İçeriğe atla

Asnières'de Yıkananlar

Asnières'de Yıkananlar
Sanatçı Georges-Pierre Seurat
Yıl 1884
Tür Yağlıboya
Boyutlar 201 cm × 300 cm (79 in × 120 in)
Konum Londra Ulusal Galerisi, Londra
Tabloya Noktacı yeniden dokunmalar 1887 yılında uygulandı.

Asnières'de Yıkananlar[1] (FransızcaUne Baignade, Asnières), Fransız ressam Georges-Pierre Seurat tarafından 1884 yılında tamamlanmış olan yağlı boya tablo. Eser, ressamın büyük boyutlarda yaptığı ilk iki başyapıtından biridir. Resim, çağdaş renk teorisinin titiz örneklerinden biridir ve sanatçının kısa anları sunmayı hedefleyen izlenimci felsefesinden uzaklaşmaya çalıştığını gözler önüne serer. Asnières'de Yıkananlar şu anda Londra Ulusal Galerisi'nde sergilenmektedir ve galeri resmi koleksiyonunun en parlak parçalarından biri kabul etmektedir.[2]

Yeri

Tablo, Paris'in merkezinden 7.9 km uzakta olan Asnières'de yapıldı. Kumsalın kıyısında Seine Nehri'nin kuzey ucu yer alır ve nehrin ortasında ila Grande Jatte Adası vardır. Arka planda Asnières demiryolu köprüsü ve Paris'in Clichy banliyösündeki sanayi yapıları ayırt edilebilir. Sağ taraftaki ağaçlar da orada la Grande Jatte Adası'nın olduğunun ipucunu izleyiciye verir. O dönemde bu tarz mekanlar haritalarda "Baignade" (banyo bölgesi) olarak gösterilirdi.[3][4]

Teknik ve estetik

Seurat bu tabloda kullandığı tekniği balayé olarak açıkladı. Bu yöntemde, düz bir fırça, betimlenen yatay seviyeye yaklaştıkça küçülen fırça darbeleri vurarak renklerin oluşmasını sağlamak kullanılır.[5] Balayé tekniğine resmin tamamında değil, ressamın uygun gördüğü noktalarda rastlanır (Örneğin çimenlerin sunumunda). Sanatçı estetik teorisyenleri Charles Blanc ve David Sutter ile kimyacı Michel Eugène Chevreul ve fizikçi Ogden Rood'un konuyla ilgili yazılarını okumuştu ve bu tabloyla Seurat, renkler hakkında okuduğu bu fikirleri nasıl algıladığını tuvale yansıtmıştı.[6]

Tabloda yaz öğleden sonrasının sıcaklığı ağaçların ve binaların kenarlarını yumuşatmış ve gökyüzünün rengini solgunlaştırmış gibiydi. Ufukta gök tamamen beyaza dönmüştü. Asnières'de Yıkananlar'ın yüzeyindeki pırıltılı görünüş ısının vurgulanışını ve parlak güneş ışığının varlığını güçlendirmektedir. Sanat tarihçisi Roger Fry resimdeki bu sanatsal başarıyla ilgili şunları yazdı: "Hiç kimse bu tabloyu sarmış olan ürkek duyarlılığı, içe işleyen gözlemi ve bitmek tükenmek bilmeyen tutarlığı Seurat kadar güzel yansıtamazdı."[7] Merkezdeki figürler yalnız betimlenmişlerdi. Her biri heykel gibi durmaktaydı. Tenleri ve kıyafetleri temizdi. Çevrelerinin farkında değil gibi görünüyorlardı. Sağ alt köşedeki oğlan çocuğu haricindeki tüm karakterler kendi hayal dünyalarına dalmış gibiydiler. Tam ortada ve biraz daha uzakta yer alan yatay ve dikey çizgiler, ön taraftaki figürleri rahatlamış duruşlarıyla tezat oluşturuyordu. Bu pozları, kafalarının açısı ve kollarının pozisyonu insanlar her ne kadar bireysel olsalar da gruba belirli bir estetik kazandırmıştı.[5] Sıcaklı, ırmağın durgun akışı ve tabloda resmedilen insanların duruşları sonsuzluğun ve değişmezliğin simgesi gibiydi.

