
Türk Kurtuluş Savaşı, I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu'nun İtilaf Devletleri'nce işgali sonucunda Mîsâk-ı Millî sınırları içinde ülke bütünlüğünü korumak için 1919-1922 yılları arasında gerçekleştirilen çok cepheli siyasi ve askeri mücadeledir. Batı Anadolu'da İtilaf Devletleri'nin harekete geçirdikleri Yunan ordusuna; güneyde Fransız ordusuna; doğuda Ermenistan'ın kuvvetlerine; İstanbul rejimine sadık milislere, feodal güçlere ve ayrılıkçılara karşı savaşılmıştır. Bu mücadelenin Batı Cephesi Yunan millî belleğine "Küçük Asya Felaketi" adıyla kazınmıştır. Savaş sırasında Yunan ve Ermeni kuvvetleri, bir etnik temizlik harekâtı olarak, Türk halkına karşı katliamlar, yağmalar ve tecavüzler gerçekleştirmiştir. Savaş, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla sonuçlanmıştır.

İzmirli Hrisostomos Kalafatis, Rum din ve siyaset adamı.
İzmir Müdâfaa-i Hukuk-ı Osmâniye Cemiyeti, Moralızade Halit ve Nail Beyler ile arkadaşlarınca kuruldu. Ama İttihat ve Terakki'nin güçlü olduğu merkezlerden biri olan İzmir'de Mondros Mütarekesi'nin hemen ardından örgütlenmeye gidilmesi sakıncalı bulunabileceği için, kuruluş bildirgesi ancak 1 Aralık'ta vilayete verilebildi. Örgütün etkin bir yapıya kavuşması, Nurettin Paşa'nın İzmir'e vali olarak atanmasından sonra gerçekleşti. Ocak 1919'da bu dönemde kurulmuş bir başka örgüt olan Heyet-i İlmiye ile birleşti.

Sultanahmet Mitingleri, 15 Mayıs 1919'da İzmir'in İşgali üzerine Türk Ocağı ve Karakol Cemiyeti tarafından İstanbul'da Sultanahmet Meydanı'nda ilki 23 Mayıs 1919'da düzenlenen, her birine yaklaşık 150-200 bin kişinin katıldığı dört mitingdir.

1922 İzmir Yangını veya, yabancı kaynaklarda kullanılan terimle, Büyük İzmir Yangını -İzmir geçmişte başka büyük yangınlar da geçirmiş olduğu için bu terimin ne derece yerinde olduğu tartışmaya açıktır-, 13 Eylül 1922 günü Basmane'de başlayan ve dört gün sürerek İzmir şehir merkezini geniş ölçüde tahrip eden yangın hadisesidir.

Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi, Yunan ordusunun 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkmasıyla başlayıp aynı kentin 9 Eylül 1922'de Türkiye'nin TBMM Hükûmeti ordusu tarafından geri alınmasıyla biten savaş veya Türk Kurtuluş Savaşı'nın cephelerinden birine verilen ad. Aynı zamanda askerî tarih açısından savaş sırasında Batı Anadolu'da Yunan ordusunun genel taarruzuna karşı 25 Haziran 1920'de kurulup 1923'te kaldırılan askerî birimlerden birine verilen ad.

İzmir'in İşgali, I. Dünya Savaşı sonrasında Paris'te toplanan uluslararası barış konferansının kararıyla İzmir kentinin 15 Mayıs 1919'da Yunanistan Krallığı tarafından işgaliyle başlayan ve 7 Eylül 1922'de Yunan ordusunun İzmir'i terk etmesinin ardından 9 Eylül 1922'de Türk ordusunun kente girmesiyle sona eren işgal.

İzmir'in Kurtuluşu, 26 Ağustos'ta başlayan Büyük Taarruz harekâtı sonucu Türk ordusunun Yunan işgali altındaki İzmir'e 9 Eylül 1922'de girmesini belirten tarih terimidir.
Balıkesir Redd-i İlhak Cemiyeti, Kurtuluş Savaşı'nda 15 Mayıs 1919'da Yunanların İzmir'i işgalinden hemen sonra Balıkesir'in durumunun müzakere edildiği çeşitli kongreler sonucunda kurulan cemiyet.

Dimitri Kiçikis, Yunan Türkolog. Jeopolitik ve Uluslararası İlişkiler sahalarında dersler vermiş ve çalışmalar yapmıştır.

Arabölge teriminin bulucusu Ordinaryüs Profesör Dimitris Kiçikis'dir. Bu kavramla Arabölge medeniyetini, Avrupa - Amerika ve Çin - Hindistan arasında bulunan Adriyatik Denizi'nden İndus nehrine kadar genişletmiştir. Bu yeni kavram, Almanya'da yayımlanan bir doktora tezine konu olmuştur. Arabölge kavramı özgünlüğünden dolayı The Royal Society of Canada olarak bilinen Akademi tarafından tanınmış ve Profesör Dimitris Kiçikis, bu Akademi'ye 1999 yılında üye olarak alınmıştır.

