İçeriğe atla

Araştırma dürüstlüğü

Araştırma dürüstlüğü veya bilimsel araştırmada dürüstlük, araştırma, bilim ve sanatla ilgili bir konuda yapılan yöntemli, bilimsel inceleme anlamını taşımaktadır. Bu duruma istinaden araştırılan ya da araştırılmak üzere yayımlanan bilginin doğruluk ve güven kuralları çerçevesinde yayımlanması gerekir. Doğru bilgiye erişmek üzere araştırma yapan kitlenin doğruluğundan emin olması adına bilgiyi yayımlayan kişinin tarafsız ve dürüst bir şekilde yayımlama yapması gerekir.

Araştırmanın ve araştırma sürecinin bir kuralı vardır. Araştırma boyunca dürüstlük esas alınmaktadır.

Araştırmanın gelişiminde ve yayımlanmasında dürüstlük ön plana çıkan ilkelerden biridir. Aynı zamanda en fazla çiğnenen, ihlal edilen bir kuraldır.

Araştırma ve dürüstlük yaşamın tamamını içeren iki kavramdır. Sadece verilerin değiştirilmesi, üzerinde dokunuşlar yapılmasından ziyade hemen hemen yaşamın bütününde var olan dürüstlük de bu durumun bir parçasıdır. Dürüstlük birçok sözlüğe bakıldığında; doğruluk, gerçeği saklamama ya da özü sözü bir gibi benzer anlamlara gelse de araştırma boyutunda bunları bütünüyle ele almaktayız.

Önemli hususlardan bir diğeri de kişinin araştırmada dürüst davranıp davranmadığının da açığa çıkarılmasıdır. Yapılan bir araştırma kendinden önceki bir araştırmanın üzerine yapıldığı aşikârdır. Bu bağlamda insanların otokontrolünü kurup bir önceki araştırmadan yararlanmanın ötesine gitmemesi gereklidir.

Araştırma süresince bilimsel güvenilirlik adına problemler yaşanmaması ve toplumsal fayda açısından dürüst olunması gerekir. Bu bağlamda bireysel olduğu kadar kurumsal faktörler de bulunmaktadır. Bireysel olarak ele aldığımızda kişinin kendi ile ahlaken dürüst araştırma yapmakta yeterli olup olmadığı üzerine odaklanılmakta fakat kurumsal olarak incelendiğinde, güvenilir bilim üretmek için aynı zamanda halka da faydalı olmak için çaba sarf edilmektedir. Çok fazla kurum ve kuruluş da Araştırma dürüstlüğü konusunda politikalar geliştirmektedir.

Araştırmalarda dürüstlük ilkeleri

Güvenilirlik, dürüstlük, saygı ve hesap verebilirlik olarak dört ana başlıktan oluşmaktadır. Bunlardan ilki araştırma dürüstlüğünde güvenilirlik. Araştırma dürüstlüğünde güvenilirlik; araştırmalarda yer alan tasarımların, yöntemlerin, metotların ve analizlerin farklı yöntemlerle doğru olma durumlarının sınanması gereklidir. Hedef kitle toplum olduğundan dolayı halka veya bilim dünyasına yayınlanan bilgiler doğru olmalıdır. Güvenilir olmayan bilgi zararlı olabilir ve buna istinaden toplumda yankı uyandırır bu nedenle araştırmacılar kendilerini sorumlu hissetmelidir. Bir diğer ilke olan saygı; bir başkasının düşüncelerini, kaleme aldıklarını ya da uğraşını kullanırken uygun bir şekilde haberdar olmasını sağlamak, izin almaktır. Yaptığımız araştırmanın topluma, insanlığa, canlılar alemine ve kültürel mirasa etkisi üzerine kafa yormak gibi konular da bu başlık altında yer almaktadır. Üçüncü ilke hesap verebilirliktir. Genellikle araştırmalarda etik ihlallerinin soruşturulmasında rastlanan bu ilke araştırma yaparken basamakların başından sonuna kadar ismi bulunan herkesin sorumluluğudur. Yapılan araştırma şeffaf olmalıdır. Bu ilkelerden sapmaların en çok yaşandığı olaylar bilimsel makalelerdir.[1][2]

