İçeriğe atla

Arkebüz

Arkebüz

Çeşidi Tüfek
Hizmet geçmişi
Kullanıcılar Avrupa Orduları
Japonya
Kullanıldığı savaşlar İtalya Savaşları
Yeni Dünyanın fethi
Seksen Yıl Savaşı
Nagashino Muharebesi
Üretim tarihi
Tasarımcı Bilinmiyor
Üretici Çok çeşitli
Özellikler
Namlu uzunluğu Değişken
Azami menzil Değişken
Kargı ve arkebüz silahlarının birlikte kullanıldığı taktiği anlatan bir maket (İsveç)
Japonya'da gerçekleştirilen bir gösteri sırasında ateşlenen arkebüz

Arkebüz, (Hollandaca: haakbus, Almanca: hakenbüchse) 15 ila 17. yüzyıllar arasında kullanılan namludan doldurulan bir tüfek türüdür. Ateşli silahın adı Almanca hakenbüchse kelimesinden türetilerek diğer dillere farklı şekillerde geçmiştir.[1] Öncülü olan küçük toplardan farkı çakmaklı/fitilli olmasıdır. Ardılı olan tüfekler gibi yivsizdir.

Etkisi

Düşük hızlı bir ateşli silah olan arkebüz, zırhlı düşman birliklerine karşı kullanılırdı. Zırh özellikle 1400 yılından 17. yüzyılın ortasına kadar Avrupa'da standart asker kıyafetine dâhildi. Kaliteli zırhlar uzak mesafeden ateşlenen arkebüz mermilerini durdurabilirdi.[2] Buna rağmen yakın mesafeden ağır süvari zırhlarını bile delebilirdi. Bu yüzden ateşli silah teknolojisi geliştikçe piyade askerlerinin kuşandığı zırhlar da zamanla ortadan kalkacaktır.

Askerî anlamda arkebüzün ateş gücü, dönemsel ordulara büyük avantaj verse de arkebüzün etkisini artıran gelişme Hollanda ve Japonya askerî birliklerinin mükemmelleştirdiği salvo ateşidir. Salvo ateşi taktiği sayesinde bir sıra oluşturan askerler sırayla düşmana cepheden ateş edip yerlerini arkadaki sıraya bırakacak şekilde dizilirler. Arka arkaya sıralanan askerlerin birbirlerinin ardından ateş etmesi taktiği ilk kez Aelian Tacticus tarafından önerilmiştir. Askerler bu taktiği alışıp atışlarını hızlı ve etkili şekilde yapmaya başlayınca arkebüzlü ordular savaş meydanlarında üstün gelmeye başlamıştır. Bu şekilde önce destek silahı olarak düşünülen arkebüz dönemsel orduların asıl silahı olmaya başlamıştır.[3]

Arkebüzlerde çarklı çakmağın geliştirilmesiyle ateşleme mekanizmaları daha da kolaylaştı. Bu dönemle arkebüzler yalnızca bir piyade silahı olmaktan çıkarak atlı askerlerin de kullanabildiği bir tabancaya dönüştü.

Mekanizması

Arkebüz çakmak mekanizmasıyla ateşlenir. Öncüllerine göre daha uzun bir namluya sahiptir. 16. yüzyılla beraber ateşleme sistemi gelişmeye başlar. Bazı örneklerdeki genişletilmiş namlu ağzı, doldurmayı kolaylaştırmak için yapılmıştır. Tüm arkebüzler el yapımı olduğu için ve yaygın şekilde üretildiği için standart bir örnek bulunmamaktadır.

Arkebüzün tetik mekanizması arbaletin tetik mekanizmasını andırır. Tetiğin çekilmesiyle beraber ateşleyici ileri sürülerek barutun alev alması ve silahın ateşlenmesi sağlanır. 16. yüzyılla beraber daha küçük ve hassas tetik yapısı geliştirilmeye başlanır. Fransız yapımı arkebüzlerde eski tarz tetikler 17. yüzyıla kadar geçerli olacaktır.

