İçeriğe atla

Astronomik obje yanılsamaları

Astronomik Obje Yanılsamaları Bir astronomik objenin yanılsaması doğada oluşabilen bir optik fenomenidir. Bu olay astronomik objenin ışığın kırınımı sebebi bozuk görüntüsü ya da birden fazla görülmesi olarak açıklanabilir. Bu yanılsamalar Güneş, Ay, gezegenler, parlak yıldızlar ya da çok parlak kuyruklu yıldızlar ile gözlemlenebilir. Yaygın olarak Güneş'in doğuşu ve batışı sırasında gözlemlenir.

Yanılsamaya karşı kırınım

Yanılsamalar ışığın kırınımın yarattığı fenomenlerden farklıdır. Yanılsamaların en önemli özelliklerinden bir tanesi yanılsamaların yatay değil dikey gerçekleşmesidir. Işığın kırınımı ise böyle değildir, ışığın açısına göre astronomik obje görüntülerini herhangi bir tarafa doğru bükebilir. Soldaki fotoğraftaki bozulmaya yanılsama sebep olmuştur, bozulmanın dikey gerçekleşmesinden bunu anlayabiliriz. Ancak sağdaki fotoğrafta bozulma mümkün olan bütün yönlerdedir, buna da kırınım sebep olur. Fotoğrafları karşılaştırdığımızda yanılsamanın sebep olduğu bozulma ile kırınımın sebep olduğu bozulmayı kolayca karşılaştırabiliriz.

Superior mirage (3-image mirage) of sunspot #930
An image of the Golden Gate Bridge is refracted and bent by droplets of water.

Astronomik objelerin bayağı yanılsaması

Inferior mirage of comet C/2006 P1 McNaught
Etruscan vase stage of inferior mirage sunset in Hawaii
Omega Sun stage of inferior mirage sunset in Hawaii

Astronomik objelerde bayağı yanılsama en yaygın yanılsamadır. Bayağı yanılsama Dünya’nın yüzeyinin ya da okyanusların yarattığı düşük yoğunluklu sıcak hava tabakası dolayısıyla meydana gelir. Bu yanılsamalar yüzeyde oluşur. Verilen iki fotoğrafta bayağı yanılsamaların örnekleri görülmektedir. İki fotoğrafta da Güneş’in geometrik şekli bozulmuştur ancak dik olan fotoğrafta Güneş batarken, çevrilmiş olan fotoğrafta yüzeyden yükseliyor gibi görünmektedir.

Gün doğumu ve gün batımının bayağı yanılsamalarının şekilleri tüm bayağı yanılsamalar için geçerlidir. Bu şekillerden en çok bilineni, adının Jules Verne tarafından[1] konulduğu Etrüsk vazo şeklidir. Güneş battıkça Etrüsk vazo şekli değişir, yerini Yunan harfi “omega”ya bırakır. Bazı deneyimsiz gözlemciler bayağı yanılsamaları yansıma olarak adlandırır ancak bu doğru değildir, gerçekte olan şey kırınımdır. Jules Verne Güneş’in batışının bayağı yanılsamasını şöyle tanımlamıştır.[2]

“Tüm gözler batıya döndü. Güneş denize yaklaştıkça süratle batıyormuş gibi göründü, dalgalı suyun üzerinde göz kamaştırıcı bir iz bıraktı. Daha sonra rengi eski altın renginden kızıla döndü. O an yarım kapalı gözlerine Güneş, parıltılı ve değişen bir çiçek dürbünü gibi göründü. Güneş’in gücü soluyordu, titreyen ışık huzmesi mücevherler gibi parlıyordu. Bunlar olurken ortada en ufak bir bulut ya da sis yoktu, ufuk, tanımlandığı şekilde, beyaz bir kâğıdın üzerine çizilmiş simsiyah bir çizgi gibi, görünüyordu. Hareketsiz bir şekilde kızıl kürenin ufuğa yaklaşmasını izlediler, bir saniyeliğine orada asılıymış gibi geldi onlara. Daha sonra, kırılmış ışınlar, suyun üzerinde duran bir Etrüsk vazosu şeklini aldı.”

Çok nadiren de olsa, Ay ve Güneş dışındaki astronomik objelerin yanılsamaları da görülebilir, ancak bu, astronomik objenin parlaklığıyla doğrudan ilişkilidir.

