İçeriğe atla

Argumentum ad populum

Argumentum ad populum yani ortak tutuma başvurma safsatası, genel kanıya bağlı olarak bir fikrin doğru veya yanlış olduğunu ileri sürme durumudur. Mantıksal bir safsata olarak kabul edilir.[1]

Otoriteye başvurma safsataları içinde sınıflandırılır. Aynı safsata grubu içinde yer alan diğer safsatalar:

Bir Bilen Safsatası ile aynı grup içinde yer alan diğer safsata türleri:[2]

  • İrrasyonel Otorite Safsatası
  • İnanca Başvurma Safsatası
  • Grup Baskısı Safsatası
  • Faydacı Safsata
  • Beğendirme Safsatası
  • Dayatma Safsatası
  • Mazruf Değil Zarf Safsatası
  • Genetik Safsatası

Örnekler

  • Ne olmuş kopya çektiysem yani? Kopya çekmeyen var mı?
  • Burada hiç müşteri yok, buraya girmeyelim; ya pahalıdır ya yemekleri kötüdür.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Klasik Mantık, sf. 66, Prof. Dr. Semiha Akıncı, Açık Öğretim Fakültesi Yayını No:1772
  2. ^ Safsata Kılavuzu, Alev Alatlı mail grubu tarafından yayınlanan kitap 6 Nisan 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., alevalatli@egroups.com, Ocak 2001, Boyut Yayınevi

İlgili Araştırma Makaleleri

Ad hominem, argumentum ad hominem ya da kişi karalama safsatası; kalıplaşmış bir Latince deyimdir. Bir reaksiyonun, belirli bir kişinin herhangi bir konudaki duruşu yerine şahsına yöneltilmesidir. Örneğin bir argümana cevap verirken, argümanı eleştirmekten ziyade, argümanı ortaya atan kişinin konuyla ilgisiz bir özelliğini gündeme getirerek fikirlerini çürütmeye çalışmaktır. Önerme yerine, önerme yapan kişi tartışma konusu edilerek iddialara karşı çıkmak yoluyla yapılır. Ad hominem, mantıksal bir safsata kabul edilir.

Safsata, bir düşünceyi ortaya koyarken ya da anlamaya çalışırken yapılan yanlış çıkarsamadır. Safsatalar ilk bakışta geçerli ve ikna edici gibi görülebilen fakat yakından bakıldığında kendilerini ele veren sahte argümanlardır.

Argumentum ad ignorantiam, Latince bir mantık terimidir. "Bilgi yoksunluğundan kaynaklanan argüman" anlamına gelir. Bir şeyin yanlışlığının ispatlanamamış olması nedeniyle doğru olduğunu veya doğruluğunun ispatlanamamış olması nedeniyle yanlış olduğunu ileri sürme safsatasıdır. Türkçeye "ispatlama mecburiyeti safsatası" şeklinde çevrilmiştir. Bununla birlikte İngilizce kaynaklarda "burden of proof" safsata olarak kabul edilmez ve Latince kökenli hukuki bir terimdir.

Argumentum ad nauseam/Argumentum ad Infinitum (ya da sıklıkla sadece Ad nauseam), bir iddianın-argümanın aksi ispatlanamadığı için o iddianın doğru olduğunun savunulmasıdır. Latince bir safsatadır. Türkçe yaklaşık karşılığı "bunaltana kadar" dır. Argumentum ad infinitum ile aynı safsatayı belirtir.

Argumentum ad logicam yani safsatadan argüman bir safsata türüdür. En bariz ve kısa şekilde safsata safsatası olarak da adlandırılabilir. Şu genel argüman formundadır:

Eğer P, Q ise.
P bir safsata cümlesidir.
Böylece, Q yanlıştır.
<i>Petitio principii</i> Döngüsel Mantık Safsatası

Petitio principii, kalıplaşmış Latince bir terimdir. Döngüsel nedensellikten doğan safsatayı tanımlar. Bir sonuca neden olan şeyi, o sonucu ispatlamakta kullanma safsatasıdır. Safsatalarla doğru bilgi edinilemez ve bir yere varılamaz. Safsataya giren döngüsel akıl yürütmeler kendi kendilerini ürettikleri için, bir nevi kuyruğunu yakalamaya çalışan aptal bir tilki gibi olduklarından sağlıklı akıl yürütmeler değildirler.

<span class="mw-page-title-main">Tutarsız vahiy argümanı</span> Paradoks

Cehennem sorunu veya tutarsız vahiy argümanı, Tanrı'nın varlığına karşı bir argümandır. Argümana göre, dünya üzerinde binlerce din, tarikat ve mezhep vardır. Her bir din, tarikat ve mezhep başka inançlara sahiptir. Teologlar birbirleriyle çoğu zaman anlaşamazlar. Aynı dine inanan insanlar bile aynı dini başka şekillerde algılarlar. Bu da hangi dinin ve inancın doğru olduğuna dair bir paradoks ortaya çıkartır.

İstatistikte, bağlılık nedenselliği ifade etmez yönergesi, yalnızca iki değişken arasındaki ilişkiye ya da bağlılığa bakarak birinin diğerine neden olduğu çıkarımının yapılamayacağını belirtir. Bunun tersi olan "bağlılık nedenselliği gerektirir" ifadesi, birlikte gözlemlenen tüm olayların neden-sonuç ilişkisine sahip olduğunu ifade ederek şüpheli neden safsatasına yol açar. Bu safsata latince cum hoc ergo propter hoc cümlesiyle de bilinir.

