. ^ Schmalzer sf. 246-286

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Neandertal</span> Avrasyada yaşamış ve soyu tükenmiş insan türü veya alt türü

Neandertal ya da Neandertal insanı, günümüzden yaklaşık 250 bin ila 40 bin yıl önce yaşamış insan türüdür. İkili adlandırmada ismi "Homo neanderthalensis"dir. Fosilleri muhafaza etmeye müsait kireç taşı mağaralarda yaşadıkları için haklarında en fazla bilgi sahibi olunan ve bunun bir sonucu olarak modern kültürde tipik "mağara adamı" kalıbını yaratan tarih öncesi insan türüdür.

<span class="mw-page-title-main">İnsan</span> embriyodan yetişkine kadar Homo cinsinin mevcut benzersiz türü olan Homo sapiensin herhangi bir üyesi

İnsan ya da modern insan, primatların en yaygın türüdür. İki ayaklılığı ve yüksek zekâsıyla karakterize edilen büyük insansı maymun olan insan, çeşitli ortamlarda gelişip son derece karmaşık araçlar geliştirmiş, karmaşık toplumsal yapılar ve medeniyetler oluşturmuştur. İnsanlar son derece sosyaldir; tek bir insan, ailelerden ve yaşıt gruplarından şirketlere ve siyasi devletlere kadar iş birliği yapan, farklı ve hatta rekabet eden sosyal grupların çok katmanlı bir ağına ait olma eğilimindedir. Bu nedenle, insanlar arasındaki sosyal etkileşimler, her biri insan toplumunu destekleyen çok çeşitli değerleri, sosyal normları, dilleri ve gelenekleri oluşturmuştur. İnsanlar aynı zamanda son derece meraklıdır: Olguları anlama ve etkileme arzusu, insanlığın bilim, teknoloji, felsefe, mitoloji, din ve diğer bilgi çerçevelerindeki gelişimini motive etmiştir; insanlar aynı zamanda antropoloji, sosyal bilimler, tarih, psikoloji ve tıp gibi alanlar aracılığıyla da kendilerini incelerler.

<span class="mw-page-title-main">İnsanın evrimi</span> anatomik olarak modern insanların ortaya çıkmasına yol açan evrimsel süreç

İnsanın evrimi, modern insanın evrimsel kökenini ve ne tür evrimsel süreçlerle ortaya çıktığını incelediği gibi insanın en eski atalarını ve atasal kökenlerini de konu edinir. Bunun yanında insanla ortak ataları paylaşan ve insan ile yakın akraba olan türlerin evrimini ve kökenini de araştırır. İnsan evrimi, konu olarak 1863 yılında T. H. Huxley tarafından oluşturulan bilim dalı primatolojiyi ve günümüz maymunlarının tüm canlılar ile onların eski atalarının fosillerini de dikkate almaktadır. Bunun yanında insanın evrimsel tarihi üzerindeki çalışma ve araştırmalar fiziksel antropoloji, paleoantropoloji, primatoloji, arkeoloji, dilbilim, genetik ve embriyoloji dâhil olmak üzere birçok bilimsel alanı de içerir.

<span class="mw-page-title-main">Öjenik</span>

Öjenik, kaba hâliyle ilk kez Platon tarafından ortaya atılmış, ancak modern anlamıyla ilk olarak Sir Francis Galton tarafından formüle edilmiş, sağlıksız ceninleri ayırıp sağlıklı ceninler yetiştirmenin yollarını arayan, bilimselliği tartışmalı bir toplumsal akım veya toplumsal felsefedir. Öjenik, Galton’un iyi doğan anlamında eski Yunancadan ürettiği bir kelimedir.

<i>Homo erectus</i> tarih öncesi insan türü

Homo erectus, en eski kalıntıları 2 milyon yıl öncesine tarihlendirilen, Pleistosen'de yaşamış soyu tükenmiş bir arkaik insan türüdür. Örnekleri Homo (insan) cinsinin ilk tanınabilen üyeleri arasındadır.

<i>Australopithecus garhi</i> soyu tükenmiş hominid türü

Australopithecus garhi; 2,5 milyon yıl önce, Erken Pleyistosen sırasında, Etiyopya'nın Afar Bölgesi'nde yaşamış, Bouri Oluşumundan bir australopitesine türüdür.