Endüstri

Tablonun yapıldığı dönemde Paris'te kentsel bir gelişme yaşanıyordu. 1850'de bir milyon olan şehir nüfusu 1877 yılında iki milyona çıkmıştı. Sıradan insanların için çalışma şartları onları memnun etmiyordu ve tehlikeliydi. Tüm bu gelişmeler, ressamları da etkilemişti Örneğin 1875'te Claude Monet madenlerde çalışan erkekleri resmetmişti. Seurat ise işçileri çalıştıkları mekanda betimlemek yerine Asnières ve Courbevoie bölgelerinin çalışan kesmini boş vakitlerinde çizmeyi tercih etti. Tabloda, hiçbir kabalık ya da aykırılık mesajı olmaması onu diğer eserlerden farklı kıldı.[8] Seurat, kompozisyonunda fabrikalar ve trenleri kullanmıştı fakat tüm bu imgeler bulanıktı. Her ne kadar fabrikaların bacaları duman çıkartsa da manzaranın huzurlu doğasını bozmak için fazla güçsüz görünüyorlardı.

Hazırlık

Seurat, bir sene boyunca tablo için büyük hazırlıklar yaptı. Ressamın, Asnières'de Yıkananlar'a hazırlanmak için oluşturduğu bugüne kadar korunabilmiş on üç tane yağlı boya çalışması bulunmaktadır. Bu çalışmalarında çoğunlukla dış mekan resmetmişti ve özellikle son parçanın kompozisyonu Asnières'de Yıkananlar'ı anımsatmaktaydı. Seurat bu çalışmalarına çok düşkündü. Onlara croquetons olarak sesleniyordu ve çalışmaları atölyesinin duvarlarına asmıştı.[9] Dokuz çizimde, ressamın tablodaki ana figürlerin her birine odaklandığı görünür. "Conté" (Bir tür mum boya) kullanılarak ışığın ve gölgenin yayılımının nasıl olacağını çözmeye çalıştı. Ressam, bu tek renkli resimlerde gördüğü detayları resmin son halinde renklere çevirdi.

Tarihi

Asnières'de Yıkananlar, ressamın atölyesinde, sanatçının bir diğer tablosu olan Grande Jatte Adası'nda Bir Pazar Öğleden Sonrası (Un dimanche après-midi à l'Île de la Grande Jatte) ile aynı boyutlarda olan bir tuvalin üzerinde yapıldı. Çalışma 1884 yılındaki Paris Salonu'na kabul edilmedi. Aynı sene ressamın da kurucuları arasında bulunduğu Société des Artistes Indépendants'ın ilk sergisinde yer aldı.[10] Resim pek çok farklı eleştiri aldı.[11] Uzun yıllar boyunca sanatçının ailesinde ve eleştirmen dostu Félix Fénéon'da kalan tablo, 1924 yılında Britanya ulusal koleksiyonuna katılması için Tate Galeri tarafından satın alındı. 1961 yılında yılında halen sergilenmekte olduğu Londra Ulusal Galerisi'ne taşındı.[12]

Kaynakça

  • Leighton, John; Thompson, Richard (1997), Seurat and the The Bathers, National Gallery Publications Limited, ISBN 1-85709-169-8 
  • Rewald, John (1990), Seurat, Thames and Hudson 

Notlar

  1. ^ Little, Stephen. ...izmler: Sanatı Anlamak. Yapı Yayın, Sayfa 86.
  2. ^ "National Gallery, Londra. 30 highlight paintings.". 24 Şubat 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Kasım 2009. 
  3. ^ Leighton & Thompson 1997, s. 53-55
  4. ^ Seurat and the making of La Grande Jatte, Robert L Herbert, Neil Harris. The Art Institute of Chicago, 2004, isbn 0520242114. Sayfa 40.
  5. ^ a b Seurat, Une Baignade, Asnières (The Gallery Books, No. 9), Douglas Cooper, Percy Lund Humphries & Company Ltd, 12 Bedford Square, Londra, 1946. Sayfa 14.
  6. ^ Leighton & Thompson 1997, s. 42
  7. ^ Seurat, Roger Fry & Anthony Blunt, Phaidon, Londra, 1965. Sayfa 13.
  8. ^ Leighton & Thompson 1997, s. 115-118
  9. ^ Leighton & Thompson 1997, s. 32, 51-52, 64
  10. ^ Rewald 1990, s. 53
  11. ^ Rewald 1990, s. 56-58
  12. ^ Leighton & Thompson 1997, s. 8