Felsefi mantıkta, epistemik safsata, Leibniz yasasını bir argümanda aykırı bir biçimde kullandığında işlenir. Leibniz yasası, A ve B aynı nesne ise, A ve B'nin ayırt edilemez olduğunu belirtir. Modus tollens ile bunun anlamı, eğer bir nesne belirli bir özelliğe sahipken, başka bir nesne aynı özelliğe sahip değilse, iki nesne aynı olamaz. Yanılgı "epistemiktir" çünkü bir öznenin bir nesneye ilişkin bilgisi ile nesnenin kendisi arasında doğrudan bir özdeşlik olduğunu varsayar.

Varoluşsal safsata veya varoluşsal örnekleme biçimsel bir safsatadır. Varoluşsal safsatada, biri yapmaması gerektiği halde bir kümenin (sınıf) üyeleri olduğunu varsayar; yani, kişi dış dünyada karşılığı olmayan bir adı tutan öğeler hakkında çıkarımda bulunur.

Cımbızlama safsatası, bastırılmış kanıt veya cherry picking, belirli bir görüşü onaylayan durum veya verilerin kullanılmasını, ancak konu ile ilişkili ama bu görüşle çelişki içinde olabilecek önemli miktarda durum veya verinin görmezden gelinmesini tanımlayan safsata. Cımbızlama, kasıtlı veya kasıtsız olarak gerçekleştirilebilir. Safsata, kamuoyu tartışmalarında yer alan önemli bir problem olarak tanımlanmıştır.

Argumentum ad baculum bir argümanın sonucunu kabul ettirmek için güce başvurma anlamına gelir. Argumentum ad baculum genellikle argümanın olumsuz yönünü gizlemek için kullanılır. Mesela, "Dediğime inan yoksa seni döverim". Bu, argumentum ad consequentiam'ın olumsuz formu olarak görülür.

Argumentum ad verecundiam veya otoriteye başvurma, bir alanda otorite olan birinin görüşlerini tartışma sırasında kendi argümanını desteklemek için kullanmasıyla yapılan bir mantık hatasıdır. Kimileri otoritenin tarafların her birinin güvendiği bir isim olunca, mantık hatasının ortadan kalktığını düşünür. Kimileriyse tartışma sırasında bir otoriteden alıntı yapmanın her zaman tartışmaya zarar verdiğini savunur.

Argumentum ad lazarum, bir sonucun yalnızca konuşmacı fakir olduğu için doğru veya konuşmacı zengin olduğu için yanlış olduğu şeklindeki gayri resmi yanılgıdır. Adını, bir Yeni Ahit meselindeki bir dilenci olan ve öbür dünyada ödülünü alan Lazarus'tan almıştır.

Argumentum ad misericordiam veya Galileo argümanı, bir kişinin bir argüman veya düşünceye destek bulup onu kabul ettirmek üzere, tartıştığı rakibinin merhamet ve/veya suçluluk duygularını sömürmesinden oluşan bir safsatadır. Argumentum ad passiones'in kendine özgü bir çeşididir. "Galileo" ile bağlantısı, yerleşmiş dinsel inanca aykırı düşünen bilim insanının inançlarından Engizisyon tarafından yargılanıp ev hapsine hüküm giydirilmesinin ardından çektiği ızdıraptan gelir.

Sümen altı safsatası veya tesadüfe başvurma, çıkarım için güçlü kanıtlara karşın tümevarımsal bir argümanın sonucunun yadsındığı safsatadır. Buna örnek olarak, altı ay içinde bir düzine kazaya karışmış birinin bunu ihmal veya dikkatsizlikten çok tesadüf sonucu yaşadığını iddia etmektir. Safsatanın mantıksal biçimi şudur: X, Y'ye neden olmaktadır. Ancak iddia makamı, Y'nin başka bir şeyden kaynaklandığını savunuyor.

Korkuyu kullanma ya da korkuya başvurma, bir kişinin bir alternatife karşı kendi istediği seçeneği öne çıkarmak işin korku duygusunu arttırmaya çalışması ve böylece kendi fikri için destek yaratmaya çalışması ile ilgili bir safsatadır. Korkuya kullanma, pazarlama, politika ve medyada (iletişim) ortak kullanılan bir taktiktir. 

Yenilik safsatası veya yeniliğe başvurma, bir fikrin yalnızca yeni veya modern olmakla doğru veya üstün olabileceğini savunan bir safsatadır. Status quo ile yeni buluşlar arasındaki tartışmalarda yeniliğe başvurma geçerli bir argüman olarak kabul edilmez. İşbu safsata iki şekilde icra edilebilir. Yeni veya modern olanı, güncel duruma bakmaksızın abartmak veya mevcut durumu gereğinden fazla hafife almak.

Dolduruşa getirme safsatası ya da suyu bulandırma safsatası, hedefteki kişi hakkında üçüncü kişilerin olumsuz düşüncelere sahip olmasını sağlayacak bilgiler verme eylemine dayanan bir safsatadır. Bu safsata, ad hominemin özel bir türü olarak kabul edilir. İlk kez John Henry Newman tarafından kullanılmıştır. "Biz onların cemaziyülevvellerini biliriz." veya "Volodimir Zelenski'nin eskiden komedyen olduğunu hatırlatmak isterim." gibi önermeler bu safsataya örnek teşkil eder.

Mantık ve felsefe alanlarında biçimsel safsata, formel safsata ya da Latincedeki kullanımıyla non-sequitur, formel mantık kurallarının yanlış kullanımı ya da ihlali sonucu oluşturulmuş mantık hatalarına verilen addır.