İçeriğe atla

Araknoid kist

Araknoid kist
Araknoid kiste ait MRG görüntüsü
UzmanlıkBeyin ve sinir cerrahisi Bunu Vikiveri'de düzenleyin

Araknoid kistler, beyin ve omuriliği kaplayan üç meningeal tabakadan biri olan beynin kortikal yüzeyi ile ile kafatası kaidesi arasında veya araknoid membran arasında gelişebilen, araknoidal hücreler ve kollajen[1] ile kaplı beyin omurilik sıvısının doldurduğu kistik yapılardır .[2] Primer araknoid kistler konjenital bir bozukluk iken, ikincil araknoid kistler kafa travması sonrası ortaya çıkabilmektedir.[3] Primer kist vakalarının çoğu bebeklik döneminde başlar; ancak, ergenlik dönemine kadar tespit edilemeyebilir.

Belirti ve bulgular

Araknoid kistler kistin çok büyük olduğu durumlar dâhil çok büyük oranda bulgu vermeyen yapılardır. Bu nedenle tespit edildiği semptomların mevcut kistin varlığı, büyüklüğü, yeri ile ilişkilendirilebilmesi için detaylı inceleme ve tetkik gereklidir.

Semptomlar kistlerin büyüklüğüne ve konumuna göre değişir, ancak küçük kistlerde genellikle semptom yoktur ve hemen her zaman tesadüfen keşfedilirler.[2] Öte yandan, büyük kistlerden bazı semptomlara neden olabilir:

  • Özellikle çocuklarda kraniyal deformasyon veya makrosefali (başın genişlemesi)[4]
  • Çocuklarda suprasellar bölgedeki kistler, bobble-head bebek sendromu adı verilen başın sallanması ve başını sallama olarak tanımlanır.
  • Sol orta kraniyal fossadaki kistler, etkilenen çocuklar üzerinde yapılan bir çalışmada DEHB (Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) ile ilişkilendirilmiştir.[5]
  • Baş ağrısı .[2] Baş ağrısı yaşayan bir hastanın mutlaka araknoid kisti olması gerekmez.
    • Migren veya gerilim tipi baş ağrısı olan 78 hastayı içeren 2002 yılında yapılan bir çalışmada, BT taramaları hastaların üçte birinden fazlasında anormallikler gösterirken araknoid kistler bu çalışmadaki hastaların sadece % 2,6'sını oluşturuyordu.[6]
    • Bir çalışmada, intrakraniyal araknoid kistleri olan hastaların % 18'inde spesifik olmayan baş ağrıları bulundu. Bu vakaların % 75'inde kist temporal yerleşimliydi.
  • Nöbetler
  • Hidrosefali (beyin omurilik sıvısının aşırı birikmesi)
  • Artmış kafa içi basıncı
  • Gelişimsel gerilik
  • Davranış bozuklukları
  • Mide bulantısı
  • Dysdiadokinesis
  • Hemiparezi (vücudun bir tarafında zayıflık veya felç)
  • Ataksi (kas kontrolü eksikliği)
  • Müzikal halüsinasyon[7]
  • Pre-senil demans, sıklıkla Alzheimer hastalığı ile ilişkili bir durum
  • Yaşlı hastalarda (> 80 yaş) semptomlar kronik subdural hematom veya normal basınçlı hidrosefali ile benzerdir:
    • bunaklık
    • İdrarını tutamamak
    • Hemiparezi
    • Baş ağrısı
    • Nöbetler

Kistin konuma özgü semptomlar

  • Supratentoryal araknoid kistler, Ménière hastalığı semptomlarını taklit edebilir.[8]
  • Frontal araknoid kistler depresyon ile ilişkilendirilmiştir.[9]
  • Sol temporal lobdaki kistler psikoz ile ilişkilendirilmiştir.[10][11] Sol fronto-temporal kist aleksitimi belirtileri gösterebilir.[12]
  • Sağ sylvian fissüründeki kist, 61 yaşındaki bir hastada şizofreni benzeri semptomların yeni başlamasına neden olmuştur.[13]
  • Sol orta kraniyal fossada kisti olan bir hastada işitsel halüsinasyonlar, migren benzeri baş ağrıları ve periyodik paranoya izlenmiştir
  • Sol temporal lob kistleri olan hastalarda manik depresyona (bipolar bozukluk) benzer duygudurum bozuklukları izlenmiş ve dışa dönük saldırganlık gösterdikleri tespit edilmiştir.[14]

Nedenleri

Araknoid kistlerin kesin nedeni bilinmemektedir. Araştırmacılar, araknoid kist vakalarının çoğunun, araknoid zarın açıklanamayan yırtıklardan kaynaklanan gelişimsel malformasyonlar olduğuna inanmaktadır.

