İçeriğe atla

Asafnâme

Asafnâme, Osmanlı sadrazamlarından Lütfi Paşa'nın Osmanlı devlet teşkilatı hakkındaki risalesidir. Koçi Bey Risalesi ve Defterdar Sarı Mehmed Paşa tarafından yazılan Nesâyihü'l-Vüzerâ ve'l-Ümerâ adlı eser ile aynı kategoriye girmektedir. Eser Osmanlı İmparatorluğu hakkındaki kaynak yapıtlardan biridir. Osmanlıların aksak yönlerin belirtmesi ve çözüm önerileri sunmasından dolayı üzerinde durulan önemli bir eser haline gelmiştir. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu duraklama döneminde çözülmenin engellemesini Kanuni Kadim'de gören gelenekçi risalecilerin kendi dönemleriyle Osmanlı'nın güçlü dönemleri arasında karşılaştırma yaparken kullandıkları kaynak eserlerden biridir.[1][2]

İçeriği

Lütfi Paşa sadrazamlık görevine geldiğinde Osmanlı İmparatorluğu'nun devlet teşkilatının bozuk olduğunu, kanun ve siyasi düzenin eskisi gibi olmadığını ve teorideki şeylerin yanlış olarak pratiğe döküldüğünü ileri sürdü. Kendisinden sonra devlet kademelerinde görev alacaklara birtakım önerilerde bulunmak için de bu risalesini oluşturdu. Yazdığı risalesini bir giriş ve dört bölüm halinde hazırladı. Risalenin giriş kısmında saraya girişi ve önceki faaliyetlerinden bahsetti. Ardından vezirizâmlık görevine gelen kişilerin hangi özellikleri barındırması ve padişah, devlet kademeleri ve halk ile nasıl bir ilişki içinde bulunması gerektiğini anlattı. İkinci bölümde kara ve deniz savaşlarının öneminden; üçüncü bölümde maliye idaresi ve emeklilik durumlarından ve son olarak da Tatarlar, seyyidler ve şerifler gibi bazı sınıfların durumlarını ele aldı. Eser içeriğine göre vezirlik görevi sonrasında kaleme aldığı bu risale, Lütfi Paşa'nın en önemli eseridir. İçerik olarak sade bir yapıda olan bu risalesinde Osmanlı devlet teşkilatının yanı sıra devlet içinde aksayan kurumları ve kendi döneminde yapıp ettiklerinden bahsetti. Kendisi icraatlarından bahsederken kısmi olarak övgü dolu bir dil kullandı Ayrıca risalenin İstanbul ve Avrupa'daki bazı nüshaları arasında farklar mevcuttur.[3]

Kaynakça

  1. ^ Gökçe, Özcan. "Deterdar Sarı Mehmed Paşa'nın Nesâyihü'l-Vüzerâ ve'l-Ümerâ Adlı Eserine Göre Osmanlı Yönetim Anlayışı ve Toplum Düzeni" (PDF). Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi. 24 Şubat 2017 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Şubat 2017. 
  2. ^ Gümüş, Musa. "Defterdar Sarı Mehmed Paşa'nın "Nesâyihü'l-Vüzerâ ve'l-Ümerâ" Adlı Eserine Göre Bektaşi Ocağı'nın Durumu". Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi. s. 178. 23 Şubat 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Şubat 2017. 
  3. ^ "Asafnâme" (PDF). TDVİA. 28 Şubat 2017 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Şubat 2017. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Sokollu Mehmed Paşa</span> 36. Osmanlı sadrazamı

Sokollu veya Sokullu Mehmed Paşa, I. Süleyman döneminde Osmanlı donanmasının Kaptan-ı Deryalığı ve yine I. Süleyman, II. Selim ve III. Murad dönemlerinde 14 yıl Osmanlı Devleti'nin sadrazamlığını yapmış Osmanlı devlet adamıdır. I. Süleyman'ın son sadrazamı olmuştur. Hem Osmanlı İmparatorluğu'nun zirvede bulunduğu dönemi simgelemesi itibarıyla hem de icraatları, projeleri ve kişiliği sayesinde en önemli Osmanlı sadrazamlarından biri kabul edilir. II. Selim'in damadı ve Esmehan Sultan'ın eşidir.