Tarihçe

Macaristan

Bir arada çok sayıda arkebüzün ilk kullanımı Macaristan kralı Hunyadi Mátyás döneminde olur.[4] Macaristan'daki Kara Ordu bünyesindeki piyade askerlerinde her dört askerden birinde arkebüz bulunuyordu. Ancak kral Mátyás, savaş alanında arkebüzün yavaşlığından ötürü kalkan taşıyan askerleri tercih etmiştir. Arkebüzcüler kargılarla korundukları şekilde savaş alanında yerleştirildiklerinde ağır süvarilere ve piyadelere karşı çok başarılı olmuştur.[5] Bu şekilde savaşılan ve ateşli silahların doğrudan sonuca etki ettiği ilk muharebe 1503 yılındaki Cerignola Muharebesi olmuştur.[6]

Rusya

Arkebüz 16. yüzyılın başlarında Rusya'ya geldiğinde arkebüz kullanan askerlere pishchal'niki denirdi. Moskova Knezliği 1510 yılında Pskov'un, daha sonra 1512 yılında Smolensk'in alınmasında arkebüzcüler çok faydalı olsalar da çok pahalı birlikler olduklarından savaş sonrası terhis edilirlerdi. Rusya Çarlığı 1545 yılında muharebeye sürdüğü süvari arkebüzcülerle tarihte bir yeniliği başlatmıştır. Rus topraklarında arkebüzcüler barış zamanında el üstünde tutulmaya başlanarak toprak sahibi olmaları ve ticaret yapmalarında kolaylıklar sağlanmıştır.[7]

İspanya

16. yüzyıl İtalya Savaşları sırasında arkebüz yoğun olarak kullanılır. Portekiz ve İspanyol Konkistadorlar Yeni Dünya'nın fethinde arkebüzü kullanmıştır. Meksika'yı fetheden Hernan Cortes ordusunda arkebüzlerin bulunduğu bilinmektedir.

Japonya

Arkebüz Japonya'ya, adaya kazayla ayak basan Portekizli tacir Fernão Mendes Pinto tarafından 1543 yılında getirilmiştir. 1550 yılına gelindiğinde silahın çok sayıda kopyası yapılmış ve muharebelerde kullanılır olmuştu. Arkebüz taktiklerini geliştiren Oda Nobunaga 1575 yılındaki Nagashino Muharebesi'nde salvo ateşi sayesinde zırhlı süvarilere karşı önemli bir zafer kazanmıştır. Arkebüz alanında gelişim sağlayan Japonlar Kore'nin işgal edilmesi sırasında da bu silahları kullanmıştır.

Hollanda

İspanyol egemenliğine karşı başkaldıran De Zeven Provinciën birliği Seksen Yıl Savaşı'nın ardından kazandığı zaferle bağımsız Hollanda'yı kuracaktır. Bu dönemde Orange Prensi Maurice arkebüzlerin birlikte kullanılmasını en üst düzeye çıkartarak kesintisiz bir salvo ateşiyle başarı kazanmıştır.

Osmanlı İmparatorluğu

Osmanlıların yakından tanıdığı arkebüzler zamanla düzenli piyadelerin en önemli savaş aleti olmayı başardı. Eski Türkçedeki belgelerde bu piyadelerden söz edilirken tüfeng-endaz tabiri kullanılır. Tüfeng-endaz olan bir askerin yanında taşınabilir (portatif) bir askeri silah taşıdığı anlaşılır. Bununla birlikte ordunun sınır boylarında görev yapan 'sekban' askerleri de zamanla arkebüz silahlarıyla donatılmıştır. Ayrıca Osmanlı topraklarında üretilen arkebüzler zamanla sanat haline getirilmiş üzerine Türk motifleri ve bazı Osmanlıca yazılar yazılmıştır.

Kaynakça

  1. ^ Arquebuse (Fransızca), arcabuz (İspanyolca), arcabus (Portekizce) ve arquebus (İngilizce)
  2. ^ Bu dönemde yeni yapılmış bir zırha karşı uzak mesafeden ateş etmek adettendir
  3. ^ Geoffrey Parker (2007). 'The Limits to Revolutions in Military Affairs: Maurice of Nassau, the Battle of Nieuwpoort (1600), and the Legacy' The Journal of Military History, Vol. 71, No. 2. s. 333-40
  4. ^ 1458-1490 dönemi
  5. ^ Bu taktik İspanyol İmparatorluğu tarafından geliştirilmiş ve başarıyla kullanılmıştır.
  6. ^ Bu muharebede İspanyol komutan Gonzalo Fernández de Córdoba 8 bin askerle kendisinden dört kat güçlü Fransız Ordusunu mağlup etmiştir
  7. ^ Michael C. Paul (2004). “The Military Revolution in Russia, 1550-1682” The Journal of Military History, Vol. 68, No. 1. s. 24-5