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Vincent van Gogh</span> Hollandalı ressam

Vincent Willem van Gogh, Hollandalı ard izlenimci ressamdır. Batı dünyası sanat tarihinin en tanınmış ve en etkili şahsiyetlerinden biridir. On yıldan biraz fazla bir süre içinde aralarında 860 yağlı boya tablonun da olduğu 2.100 kadar resim ve çizim çalışması üretti ve bunların çoğu yaşamının son iki yılında yapıldı. Bunların arasında manzaralar, natürmortlar, portreler ve otoportreler bulunmaktadır ve modern sanatın temelleri sayılan cüretkâr renkler ile canlı, fevrî ve ifade dolu fırça darbeleriyle ayırt edilirler. 37 yaşında yıllardır süren psikolojik rahatsızlığı ve yoksulluğun ardından trajik bir biçimde kimilerine göre intihar, kimilerine göre bir cinayet sebebiyle silahla yaralandıktan otuz saat sonra hayata veda etti.

<span class="mw-page-title-main">Paul Cézanne</span> Fransız ressam (1839 – 1906)

Paul Cézanne, Fransız post-empresyonist ressam ve gezgin. Modern sanatın gelişmesine yaptığı katkılar ve etkisi nedeniyle çoğu zaman modern sanatın babası olarak anılmıştır. Empresyonizm ile kübizm arasında bir köprü oluşturmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Pierre Auguste Renoir</span> Fransız heykeltıraş ve ressam (1841 – 1919)

Pierre Auguste Renoir, İzlenimcilik akımının başta gelenlerinden Fransız ressam.

<span class="mw-page-title-main">Georges Seurat</span> Fransız ressam (1859 – 1891)

Georges Seurat, Fransız ressam. Akademik resim geleneğine bağlı Ard İzlenimci ve Noktacı (Pointillist) ressam.

<span class="mw-page-title-main">Edgar Degas</span> Fransız ressam (1834-1917)

Edgar Degas, tam adı Hilaire-Germain-Edgar Degas olan, Fransız ressam, heykeltıraş ve çizer. İzlenimcilik akımının kurucularından biri kabul edilse de ressam bu terimi reddedip gerçekçi olarak tanınmayı tercih ettiğini açıklamıştır. Tekniği başarılı bir ressam olan Degas, daha çok dans temalı resimleri ile tanındı. Çalışmalarının yarısından fazlası dansçılarla ilgiliydi. Bu çalışmaları aynı zamanda onun hareketin betimlemesindeki ustalığını gösteriyordu. Dans kadar at yarışları ve çıplak kadınlar çizmekte de başarılıydı. Portreleri de sanat tarihinin en başarılılarından kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Camille Pissarro</span> Fransız ressam (1830-1903)

Jacob-Abraham-Camille Pissarro, izlenimci Fransız ressam. İzlenimcilik ve Art izlenimcilik akımlarına yaptığı katkıların dışında meslektaşlarına özellikle de Paul Cézanne ve Paul Gauguin'e verdiği destekle tanınır.

<span class="mw-page-title-main">Eugène Delacroix</span> Fransız ressam (1798–1863)

Ferdinand Victor Eugène Delacroix Fransa'nın en önemli Romantik ressamlarından birisidir. Ressamın ifadesi güçlü fırça darbeleri ve renklerin optik etkileri üzerine çalışmaları Empresyonistleri, egzotik olana tutkusu da Sembolistleri etkilemiştir. Fransız şair Baudelaire, onu "Rönesans'ın son büyük ressamı ve modern dönemin ilk büyük ressamı" olarak tanımlar.

<span class="mw-page-title-main">Paul Signac</span> Fransız ressam (1863 – 1935)

Paul Victor Jules Signac, Fransız neo-empresyonist ressam. Georges Seurat ile beraber puantilist (noktacı) stili geliştirmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Namık İsmail</span> Türk ressam

Namık İsmail, Türk ressam.

<i>Aynadaki Venüs</i> Diego Velázquez tablosu

Aynadaki Venüs, İspanyol Altın Çağı'nın önde gelen ressamlarından Diego Velázquez'in (1599–1660) tablosu. Eser Londra'daki Ulusal Galeri'de sergilenmektedir. Velázquez bu tabloyu 1647 ile 1651 yılları arasında tamamlamıştır.