<span class="mw-page-title-main">Mehmed Emin Rauf Paşa</span> 168. Osmanlı sadrazamı

Mehmet Emin Rauf Paşa iki kez II. Mahmud ve üç kez Abdülmecid döneminde toplam 5 kez 14 sene 7 ay 36 gün sadrazamlık yapmış olan Osmanlı devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">Mehter</span> Osmanlı İmparatorluğu askeri bandosu

Mehter, Osmanlı saray teşkilatında yer alan çalgı takımı.

Alâeddin Paşa, ilk iki Osmanlı padişahı olan Osman Gazi ve Orhan Gazi döneminde, takriben 1320-1331 arasında vezirlik yapmış Osmanlı devlet adamı.

<span class="mw-page-title-main">Lütfi Paşa</span> 31. Osmanlı sadrazamı

Damat Çelebi Lütfi Paşa, Kanuni Sultan Süleyman saltanatı döneminde 13 Temmuz 1539 - Nisan 1541 arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">Rüstem Paşa</span> 33. Osmanlı sadrazamı

Rüstem Paşa, Kanuni Sultan Süleyman saltanatı döneminde 28 Kasım 1544 - 6 Ekim 1553 ve 29 Eylül 1555 - 10 Temmuz 1561 tarihleri arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Sarı Süleyman Paşa ; IV. Mehmed'in saltanatında, 18 Aralık 1685-23 Eylül 1687 tarihleri arasında bir yıl dokuz ay altı gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">Yirmisekizzade Mehmed Said Paşa</span> 136. Osmanlı sadrazamı

Yirmisekizzade Mehmet Said Paşa veya diğer tanınan adıyla Mehmed Said Efendi, III. Osman saltanatında 25 Ekim 1755 - 1 Nisan 1756 tarihleri arasında beş ay yedi gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Koca Derviş Mehmet Paşa veya Bıyıklı Koca Derviş Mehmet Paşa,, IV. Mehmed saltanatı döneminde 21 Mart 1653 - 28 Kasım 1654 tarihleri arasında bir yıl yedi ay sekiz gün sadrazamlık yapmış bir Çerkes asıllı Osmanlı devlet adamıdır. Öncesinde iki kez, 1649-1650 ve 1652-1653 dönemlerinde, kaptan-ı deryalık yapmıştır.

Yağlıkçızade Derviş Mehmed Paşa I. Abdülhamid saltanatı döneminde 6 Temmuz 1775 - 5 Ocak 1777 tarihleri arasında bir yıl altı ay sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">Sadık Rıfat Paşa</span> Diplomat ve devlet adamı

Sadık Rıfat Paşa, iki kez Osmanlı Hariciye Nazırlığı yapmış diplomat ve devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">İşkodra</span> Arnavutlukun kuzeybatısında bir şehir

İşkodra Arnavutluk cumhuriyetinin en eski yerleşim merkezlerinden biri olan İşkodra aynı zamanda ülkenin kuzey kesiminin en önemli sanayi ve kültür merkezidir. İşkodra vilayetinin merkezi olan şehrin nüfusu 90.000'dir.

Koçi Bey Sultan IV. Murad ve kardeşi Sultan İbrahim'e sunduğu risâleleri ile tanınan 17. yüzyıl Osmanlı yazar, düşünür ve devlet adamı.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı başdefterdarları listesi</span> Vikimedya liste maddesi

Başdeftardar, 14. yüzyıl ile 19. yüzyıl arasinda Osmanlı Devleti'nin en yüksek maliye görevlisi idi. Fatih'in kanunnamesine göre bașdefterdar padișahın malının vekili ve veziri-azam da nazırı idi. Devlet hazinesinin açılıp kapanması başdefterdar bulunmasıyla yapılırdı. "Başdefterdar" Divan-ı Hümayun üyesi idi. Başdefterdar 14. yüzyıl ile 19. yüzyıl dönemi protokolüne göre vezir ve kazasker rütbelerinden daha aşağıda ama Yeniçeri Ağası'nın üzerinde bulunmaktaydı.

