İçeriğe atla

Arapyengicesi

Ərəbyengicə (ayrıca, Ərəb Yengicə, Arab Yengidzha, Erebyengicesi), Azerbaycan'ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ndeki Şerur rayonuna bağlı bir köy ve belediyedir. İlçe merkezinden 12 km güneyde, Arpaçay Nehri'nin sol kıyısında yer almaktadır. Başlıca geçim kaynağı çiftçilik ve hayvancılıktır. Köyde bir ortaokul, kulüp ve tıp merkezi bulunmaktadır. 894 nüfusa sahiptir.[1]

Etimoloji

ərəb (etno-name) ve yengicə (yeni, taze) kelimelerinden oluşan Ərəbyengicə adı "yeni Arap köyü veya yeni kurulan Arap köyü" anlamına gelir.[2]

Tarihi ve arkeolojik anıtlar

Ərəbyengicə

Ərəbyengicə, Şerur bölgesinde eski bir yerleşim yeridir. Ərəbyengicə (Erebyengicesi) köyünün güneyinde, Aras Nehri'nin yaklaşık 200 metre kuzeyinde yer alır.

Sit alanı yaklaşık olarak 0.8 hektar alan kaplamaktadır. Çiftçilik faaliyetleri sırasında sit alanı ağır hasar gördü ve sadece 80–90 cm yükseklikte merkezi bir parça günümüze ulaşabildi.

Sit alanından toplanan buluntular, Eneolitik ve Karaz kültürünün kültürel katmanlarının varlığını ortaya koymaktadır. Kilden yapılmış Eneolitik seramik parçalarının küçük olması nedeniyle çömleklerin kesin formlarını belirlemek mümkün değildir. Çömlek parçalarının ağız kenarları düz kesilmiştir. Hem iyi hem de kötü bir şekilde pişirilmiş örnekler bulunmaktadır. Yüzeyler hafifçe düzgünleştirilmiştir. Buluntular genel olarak Kültepe I buluntuları ile benzerlik göstermektedir. Yerleşmede obsidiyene ait kalıntılar bulunmuştur. Yerleşme MÖ 4. ve 3. binyıllara aittir.[1]

Sit alanında saman yüzlü ve saman katkılı buluntular da ortaya çıkarılmıştır. Bulunan çanak çömlek parçalarının bazıları taranmış yüzeylere sahiptir; bu örnekler Güney Azerbaycan'ın Geç Kalkolitik Çağının ve Nahçıvan bölgesinin eserlerine tipik olarak benzemektedir. Benzer buluntular Kuzeybatı İran'da da ortaya çıkarılmıştır. Benzer çanak çömlek İran'da Kültepe I, Halaç, Sederek ve Marand'daki Kül Tepe'de de ortaya çıkarılmıştır.[3]

Kaynakça

  1. ^ a b Nakhchivan Encyclopedia. I. Baku: ANAS. 2005. s. 193. ISBN 5-8066-1468-9. 
  2. ^ Encyclopedic dictionary of Azerbaijan toponyms. In two volumes. Volume I. p. 304. Baku: "East-West". 2007. 978-9952-34-155-3.
  3. ^ Akbar Abedi, Behrooz Omrani and Azam Karimifar, Fifth and fourth millennium BC in north-western Iran: Dalma and Pisdeli revisited 4 Ocak 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., in: Documenta Praehistorica XLII, 2015, p.323 - academia.edu

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Babek (rayon)</span>

Babek Rayonu, Azerbaycan'da, Nahçıvan Özerk Cumhuriyetinde rayon. İdarî merkezi Babek kasabasıdır. 1978 yılında kurulmuştur. Adını Azerilerin millî kahramanlarından Babek'ten almıştır. İran ve Ermenistan ile sınırı mevcuttur. Rayon, 1 kasaba ve 39 köye sahiptir. Rayon bünyesindeki en yüksek dağ 2475 m. rakımı olan Buzkov Dağıdır. Babek rayonunda çok sayıda tarihi anıt vardır.

<span class="mw-page-title-main">Karaz kültürü</span>

Karaz Kültürü,Erken Tunç Çağı'na ait bir kültürdür. Sovyet arkeolog Boris Kuftin'in çalışmalarında ortaya konulan, Geç Kalkolitik Çağ ve Tunç Çağı boyunca Doğu Anadolu Bölgesi, Transkafkasya, Azerbaycan ve Kuzeybatı İran'ı içine alan bir yayılma gösteren kültürdür.