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Zırhlı personel taşıyıcı</span> Cepheye asker taşımak için kullanılan araç

Zırhlı personel taşıyıcı veya kısaca ZPT, piyadeleri cepheye taşımak için üretilen Zırhlı savaş aracıdır. Genellikle Makineli tüfek ile silahlandırılan araçlarda kimi zaman geri tepmesiz top, güdümlü tanksavar füzesi ya da havan topundan yararlanılmaktadır. Bu araçlar doğrudan cephe savaşları için tasarlanmayıp, taşıdıkları askerleri şarapnel ve düşman pusu ateşlerinden korumak içinde üretilmiştir. Yürüyen aksamlarında genellikle tekerlek ve palet kullanılmıştır. Örneğin Birleşik Devletler Ordusuna ait M113'de (palet), Birleşik Krallık Ordusuna ait FV 432'de (palet), Fransız VAB'da (tekerlek), Alman Ordusu GTK Boxerda (tekerlek) ve Sovyet BTR'de (tekerlek) kullanmaktadır. Bu araçlardan daha zırhlı olan Zırhlı Muharebe Araçları (ZMA) ise doğrudan cephede düşmanla çarpışmak için üretilmiştir.

Ateşli silahlar, barut gazının itici gücüyle mermi atan bütün silahların genel adıdır. Ateşli silah denince, genellikle bir kişi tarafından taşınabilen küçük çaplı silahlar akla gelse de ateşli silahlar kategorisi; büyük toplardan tüfeklere, av tüfeğine ve tabancaya kadar her türde ve boyuttaki silahları kapsar.

<span class="mw-page-title-main">Tanksavar</span> tank imha etmek üzere tasarlanan tahrip gücü yüksek silah

Tanksavar terimi her ne kadar tank türünü işaret etse de aslında tüm askeri amaçlı ZSA sınıf araçları kapsamaktadır. Bu terim bu türden araçların imhasını veya etkisiz hale getirilmesi için kullanılan tüm silah türlerini kapsar. Bunlar başlıca yüksek namlu çıkış hızına sahip topçu sistemleri, füzeler, değişik otomatik top ve tanksavar mayınlarını kapsar.

<span class="mw-page-title-main">Tank</span> Ateş gücü ve mobilitesi yüksek, ağır zırhlı araç

Tank; ana görevi doğrudan ateş gücü kullanımıyla düşman kuvvetlerine saldırmak olan, paletli ve zırhlı savaş aracı veya bu araçlardan oluşan birlikleri kapsayan askeri sınıf. Tankı diğer savaş araçlarından ayıran özellikleri ağır bir zırha, yüksek ateş gücüne ve her türlü arazide hızlı gidecek şekilde tasarlanmış sürüş takımlarına sahip olmasıdır. Her ne kadar masraflı ve lojistik açıdan çaba gerektiren araçlar olsa da, yer hedeflerine saldırma yeteneği ve piyadelerin moralini çökertmesi nedeniyle modern orduların vazgeçilmez unsurlarındandır.

<i>Blitzkrieg</i> piyade ve hava desteğinin hızlı, ezici bir kuvvet yoğunluğunu kullanarak düşmanı kırmak, yerinden oynatmak ve dengesini bozmak için sürpriz saldırısı

Blitzkrieg ya da yıldırım harbi, II. Dünya Savaşı sırasında Almanların temel savaş doktrinidir. Doktrinin amacı hızlı ve ani saldırılarla, düşmanın düzenli bir savunma kurmasını engelleyip sonra da hızlı bir şekilde yok etmektir. I. Dünya Savaşı'nda uygulanan siper savaşı yöntemine karşı geliştirilmiştir. Tankların, uçakların ve zehirli gazların gelişmesiyle siper savaşları terk edilmeye başlanmış, daha çok hareketli savunmaya geçilmiştir. Almanların bütün savaş araçları bu doktrin üzerine üretilmiştir.

Orta Çağ'da savaş, genellikle Orta Çağ Avrupası'nda kullanılan savaş tarzını anlatmak için kullanılır.