Bazı durumlarda, orta fossada meydana gelen araknoid kistlere azgelişmişlik (hipoplazi) veya temporal lobun sıkışması eşlik eder. Orta fossa araknoid kistlerin gelişiminde temporal lob anormalliklerinin rolü kesin olarak bilinmemektedir.

Kalıtsal bozuklukların araknoid kistlerle bağlantılı olduğu bazı durumlar vardır.[15]

Minör kafa travması nedeniyle araknoid kistler komplike olabilirler.[16] Travma, bir kist içindeki sıvının diğer alanlara sızmasına neden olabilir (örn. Subaraknoid boşluk). Bir kistin yüzeyindeki kan damarları yırtılabilir ve kist içine kanamalara (intrakistik kanama) neden olabilir, kistin boyutunun artamsına neden olabilir. Bir kan damarı bir kistin dışına kanarsa, hematom ortaya çıkabilir. İntrakistik kanama ve hematom vakalarında, birey kafatası içinde artmış basınç semptomları ve yakındaki sinir (nöral) dokunun kompresyonuna bağlı belirtiler gösterebilir.

Bazı bilim adamları araknoid kistlerin gerçek bir konjenital malformasyon olup olmadığını veya bunun ikincil kistlerden ayrılıp ayrılmaması gerektiği yönünde fikir ayrılılıklarına sahiptir.[17] Son zamanlarda yapılan bir araştırma, BT sisternografi ile araknoid kist ve subaraknoid boşluk arasındaki bağlantıda farklılıkları gösterilmiştir.[18] Bir dizi hastada araknoid kist sıvısı ve BOS karşılaştırması kimyasal bileşimde farklılıklar olduğunu göstermiştir.[19]

Araknoid kistler Marfan sendromu, araknoidit veya korpus kallozum agenezisi gibi diğer bozukluklara sekonder olarak da ortaya çıkabilir.

Teşhis

Beynin BT görüntüsünde sağ fronto-temporal yerleşimli araknoid kist izlenmektedir
Sol temporal lob önünde tipik bir araknoid kistin aksiyal BT görüntüsü

Tanı esas olarak MRG'dir . Araknoid kistler sıklıkla diğer klinik nedenlerle yapılan MRG taramalarında tesadüfen tespit edilirler. Uygulamada, semptomatik araknoid kistlerin teşhisi semptomların mevcut olmasını gerektirir ve kist tespit edilen kişilerin çoğunda hiçbir zaman semptom geliştirmez.

Araknoid kistleri olan bir hastanın değerlendirilmesinde yararlı olduğu düşünülen bilişselliği değerlendirmek için kullanılan kısa bir ankete dayalı olan mini-mental durum muayenesi (MMSE) bulunmaktadır.

Sınıflandırma

Araknoid kistler beyinde veya omurgada bulunabilir . İntrakraniyal araknoid kistler genellikle araknoidal boşluklara bitişik olarak ortaya çıkar.[20] Spinal araknoid kistler ekstdural, intradural veya perineural olabilir ve radikülopatiyi gösteren belirti ve semptomlarla ortaya çıkma eğilimindedir.

Araknoid kistler ayrıca birincil (konjenital) veya ikincil (edinilmiş) olarak sınıflandırılabilir ve insanlarda, kedilerde ve köpeklerde bildirilmiştir.[21]

Araknoid kistler nispeten asemptomatik olabilir veya sinsi semptomlarla ortaya çıkabilir; bu nedenle tanı sıklıkla gecikir.

Tedavi

Çoğu araknoid kistler asemptomatiktir ve tedavi gerektirmez. Semptomatik olduğunda tedavi gerekebilir.[2] Kistin basıncı azaltmak için çeşitli prosedürler mevcuttur.