Araştırma dürüstlüğünde suistimal

Suistimal kelimesinin anlamı her ne kadar yetki veya görevi kötüye kullanmak olsa dahi bu durum araştırmalarda da anlamını korumaktadır. Fabrikasyon, sahtecilik, intihal ve suistimal iddialarıyla uygunsuz şekilde başa çıkma terimleri yalnızca bunlardan birkaçıdır.[3] Fabrikasyon, verileri, sonuçları veya çıktıları uydurarak bunları gerçekmiş gibi sunmak, raporlamak veya kaydetmektir. Bu terimlerin tanımı kendi içlerinde farklı olsa dahi her birinin ortak noktası usulsüz olma durumudur. Sahtecilik, araştırma malzemelerini veya sürecini manipüle etmek, verileri değiştirmek veya silerek araştırmanın kayıtlarda doğru temsil edilmemesine yol açmaktadır. İntihal, başkalarının fikirlerini, süreçlerini veya sözlerini atıfta bulunmadan kendine mal etmektir. Bir başka usulsüzlük, suistimal iddialarıyla uygunsuz şekilde başa çıkmaktır. Bu usulsüzlük, bilinen ya da şüphelenilen bir ihlâli bildirmemek, ihbarcılara karşı misilleme girişimleri gibi olası ihlalleri ele almamak, herhangi bir ihlâl iddiası ile ilgili delilleri yok etmektir.

Kaynakça

  1. ^ "Arşivlenmiş kopya". 29 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Aralık 2020. 
  2. ^ "Arşivlenmiş kopya". 10 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Ocak 2021. 
  3. ^ "Research misconduct". 18 Ocak 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Sosyoloji</span> toplumun oluşum, işleyiş ve gelişim yasalarını inceleyen bilim dalı

Sosyoloji veya toplum bilimi, toplum ve insanın etkileşimi üzerinde çalışan bir bilim dalıdır. Toplumsal (sosyolojik) araştırmalar sokakta karşılaşan farklı bireyler arasındaki ilişkilerden küresel sosyal işleyişlere kadar geniş bir alana yayılmıştır. Bu disiplin insanların neden ve nasıl bir toplum içinde düzenli yaşadıkları kadar bireylerin veya birlik, grup ya da kurum üyelerinin nasıl yaşadığına da odaklanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Pozitivizm</span> Augus Comte tarafından 19. yüzyılda ortaya atılan düşünce

Pozitivizm veya olguculuk; Auguste Comte'un başını çektiği, doğru bilginin yalnızca bilimsel bilgi olduğu, doğru bilgiye ise yalnızca ampirizm (deneycilik) ile ulaşılabileceğini ve bu bilginin kendisinin deneysel olmadığını savunan düşünce akımıdır. Pozitivizm, sosyal bilimlerin fen bilimleri gibi kesin gerçeklikler içeren kurallara dayanması ve felsefi tartışmalardan uzaklaşmak hedefiyle, 19. yüzyıl içindeki toplumsal ilişkiler çerçevesinde şekillenmiştir.

Teori veya kuram, bilimde bir olgunun, sürekli olarak doğrulanmış gözlem ve deneyler temel alınarak yapılan bir açıklamasıdır. Kuram, herhangi bir olayı açıklamak için kullanılan düşünce sistemidir. Genel anlamda kuram, bir düşüncenin genel, soyut ve ussal olmasıdır. Ayrıca bir kuram, açıklanabilir genel bağımsız ilkelere dayanmaktadır. Bu ilkelere bağlı kalarak doğada sonuçların nasıl örneklendirileceğini açıklamaya çalışır. Sözcüğün kökü Antik Yunan’dan gelmektedir. Ancak günümüzde birçok ayrı anlamlarda kullanılmaktadır. Kuram, varsayımla (hipotez) aynı anlama sahip değildir. İkisinin de anlamı başkadır. Kuram bir gözlem için açıklanabilir bir çerçeve sağlar ve kuramı sağlayacak olan sınanabilir varsayımlar tarafından desteklenir.