<span class="mw-page-title-main">Pinnacle Point İnsanı</span>

Arizona Üniversitesi'nden Curtis Marean ve çalışma arkadaşlarının gün yüzüne çıkardıkları ve Güney Afrika'daki Pinnacle Point Mağarası'nda bulunmuş, günümüzden 164 bin yıl öncesinde yaşamış bir Homo sapiens'dir. Bulgular, bu ilk modern insanların yaşam tarzlarına oktanusun nasıl etkilendiğine dair önemli bilgiler vermektedir. Mağarada bulunan izler, burada yerleşen insanların deniz ürünleriyle beslendiklerini göstermektedir. Ayrıca bulunan 57 kırmızımsı taş parçasının süslenmek için ya da başka sosyal iletiler için kullanıldığı sanılmaktadır. Kazıda ayrıca erken döneme ilişkin küçük jilet teknolojisine ait izler de bulunmuştur.

<i>Homo</i> i̇nsan ve yakın akrabalarını içeren insansı cinsi

Homo, modern insanı ve yakın akrabalarını içeren insansı cinsine verilen ad. Cinsin üyeleri genelde "insan" adıyla birlikte anılır. En erken üyesi, en eski kalıntıları 2.3 milyon yıl öncesine tarihlenen Homo habilis olup modern insan dışındaki yaşayan son türü olan Homo neanderthalensis'in (Neandertal) yaklaşık 40.000 yıl öncesine kadar yaşadığı düşünülmektedir. Homo floresiensis türünün ise 50.000 yıl öncesine kadar var olduğu düşünülüyor. Homo, Paranthropus cinsi ile birlikte, muhtemelen Australopithecus africanus ile kardeştir ve kendisi de Pan soyundan, şempanzelerden ayrılmıştır.

<i>Homo ergaster</i> soyu tükenmiş hominid türü

Homo ergaster, Erken Pleyistosen'de Afrika'da yaşamış arkaik insanların nesli tükenmiş bir türü veya alt türüdür. H. ergaster'in kendine ait bir tür olup olmadığı veya H. erectus kapsamına alınması, paleoantropoloji içinde devam eden ve çözülmemiş bir tartışmadır. Eşanlamlılığı savunanlar, H. ergaster'i tipik olarak Afrikalı Homo erectus olarak ya da Homo erectus ergaster olarak tanımlar.

<span class="mw-page-title-main">Arkaik insanlar</span> Tarihlerine ve görünümlerine göre Homo türünün erken, orijinal ("antik") örnekleri olarak yorumlanan Homo cinsinin fosilleri

Arkaik insanlar, anatomik olarak modern görünüme sahip olan insana karşıt olarak Homo cinsinin bazı çeşitlerini kapsayan, geniş tanımlı bir terimdir. Terim, Homo heidelbergensis, Homo rhodesiensis, Homo neanderthalensis, Homo naledi, Homo ergaster ve Homo antecessor türlerini kapsar. Neandertaller gibi iri yapılı olan ilkel diğer insanlar Neandertallere özgü, özellikle yüz çizgilerindeki yapısal aşırılıkları taşımazlar. Birkaç Homo türü, yaklaşık 300 bin yıl öncesinde en erken erken modern insanların ortaya çıkışından önceki ve bu dönemin çağdaşı olan geniş arkaik insan kategorisi altında gruplandırılmıştır. Güney Etiyopya'dan Omo-Kibish I, Fas'taki Jebel Irhoud ve Güney Afrika'daki Florisbad kalıntıları Homo sapiens'in en eski kalıntıları arasındadır.

<span class="mw-page-title-main">Hominini</span> memeli oymağı

Hominini veya homininler, Homininae ("hominineler") alt familyasının taksonomik bir oymağıdır. Hominini, mevcut Homo (insanlar) ve Pan cinslerini içerir ve standart kullanımda Gorilla (goriller) cinsini hariç tutar.

<i>Homo gautengensis</i> soyu tükenmiş hominid türü

Homo gautengensis, biyolojik antropolog Darren Curnoe tarafından 2010 yılında tanımlanmış hominin türü. Güney Afrika'da, daha önceden Homo habilis, Homo ergaster veya Australopithecus'a ait olduğu sanılan fosillerin ayrı bir tür olduğu öne sürülmüştür.