I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu, İttifak Devletleri; Amerika Birleşik Devletleri ise İtilaf Devletleri yanında yer aldı ama birbirlerine savaş ilan etmediler. Fakat ABD, Çanakkale Savaşı sırasında İtilaf Devletleri'nin savaş malzemelerini taşıyordu.
Trakya'nın İşgali, İtilaf Devletleri kuvvetlerince I. Dünya Savaşı'ndan sonra gerçekleştirilmiştir. Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra, Edirne-İstanbul demiryolunu kontrol etmek üzere bir Fransız alayı Trakya'ya yerleşmiş bulunuyordu. Fransız generali Franchet d'Espèrey ile Yunanistan Başbakanı Venizelos arasında imzalanan antlaşma ile Kuleliburgaz-Hadımköy hattı Yunan ordusunun işgaline terk edilmişti. 14 Ocak 1919 tarihinde Hadımköy'den Kuleli ve Burgaz'a kadar bütün demiryolu istasyonları Yunanlar tarafından işgal edildi.

İlk Kurşun Anıtı, 15 Mayıs 1919'da İzmir'in İşgali sırasında öldürülen gazeteci Hasan Tahsin anısına İzmir'de Konak Meydanı'na 1974 yılında dikilmiş anıttır.

Helenotürkizm, 11. yüzyıldan itibaren beraber yaşayan Yunan ve Türk halklarının kültürlerinin ortak bir medeniyet teşkil ettiğini öne süren ve bu medeniyet olgusundan yola çıkarak ortak bir Türk-Yunan siyasi birliği, ulusu ve kültürel kimliği oluşturulmasını hedefleyen bir politik ideolojidir.

İzmir İyon Üniversitesi, İzmir'in işgali esnasında Yunan otoritelerince kurulmuş üniversitedir. Şehirde kurulan ilk üniversiteydi, ancak Batı Cephesi'nde Yunan tarafının mağlubiyeti ve Eylül 1922'deki İzmir'in Kurtuluşu nedeniyle çalışmalarına başlayamadı. Binası günümüzde Namık Kemal Lisesi olarak kullanılmaktadır. Konstantin Karatodori rektörlüğünü yapmıştır.
Hacı Hasan Bey, İzmir işgali sırasında, 1919-1922 yılları arasında belediye başkanlığı yapmış siyasidir. 1919 Osmanlı genel seçimleri sonrası 15 Mayıs 1919'da İzmir'in Yunan askerleri tarafından işgal edilmesi sonrası İzmir'de bulunan Yunan Yüksek Komiserliği, belediye binası önündeki Osmanlı bayrağını indirerek yerine Yunan bayrağı asmış, belediye işlerini denetlemek için de bir kişiyi görevlendirmiş ancak Müslüman-Türk halkı denetim altında tutmak için yönetimde değişikliğe gitmemiş ve Hacı Hasan Bey görevinde kalmıştır. Belediye Reisi Hacı Hasan Bey, Yunan yönetimiyle uyum içinde çalışmış, bunun için de maaşı beş kat arttırılmıştı.
Türk Kurtuluş Savaşı boyunca, hem Anadolu Hareketi hem de İtilaf Devletleri sorumluluğunda, Türk, Rum ve Ermeni sivillere yönelik birçok katliam gerçekleşti. Katliamlar boyunca tecavüz, işkence ve soygun yaygın olarak yaşandı.

1922 Alaşehir yangını, Yunan ordusu tarafından geri çekilme sırasında başlatıldı ve 3 Eylül 1922'de başlayıp 5 Eylül'e kadar devam etti. Yangın ve katliamlar sonucu 3,000 kadar sivil öldü ve şehirdeki 4550 evin sadece 100 tanesi kurtulabildi.

50-50 Teorisi, Türk Kurtuluş Savaşı'nın Batı Cephesi boyunca Yunan ordusu ve Rum isyancılar tarafından Türklere karşı gerçekleştirilen savaş suçlarının Rum Kırımı kadar kötü ve iki olayın aynı şiddette olduğu fikridir. Fikir Türk halkı arasında ilk olarak Türk ordusunun Yunan işgali altındaki topraklarda ilerlemesi ve böylece Türk halkının Yunan ordusunun oluşturduğu tahribata tanık olması ile ortaya çıkmış, ilk kez 1926'da George Horton'ın The Blight of Asia kitabında ele alınmıştır. Her ne kadar Horton kitabında 50-50 Teorisi'nin yanlış olduğunu ve Yunanlar tarafından katledilen Türklerin Rum Kırımı'na "50-50 değil 1'e 10.000 bile olamayacağını" söylese de, Horton'ın bu tavrı hem Türk hem de Türk olmayan akademisyenler tarafından Türk düşmanı ve aşırı Filhelenist olarak yorumlanıp tarihi çarpıtmak ile suçlanmıştır.