İçeriğe atla

Armazi

Koordinatlar: 41°49′K 44°40′D / 41.817°K 44.667°D / 41.817; 44.667
Armazi
არმაზი
Mt. Bagineti'de bulunan Armazi sarayındaki altı sütunlu bir salonun kalıntıları (MÖ 1. yüzyıl)
KonumKartli, Gürcistan
Koordinatlar41°49′K 44°40′D / 41.817°K 44.667°D / 41.817; 44.667
TürYerleşim
Sit ayrıntıları
DurumHarabe

Armazi (Gürcüce: არმაზი) Mtsheta'nin 4 km güneybatısında ve Tiflis'in 22 km kuzeybatısında konumlanmış, Gürcistan'daki tarihi bir bölgedir. Tarihi Büyük Mtsheta'nın sınırlarında ve aynı adı taşıyan antik kentin bulunduğu yerdedir. İlk Gürcü krallıkları olan Kartli veya İberya'nın ilk başkenti de burada konumlanmıştır. Armazi, özellikle millattan sonraki ilk yüzyıllarda gelişti ve 730'lardaki Arap işgaliyle beraber yok edildi.

Arkeoloji

1890'da Armazi topraklarında yapılan küçük kazılar, kaidenin üzerine inşa edilen kerpiç surları, taş basamaklarla beraber ortaya koydu. Ayrıca MS 1. yüzyıla ait bir kadın bedeninin parçalarının bulunduğu iki odalı yapıyı açığa çıkardı. 1943'ten 1948'e kadar Gürcü Bilimler Akademisi'nden Andria Apakidze'nin yönetiminde büyük çapta kazı yapıldı. 1985 yılında yeniden başlatılan kazı, günümüzde devam ediyor. Kazı çalışmaları, MS 1. yüzyılın ilk yarısında kerpiçten yapılma duvarların ve kulelerin, kesme taştan bir kaidenin üzerine inşa edildiğini ve bu surların tepenin üstünü sardığını ve nehre doğru eğimli bir şekilde devam ederek 30 hektarlık bir alanı kapladığını ortaya koydu. Duvarların içindeki arazi teraslanmış ve terasların üzerine çeşitli binalar yerleştirilmiştir.

Üç ana kültürel katman tanımlanmıştır: en eski katmandaki yapılar MÖ 4. ve MÖ 3. yüzyıllar arasında yapılmıştır (Armazi I), ortanca katman ise MÖ 3 ve MÖ 1. yüzyıllar arasında yapılmış yapılardan oluşmaktadır (Armazi II) ve nispeten yeni olan yapılar, MS 1 - 7. yüzyıl arasına aittir (Armazi III). Armazi I, geçilmez bir taban oluşturan masif taş bloklardan inşa edilmiştir, ancak daha az dayanıklı kerpiç ile bitirilmiştir. Ayrıca kiremit çatılı ve altı sütunlu büyük bir salon içermektedir. Armazi II, apsisi olan bir tapınak ile dikkat çekmektedir. Armazi III, zarif kesilmiş taş bloklarla inşa edilmiş en zengin katmandır. Bloklar birbirine kireç harcı ve metal kıskaçlarla birleştirilmiştir. Günümüze kadar gelen yapılar arasında kraliyet sarayı, zengin bir şekilde dekore edilmiş birkaç mezar, bir hamam ve küçük bir taş türbe bulunmaktadır.[1]

Bölge günümüzde Ulusal Arkeoloji Müzesi-Büyük Mtsheta Rezervinin bir parçası olarak idare edilen devlet korumalı bir alan müzesidir.[2]

Tarihi

Armazi kalesinin kalıntıları

Arkeolojik kanıtlar, antik Armazi'nin bugün olduğundan çok daha geniş bir alana yayıldığını kanıtlamaktadır. Armazi stratejik olarak önemli bir noktadadır. Büyük Kafkas Dağları üzerindeki ana yol olan Daryal Geçidi'ne hazır erişimi vardır. İskitler, Yakın Doğuyu işgal etmek için bu geçidi kullanmışlardır.