Barutlu silahlarla savaş ya da daha yaygın kullanımla Ateşli Silahlarla Savaş, barutun bu patlayıcı maddenin kullanımına elverişli silahların kullanılması ve bu silah teknolojisinin geliştirilmesiyle zamanla savaşların ana silahları kategorisini oluşturmasıyla ortaya çıkan bir savaş tarzıdır. Avrupa ve Asya'da onbeşinci yüzyıldan itibaren sınırlı bir şekilde başlamış ve ondokuzuncu yüzyıl ortalarına kadar sürmüştür. 1792'den 1815'e kadar süren Napolyon Savaşları'nda doruk noktasına ulaşmıştır. Barutun Çinliler tarafından bulunduğunu belirten İngiliz felsefeci ve dinadamı Roger Bacon bu tarz savaşın ilk savunucularındandı.

<span class="mw-page-title-main">Cannae Muharebesi</span> Kartaca ile Roma arasında yapılan II. Pön Savaşının başlıca üç çatışmasından birisi

Cannae Muharebesi, Kartaca ile Roma arasında yapılan II. Pön Savaşı'nın başlıca dört çatışmasından biridir. Bu muharebe, MÖ 2 Ağustos 216 tarihinde, güneydoğu İtalya'nın Cannae kasabası yakınlarında gerçekleşmiştir. Muharebe sonunda konsül Lucius Aemilius Paullus ve Gaius Terentius Varro komutasındaki Roma ordusu, Hannibal komutasındaki Kartaca ordusu tarafından imha edilmiş ve başta Capua olmak üzere birkaç şehir devletinin Roma ile bağları kopmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı ordusu (klasik dönem)</span> 15-19. yüzyıllarda Osmanlı Ordusuna genel bakış

Klasik Osmanlı Ordusu, Osmanlı ordusunun 1451'de II. Mehmed'in yapılandırmasından başlayıp 1826 Vaka-i Hayriye biten kısmına verilen isimdir. Dönemin ordusu, 1606 sonrasında yenilmeye başlamış ve 17. ve 18. yy itibarıyla geçirdiği reformlar ardından 1826 yılında lağvedilmiştir. Bu dönemde birçok ocaklardan birisi olan Yeniçeri ocağı olarak adlandırılan ve devşirmelerden kurulan ocağın ordu ve siyasette büyük yeri ve etkisi vardır.

<span class="mw-page-title-main">Süvari</span> At sırtında savaşan birlikler

Süvari, tekil bir atlı asker veya bu atlı askerlerin oluşturduğu birlikleri kapsayan askerî sınıf. Geçmişte daha çok ani baskınlarda ve vurucu saldırılarda kullanılırdı. Sözcüğün kökeni Farsça سوار suvâr = at kelimesinden gelir.

Piyade tüfeği, seçici ateş'e sahip askerî tüfek türüdür. Orta derece hartuç ve çıkarılabilir bir şarjör kullanır. En eski askeri sınıf olan piyadenin ana muharebe silahıdır. Kullanımı standarttır. Sualtı tüfek, muharebe tüfeği, bullpup, saldırı silahı gibi türleri bulunur. 20. yüzyılın sonunda, saldırı tüfekleri dünya ordularının çoğunda standart silah haline gelmişti. Çoğu halde tam güçlü tüfekler ve hafif makineli tabanca'ların yerini aldı.

Askerî Devrim, Avrupa ordularında Erken Modern Dönem'de gözlemlenen köklü değişiklikleri ifade eder. Kavram, Michael Roberts tarafından 1955 yılının ocak ayında Belfast Queen's University'deki bir konferansın açılış konuşmasında ortaya sürdüğü teze dayanmaktadır. Gerçekte Askeri Devrim kavramını ilk ortaya atan Roberts değildi. İngiliz Orta Çağ savaş tarihçisi Charles Orman, 1924 yılındaki bir çalışmasında "16. yüzyıl askeri devrimi"nden sözetmiştir. Ancak, Askeri Devrim'in isim babası Roberts olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Makineli silah</span>

Makineli silah, tam otomatik ve/veya portatif silahtır, genellikle şarjör, mermi kayışı veya büyük kapasiteli magazinlerden mermi alarak ve yine genellikle dakikada birkaç yüz mermi atma oranıyla tasarlanmışlardır. İlk makineli tüfekler bir el kolunun çevrilmesi gibi, manuel olarak kullanılıyordu. Birleşik Devletler kanunlarında terim olarak, özellik kullanılmamak suretiyle tam otomatik silahları tanımlar, örneğin medya haberlerinde veya yasal kodlarda.