Pulur / Sakyol Höyük, Sakyol köyünün kuzeydoğusunda günümüzde Keban Baraj Gölü altında kalmış olan bir höyüktür. Yakınında yer aldığı köyün eski adı Pulur, yeni adı ise Sakyol'dur. Anadolu'daki Pulur Höyük adıyla bilinen diğer höyüklerden ayırt etmek için Pulur / Sakyol ya da Sakyol / Pulur Höyük adıyla kayıtlara alınmıştır. Höyüğü ilk tespit eden İsmail Kılıç Kökten, yerleşmeden Pulur Köyü içindeki Kültepe olarak bahsetmektedir. Höyük, baraj gölü altında kamadan önce Murat Çağı ve Karasu Çağı'nın birleştiği bölgenin 4–5 km. uzağında idi. Tepe olarak 120 x 80 metre ölçüsünde olup ovadan 20 metre yükseklikteydi.

Karahöyük 1, Konya İl merkezinin yaklaşık 7 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Konya il sınırları içinde birden fazla Karahöyük adlı yerleşim olduğu için bu höyük Karahöyük 1 olarak geçmektedir. Biri büyükçe olan on bir tepecikten oluşur. Bu tepeler üzerindeki yerleşim 1.000 x 500 metre genişliğe ulaşmaktadır. Açmalardan birinde 29 metrede ana toprağa ulaşılması, kalın bir dolgu tabakası altında olduğunu göstermektedir.

Çıradere Höyüğü, Çorum İli'nde, Boğazkale İlçe'sinin 8,5 km. kuzeydoğusuna düşen Suludere Köyü'nün içinde yer alan bir höyüktür.

Girharrin Höyüğü, Mardin il merkezinin 11 km. güney-güneydoğusunda, Mardin - Nusaybin karayolunun hemen batısında, eski adı Girharrin olan Ortaköy Köyü'nün ortasında yer alan bir höyüktür. Bazı kaynaklarda Gülharrin olarak geçmektedir. Tepe, teraslarıyla birlikte 400 x 300 metre boyutlarında ve 40 metre yüksekliktedir. Navala Kutte Vadisi'nde yer alan ve Riji Deresi'nin batı tarafında olan höyük, bu vadinin kuzeydoğu yönünde doğal bir geçit sağlamaktadır. Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda Kültepe Karum'a uzanan ve Kral Yolu olarak bilinen ana ticaret hattının yerleşimden geçtiği bilinmektedir. Tepenin ve köyün eski adı olan Girharrin'in, gir (tepe) ve harrin (yol) sözcüklerine dayandığı ileri sürülmektedir. Diğer yandan Asur belgelerinde adı Huzirina olarak geçen kentin burası olduğu düşünülmektedir.

Karagöz / Demirci Höyük, Sinop il merkezinin yaklaşık olarak 13 km. güneyinde, Demirci Köyü'nün yanında yer alan bir höyüktür. Tepe, 160 x 70 metre boyutlarındadır.

Aslanapa Höyüğü, Kütahya il merkezinin kuş uçumu 25 km. güneybatısında, Aslanapa İlçesi'nin 700 metre kadar güneyinde yer alan bir höyüktür. Tepe, 140 metre çapında olup günümüzde 5 metre yüksekliğindedir.

Selimpaşa Höyüğü, İstanbul il merkezinin batısında, Silivri İlçesi'ne bağlı Selimpaşa Mahallesi merkezinin yaklaşık olarak 3 km. batısında, Marmara kıyısında yer alan bir höyüktür. Güneyinden İstanbul – Tekirdağ karayolunun kuzeyindedir. Yapılaşma nedeniyle tehdit altında olmasına karşın bu tehdit, İstanbul Arkeoloji Müzesi tarafından sit alanı ilan edilerek kontrol altına alınmıştır.

Tekeköy Düz Yerleşmesi, Samsun il merkezinin yaklaşık 16 km. güneydoğusunda, Tekeköy yakınlarında yer alan bir düz yerleşmedir. Yerleşmeyle ilgili yayınlarda yeri tam olarak belirtilmekmektedir. Tekeköy günümüzde Samsun'un bir mahallesidir. Fındıkcak ve Çınarlık derelerinin suladığı vadide bulunan kaya sığınaklarından birinin önündeki terasta ya da yamaçlardan birinde olduğu anlaşılmaktadır. "A" kaya sığınağının yaklaşık 300 m uzağında; sığınakdan güneye doğru gittikçe daralan iki dar vadinin birleştiği ve genişlemeye başladığı yerde olduğu belirtilmektedir. Yerleşmenin kazı yapıldığı yıllarda 100 x 50 metre boyutlarında olduğu bilinmektedir.

Kanlıtaş Höyük, Eskişehir il merkezinin kuzeyinde, Aşağıkuzfındık Köyü'nün 1 km. doğusunda, "Kanlıtaş Mevkii" olarak bilinen yörede yer alan bir höyüktür. Yerleşme, vadinin ortasındaki kayalık bir yükseltinin kuzey yamacındadır. Tepe, 30 metre çapında olup 4 - 7 metre yüksekliktedir.