Astronomik objelerin sahte yanılsamaları

Sahte yanılsamalar bayağı yanılsamalardan çok daha karmaşıktır. Astronomik objelerin bayağı yanılsamaları sadece iki görüntü oluştururken, sahte yanılsamalar birçok görüntü oluşturabilir. Yanılsama yapmış objelerin şekli sürekli ve tahmin edilemez şekilde değişir. Bir sahte yanılsamanın görülebilmesi için, daha soğuk hava kütlesinin inversiyonda kalmış olması gerekir. Birkaç inversiyon katmanı pankek görünümü şekil yaratır.[3]

Novaya Zemlya Etkisi

Atmosferik kırılmadan dolayı, Güneş'in doğumu Güneş ufuk çizgisini geçmeden hemen önce başlar. Güneş ışınları Dünya'nın atmosferine girince kırılmaya uğrar. Bu etki Güneş'in erken doğmasına sebep olur. Aynı etkiden dolayı, Güneş, ufuktan kaybolduktan bir süre sonra batar. Normal atmosferik şartlarda, Güneş'in doğuşu ya da batışı, Güneş'in geometrik pozisyonundan yarım derece yukarıdadır. Ancak bazı aşırı koşullarda bu olayı yaratan yarım derecelik açı, iki ila beş dereceye kadar çıkabilir. Buna Novaya Zemlya etkisi denir, çünkü ilk defa Novaya Zemlya’da gözlemlenmiştir. Bu gözlemin yapılabilmesi, astronomik hesaplara göre, Güneş’in ufuk çizgisinin iki derece aşağısında olması sebep olmuştur.

Yine de, not etmeliyiz ki, hava basıncı, göreceli nem ve diğer etmenler bu etkinin ne zaman olacağını kestirebilmemizi imkânsız kılar. Aynı zamanda, bu etki genellikle kutuplara yakın yerlerde olur. Novaya Zemlya Rusya’da bulunan bir kutupsal bölgedir. Bu etki, termoklinler arasındaki yüksek Güneş ışığı yansımasının sonucu bir yanılsamadır. Novaya Zemlya etkisi, Güneş’in olması gerektiğinden erken doğmasını ve olması gerektiğinden geç batmasını açıklayan bir etkidir.[4] Eğer fazla kırınım olabilecek kadar sıcaklık farkı olursa, bu etki herhangi bir yerde gözlemlenebilir.

Yeşil Parlama

Yeşil parlama, bir astronomik objenin doğuşu ya da batışı sırasında gözlemlenebilen nadir bir optik fenomendir. Bu olayda, kısa bir süreliğine, yanılsamanın üzerinde yeşil bir leke görülür. Bu parlamalar atmosferik inversiyonlar sebebiyle oluşur, bu inversiyonlar yoğunluk eğimini arttırır, bu sebeple kırılma da artar. Bu olaylar silsilesi sonucunda yeşil bir parlama görülür. Jules Verne yeşil parlamayı şöyle açıklamıştır.[5][6] “… yeşil olacak. Ama öyle muhteşem bir yeşil olacak ki, hiçbir ressam onu paletinde elde edemeyecek, hiçbir bitkinin yapraklarında görülmeyecek! Bunu deniz dışında hiçbir şey üretemeyecek. Eğer cennette yeşil varsa, umarım bu yeşildendir!” Bu yeşili görmenin şans getireceğine inanan çokça insan vardır.[7]

Hikâyeler anlatılır, Uzak kıyılara varmış, Eski denizciler tarafından. Bir denize bakarken, Dikkatli olun Ki daha fazlasını görebilesiniz.

Güneş battığında, Gün sonlandığında Halatlar bağlanırken Ve deniz gökyüzüyle buluşurken Dikkatle aç gözlerini O mistik yeşillik için.

Eğer ki şansın varsa Bakışına yakalanır Kısmetin açılır dostum Gece gökyüzü kızıl ve Sakin bu gece deniz Senin kaderin, tılsımlı bir hayat.

Neptün’ün rehberliği gibi Okyanustaki dalgalar Ki orada, yunuslar atlar ve sıçrar Güzel günler bekler Gözünü oraya dikenleri, O güzel, mistik yeşili görenleri.

Yeşil parlamalar ufuk çizgisinin alçak olduğu her yerden görülebilir. Çöller, okyanuslar ve buzlar bu olayı gözlemlemek için en iyi yerlerdir. Bu yeşilliği kaçırmamak bu yerlerde daha kolaydır. Yine de, iyi bir zamanlamaya ihtiyaç vardır.