Kentin adı ve baskın akropolisi, Armaz-Tsihe (anlamı, "Armazi Kalesi"; არმაზციხე), İberyalı Paganların baş Tanrısı olan Armazi'den gelmektedir. Bu addan ilk olarak Orta Çağ'dan kalma Gürcü belgelerinde bahsedilmesine rağmen, kesinlikle daha eski addır. Klasik dönem yazarları olan Strabon, Büyük Plinius, Batlamyus ve Cassius Dio burayı Armastika veya Harmozika olarak tanımlamıştır. Orta Çağ Gürcü kroniklerinden oluşan koleksiyona göre, Armaztsihe, MÖ 3. yüzyılda, kral I. Parnavaz tarafından günümüzde Kartli olarak bilinen yerde kurulmuştur. Bu kale, Bagineti Dağı'nda ve Mtkvari Nehri'nin (Kura) Aragvi Nehri ile birleştiği yerin sağ kıyısında kurulmuştur. Diğer kale olan Tsitsamuri (წიწამური) veya Klasik dönem yazarlarının deyimiyle Sevsamora, Aragvi Nehri'nin sol kıyısında ve Kazbek Dağına giden yolu kontrol eden bir noktada kurulmuştur.[1]

Mtsheta'nın bir İberya'nın başkenti olarak yükselişinden sonra bile, Armazi, İberyalı Paganların şehri ve Mtsheta'nın savunmalarından biri olarak kalmaya devam etti. Kale, MÖ 65 yılında Romalı general Gnaeus Pompeius Magnus'un İberya kralı Artag'a karşı yaptığı seferde ele geçirildi. Mtkvari Nehri üzerindeki yıkık yapı o zamandan kalmadır ve hala "Pompeius'un köprüsü" olarak adlandırılmaktadır. Armazi'nin altın çağı, Romalı imparatorların İberyalılar ile ittifak yapmasıyla başlamıştır. Vespasianlı Armazi steli 1867'de keşfedilmiştir. Stelide yazdığına göre, Roma imparatoru Vespasianus Armazi'yi Kral I. Mithridates için MS 75 yılında güçlendirmiştir.[3] Bu savunma duvarı, Daryal Geçidi'nin güney çıkışını engellemek için eşsiz bir konumda inşa edilmiştir. Bu savunma duvarı, Kafkasya'dan Roma sınırlarına sıkça saldırı yapan Alanlara karşı önleyici bir tedbirdi.

Serapit'in Armazi steli.

Bu dönemde Armazi, genel vali veya satrap ile benzer bir mevkide olduğu düşünülen ve nesilden nesile aktarılan "pitiahş" tarafından yönetiliyordu. Pitiahşlar, İberya hiyeraşisinde kraldan sonraki en yüksek rütbeye sahiptiler. Hanedanın kalıtsal nekropolünün kazılarında, bu iki valinin (muhtemelen Roma imparatorunun Hadrianus'un çağdaşı, MS 117-138.) portrelerinin kazındığı taşlar ortaya çıkmıştır. Ayrıca Zevah'ın (fl. MS 150), otantik, Hristiyanlık öncesi Gürcü portreleriyle ilgili nadir bir örnek olan portresine de rastlanmıştır.[4] Armazi'de bulunan Aramice yazıtlar aynı zamanda kraliyet mimarından ve epitropostan ("Lord Chamberlain") bahsetmektedir.

Armazi, Gürcü alfabesinin 5. yüzyılda icat edilmesinden önce, eski Gürcü kültürel yaşamında ve Gürcistan'daki yerel epigrafinin gelişiminde merkezi bir rol oynamıştır. Armazi'de bulunan çok sayıda ilginç yazıt arasında en önemlisi, iki dilli (Yunanca ve Aramice) mezar taşı yazıtıdır. Bu mezar taşı, genç yaşta ölen Serapita'yı ve onun soylu soyunu anmak için dikilmiştir. Mezar taşının bir diğer özelliği de, "Armazi alfabesi" olarak bilinen ve Aram alfabesinin değişik bir versiyonu olan alfabeyle yazılmasıdır. Armazi alfabesi, bununla beraber Gürcistan'ın diğer yerlerinde de görülmüştür.

Gürcistan'ın başkentinin 5. veya 6. yüzyılın başlarında Tiflis'e devredilmesiyle, Armazi kenti kademeli olarak düşüşe geçmiştir. Yine de MS 545'te yazılmış bir yazıta göre, şehrin yüksek rütbeli bir komutanı vardı. Şehir, 736 yılında Arap komutan II. Mervân (gelecekte Emevî Halifesi olmuştur) tarafından yerle bir edilmiştir.[1]

Armazi şehri o zamandan beri hiç canlanmamıştır, ancak Azize Nino Gürcü Ortodoks manastırı 1150-1178 yılları arasında orada inşa edilmiştir. Altı katlı olan bu kilise ve çevresindeki yapılar günümüzde harabe durumundadır, sadece 12. yüzyılda yapılmış bazı duvar resimleri günümüze kadar gelmiştir.