<span class="mw-page-title-main">Mantık</span> bilginin yapısını inceleyen, doğru ile yanlış arasındaki akıl yürütmenin ayrımını yapan disiplin

Mantık ya da eseme, bilginin yapısını inceleyen, doğru ile yanlış arasındaki akıl yürütmenin ayrımını yapan disiplindir, doğru düşüncenin aletidir. Önceleri bir felsefe dalıyken daha sonra kendi başına bir ihtisas alanı olmuştur. Matematik ve bilgisayar biliminin de parçası haline gelmiştir. Bir disiplin olarak Aristoteles tarafından kurulmuştur. Aristoteles'den etkilenen Farabi tarafından iki kısımda kategorize edilmiştir. İbn-i Sina geçicilik ve içerme arasındaki ilişkiyi geliştirmiştir. Çağdaş zamanlarda Frege, Russell ve Wittgenstein önemli katkılar yapmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Karl Popper</span> Avusturyalı-Britanyalı bilim felsefecisi

Sir Karl Raimund Popper CH FBA FRS, Yahudi kökenli Avusturyalı-İngiliz filozof, akademik ve sosyal yorumcu.

Gazetecilik, olayların, olguların, fikirlerin ve insanların etkileşimi üzerine toplumu en azından bir dereceye kadar doğru bilgilendiren raporların araştırılması, yayınlanması ve dağıtımıdır. Bir isim olarak gazetecilik mesleği, bilgi toplama yöntemleri ve editoryal edebi tarzlar için geçerlidir. Gazetecilik mesleğini yapan kişilere gazeteci denir.

Dogmatizm, A priori ilkeler, çeşitli öğretiler ve asla değişmeyeceği kabul edilen mutlak değerleri kabul eden, bu bilgilerin mutlak hakikat olduğunu, inceleme, tartışma yahut araştırmaya ihtiyacın olmadığını savunan anlayışa verilen isimdir. Bu tür savlara, öğretilere ve inançlara ise dogma veya nas denir.

Ahlak ya da sağtöre, kelimenin en dar anlamıyla, neyin doğru veya yanlış sayıldığı anlamına gelir. Terim genellikle kültürel, dinî, dünyevi ve felsefi topluluklar tarafından, insanların çeşitli davranışlarının yanlış veya doğru oluşunu belirleyen bir yargı ve ilkeler sistemi kavramı ve/veya inancı için kullanılır. Ahlak, kelimesinin etimolojik kökeninin Arapça “hulk” ; ” sözcüğüne dayandığı bilinir.

<span class="mw-page-title-main">Paradigma değişimi</span> yerleşik tüm kurallar ve uygulamaların kökten bir değişime uğraması durumu

Paradigma değişimi, herhangi bir alanda yerleşik tüm kurallar ve uygulamaların, içinde bulunulan çağa uygun kavrayış, bakış açıları ve anlayışlarla kökten bir değişime uğraması durumudur. Yaşanılan bu kökten değişim sonrası, yeni bir anlayış ve kavrayış biçimi olan farklı bir paradigma doğar.