  • Serebral şantın yerleştirilmesi:[22]
    • Dâhili bir şant ile subdural bölgeye boşalır.[23]
    • Kistoperitoneal bir şant periton boşluğuna boşaltımı sağlar.[24]
  • Fenestrasyon:
    • Kraniyotomi ile kist eksizyon[25]
    • Çeşitli endoskopik teknikler umut vadetmektedir[26] (lazerli teknikler de dâhil olmak üzere).[27]
  • İğne aspirasyonu veya burr-hole (kafatasına açılan delik) ile drenaj.
  • Kapsüler rezeksiyon
  • Farmakolojik tedaviler nöbetler veya ağrı gibi semptomların kontrolünde kullanılabilir.

Prognoz

Çoğu araknoid kist asemptomatiktir ve tedavi gerektirmez. Komplikasyonlar oluştuğunda, araknoid kistleri tedavi edilmeden bırakmak, kistlerin veya kanamanın genişlemesine ve bu nedenle kalıcı ciddi nörolojik hasara sebep olabilir.[2] Bununla birlikte, tedavi edilen semptomatik araknoid kistler tedaviden fayda görürler.

Daha spesifik durumlar aşağıda listelenmiştir:

  • Cerrahi öncesi biliş bozukluğu olan hastalar, kistin cerrahi dekompresyonundan sonra iyileşme gösterdi.[28][29]
  • Cerrahi, uygun hasta grubunda psikiyatrik bulguları düzeltebilir.[30]

Epidemioloji

Araknoid kistler popülasyonun % 1,1'inde görülür[31][32] 2:1 erkek: kadın cinsiyet dağılımı mevcuttur.[33] Bunların sadece % 20'sinde ikincil hidrosefali semptomları vardır.

2.536 sağlıklı genç erkeğin değerlendirildiği bir çalışmada, % 1,7'lik bir yaygınlık bulunmuştur. Tespit edilen anormalliklerin sadece küçük bir yüzdesi acil tıbbi müdahale gerektirir.[34]

