
Japonya, Doğu Asya'da yer alan bir ada ülkesidir. Büyük Okyanus'un kuzeybatısında konumlanan ülke; Japon Denizi'nden Çin, Kuzey Kore, Güney Kore ve Rusya'nın doğusuna; kuzeyde Ohotsk Denizi'nden güneyde Doğu Çin Denizi ve Tayvan'a kadar uzanır. De facto başkenti ve en büyük şehri Tokyo'dur. Adını oluşturan kanji karakterler, "güneş" ve "köken" anlamına geldiğinden "Doğan Güneşin Ülkesi" olarak adlandırılır.

Kuş; tüyleri, dişsiz gagaları, yumurtladıkları sert kabuklu yumurtalar yoluyla üreyen, yüksek metabolizma hızına sahip, dört odacıklı kalpleri ve hafif ama güçlü bir iskelet yapısına sahip, Aves sınıfını oluşturan sıcakkanlı omurgalı hayvanlar grubudur. Tüm dünyada yaygın olarak yaşayan kuşların boyutları arı sinek kuşunda 5 cm ila deve kuşunda 2,75 m arasında değişir. On bin kadar yaşayan kuş türü bulunur ve bunların yarısından fazlasını ötücü kuşlar oluşturur. Kuşların türlere göre farklılık gösteren kanatları vardır ve kanatsız olduğu bilinen tek grup kivi kuşu ve soyları tükenmiş olan moa ile fil kuşudur. Ön ayakların evrimleşerek kanatlara dönüşmesi kuşlara uçma yeteneği sağlamış ancak daha sonra yine evrimin devam etmesiyle penguenler, deve kuşları ve adalarda endemik olan bazı türler uçma yeteneğini kaybetmişlerdir. Kuşların sindirim ve solunum sistemleri de uçma yeteneğine uyum sağlamıştır. Özellikle deniz kuşları ve bazı su kuşları gibi kuşlar ayrıca evrimleşerek yüzme yeteneği de kazanmıştır.

Himalaya Dağları, dünyanın en büyük ve en yüksek sıradağları arasında zirveyi çeker. Asya'nın orta güney kısmında, doğu-batı doğrultusunda uzanır. Dünyanın en yüksek zirvesi Everest'i içine alır. Everest Tepesi, Nepal ile Tibet (Çin) sınırında yer alır. Everest tepesi Nepal'in sınırları içerisindedir. Himalayalar, levha tektoniği kuramına göre, iki kıtasal levhanın yani Hindistan levhası ve Asya levhasının çarpışması sonucu oluşmuştur ve bu oluşum hâlen devam etmektedir.

Gergedan, Gergedangiller (Rhinocerotidae) familyasından, ağır ve hantal gövdeli, burun kemiğinin üstünde derisine yapışık bir veya iki boynuzu bulunan, kalın derili otçul memelilerin genel adı. Atgiller ve tapir gibi tek toynaklılar (Perissodactyla) takımına dahildir.