“Yakın ufuktan parlayan Güneş’i görebiliyordum. Daha sonra, sadece bir anlığına, bir yeşil parlama gördüm, çölün üzerinde bir uzaylı helyografı gibiydi. Bir süre sonra, gökyüzü Güneş’in ani muhteşemliği ve ani sıcaklığıyla doldu.”

Yukarıdaki gözlemde, yazarın yeşil parlamalı bir bayağı yanılsama gördüğü açıktır. Bu olay, sabahın soğuk havası ve sıcak kumların etkisiyle olmuştur. Nihayetinde yazar, doğanın yarattığı güzel yeşilliklerden birini görmüştür. Yeşil parlama aynı zamanda doğan ya da batan Ay'da da görülebilir. Eğer koşullar uygunsa, sahte Güneş batımı yanılsamalarında birden çok kere bu parlamalar görülebilir. Bazı insanlar Venüs'ten yeşil parlama gördüklerini iddia etmektedir, bu doğru olabilir fakat genellikle doğan ya da batan bir gezegenin yarattığı yanılsamalar karıştırılmaktadır.

Yeşil Çerçeve

The upper rim of the Sun is green and lower rim is red in this image taken as the Sun sets behind the Golden Gate Bridge

Bir astronomik objenin doğuşu ya da batışı sırasında, ışık atmosfer boyunca yayılır. Bu olayın olması bir prizmanın çalışma prensibine benzer, nihayetinde ışık farklı renklere ayrışır. Bu ayrışmada astronomik objenin üst kısımları gazların yoğunluğuna göre maviden yeşile, yeşilden kırmızıya doğru bir renk paletinde görülür.[8] Alt kısımlar ise daima kırmızıdır. Yeşil çerçeve ise epeyce incedir ve çıplak gözle görülmesi imkânsıza yakındır. Normal koşullarda bir astronomik objenin yeşil çerçevesi, obje ufuk çizgisinden aşağıya indikçe parlaklaşır, buna atmosferin kızıllaşması sebep olur.[9] Yine de bazı koşullarda yeşil çerçeve ufuk çizgisinin üstünde görülebilir. Amerika Küçük Gözlem Evi'nde Richard Evelyn Byrd tarafından 35 dakika boyunca yeşil çerçevenin yok olup tekrar gözlemlendiği kaydedilmiştir. Batan Güneş'in yeşil çerçevesi genellikle yeşil parlama ve yeşil çerçeve arasında gidip gelir. Aşağıdaki fotoğraf Richard Evelyn Byrd'ün takım arkadaşlarının gördüğünü illüstüre etmesi açısından güzel bir örnektir. YARIM SAAT GÖRÜLDÜ Gözler güney tarafına dönmüştü, yüzeyde bir acelecilik vardı. Gökyüzü çizgisinin üst kısımlarında, Güneş'in asılı kaldığı yerde, küçük ama oldukça parlak bir yeşil leke görüldü. Uzun sayılabilecek bir süre boyunca kaldı, neredeyse birkaç saniye. Daha sonra kayboldu ve tekrar parladı. Bu şekilde kısa bozulmalarla otuz beş dakika boyunca gidip geldi. Alıntıdaki gibi 35 dakika boyunca bu olayı gözlemleyebilmek için özel bir yanılsama açısı gerekmektedir. Yeşil çerçeve Güneş her battığında oluşur ancak çıplak gözle görülmesi oldukça zordur çünkü çok incedir. Yeşil çerçeveyi gözlemlemek için en iyi zaman gün batımından on dakika öncesidir. Yine de Güneş teleskop gibi gözlem aletleri kullanmak için hala oldukça parlaktır. Gözlem aletlerini kağıda dökmek bu açıdan iyi bir fikir olabilir. Gözlemcilerin yeşil çerçeveden çok yeşil parlamayı gözlemlemeleri daha olasıdır.