Hoca Sinan Paşa, 15. yüzyıl Osmanlı kelam alimi, matematikçi ve devlet adamı.

Nesâyihü'l-Vüzerâ ve'l-Ümerâ ya da Hüseyin Ragıp Uğural'ın adlandırmasıyla Devlet Adamına Öğütler, III. Ahmed döneminde yaşamış Defterdar Sarı Mehmed Paşa'nın dokuz bölümden oluşan ve nasihatname türünde sayılabilecek eseri. İsim konusunda farklı telifleri bulunan fakat yaygın olarak "Nesâyihü’l-Vüzerâ ve’l-Ümerâ" şeklinde bilinen bu eser Koçi Bey Risalesi ve Lütfi Paşa’nın Asafnâmesi gibi Osmanlı devlet teşkilatının bozulması üzerine yazılan ve birtakım çözüm önerilerinde bulunan bir eserdir. Dönem koşulları, bozulan siyasi düzen, Osmanlı modernleşmesinin geçirdiği zihniyet evrimleri ve devlet yöneticilerinin entelektüel zekâlarını göstermesi bakımından Türkiye'de çağdaş düşünce tarihi alanında önemli bir kaynaktır. İçeriği sadrazamın ahlak ve davranış biçimleri, rüşvetin zararları, yeniçeri ocağının, bazı memurlukların, makam sahibi kişilerin ve halkın anlık durumu üzerinedir. Ordinaryüs profesör Hilmi Ziya Ülken bu eseri ekonomik ve siyasi bir tenkit ürünü olarak görerek çağdaşı Thomas More'un Ütopya'sı ile olan karşıtlığına dikkat çekmektedir.

Defterdar Sarı Mehmed Paşa ya da Bakkaloğlu Defterdar Sarı Hacı Mehmed Paşa Osmanlı devlet yöneticisi ve tarihçi. Dönem tarihçileri tarafından "Bakkalzâde" ve "Sarı" lakapları ile nitelendirilmiş olsa bile en bilinen lakabı "Defterdar" şeklindedir. Bunda toplamda yedi kez defterdarlık görevinde bulunmuş olmasının büyük bir etkisi vardır. Nesâyihü'l-Vüzerâ ve'l-Ümerâ adlı risalesi ile döneminin Osmanlı devlet teşkilatını anlatmış ve birtakım aksaklıklara çözüm önerilerinde bulunmuştur.

Koçi Bey Risalesi, 17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu duraklama döneminde Koçi Bey tarafından IV. Murat ve İbrahim'e sunulan eleştirel tarzdaki rapor. Osmanlı'da o döneme kadar padişaha sunulmuş ilk yazılı rapor olma özelliğine sahiptir. Lütfi Paşa'nın Asafnâme'si ve Defterdar Sarı Mehmed Paşa'nın Nesâyihü'l-Vüzerâ ve'l-Ümerâ eseriyle aynı kategoriye girmektedir.

<span class="mw-page-title-main">İran Sefaretnâmesi</span>

İran Sefaretnâmesi, 1811 yılında Osmanlı elçisi olarak Tahran'a giden Yâsincizâde Abdülvehhab Efendi’nin Bozoklu Osman Şakir Efendi tarafından kaleme alınan elçilik raporudur.

Reaya, aslen Arapça (رعية) kelime olup Farsçada "yönetilenler" anlamına gelen bir toplumsal sınıftır. Terimin ilk olarak İran coğrafyasında ortaya çıktığı, daha sonra Selçuklular aracılığıyla Osmanlı Devleti'ne geçtiği tahmin edilmektedir. Reaya sınıfının görevi üretim yapmak ve vergi vermektir. Kelimenin diğer anlamı "koyun sürüsü"dür. Bu yüzden kelimenin kullanıldığı devletlerde halkın yönetilenler tarafından koyun sürüsüne benzetildiği yönünde eleştiriler bulunmaktadır.