<span class="mw-page-title-main">Yeni Ordu (İngiltere)</span> Yeni Ordu (İngiltere)

Yeni Ordu İngiliz İç Savaşında Parlamento yanlıları tarafından 1645 yılında kurulmuş olan ve 1660 yılındaki Restorasyon sonrasında lağvedilmiş olan silahlı kuvvettir.

<span class="mw-page-title-main">Naseby Muharebesi</span>

Naseby Muharebesi, İngiliz İç Savaşındaki belirleyici muharebedir. 14 Haziran 1645 tarihinde Northamptonshire yakınlarındaki Naseby köyü dolaylarında yaşanan muharebede İngiltere kralı I. Charles'ın ordusu Sir Thomas Fairfax ve Oliver Cromwell komutasındaki Parlamento yanlısı Yeni Ordu birliklerine yenilmiş ve imha edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Barut İmparatorlukları</span> Üç büyük Türk-Müslüman İmparatorluk

Barut İmparatorlukları ya da Ateşli Silah İmparatorlukları, üçü de farklı çizgilerde de olsa müslüman Osmanlı, Safevi ve Babür imparatorluklarını anlatmak için kullanılan bir terimdir. Bu imparatorluklar, daha tarih sahnesinde yeni geliştirilmeye başlanmış olan ateşli silahları kısa sürede askeriyelerinin ana silah unsurları haline getirmiş, ateşli silahların sistemli ve yaygın kullanımıyla güçlü birer imparatorluk haline gelmişlerdir. Bu üç imparatorluğun ateşli silahları son derece etkin bir şekilde kullanan ilk devletler oldukları ileri sürülür. Üç imparatorluk, ateşli silah teknolojisi sayesinde geniş ve verimli toprakları ele geçirerek, erken modern dönemin en güçlü ve en istikrarlı ekonomileri arasında yer aldılar. Bunlar ticari büyümeye ve kültürel faaliyetlerin himayesine yol açarken, siyasi ve yasal kurumları artan bir merkezileşme derecesiyle konsolide edildi. Kişi başına gelir ve nüfusta önemli bir artış ve sürekli bir teknolojik inovasyon hızı elde ettiler.

<span class="mw-page-title-main">Breitenfeld Muharebesi (1631)</span> Leipzigde muharebe

Breitenfeld Savaşı veya Birinci Breitenfeld Muharebesi, Breitenfeld yakınlarındaki surlarla çevrili Leipzig şehrinin yaklaşık 8 km kuzey batısında 17 Eylül 1631'de gerçekleşti, bu savaş Protestanların Otuz Yıl Savaşı'nda elde ettiği ilk büyük zaferiydi.

<span class="mw-page-title-main">Afşar İmparatorluğu'nun askeri sistemi</span>

Afşar imparatorluğunun askeri sistemi — Afşarların askeri sistemlerinin kökleri, Safevi devletinin çöküşünün arifesinde Horasan'daki kanlı çatışmalar dönemine dayanmaktadır. Yerli bir general ve Türkmen Afşar aşiretinin bir üyesi olan Nadir Gulu Han Afşar'ın komutasındaki savaşçıların sayısı sadece birkaç yüzdü ve onlar günümüz İran'ının kuzeydoğusunda faaliyet gösteriyorlardı. Nadirgulu kendini Şah ilan ettikten sonra komutasındaki toplam savaşçı sayısı 375 bine ulaştı. Tarihçi Mihael Axvorthy'ye göre bu ordu, zamanının en güçlüsü iken, en büyük avantajı, en yetenekli ve başarılı general Nadir tarafından komuta edilmesiydi.

Atlı piyadeler, yürümek yerine ata binen piyadelerdi. Orijinal dragonlar, esasen atlı piyadeler idi. 1911 Encyclopædia Britannica'ya göre, "Atlı tüfekler yarı süvari, atlı piyadeler yalnızca özel olarak hareketli piyadelerdir." Günümüzde, askeri ulaşım için atların yerini motorlu taşıtların almasıyla, motorize piyade bazı açılardan atlı piyadelerin halefidir.

<span class="mw-page-title-main">Streltsıy</span>

Streltsıy, 16. yüzyıldan 18. yüzyılın başlarına kadar Rusya'nın ateşli silah piyadeleri olan birliklerdir. Bu piyade birlikleri topluca streletskoye voysko olarak da bilinir. Birlik, feodal süvari askerleri ve pomestnoye voysko'yu korumak için kullanıldı.