Galeri

Kaynakça

  1. ^ a b c Lang, David Marshall. "Armazi". 8 Temmuz 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Encyclopædia Iranica Online Edition. Accessed on September 13, 2007.
  2. ^ Georgian Museums: National Archaeology Museum-Reserve of Greater Mtskheta.[] Ministry of Culture, Monuments Protection and Sports of Georgia. Accessed on September 13, 2007.
  3. ^ Sherk, Robert K. (1988), The Roman Empire: Augustus to Hadrian, p. 128-9. Cambridge University Press, 0-521-33887-5.
  4. ^ Lang, David Marshall. "Asparukh" 12 Temmuz 2008 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. Encyclopædia Iranica Online Edition. Accessed on September 13, 2007.

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Armazi (tanrı)</span>

Armazi, Gürcü pagan panteonundaki baş tanrıdır. Gürcü kayıtlarına göre altından, eli kılıçlı bir asker figürüydü. 30 metre yüksekliğinde, yeşil gözlere sahipti. Armazi Gürcülerin MÖ 4. yüzyıldan MS 4. yüzyıla kadar baş tanrısı olarak kalmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Mtsheta</span> Gürcistan kenti

Mtsheta, Gürcistan'ın en eski kentlerinden biridir. Doğu Gürcüstan'da, tarihsel Kartli bölgesinde yer alır. Başkent Tiflis yakınlarında, Kura ve Aragvi ırmaklarının birleştiği yerde kuruludur. MÖ 3. yüzyıl ile MS 5. yüzyıl arasında Kartli Krallığı'nın başkenti olan Mtsheta, bugün Mtsheta-Mtianeti bölgesinin yönetsel merkezidir. Gürcüler, 317 yılında Hristiyanlığı burada kabul ettiler ve kent, Gürcistan Ortodoks Kilisesi'nin bugün de merkezidir.

<span class="mw-page-title-main">Sardis</span> Türkiyede bir antik kent

Sardis, Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Sart kasabası yakınlarında bulunan ve Lidya (Lydia) devletine başkentlik yapmış antik kent. MÖ 1300'de kurulup MS 1200'de yıkılmıştır. Salihli merkezine 9 km, İzmir'e 82 km uzaklıkta olup, İzmir-Ankara karayolunun iki yanına yayılmıştır.

Gürcü alfabesi, Güney Kafkas dillerinin, özellikle Gürcücenin yazımında kullanılan alfabedir. 1940'larda Osetçe ve 1937-1954 arasında Abhazcanın yazımında da kullanılmıştır. Gürcü alfabesi Dağıstan'da Avarlar tarafından da yüzyıllarca Avar dilini yazmak için kullanılmıştır. Avarlar Gürcü krallıkları ile Alazan vadisi yüzünden çatışmaya başlayınca Gürcü alfabesi, 16. yüzyıldan itibaren yerini Avar dili için düzenlenmiş Arap harflerinden oluşan Ajam alfabesine bıraktı.

<span class="mw-page-title-main">İberya Krallığı</span> Antik Gürcü Krallığı

Greko-Romen Coğrafya'da İberya, Gürcü Kartli Krallığı için bir egzonim idi. Doğu ve Güney Gürcistan’da M.Ö. 4. yüzyıl - M.S. 6. yüzyıl tarihleri arasında 882 yıl var olmuş Gürcü krallığıdır.

<span class="mw-page-title-main">Svetitshoveli Katedrali</span>

Svetitshoveli Katedrali,, Gürcistan'ın başkenti Tiflis'in kuzeybatısında yer alan Mtsheta tarihi kentinde bulunan bir Gürcü Ortodoks katedralidir. Erken Orta Çağa ait bir eser olan Svetitshoveli, UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine dahil edilmiştir. Halen Tiflis'teki Üçleme Katedrali'nden sonra ikinci en büyük kilise binasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Azize Nino</span>

Azize Nino ,Gürcistan’da 323 yılından itibaren Hristiyanlığı yayan azize.

