
Genetik ya da kalıtım bilimi, biyolojinin organizmalardaki kalıtım ve genetik varyasyonu inceleyen bir dalıdır. Türkçeye Almancadan geçen genetik sözcüğü 1831 yılında Yunanca γενετικός - genetikos ("genitif") sözcüğünden türetildi. Bu sözcüğün kökeni ise γένεσις - genesis ("köken") sözcüğüne dayanmaktadır.

Sitoloji veya hücre biyolojisi, kökü Yunancadaki kytos, barındırıcı kelimesidir), hücrelerin fizyolojisini, yapısını, içerdiği organelleri, bulunduğu ortamla olan ilişkisini, yaşam döngüsünü, bölünmesini ve ölümünü inceleyen bir bilim dalıdır. Bu işlem hem moleküler hem de mikroskobik ölçüde gerçekleştirilir. Sitoloji araştırmaları, bakteriler ve protozoa gibi tek hücreli organizmalardan, insan gibi çok hücreli organizmalara kadar büyük bir alana yayılır.

Metabolizma (yapım-yıkım) veya istiklâp, canlıda yaşamın sürdürülmesi sırasında gerçekleşen tüm kimyasal tepkimelerdir. Canlı organizmada ya da canlı hücrede meydana gelen yapıcı ve yıkıcı nitelikteki kimyasal olayların tümünü içerir.

Steroller veya steroid alkoller steroidlerin bir alt grubu olup, A halkasının 3-pozisyonunda bir hidroksil grubuna sahiptirler. Asetil koenzim A'dan sentezlenen amfipatik lipitlerdir. Molekül olarak yassı bir şekilleri vardır. A halkasındaki hidroksil polardır, molekülün geri kalanı apolardır.

Yumuşakçalar, ilkin ağızlılar (Protostomia) kladı, Lophotrochozoa üst şubesinden bir hayvan şubesidir. Ahtapot, kalamar gibi kafadan ayaklılar, salyangoz ve sümüklü böcek gibi karından ayaklılar, midyeler ve kitonlar bu şubedendir. Çizgili kas ilk defa bu sınıfta ortaya çımıştır. Yaklaşık 85,000 yaşayan türü bulunur.

Notokord ya da Notokorda latince olarak Chorda Dorsalis; kordatların (sırtipliklilerin) ilkel iskeletine denir. Bütün sırtipliklilerin embriyolarında, sırtta (dorsal) ortada, boyuna uzanan, segmentsiz ve bükülebilir sopa şeklinde bir uzantıdır. Embriyoda mezodermle aynı zamanda ve benzer şekilde oluşur. Ya ilkin izden ya da blastoporun dorsal dudağından ya da archentronun tavanının dışarıya doğru gelişmesinden oluşur. Omurgalıların gelişimlerinde, mezodermin bir kısmından oluşan omurga, notokordanın yerini alır. Bütün omurgalılarda, notokorda, embriyonik gelişim sırasında kısa bir süre görülür. kaslar için bağlanma bölgesi oluşturur.

Gastrulasyon. Blastula evresinden sonra, çokhücrelilerin hemen hepsinde görülen evredir. Bu evrede, ektoderm ve endoderm oluşur. Ektoderm, vücudu örten yapıları oluştururken, endoderm; bağırsağı ve onunla ilgili yapıları meydana getirir. Blastulanın üzerindeki blastoderm kural olarak ektoderme karşılık gelir. Üçüncü embriyonik tabaka olan mezoderm, ektodermin ve endodermin arasında ve yanlarda meydana gelir. Gastrulanın başlangıcında, izolesital yumurtalardaki vejetatif kutuba denk olan kısımda, bazı blastomerler blastosöl içerisinde animal kutuba doğru çökmeye başlar. Çökmeden dolayı meydana gelen açıklığa blastopor, çöküntünün tüp şeklindeki devamına da arkenteron denir. Blastoporun yaşam boyunca ağız olarak kalıp kalmamasına göre bilateral simetrili hayvanlar iki gruba ayrılırlar :
- Protostomia = blastoporu ileride esas ağza dönüşen hayvanlar, bunlarda anüs arka kısımdaki ektodermin içeri doğru çökmesiyle oluşur, örnek : yumuşakçalar.)
- Deuterostomia = blastoporu anüs ya da kloak a dönüşen, ağzı yeniden açılan hayvanlar, bunlarda ağız, ön kutupta ilk olarak ektoderm kesesi şeklinde oluşur).

Beslenme, canlılığın gereklerini yerine getirmek için gerekli olan maddeleri, canlı dışı ortamdan edinme faaliyetine verilen isimdir.

İkincil ağızlılar, hayvanlar aleminin bir üst şubesidir. Bilateria kladının Protostomia'ya girmeyen hayvanlarını kapsar.

Besin zinciri, canlılar topluluğundaki organizmaların beslenme alışkanlıklarını yansıtan ve besin ağının bir parçasını oluşturan bir kavramdır.

Fosil veya taşıl, yer kabuğunun en üst bölümünü oluşturan tortul kayaçların çoğunda, bazen iyi korunmuş, bazen de erozyon ve sedimantasyon sırasında tahrip olmuş, ölü organizma kalıntılarıdır.
Glorificus, bilinen diğer adlarıyla Glory, Canavar, Nefret ve İsim konulamayan cadı, Buffy the Vampire Slayer televizyon dizisinde olan tanrıça. Karakter, Clare Kramer tarafından canlandırıldı ve Buffy'nin 5. sezon en büyük düşmanıdır.