Yanılsama Değil

Different shapes of the setting Sun
The second Sun at the image is the inter-reflection of the Sun from camera lens, and not a mirage

Soldaki fotoğraf, beş farklı gün batımı fotoğrafından oluşmuştur. Bunların hiçbiri yanılsama değildir. Birinci ve ikinci fotoğraflar deneyimli gözlemcileri bile yanıltabilir. Batan Güneş'in sahte yanılsamaları gibi görünseler bile öyle değildir. Üçüncü ve dördüncü fotoğrafların yanılsama olmadığı kolayca anlaşılabilir. Beşinci fotoğraf yanılsama olmamakla birlikte, Güneş lekesi bile değildir, arkasında Güneş yer alan bir örümceğin fotoğrafıdır. Bu kolajda Güneş'in farklı şekillerde olmasının sebebi genel olarak bulutlardır. Bulut, hava kirliği, duman gibi atmosferik etkiler astronomik objelerin yanılsamasını taklit edecek yanılsamalar oluşturabilirler.

Kaynakça

  1. ^ Jules Verne: The Green Ray Page 305 tr. by M. de Hauteville
  2. ^ An Introduction to Mirages 10 Ekim 2000 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. by Andy Young
  3. ^ Sunset Mirages 25 Ocak 2010 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Les Cowley
  4. ^ "Solar Calculator Glossary". NOAA.gov. 14 Haziran 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  5. ^ Jules Verne: Green Ray Page 305 tr. by M. de Hauteville | url = http://books.google.com/books?ct=result&id=3_ABAAAAQAAJ&dq=Jules+Verne%27s+%E2%80%9CEtruscan+vase%E2%80%9D&ots=WdLjWYdE7s&pg=PA305&lpg=PA305&q=sun#PPA306,M1
  6. ^ Jules Verne: Green Ray Page 32 tr. by M. de Hauteville | url = http://books.google.com/books?ct=result&id=3_ABAAAAQAAJ&dq=Jules+Verne%27s+%E2%80%9CEtruscan+vase%E2%80%9D&pg=PA305&lpg=PA305&q=green+ray#PPA33,M1
  7. ^ K. Solarino : The Green Flash Collection
  8. ^ Dispersive refraction 25 Haziran 2010 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. by webexhibits.org
  9. ^ Green and red rims 16 Aralık 2008 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. by Andy Young

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Astronomi</span> kökenleri, evrimleri, fiziksel ve kimyasal özellikleri ile gök cisimlerini açıklamaya çalışmak üzere gözleyen bilim dalı

Astronomi, gök bilimi ya da gökbilim gök cisimlerinin kökenlerini, evrimlerini, fiziksel ve kimyasal özelliklerini açıklamaya çalışan doğa bilimi dalıdır. Astronominin sınırlı ve özel bir alanı olan gök mekaniği ile karıştırılmaması gerekir. Astronomi daha açık bir deyişle, yörüngesel cisimleri ve Dünya atmosferinin dışında gerçekleşen, yıldızlar, gezegenler, kuyrukluyıldızlar, kutup ışıkları, gökadalar ve kozmik mikrodalga arkaalan ışınımı gibi gözlemlenebilir tüm olay ve olguları inceleyen bilim dalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Işık</span> elektromanyetik spektrumun insan gözü tarafından algılanabilen kısmı içindeki elektromanyetik radyasyon

Işık veya görünür ışık, elektromanyetik spektrumun insan gözü tarafından algılanabilen kısmı içindeki elektromanyetik radyasyon. Görünür ışık genellikle 400-700 nanometre (nm) aralığında ya da kızılötesi ve morötesi arasında 4.00 × 10−7 ile 7.00 × 10−7 m dalga boyları olarak tanımlanır. Bu dalga boyu yaklaşık 430-750 terahertz (THz) frekans aralığı anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Mikroskop</span> küçük cisimlerin mercek yardımıyla incelenmesini sağlayan alet

Mikroskop, çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük cisimlerin birkaç çeşit mercek yardımıyla büyütülerek görüntüsünün incelenmesini sağlayan bir alettir. Öncelikle adından da anlaşılacağı üzere, mikro, yani çok küçük hücrelerin incelenmesinin yanı sıra, sanayi, menakür, genetik, jeoloji, arkeoloji ve kriminalistik alanında da büyük hizmetler görmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Kırınım</span>

Kırınım ya da difraksiyon, ışık, ses ve radyoelektrik dalgaların karşılaştığı bâzı engelleri dolanarak geçmesi anlamında kullanılan terimdir.

<span class="mw-page-title-main">Filtre (fotoğrafçılık)</span>

Filtre, film üzerine vuran ışığın özelliklerini değiştirmek ve objektifin içine giren ışığı filtre etmek için objektifin ön kısmına takılan ve cam, plastik gibi maddelerden imal edilen yardımcı araçtır.