İnsan evriminin fosil listesi, insanın evrimiyle ilgili birçok kayda değer primat fosilleri hakkında genel bir bakış sunmaktadır. Genellikle her ne kadar eksiksiz ve tam kafatasları veya bütün bir iskelet fosili nadir olarak bulunmasıyla beraber sadece birkaç kemik parçalarından veya dişten oluşan parçalar hâlinde binlerce fosil buluntular da mevcuttur. Bu liste eksiklikleri tamamlamaktan ziyade insan evriminde en önemli buluntulardan bazılarını göstermeyi amaçlamaktadır. Listede yer alan fosiller radyometrik tarihleme yöntemi veya bulundukları katmanların yaşlarının hesaplanmasıyla belirlenmiş olan tahmini yaşlarına göre sıralandırılmıştır. Listede gösterilen fosillerin çoğu Homo sapiens'in doğrudan atası olmamakla beraber insanın doğrudan atalarıyla yakın ilgilidir ve bu yüzden insan soy çizgisinin araştırılmasında önemlidir. Yalnızca insana şempanzeden daha yakın olan ya da daha yakın olabilecek türlere ait fosiller listelenmiştir.

<i>Cava insanı</i> Homo erectus alt türü

Cava insanı ya da Cava adamı, 1891'de Endonezya'nın Java Adası'nda bulunan insan (Homo) fosillerine verilen isim. Eugène Dubois'in öncülük ettiği kazı grubu; diş, kafatası parçası ve uyluk kemiği keşfetti. Fosillerin, insanlar ve insansı maymunlar arasındaki "kayıp halka" olduğunu savunan Dubois, türe "Anthropopithecus erectus" ismini verdi, fakat sonra "Pithecanthropus erectus" olarak değiştirdi.

<span class="mw-page-title-main">Zhiren Mağarası</span>

Zhiren Mağarası, Chongzuo, Guangksi Zhuang Özerk Bölgesi, Çin'deki Mulan Dağları'nda yer alan ve Hejiang Nehri'ne bakan karstik bir mağaradır. Zhiren Mağarası, anatomik olarak modern insanların fosil kalıntıları ile arkaik insanların fosil kalıntıların karışık olarak bulunduğu bir erken Geç Pleistosen bölgesidir.

<i>Andrewsarchus</i> tarih öncesi çift toynaklı cinsi

Andrewsarchus, Çin'in İç Moğolistan bölgesinde orta Eosen döneminde yaşamış, soyu tükenmiş bir plasentalı memeli cinsidir. Genellikle sadece bir tür tanınır, A. mongoliensis, 1923'te Amerikan Doğa Tarihi Müzesi Orta Asya'ya yapılan keşifler sırasında keşfedilen büyük boyutlu tek bir kafatasından bilinmektedir. Orijinal tanımından bu yana genellikle bir mezonikid olarak sınıflandırılırdı, ancak en son çalışmalar onu bir çift toynaklı olarak sınıflandırır. Bir çalışma, Andrewsarchus'u özellikle entelodontlar, su aygırları ve deniz memelileri ile yakından ilişkili olan Cetancodontamorpha soyunun bir üyesi olarak sınıflandırır.

<span class="mw-page-title-main">Chris Stringer</span> İngiliz fiziksel antropolog

Christopher Brian Stringer, insanın evrimi konusundaki çalışmaları ile tanınan, İngiliz fiziksel antropolog.

<span class="mw-page-title-main">Helen Longino</span>

Helen Elizabeth Longino, bilimsel araştırma için değerlerin ve sosyal etkileşimlerin önemini savunan Amerikalı bir bilim filozofudur. Kadınların bilimdeki rolü hakkında yazmıştır ve feminist epistemoloji ve sosyal epistemolojide merkezi bir figürdür. Stanford Üniversitesi'nde Clarence Irving Lewis Felsefe Profesörüdür. 2016 yılında Amerikan Sanat ve Bilim Akademisi'ne seçildi.

<span class="mw-page-title-main">Modern insanın yakın zamanlı Afrika kökeni</span>

Paleoantropolojide, "Afrika'dan Çıkış" teorisi, yeni tek köken hipotezi, yer değiştirme hipotezi veya yakın zamanlı Afrika kökeni modeli olarak da adlandırılan modern insanın yakın zamanlı Afrika kökeni, anatomik olarak modern insanların, coğrafi kökeni ve ilk göçlerinin bilim dünyasında yaygın kabul gören modelidir. Homo erectus ve daha sonra da Homo neanderthalensis'in, kısaca homininlerin Afrika dışına ilk yayılışlarının izini süren bir modeldir.

<span class="mw-page-title-main">William Diller Matthew</span> Amerikalı paleontolog (1871 – 1930)

William Diller Matthew FRS özellikle memeli fosilleri üzerinde çalışan Kanadalı-Amerikalı bir omurgalı paleontologudur. Mineraloji, petrolojik jeoloji biri botanik, biri trilobitler üzerine birkaç erken makale yayımladı ve daha sonra bilinen en eski terapsit olduğu ileri sürülen Tetraceratops insignis'i tanımladı.