Messier 32 veya NGC 221, Andromeda takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 2,5 MIy uzaklıkta bulunan bir cüce eliptik gökadadır. Guillaume Le Gentil tarafından 23 Ocak 1874 tarihinde keşfedildi. Halton Arp tarafından görüntülenmiş ve Arp 168 olarak "Dağınık karşı kuyruklara sahip gökadalar" kategorisi altında Tuhaf Gökadalar Atlası'na dahil edilmiştir. Meşhur Andromeda Gökadası'nın bir uydusudur.
Teruzor cinsleri listesi, yerel dilde yazılan terimler de dahil olmak üzere Pterosauria takımına dahil edilen tüm cinsleri alfabetik bir sıralama ile göstermektedir. Liste yaygın bir şekilde kabul edilmiş olan geçerli tüm cinslerin adlarını içerdiği gibi günümüzde artık geçerli olmayan cins isimlerine, şüpheli olarak görülen adlara, resmi olarak yayınlanmayan veya açıklanmamış olan terimlere, bunun yanında daha geçerli olan isimlerin genç sinonimlerine ve de artık teruzor olarak kabul edilmeyen canlı gruplarının isimlerine de buna dair bilgi vermek açısından yer vermektedir. Aşağıdaki listede toplam olarak 179 farklı cins ismi bulunmaktadır.
İhtiyozorlar listesi (ichthyosaur), yerel dilde yazılan terimler de dahil olmak üzere Ichthyosauria (ihtiyozorya) takımına ya da Ichthyopterygia üst takımına dahil edilen tüm cinsleri alfabetik bir sıralama ile göstermektedir. Liste yaygın olarak kabul edilen tüm cinsleri, aynı zamanda günümüzde şüpheli, geçersiz ya da resmen yayımlanmış olmayan, mevcutsa herhangi bir cinsin genç ya da daha yaşlı versiyonunu (sinonimini) ve artık ihriyozor takımından çıkarılmış cinsleri de içermektedir.
İnsan evriminin fosil listesi, insanın evrimiyle ilgili birçok kayda değer primat fosilleri hakkında genel bir bakış sunmaktadır. Genellikle her ne kadar eksiksiz ve tam kafatasları veya bütün bir iskelet fosili nadir olarak bulunmasıyla beraber sadece birkaç kemik parçalarından veya dişten oluşan parçalar hâlinde binlerce fosil buluntular da mevcuttur. Bu liste eksiklikleri tamamlamaktan ziyade insan evriminde en önemli buluntulardan bazılarını göstermeyi amaçlamaktadır. Listede yer alan fosiller radyometrik tarihleme yöntemi veya bulundukları katmanların yaşlarının hesaplanmasıyla belirlenmiş olan tahmini yaşlarına göre sıralandırılmıştır. Listede gösterilen fosillerin çoğu Homo sapiens'in doğrudan atası olmamakla beraber insanın doğrudan atalarıyla yakın ilgilidir ve bu yüzden insan soy çizgisinin araştırılmasında önemlidir. Yalnızca insana şempanzeden daha yakın olan ya da daha yakın olabilecek türlere ait fosiller listelenmiştir.

Haplogrup Q-M242 veya kısaca Haplogrup Q insanlarda görülen bir Y-DNA haplogrubu türü.

Pelagornithidae tarih öncesinde yaşamış büyük deniz kuşları familyasıdır. Fosil kalıntılarına dünyanın her yerinde Paleosen'in sonu ile Pliosen-Pleistosen sınırında rastlanır.

Tüm mevcut kafadan bacaklılar, bukkal kitlede yer alan ve kaslı baş uzantıları ile çevrili iki kısımlı bir gagaya veya rostruma (gaga şeklinde çıkıntı) sahiptir. Dorsal (üst) mandibula, ventral (alt) mandibulaya oturur ve birlikte makas benzeri bir şekilde çalışır. Gaga ayrıca mandibula veya ağız olarak da ifade edilebilir.

Terör kuşları olarak da bilinen Phorusrhacidae, 62 milyon yıl öncesinden (Paleosen) 1,8 milyon yıl öncesine kadar yaşamış, büyük, etobur ve uçamayan bir kuş familyasıdır. Yaşadığı Senozoik dönemde Güney Amerika'daki en büyük süper avcılar bu ailenin türlerine mensup olmuştur.
Kafadan bacaklıların jeolojik geçmişi çok eskilere dayanmaktadır. İlk nautiloidlere geç Kambriyen katmanlarında rastlanmıştır. Kafadan bacaklıların sözde kök grubunun temsilcilerine ise ilk Kambriyen lagerstätten katmanlarında rastlanmıştır.
Bu fosil alanları listesi, fosillerin varlığıyla dünya çapında bilinen alanların bir listesidir. Listedeki bazı girişler tek ve benzersiz bir keşif oldukları için, diğerleri ise alanda bulunan çok sayıda fosil için dikkate değerdir. Bu listedeki kayıtların çoğu Lagerstätten olarak kabul edilir. Lagerstätten, dikkate değerlik sütununda bir notla gösterilir.

Archaeoceti veya arkaik balinalar, Erken Eosen ila Geç Oligosen dönemleri arasında yaşamış, parafiletik bir ilkel balina kladıdır. En erken balina radyasyonunu temsil eden bu balinalar, balina evrimindeki ilk ikiyaşamlı (amfibi) aşamaları içerir; bu nedenle Archeoceti, çağdaş balina grupları olan Mysticeti ve Odontoceti'nin de atalarıdır. Bu ilk evrimsel radyasyon, Hindistan ve Asya'yı ayıran sığ sularda meydana geldi (Eosen); su yaşamına iyi uyarlanmış türlerin çeşitlenmesi ve çağdaş balinaların en erken örneklerinin görülmeye başlanması ise Oligosen'e dayanır.