<span class="mw-page-title-main">Kutup ışıkları</span>

Kutup ışıkları ya da kutup aurorası, Kuzey ve Güney kutup bölgelerinde gökyüzünde görülen, yeryüzünün manyetik alanı ile Güneş'ten gelen yüklü parçacıkların etkileşimi sonucu ortaya çıkan doğal ışımalardır. Kuzey enlemlerde bu etki aurora borealis veya kuzey ışıkları olarak adlandırılır. Güney enlemlerindeki aurora australis oluşumu da benzer özelliklere sahiptir; ancak Antarktika'da, Güney Amerika'da ve Avustralya'da daha yüksek enlemlerden görülebilir.

<span class="mw-page-title-main">Kuasar</span> Gazca zengin, çok yüksek enerjili astronomik cisim

Kuasar, kütlesi milyonlarca ila on milyarlarca güneş kütlesi arasında değişen, bir gaz diski ile çevrili bir süper kütleli kara delik tarafından desteklenen son derece parlak bir aktif galaksi çekirdeğidir (AGN). Kara deliğe doğru düşen diskteki gaz sürtünme nedeniyle ısınır ve elektromanyetik radyasyon şeklinde enerji açığa çıkarır. Kuasarların ışıma enerjisi muazzamdır; en güçlü kuasarlar, Samanyolu gibi bir galaksiden binlerce kat daha fazla parlaklığa sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Newton'un evrensel kütleçekim yasası</span> Fizik kanunu

Newton'un evrensel çekim yasası (klâsik mekaniğin bir parçasıdır) aşağıdaki gibi ifade edilir;

Her bir noktasal kütle diğer noktasal kütleyi, ikisini birleştiren bir çizgi doğrultusundaki bir kuvvet ile çeker. Bu kuvvet bu iki kütlenin çarpımıyla doğru orantılı, aralarındaki mesafenin karesi ile ters orantılıdır:

Burada:

  • F iki kütle arasındaki çekim kuvvetinin büyüklüğü,
  • G Evrensel çekim sabiti 6.67 × 10-11 N m2 kg-2,
  • m1 birinci kütlenin büyüklüğü,
  • m2 ikinci kütlenin büyüklüğü,
  • r ise iki kütle arasındaki mesafedir.
<span class="mw-page-title-main">Yapay uydu</span> bir astronomik cismin yörüngesine oturtulmuş insan yapımı nesne

Yapay uydular, insanoğlunun geliştirip Dünya'nın veya başka gezegenlerin yörüngesine yerleştirdiği uydulardır. Bu uydular genellikle yarı-bağımsız bilgisayar kontrollü sistemlerdir.

Atmosferik kırılım ışığın ya da diğer bir elektromanyetik dalganın atmosferden geçerken ilerlediği düz çizgiden sapmasına verilen isimdir. Bu sapma havanın yoğunluğunun yüksekliğe bağlı olarak değişmesinden kaynaklanır. Yere yakın bölgelerde meydana gelen atmosferik kırılım serpalara neden olur ve uzaktaki cisimlerin parıldamasına ya da dalgalanmasına; yüksek veya alçak görünmesine; genişlemiş veya daralmış görünmesine sebep olur. Atmosferik kırılım terimi ışığın kırılmasında da kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Atmosfer optiği</span>

Atmosfer optiği Dünya atmosferinin kendine özgü optik özelliklerinin nasıl geniş ölçüde optik olgulara yol açtığını inceler. Gökyüzünün mavi rengi, yüksek frekanstaki mavi güneş ışığını gözlemcinin görüş alanına yönlendiren Rayleigh dağılımının direkt bir sonucudur. Mavi ışık kırmızıdan daha kolay dağılıma uğradığı için güneş kalın bir atmosferden gözlendiğinde kırmızı bir ton alır, bu da gündoğumu veya günbatımında olur. Ek olarak gökyüzündeki parçacıklar farklı renkleri farklı açılarda kırarak akşam veya şafak vaktinde rengarenk parlayan bir gökyüzü meydana getirebilir. Haleler, günbatımı parlaklığı, koronalar, güneş ışınları ve yalancı güneşlerin oluşmasında buz kristallerinden ve diğer parçacıklardan saçılım sorumludur. Bu olgulardaki çeşitlilik parçacık boyut ve geometrilerine bağlıdır.