İlkin ağızlılar ya da birincil ağızlılar (Protostomia), Bilateria grubundan hayvanların ayrıldığı iki alt gruptan biri.

Gözün evrimi, taksonlarda geniş ölçekte rastlanan özel bir homolog organ örneği olarak anlamlı bir çalışma konusudur. Gözün görsel pigmentler gibi bazı bileşenleri ortak bir atadan geliyor gibidir. Yani bu pigmentler, hayvanlar farklı dallara ayrılmadan evvel evrimlerini tamamlamıştır. Bununla birlikte görüntü oluşturma yeteneğine sahip, karmaşık gözler, aynı proteinler ve genetik malzeme kullanılarak birbirinden bağımsız olarak 50 ila 100 kere evrimleşmiştir.
Blastopor, bir organizmanın embriyonik evresinde arkenterona doğru olan açıklıktır. İlkin ağızlılar ile ikincil ağızlılar arasındaki fark embriyonun gelişimi sırasında ağzın blastopora göre hangi yöne doğru geliştiği ile ayırt edilir. İlkin ağızlıların bilimsel adı olan Protostomia Yunanca "ilk ağız" anlamına gelen πρώτος ve στόμα kelimelerinden gelirken ikincil ağızlıların bilimsel adı olan Deuterostomia "ikinci ağız" anlamına gelen δεύτερος ve στόμα kelimelerinden gelir.
Metabolitler metabolizma sonucu ortaya çıkan ara ürünler ve ürünlerdir. Genellikle bu terim küçük moleküller için kullanılır. Metabolitlerin işlevleri çeşitlidir: Enerji kaynağı, yapı taşı, enzimleri stimüle ve inhibe etme, katalizör, savunma ve diğer organizmalarla etkileşim, koku ve feromonlar gibi. Ana metabolit normal büyüme, gelişme ve üreme süreçleriyle doğrudan ilgilidir. Etilen ana metabolitlere bir örnek olarak verilebilir. İkincil metabolitler ise bu süreçlerle doğrudan ilişkili olmayan ancak önemli ekolojik işlevleri olan metabolitlerdir. Örneğin antibiyotikler ve pigmentler ikincil metabolitlerdir.

Biyolojik sistematik, geçmişte yaşamış ve günümüzde yaşayan canlıların çeşitlenmesi ve zaman içinde bu canlılar arasındaki ilişkileri inceleyen bir alandır. Bu ilişkiler evrim ağaçları, filogenetik ağaçları ya da kladogramlar (filogeniler) olarak görsel hâle getirilir. Filogenilerin iki bileşeni vardır: Gruplar arasındaki ilişkileri gösteren dallanma sırası ve evrim için geçen süreyi gösteren dal uzunluğu. Tür ve daha yüksek taksonların filogenetik ağaçları anatomik ya da moleküler özellikler gibi karakter özelliklerinin evrimi ve organizmaların dağılımını araştıran biyocoğrafya üzerine yapılan çalışmalarda kullanılır. Diğer bir deyişle sistematik, Dünya üzerinde yaşamın evrimsel tarihçesini anlamak için kullanılır.

Archaeplastida, kırmızı algler (Rhodophyta), yeşil algler ve kara bitkilerini ve glokofitler gibi bazı küçük grupları içeren önemli bir ökaryot grubudur. Archaeplastida'nın tüm soyları, fotosentetik olmayan ökaryotrofik bir kamçılı olan Rhodophyta'nın kardeş taksonu Rhodelphidia dışında fotoototrofiktir. Archaeplastida üyeleri, iki zarla çevrili kloroplastlara sahiptir, bu özellikleri bu canlıların bir siyanobakteri ile beslenerek endosimbiyoz olayı yoluyla doğrudan elde edildiğini düşündürür. Amoeboid Paulinella chromatophora'nın yanı sıra kloroplastlara sahip diğer tüm gruplar, ikincil olarak kırmızı veya yeşil alglerden elde edildiklerini düşündüren üç veya dört zarla çevrili kloroplastlara sahiptir. Kırmızı ve yeşil alglerin aksine, glokofitler hiçbir zaman ikincil endosimbiyoz olaylarına dahil olmamıştır.

Vetulicolia, soyu tükenmiş Kambriyen hayvanlarını kapsayan bir taksonomik gruptur. Vetulikoliyen gövdesi iki bölümden oluşur: ön tarafta konumlandırılmış bir ağız ile uçlu ve her bir yan tarafta solungaç olarak yorumlanan beş yuvarlak ila oval şekilli özellik ile kaplı hacimli bir ön gövde; ve ilkel olarak yedi segment içeren ve kuyruk işlevi gören bir arka bölüm. Tüm vetulikoliyenler, bacakları, duyargaları ve hatta gözleri olmayan, herhangi bir türden korunmuş uzantılardan yoksundur. Ön ve arka kısımların birleştiği alan daraltılır.
Eskiden Bayer kodu olarak bilinen bir EPPO kodu, Avrupa ve Akdeniz Bitki Koruma Örgütü (EPPO) tarafından, tarım ve mahsul koruma için önemli olan organizmaları benzersiz şekilde tanımlamak için tasarlanmış bir sistemde kullanılan kodlanmış bir tanımlayıcıdır. EPPO kodları, hem bilimsel hem de yerel adlardan oluşan bir veritabanının temel bileşenidir. Başlangıçta Bayer Corporation tarafından başlatılmış olmasına rağmen, resmi kod listesi artık EPPO tarafından sağlanmaktadır.