Kaynakça

  1. ^ "Cerebellopontine angle arachnoid cyst harbouring ectopic neuroglia". Pediatr Neurosurg. 41 (4). 2005. ss. 220-3. 
  2. ^ a b c d e "Arachnoid Cysts Information Page". NINDS. 4 Ocak 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Nisan 2017. 
  3. ^ "Intracranial arachnoid cysts]". Rev Neurol (İspanyolca). 39 (12). 2004. ss. 1161-6. 
  4. ^ Barker RA, Scolding N, Rowe D, Larner AJ. The A-Z of Neurological Practice: A Guide to Clinical Neurology Cambridge University Press 2005 Jan 10, p61. (0-521-62960-8)
  5. ^ "Temporal lobe arachnoid cyst-attention deficit disorder syndrome: role of the electroencephalogram in diagnosis". Neurology. 48 (5). Mayıs 1997. ss. 1435-9. 
  6. ^ Valença MM, Valença LP, Menezes TL (Eylül 2002). "Computed tomography scan of the head in patients with migraine or tension-type headache". Arq Neuropsiquiatr. Cilt 60. ss. 542-7. 
  7. ^ "Musical hallucinosis in acquired deafness. Phenomenology and brain substrate". Brain. 123 (10). Ekim 2000. ss. 2065-76. 
  8. ^ "Supratentorial arachnoid cyst mimicking a Ménière's disease attack". J Laryngol Otol. 117 (9). Eylül 2003. ss. 728-30. 
  9. ^ Cummings JL, Mega MS. Neuropsychiatry and Behavioral Neuroscience, Oxford University Press, USA; 2Rev Ed, 2003 Jan 23;208. (0-19-513858-9)
  10. ^ Alves da Silva J, Alves A, Talina M, Carreiro S, Guimarães J, Xavier M (2007). "Arachnoid cyst in a patient with psychosis: a case report". Annals of General Psychiatry. Cilt 6. s. 16. 23 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Nisan 2020. 
  11. ^ Vakis AF, Koutentakis DI, Karabetsos DA, Kalostos GN (2006). "Psychosis-like syndrome associated with intermittent intracranial hypertension caused by a large arachnoid cyst of the left temporal lobe". Br J Neurosurg. 20 (3). ss. 156-9. 
  12. ^ "A case of atypical psychosis associated with alexithymia and a left fronto-temporal lesion: possible correlations". Can J Psychiatry. 32 (8). Kasım 1987. ss. 688-92. 
  13. ^ "Neurobehavioral and neurodiagnostic aspects of late-onset psychosis". Arch Clin Neuropsychol. 9 (5). Ekim 1994. ss. 371-82. 
  14. ^ Heinrichs, RW. In Search of Madness: Schizophrenia and Neuroscience Oxford University Press, USA (March 29, 2001); p129. (0-19-512219-4)
  15. ^ "Intracranial cysts in autosomal dominant polycystic kidney disease". J. Neurosurg. 83 (6). Aralık 1995. ss. 1004-7. 
  16. ^ "Haemorrhage into an arachnoid cyst: a serious complication of minor head trauma". Emerg Med J. 19 (4). Temmuz 2002. ss. 365-6. 
  17. ^ "Arachnoid cysts". Adv. Exp. Med. Biol. Advances in Experimental Medicine and Biology. Cilt 724. 2012. ss. 37-50. 
  18. ^ "CT cisternography in intracranial symptomatic arachnoid cysts: classification and treatment". J. Neurol. Sci. 318 (1–2). Temmuz 2012. ss. 125-30. 
  19. ^ "Arachnoid cysts do not contain cerebrospinal fluid: A comparative chemical analysis of arachnoid cyst fluid and cerebrospinal fluid in adults". Cerebrospinal Fluid Res. Cilt 7. Haziran 2010. s. 8. 
  20. ^ Arachnoid cyst. (n.d.). Gale Encyclopedia of Neurological Disorders. Retrieved September 10, 2006, from Answers.com Web site: http://www.answers.com/topic/arachnoid-cyst 31 Mart 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  21. ^ Reed SD, Cho DY, Paulsen D. Quadrigeminal Arachnoid Cysts in a kitten and a dog. J Vet Diagn Invest 2009. 21(5):707-710.
  22. ^ "Different approaches to surgical treatment of arachnoid cysts". Wien. Klin. Wochenschr. Cilt 118 Suppl 2. 2006. ss. 85-8. 
  23. ^ "Arachnoid cysts in adults: long-term follow-up of patients treated with internal shunts to the subdural compartment". Surg Neurol. 66 (1). Temmuz 2006. ss. 56-61; discussion 61. 
  24. ^ "A large arachnoid cyst of the lateral ventricle extending from the supracerebellar cistern--case report". Surg Neurol. 65 (6). Haziran 2006. ss. 611-4. 
  25. ^ "Suprasellar arachnoid cysts: endoscopy versus microsurgical cyst excision and shunting". Br J Neurosurg. 21 (3). Haziran 2007. ss. 276-80. 
  26. ^ "Endoscopic management of intracranial cysts". Neurosurg Focus. 19 (6). Aralık 2005. ss. E7. 
  27. ^ "Navigated laser-assisted endoscopic fenestration of a suprasellar arachnoid cyst in a 2-year-old child with bobble-head doll syndrome. Case report". J. Neurosurg. 104 (5 Suppl). Mayıs 2006. ss. 348-51. 
  28. ^ "Arachnoid cysts of the left temporal fossa: impaired preoperative cognition and postoperative improvement". J. Neurol. Neurosurg. Psychiatry. 59 (3). Eylül 1995. ss. 293-8. 
  29. ^ "Intracranial arachnoid cysts--do they impair mental functions?". J. Neurol. 255 (8). Ağustos 2008. ss. 1113-20. 
  30. ^ "Psychiatric presentations of intracranial cysts". J Neuropsychiatry Clin Neurosci. 1 (1). 1989. ss. 60-6. 
  31. ^ Flaherty AW. The Massachusetts General Hospital Handbook of Neurology 2000 Jan 1;105. (0-683-30576-X)
  32. ^ "Incidental findings on brain MRI in the general population". N. Engl. J. Med. 357 (18). Kasım 2007. ss. 1821-8. 
  33. ^ "Arachnoid cysts: case series and review of the literature". Neurosurg Focus. 22 (2). Şubat 2007. ss. E7. 
  34. ^ "Incidental findings in magnetic resonance imaging of the brains of healthy young men". J. Neurol. Sci. 240 (1–2). Ocak 2006. ss. 81-4. 
Sınıflandırma


İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Dev hücreli arterit</span> Başa, gözlere ve optik sinirlere kan taşıyan damarların, özellikle temporal arterin enflamasyonu

Dev hücreli arterit veya temporal arterit, spesifik olarak başa, gözlere ve optik sinirlere kan taşıyan damarların, özellikle temporal arterin enflamasyonudur (iltihaplanması).