<span class="mw-page-title-main">Optik illüzyon</span>

Optik illüzyon ya da göz yanılsaması, görsel olarak algılanan görüntüler ile nesnel gerçekliğin farklı olduğu durumlar için kullanılan terimdir. Göz tarafından toplanan ve beyinde işlenen bilgiler uyaran kaynağının fiziksel ölçümü ile uyuşmayan bir algı oluşturur. Temel olarak 3 tipi vardır: Değişmez optik illüzyonlar ile temsil ettiği nesnelerden farklı algılanan görüntüler oluşturulur, fizyolojik optik illüzyonlar gözlerin ve beynin belirli bir tür aşırı uyarılması ile etki gösterir ve bilişsel illüzyonlar, bilinçsiz çıkarımlar sonucu oluşur.

Sönme, gözlemci ve astronomik obje arasında ortaya çıkan gaz ve tozun oluşturduğu elektromanyetik radyasyonun serpintisini ve emilimini (absorbasyonunu) anlatmak için kullanılır. Yıldızlararası sönümleme Robert Julius Trumpler tarafından 1930 yılında tanındı. Ancak, etkileri Friedrich Georg Wilhelm von Struve'nin tarafından 1847 yılında belirtilmiştir. Ve bu yıldızların renkleri üzerindeki etkisi, onu galaktik tozun genel varlığı ile irtibatlamamış bazı kişilerce gözlemlenmiştir. Samanyolu'nun düzlemine yakın uzanan yıldızlar dünyanın birkaç bin parseki içinde olup V bandındaki tükenme kiloparsec başına 1,8 büyüklüğündedir.

<span class="mw-page-title-main">Gezegenler arası ortam</span>

Gezegenler arası ortam, Güneş Sistemi’ni dolduran, gezegenler, asteroidler ve kuyrukluyıldızlar gibi Güneş Sistemi cisimleri içerisinden geçen materyaldir.

<span class="mw-page-title-main">Atmosferik dağılım</span>

Atmosferik dağılım başlıca şu şekilde gösterilir:

<span class="mw-page-title-main">Kütleçekimsel merceklenme</span> Işığın bükülmesi

Kütleçekimsel merceklenme, uzaktaki bir kaynak ile gözlemci arasındaki madde dağılımını ifade eder. Bu kaynaktan gelen ışığın, gözlemciye doğru yolculuk ederken, kütleçekimsel merceklenme olayı sayesinde bükülmesi yeteneğidir. Bu etki, Einstein'in genel görelilik teorisinin tahminlerinden biridir ve kütleçekimsel merceklenme olarak bilinir.

Uyarlanabilir optik, optik sistemlerinin performansını artırmak için geliştirilmiş ve dalga cephesi bozulmalarını en aza indirmek amacıyla kurulmuş bir teknolojidir.

<span class="mw-page-title-main">Gökyüzü parlaklığı</span>

Gökyüzü parlaklığı; gökyüzünün görsel parlaklığı, ışığı nasıl yansıttığı ve yaydığı. Gökyüzünün gece tamamen karanlık olmadığı gerçeği kolaylıkla gözlemlenebilir. Eğer ışık kaynakları gökyüzünden uzaklaştırılsaydı, gökyüzü tamamen kirli gözükürdü. Gökyüzüne doğru olan cisimlerin silüetleri mümkün olmazdı.

<span class="mw-page-title-main">Zodyak ışığı</span>

Zodyak ışığı, sabah güneş doğmadan önce veya akşam battıktan hemen sonra, ufukta Güneş’in yakınından gökyüzüne doğru yükselen, hemen hemen üçgen şeklindeki sönük ışıktır. En güzel gözüktüğü zamanlar ilkbahar ve sonbahar aylarıdır çünkü o aylarda ekliptik denilen tutulma düzlemi ufka dik olur. Güneş ışınlarının tutulma düzlemindeki tozlardan saçılması sonucu oluşur ve o kadar sönüktür ki Ay ışığı veya ışık kirliliği varsa görünmesi çok zordur.

<span class="mw-page-title-main">Işık kirliliği</span> Fazladan abartılmış ışık kaynağı

Işık kirliliği, ışığın canlıları rahatsız edecek şekilde yanlış kullanılmasıdır. Yanlış yönde, yanlış miktarda, yanlış yerde, aydınlatılması gerekmeyen yerde ışık kullanımı hem ekonomik kayıp hem de rahatsız edici bir durumdur.