<span class="mw-page-title-main">Sözdebilim</span>

Sözdebilim veya sahte bilim, bilimsel argümanlar kullanılarak ileri sürülen ancak bilimsel çalışmaların gerektirdiği materyal, yöntem, doğrulanabilirlik gibi standartları taşımayan veya yeterli bilimsel araştırma ile desteklenmeyen iddia, inanç, bilgi ve uygulamalar bütününe verilen addır. Sözde bilim genellikle belirsiz, çelişkili, eleştirilere yönelik aşırı tepki ve kişiselleştirmeler, destekleyici verilerin abartılması, sonuçlara yönelik doğrulanması olanaksız abartılı iddialar ile karakterize, kullanıcıları açısından da sosyal, maddi-manevi kazançlar sağladığı düşünülebilecek konular üzerinden yürütülür.

Göstergebilim, semiyotik veya semiyoloji; göstergelerin yorumlanmasını, üretilmesini veya işaretleri anlama süreçlerini içeren bütün etmenlerin dizgesel bir biçimde incelenmesine dayanan bir bilim dalıdır. Fransızlar semiyoloji terimini kullanmışlardır. Semiyotik disiplinlerarası bir sahadır. Anlam bilimi, dil bilimi, fonetik, mimarlık, sosyoloji, psikanaliz ve daha birçok bilim dalı ve disiplinin oluşturduğu disiplinler arası bir disiplindir. Kültürel kodlar, gelenekler ve metni anlam süreçlerine göre düzenlenmiş işaret sistemleri diye nitelenen her şey semiyotiğin inceleme alanına girmektedir. Semiyoloji, yapısalcılığın modeli olarak düşünülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Hak</span> Kişinin hukuken korunan ve kendisine bu korumadan yararlanma yetkisi veren menfaat

Hak, kişilerin hukuk düzenince korunan menfaatleridir. Kişilerin lehlerine olan bir durumun kanunlar tarafından korunması, bu korumaya uymayan kişilere karşı ise kanuni girişimlerde bulunulması gibi yetkiler verir. Esasen Arapçada hukuk kelimesinin tekil hâli olan bu kelime, zamanla kişilerin hukuken korunan menfaatlerini tanımlamak için kullanılırken, hakların oluşturduğu düzene ise hukuk adı verilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Simetri</span>

Simetri, ilki belirsiz bir mükemmellik veya güzelliği yansıtan bir muntazamlık veya estetik olarak hoşa giden bir orantılılık ve denge duygusu olarak; ikincisi kesin ve iyi tanımlanmış biçemsel sistemin kurallarına göre gösterilebilen veya ispat edilebilen bir denge ve orantılılık kavramı veya "kendine benzeşme örneği"' olarak iki şekilde tanımlanır. Sıkışma mükemmelliğine ve tabii düzenine izafe eden biçim tanımlı geometrik ölçüsüne denir.

<span class="mw-page-title-main">Mühendislik etiği</span> Meslek etiği kavramının mühendislik yorumu

Mühendislik etiği, mühendislerin mühendislik uygulamaları için geçerli olan ve mesleğe, topluma, işe, işverene, meslektaşlarına karşı uymaları gereken etik davranışlar bütünüdür. Bilimsel bir disiplin olarak bilim felsefesi, mühendislik felsefesi ve teknoloji etiği gibi konularla yakından ilgilidir. Mühendislik etiğinin tek bir uygulaması ve standardı yoktur, dallara göre değişen anlamı ve uygulaması vardır.