<span class="mw-page-title-main">Vahtang Gorgasali</span> 32. İberia kralı

Vahtang Gorgasali ya da I. Vahtang, Hosroviani hanedanından Kartli olarak da bilinen İberia kralı. 5. yüzyılın ikinci yarısı ile 6. yüzyılın ilk çeyreğinde hüküm sürmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Uplistsihe</span>

Uplistsihe, Doğu Gürcistan'da antik çağdan kalma oyma kaya kentidir. Şida Kartli bölgesine bağlı Gori şehrinin 10 km doğusunda yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Zedazeni Manastırı</span>

Zedazeni Manastırı, Saguramo tepelerindeki Zedazeni dağında ve Mtsheta'nın kuzeydoğusunda bulunan bir Gürcü Ortodoks manastırıdır. Aragvi Nehri'nin doğu tarafında konumlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Ucarma Kalesi</span>

Ucarma Kalesi Gürcistan'ın Kaheti bölgesindeki Sagaredsço belediyesinde yer alan bir Orta Çağ Gürcü kalesidir. İori Nehri'nin sağ kıyısında ve Gombori dağ geçidinin yakınlarında konumlanmış olan kale, Ucarma kentinin yaklaşık dört kilometre kuzeyinde yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Vani Sit Alanı</span>

Vani Sit Alanı, Batı Gürcistan'ın İmereti bölgesindeki Vani kentinde, bir tepenin üzerinde konumlanmış çok katmanlı arkeolojik sittir. Klasik dünyada "Kolhis" olarak bilinen antik bölgenin iç kesimlerinde konumlanmıştır. Antik Kolhis'teki yerler içerisinde en fazla araştırmanın yapıldığı alandır. Ayrıca Ulusal Öneme Sahip Taşınmaz Kültür Anıtları listesine eklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Urbnisi</span>

Urbnisi Gürcistan’ın Şida Kartli bölgesindeki Kareli ilçesinde konumlanmış bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Tsilkani Katedrali</span>

Tsilkani Meryem Ana Katedrali, Doğu Gürcistan'ın Mtsheta-Mtianeti bölgesindeki Mtsheta Belediyesinin Tsilkani köyünde konumlanmış bir Gürcü Ortodoks kilisesidir. Aslen 4. yüzyılda inşa edilen kilisenin, Orta Çağ'da sürekli biçimi değiştirilmiştir. Köşelerinde kuleler bulunan bir duvarla çevrelenmiş olan mevcut yapı, kubbeli Yunan haçı planı tasarımına sahiptir. Kilise, Ulusal Öneme Sahip Taşınmaz Kültür Anıtları listesine eklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Ksani Kalesi</span>

Ksani Kalesi, ayrıca bilinen adıyla Mtkvari Kalesi, Doğu Gürcistan'daki Mtsheta Belediyesinde konumlanmış bir kaledir. Stratejik olarak Ksani ve Mtkvari (Kura) nehirlerinin kesiştiği yere bakan bir tepede konumlanmış olan kale, tarihi Muhrani bölgesinde yer almaktadır. 1512'de Muhrani Prensi I. Bagrat tarafından yaptırılmış, 1746'da ise Bagrat'ın soyundan gelenler tarafından yeniden inşa ettirilmiştir. Kale, Gürcistan'ın Ulusal Öneme Sahip Taşınmaz Kültür Anıtları listesine eklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Ağaiani Azize Nino Kilisesi</span>

Ağaiani Azize Nino Kilisesi, Gürcistan'ın Şida Kartli bölgesine bağlı Kaspi Belediyesindeki Ağaiani köyünün 2 km güneydoğusunda yer alan, Thoti Dağında konumlanmış bir Erken Orta Çağ Gürcü Ortodoks kilisesidir. Tarihsel bir söylentiye göre kilise, Hristiyanlığın Kartli halkı tarafından benimsendiğini göstermesi için Azize Nino'nun emriyle dikilen üç tahta haçtan birinin yanında konumlanmıştır. Mevcut yapı, Yunan haçı planıyla yapılmış eski kilisenin yeniden yapılanmasıyla, 9. ve 10. yüzyıllar arasında yapılmış bir salon kilisesidir. Kilise, Gürcistan'ın Ulusal Öneme Sahip Taşınmaz Kültür Anıtları listesine eklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Urbnisi Katedrali</span>