Etiyokuşu Höyüğü, Ankara il merkezinin yaklaşık 5 km. kuzey – kuzeydoğusunda, günümüzde tümüyle yapıların altında kalmış bir höyüktür. Etiyokuşu ismi, muhtemelen kazı ekibi tarafından verilmiş bir isimdir. Tepe, 86 x 22,5 metre boyutlarında, 1,5 metre yükseklikte ve yerleşme alanının 6,5 dönüm olduğu bildirilmiştir. Kazı öncesinde Çubuk Barajı asfaltıyla ikiye bölünmüş durumdaydı ve kum çekilmesiyle kısmen tahrip edilmiş bulunuyordu.

Ahlatlıbel Düz Yerleşmesi, Ankara il merkezinin yaklaşık olarak 14 km. güneybatısında, ODTÜ arazisi içinde, eski Yalıncak Köyü'nün güney – güneybatısında, Haymana yolu üzerinde yer alan bir düz yerleşmedir. Bölgede geniş bir alanın yakın geçmişte toprakla doldurulmuş olması nedeniyle, 1933 yılında kazısı yapılmış olan yerleşmenin tam olarak yeri yakın zamana kadar saptanamamıştı. Ancak Gülçin İlgezdi Bertram ve Jan - K. Bertram'ın çalışmalarıyla yerleşmenin yeri 2010 yılında saptanmıştır. Kale olarak tanımlanan mimari kalıntılar ve konumu dikkate alınarak bir bey şatosu olduğu düşünülmektedir.

Ilıcapınar Höyüğü, Konya il merkezinin kuzeydoğusunda, Cihanbeyli İlçesi'nin yaklaşık olarak 11 km. güneyinde, Ilıcapınar Köyü'nün doğusunda yer alan bir höyüktür. Yerleşme, Konya'dan Cihanbeyli'ye giden yoldan Yapalı Köyü sapağından ileride, Bolluk Gölü'nün kuzey köşesindedir.

Koçumbeli Yamaç Yerleşmesi, Ankara il merkezinin güneybatısında, eski Yalıncak Köyü'nün 1,5 km kadar güneyinde, günümüzde ODTÜ arazisi içinde kalan bir yamaç yerleşmesidir. Ahlatlıbel'in 2 km kuzeyindedir. Ahlatlıbel'le aralarında bir sıra tepe vardır.

<span class="mw-page-title-main">Leyla Tepe Medeniyeti</span>

Leyla Tepe Kültürü Bakır Çağı'na ait antik Albanya kültürü. Adını Ağdam Rayonu yakınlarındaki Leyla Tepe'deki arkeolojik alandan almaktadır. Bu kültüre ait yerleşimler, M.Ö. 4350-4000 tarihleri arasında, Orta Kafkasya bölgesinin güney yamaçları boyunca yayılmıştır. Leyla Tepe'deki anıtlar, 1980'lerde ilk olarak Sovyet arkeolog I. G Narimanov tarafından belirlenmiştir. Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı ve Güney Kafkasya Boru Hattı inşaat çalışmalarının zarar verme olasılığı, dikkatleri bu arkeolojik alana yöneltmiştir.

<span class="mw-page-title-main">II. Kültepe</span>

II. Kültepe, Azerbaycan'ın ilk şehir devletlerinden birinin merkezi olan ve günümüzde Nahçıvan'da yer alan eski bir yerleşim yeridir. Şehir günümüzden 3.500 yıl önce kurulmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Alikemek Tepesi</span>

Alikemek Tepesi, Azerbaycan'ın Celilabad rayonundaki Mugan ovasında yer alan ve Kalkolitik döneme, MÖ 5000 yılı civarına tarihlenen bir arkeolojik sit alanıdır. Erken seviyeler Shulaveri-Shomu kültürüne aitti. 1 hektardan fazla bir alanı kaplamaktadır.

Kültepe, Azerbaycan'ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Babek Rayonu'nda yer alan ve Neolitik Çağ'dan beri yerleşim görmüş bir köy ve belediyedir. 1.859 nüfusa sahiptir.

Azerbaycan'da Tunç Çağı MÖ 4. Binyıl'ın ikinci yarısında başladı ve MÖ 2. Binyıl'ın ikinci yarısında sona erdi, Demir Çağı ise MÖ yaklaşık 7-6. yüzyıllarda başladı. Bugünkü Azerbaycan topraklarındaki Tunç Çağı, Erken Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı ve Geç Tunç Çağı olarak bölümlere ayrılmıştır. Tunç Çağı Nahçıvan, Gence, Daşkesen, Mingeçevir, Kobustan, Kazah ve Karabağ'da araştırmılıştır.