Graecopithecus, ilk olarak 1944'te Yunanistan'da bulunan tek bir çene ile tanımlanan bir büyük insansı maymun cinsi. Geç Miyosen'e tarihlenen diş örneklerinin analizi, Graecopithecus'un şempanze hariç, insanların olası en eski doğrudan atası ya da alternatif olarak insanların ve şempanzelerin olası bir son ortak atası olabileceği önerilerine yol açmıştır. Ancak diğer bilim insanları bu iddialara kuşkuyla bakıyorlar. Fosil, bilim insanları tarafından El Graeco olarak adlandırıldı.

Dryopithecus, Avrupa'nın orta - geç Miyosen döneminde yaşamış, soyu tükenmiş bir büyük insansı maymun cinsidir. 1856'daki keşfinden bu yana, cins, aralarındaki çok küçük farklılıklara dayalı olarak tek kalıntılardan tanımlanan, sayısız yeni tür ile taksonomik kargaşaya maruz kalmıştır ve holotip örneğinin parçalı doğası, fosil örneklerini ayırt etmeyi zorlaştırmaktadır. Şu anda tek bir tartışmasız tür vardır, D. fontani tip türü, ancak daha fazlası da olabilir. Cins, Afrika insansı maymunlarının grubu olan Homininae alt familyasında bir dal olarak Dryopithecini oymağında ya da kendisine özel bir alt familyada (Dryopithecinae) sınıflandırılır.

Natrix Natricinae altfamilyasına bağlı bir sürüngen cinsidir.
Balkanadolu, tahminen 40 milyon yıl önce, günümüzdeki Balkanlar ve Anadolu'yu kapsayan bir dizi ada veya bir ada kıtasıydı. Eosen devrinde Batı Avrupa veya Asya'daki kara faunasından daha farklı bir faunaya sahipti. Güneydoğu Avrupa'da, Amynodontidae, Hyracodontidae, Brontotheriidae ve Anthracotheriidae'nin Eosen buluntularının Asya'ya yakınlıkları vardır, ancak Batı Avrupa'da değil, muhtemelen Grande Coupure'den 10 milyon yıl öncesine kadar Balkanlar'daki bachitheriidler ve crisetid kemiriciler, Asya'dan gelen istilacı memelilerin, bir zamanlar Lütesiyen ve Priaboniyen arasında Güneydoğu Avrupa'yı kolonileştirmeye başladığını gösteriyor. Güneydoğu Avrupa'daki fauna Anadolu'ya oranla farklılık gösteriyordu.

Bazen Ordovisiyen sonu kitlesel yok oluşu veya Ordovisiyen-Silüriyen yok oluşu olarak da adlandırılan Geç Ordovisiyen kitlesel yok oluşu, yerküre tarihinde kabaca 443 myö meydana gelen "beş büyük" kitlesel yok oluştan ilkidir. Nesli tükenen cinslerin yüzdesi açısından genellikle bilinen en büyük ikinci yok oluş olarak kabul edilir. Bu zaman aralığında gerçekleşen küresel yok oluş, deniz canlısı cinslerinin %49-60'ını ve deniz canlısı türlerinin yaklaşık %85'ini ortadan kaldırdı. Çoğu çizelgeye göre Geç Ordovisiyen kitlesel yok oluşunu biyoçeşitlilik kaybının boyutu açısından yalnızca Permiyen–Triyas yok oluşu geçmektedir. Geç Ordovisiyen yok oluşu, tüm büyük taksonomik grupları ani bir şekilde etkileyerek bütün brakiyopod ve bryozoa familyalarının üçte biri ile çok sayıda konodont, trilobit, derisi dikenli, mercan, çift kabuklu ve graptolit grubunun ortadan kaybolmasına neden oldu. Geç Ordovisiyen kitlesel yok oluşu, taksonomik açıdan büyüklüğüne rağmen diğer kitlesel yok oluşlara kıyasla ekosistem yapılarında büyük değişikliklere ve herhangi bir morfolojik yeniliğe sebep olmadı. Biyoçeşitlilik, Silüriyen Dönemi'nin ilk 5 milyon yılı boyunca kademeli olarak yok oluş öncesi seviyelerine geri döndü.