Urbnisi İlk Şehit Aziz Stephen Katedrali, yaygın olarak bilinen adıyla Urbnisi Sioni Kilisesi, Doğu Gürcistan'ın Şida Kartli bölgesindeki Urbnisi köyünde konumlanmış bir Gürcü Ortodoks katedralidir. İlk kez 6. yüzyılda inşa edilmiş olan kilise, 10 ve 17. yüzyıllarda yeniden inşa edilmiştir. Yapı, görece büyük bir üç nefli bazilikadır. Kilise duvarları, Gürcü alfabesinin kullanıldığı en eski örneklerin de bulunduğu birçok yazıt içermektedir. Katedral, Gürcistan'ın Ulusal Öneme Sahip Taşınmaz Kültür Anıtları listesine eklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Daryal Boğazı</span> dağ geçidi

Daryal Boğazı, Rusya ile Gürcistan arasındaki sınırda yer alan bir nehir boğazıdır. Bugünkü Vladikavkaz'ın güneyinde, Kazbek Dağı'nın doğu eteğinde yer almaktadır. Geçit Terek Irmağı tarafından oyulmuştur ve yaklaşık 13 kilometre (8,1 mi) uzunluğundadır. Boğazın dik granit duvarları bazı yerlerde 1.800 metre (5.900 ft) yüksekliğe kadar çıkabilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Samuel'in kitabesi</span>

Samuel'in Kitabesi, 1934 yılında Kudüs'teki Genç Hristiyan Erkekler Birliği arazisinde, Bizans dönemine ait bir manastır mezarlığında keşfedilen Antik Yunan dilinde yazılmış kireç taşından mamul bir mezar taşı kitabesidir.

<span class="mw-page-title-main">İberya'nın Hristiyanlaşması</span>

İberya'nın Hristiyanlaştırılması, Hristiyanlığın 4. yüzyılın başlarında Azize Nino'nun, Klasik Antik Çağ'da İberya olarak bilinen eski bir Gürcü krallığı olan Kartli'de yaptığı vaaz ile yayılmasını ifade eder ve bunun sonucunda o zamanın pagan Kralı İberya'nın III. Mirian'ı tarafından Hristiyanlığın bir devlet dini olarak ilan edilmesi ile sonuçlanır. Sozomenos'a göre bu durum, çok tanrılı Gürcülerin "Kartli Tanrıları" olarak bilinen köklü antropomorfik putlara sahip olması nedeniyle, kralın "büyük ve barbar ulusunun Mesih'i itiraf etmesine ve babalarının dininden vazgeçmesine" yol açmıştır. Kral, tüm inşaat süreçlerinin ana sponsoru, mimarı, başlatıcısı ve organize edici gücü olacaktır. Sokrates Skolastikos'a göre, Habeşliler ile birlikte "Hıristiyan inancını ilk kez İberyalılar benimsedi" ancak bu olayın kesin tarihi hâlâ tartışılmaktır. Gürcü hükümdarları, Ermenilerle birlikte dünyanın herhangi bir yerinde Hristiyan inancına geçen ilk halklar arasındadır. Ermeni-Gürcü dini rekabetinin ve kristolojik tartışmaların tırmanmasından önce, Kafkas Hristiyanlıkları olağanüstü derecede kapsayıcı, çoğulcu ve esnekti; bu durum, özellikle 6. yüzyıldan itibaren kristalleşen "ulusal" kiliseler olarak çok daha sonra kurulan katı dini hiyerarşileri ile son buldu. Bölgedeki muazzam çeşitliliğe rağmen, Hristiyanlaşma süreci, Geç Antik Çağ boyunca Avrasya'nın en enerjik ve kozmopolit bölgeleri olan ve Gürcüleri ve Ermenileri tartışmasız bir şekilde büyük bir uygarlık içinde herhangi bir bölgeye yerleştirecek kadar zor olan Kafkasya'da tüm bölgeyi kapsayan bir olgudur. Krallığın Hristiyanlaştırılmasında önemli bir rol oynayan Kartli'nin kraliyet başkenti Mtsheta'daki Yahudiler, Gürcü monarşisi ile Kutsal Topraklar arasındaki bağların derinleşmesine güçlü bir ivme kazandıracak ve Filistin'de Gürcülerin varlığının artmasına yol açacaktır. İberyalı Petrus'un ve diğer hacıların faaliyetlerinin de doğruladığı gibi, Nasıra Gürcü yazıları yanı sıra Yahudiye Çölü'nde bulunan en eski onaylanmış Gürcüce Birü’l-Kutt yazıtları da buna dahildir.