<i>Fırtına</i> (tablo)

Fırtına, İtalyan ressam Giorgione'nin 1506 - 1508 tarihleri arasında yaptığı Rönesans tablosu. Venedikli bir soylu olan Gabriele Vendramin tarafından sipariş edilen eser, şu anda Venedik'teki Gallerie dell'Accademia'da sergilenmektedir. Tablo, ressamın ilk resmi olarak bilinir.

<i>Kırda Öğle Yemeği</i> Fransız ressam Édouard Manetnin tablosu

Kırda Öğle Yemeği ya da Kırda Piknik Fransız ressam Édouard Manet'nin 1862 - 1863 yılları arasında tamamladığı tablosudur. Eser, şu anda Paris'teki Orsay Müzesi'nde sergilenmektedir.

<i>Büyük Odalık</i>

Büyük Odalık, 1814 yılında Jean Auguste Dominique Ingres tarafından yapılan yağlı boya tablo. Eserde bir odalık ya da cariye betimlenmiştir. Dönemdaşları, bu çalışmasını, ressamın neoklasisizmden ayrılma ve egzotik romantizme yakınlaşma noktası olarak kabul ederler. Büyük Odalık, ilk sergilendiğinde büyük ilgi çekti. İnce uzun oranları ve anatomik gerçekçilikten uzaklığı ile dikkatleri topladı. Eser şu anda Paris'teki Louvre Müzesi'nde sergilenmektedir.

Gustave Caillebotte, Fransız ressam. İzlenimcilik akımının hem üyesi hem de koruyucularından biridir. Gruptaki diğer sanatçılara göre gerçekçilik akımına daha yakın durmuştur. Caillebotte fotoğrafçılığa olan ilgisi ile de tanınmaktadır.

Henry Scott Tuke, İngiliz ressam ve fotoğrafçıdır. Empresyonist bir tarzda sanatını icra etmiş Henry'nin en iyi yapıtları çıplak erkek ve gençleri çizdiği resimleri olarak bilinir.

<span class="mw-page-title-main">André Derain</span> Fransız gravürcü ve ressam (1880 – 1954)

André Derain, Henri Matisse ile birlikte Fovizm'in kurucusu olan Fransız ressam ve heykeltıraş.

<i>Grande Jatte Adasında Bir Pazar Öğleden Sonrası</i>

Grande Jatte Adası'nda Bir Pazar Öğleden Sonrası Fransız ressam Georges Seurat'ın 1886 yılında tamamladığı tablosu. Bu eser, ondokuzuncu yüzyıl sonları ve yirminci yüzyıl başlarında Fransız Yeni izlenimci ressamlar tarafından yaygın olarak kullanılan noktacılık tekniğinin en iyi orneklerinden biri kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Vilhelm Hammershøi</span>

Vilhelm Hammershøi (

<span class="mw-page-title-main">Vincent van Gogh'un ölümünden sonra ünlenmesi</span>

Vincent van Gogh'un ünü, yaşamının son yılında Fransa ve Belçika'ya, öldükten hemen sonra da Hollanda ve Almanya'ya yayılmaya başlamıştır. Küçük kardeşi Theo ile olan arkadaşlıkları 1872 Ağustos'undan beri yazdıkları mektuplarla belgelenmiştir. Bu mektuplar Theo'nun eşi Johanna van Gogh-Bonger tarafından 1914'te üç cilt olarak yayımlanmıştır. Vincent'ın ve eşinin ölümünden sonra van Gogh'un tabloları kendisine miras kalan Johanna, bunları ödünç vererek ilk van Gogh sergilerinin düzenlenmesini desteklemiştir. Mektupların yayımlanması, kendini resme adamış, sanatı için cefa çekmiş ve genç yaşta ölmüş olan Vincent van Gogh'un çok etkili ve çekici gizeminin Avrupa'ya ve oradan da dünyaya yayılmasında yardımcı olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Vincent van Gogh'un natürmort resimleri (Paris)</span>

Vincent van Gogh'un natürmort resimleri (Paris), çizdiği birçok çizim, eskiz ve tabloya konu olan; 1886 ve 1887'de Vincent van Gogh'un, Hollanda'dan; Paris'te Montmartre'ye taşınmasından sonra gerçekleştirdiği çalışmalardır. Paris'teyken Van Gogh, natürmort resimlerinde kullandığı konuları, renkleri ve teknikleri değiştirdi.