Bilimsel kuram; iyi kanıtlanmış, sürekli olarak test edilen ve doğrulanan deney ve gözlem ile bilimsel metot aracılığıyla elde edilen, doğanın bazı yönlerinin açıklamasıdır. Tüm bilimsel bilgiler gibi, bilimsel kuramlar doğaları gereği tümevarımsaldır, tahmin edilebilir gücü ve açıklayıcı kuvveti amaçlar. Bilimsel bir kuramın gücü, açıklayabildiği durumların çeşitliliği, anlaşılabilirliği ve kolaylığı ile ilişkilidir. Yeni bilimsel kanıtlar elde edildikçe, yeni bulgulara uymaması durumda, bilimsel bir kuram reddedilebilir ya da değiştirilebilir. Böyle durumlarda, daha doğru bir kuram benimsenir. Bazı durumlarda, doğruluğu kesin olmayan, değiştirilmemiş bir bilimsel kuram, özel bazı durumlara benzerliği açısından kullanışlı ise yine de kuram olarak ele alınır. Bilimsel kuramlar test edilebilir ve yanlış/çürütülebilir tahminler üretebilirler. Bilimsel kuramlar doğal olaylardan sorumlu bazı nedensel elementleri açıklarlar ve fiziksel evrenin yönleri ile elektrik, kimya, astronomi gibi özel araştırma alanlarını tahmin etmek ve açıklamak için kullanılırlar. Bilim insanları kuramları, teknolojiyi geliştirmek ve hastalıklara çare bulmak gibi amaçlar dışında, daha sonraki bilimsel bilgiler için temel olarak da kullanırlar. Bilimsel kuramlar, bilimsel bilginin en güvenilir, en kesin ve kapsamlı formudur. Bu, varsayım, hipotez ya da tahmin anlamlarına gelebilen kuram kelimesinin genel kullanımından büyük ölçüde farklıdır.

<span class="mw-page-title-main">Kimlik doğrulama</span>

Kimlik doğrulama, bir varlığın(kurum, kişi ya da sistem) doğruladığı bir veri parçasının doğruluğunun teyit edilmesidir. Kimlik tanıma(identification), bir kişinin veya bir şeyin kimliğini kanıtlayan veya gösteren bir eylemi tanımlamanın; kimlik doğrulama, bu kimliğin gerçekten doğrulanma sürecidir. Bu süreç, kişinin kimliğini, kimlik belgelerini doğrulanması, bir dijital sertifikayla internet sitesinin gerçekliğinin doğrulanması, bir yapının yaşının Radyokarbon tarihleme yöntemiyle belirlenmesi ya da bir ürünün ambalajına ve etiketine bakarak doğrulamasını içerir. Diğer bir ifadeyle, kimlik doğrulama, genellikle en az bir çeşit kimlik tanımının doğrulanmasını içerir.

Pragmatik etik, normatif felsefi etik teorisidir. John Dewey gibi etik pragmatistler, bazı toplumların bilimde ilerleme kaydettikleri durumda ahlaki olarak da ilerlediğine inanmaktadır. Bilim insanları, bir hipotezin gerçeği ile ilgili araştırma yapabilir ve hipotez doğru gibi hareket ettikleri anlamıyla hipotezi kabul edebilirler. Bununla birlikte, gelecek nesillerin bilimi ilerletebileceğini ve dolayısıyla gelecek nesillerin kabul edilen hipotezlerini geliştirebileceğini veya değiştirebileceğini düşünüyorlar. Benzer şekilde etik pragmatistler, sorgulamalar sonucunda normların, ilkelerin ve ahlaki kriterlerin muhtemelen iyileştirileceğini düşünmektedirler.

Hemşirelik etiği, uygulama etiğinin hemşirelik alanındaki faaliyetlerle ilgilenen bir dalıdır. Hemşirelik etiği, fayda, zarardan koruma ve özerkliğe saygı gibi tıp etiği ile birçok ilkeyi paylaşır. İlişkilere, insan onuruna ve işbirlikçi bakıma verdiği vurgu ile ayırt edilebilir.

Bilimsel suistimal, profesyonel bilimsel araştırmaların yayınlanmasında standart bilimsel davranış ve etik davranış kurallarının ihlal edilmesidir. Araştırmanın tasarımı, yürütülmesi ve raporlanması da dahil olmak üzere bilimde bilimsel yöntemin ve araştırma etiğinin ihlalidir.

Araştırma etiği, uygulamalı etik çalışmaları içinde yer alan bir disiplindir. Kapsamı, genel bilimsel dürüstlük ve suistimalden insan ve hayvan deneklere yapılan muameleye kadar uzanır.