Agnozi, duyusal bilgiyi işleme yetersizliğidir. Genellikle özel bir duyu ya da hafıza kaybının olmadığı durumlarda nesneleri, kişileri, sesleri, şekilleri, kokuları tanıma yeteneğinin kaybıdır.

Psikoz, düşünce ve duyunun ağır oranda bozulduğu zihin durumunu tanımlamakta kullanılan genel bir psikiyatri terimidir. Psikotik epizod geçiren hastalar halüsinasyonlar görüp, delüzyonel inançlar taşıyabilir, kişilik değişiklikleri ve düşünce bozukluğu gösterebilir. Bir psikotik epizod gerçek ile bağlatının kopması veya zarar görmesi ile karakterizedir denilebilir. Gençlerde daha sık görülen psikoz ağır bir zihinsel hastalığın belirtisi olabilir.

<span class="mw-page-title-main">Kist</span> Vücutta kapalı kese büyümesi

Kist, yakındaki dokuya kıyasla ayrı zara ve bölünmeye sahiptir. Bu nedenle, bir kese oluşturmak için bir araya toplanmış bir hücre kümesidir. Bununla birlikte, bir kistin ayırt edici yönü, böyle bir kesenin "kabuğunu" oluşturan hücrelerin, verilen konum için tüm çevre hücrelerle karşılaştırıldığında belirgin şekilde anormal olmasıdır. Hava, sıvı veya yarı katı madde içerebilir. Bir irin topluluğuna kist değil, apse adı verilir. Oluştuktan sonra, bazen bir kist kendiliğinden çözülebilir. Bir kist çözülemediğinde, cerrahi olarak çıkarılması gerekebilir; ancak bu, türüne ve konumuna bağlıdır.

<span class="mw-page-title-main">Pilonidal kist</span> özellikle kuyruk sokumu bölgesinde kıl içeren kist veya sinüs

Pilonidal kist veya pilonidal hastalık, tipik olarak kalçanın yanakları arasında ve genellikle üst ucunda kist olarak ortaya çıkan bir tür deri enfeksiyonudur. Belirtiler arasında ağrı, şişme ve kızarıklık yer alabilir. Ayrıca sıvı drenajı olabilir, ancak nadiren ateş görülebilir.

<span class="mw-page-title-main">Serebral arteriovenöz malformasyon</span>

Serebral arteriovenöz malformasyon, beyindeki atardamarlar ve toplardamarlar arasında oluşan anormal bağlantılardır.

Endometrioma, çikolata kisti endometriosis hastalığının yumurtalıklarda oluşturduğu kistik yapıya verilen isimdir.

Kraniofaringioma, hipofiz bezinin büyük olasılıkla Rathke kesesi epitelinden köken alan, kistik, epitelyal, iyi huylu bir beyin tümörüdür. Rathke kesesi ön hipofizin embriyonik öncüsüdür. Kraniofaringioma genellikle suprasellar bir tümördür. DSÖ grade 1 olarak sınıflandırılır. Sıklıkla çocuk ve genç erişkinlerde ortaya çıksa da yetişkinlerde de izlenebilir. Optik kiazma bası ile görme kusurları, baş ağrısı başvuru semptomları olabilir.

Parkinson hastalığının bulgu ve belirtileri değişkenlik gösterir. Parkinson hastalığı hareketleri etkileyerek motor belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur. Motor olmayan (non-motor) semptomlar da oldukça sık görülür. Başlıca non-motor semptomlar disotonomi, bilişsel ve nöro-davranışsal problemler, duyu ve uyku bozuklukları olarak gösterilebilir. Parkinson hastalığını taklit eden diğer hastalıklar Parkinsonian Hastalıklar olarak tanımlanır.

<span class="mw-page-title-main">Kolloid kist</span>

Kolloid kist, beynin kanser özelliği göstermeyen iyi huylu tümörlerinden biridir. Epitel doku ile kaplı bir kapsül ve jelatinöz içeriğe sahip kistik bir yapı özelliği gösterir. Neredeyse hemen her zaman 3. ventrikül komşuluğunun hemen önünde, foramen monro'ya yakın komşuluk içerisinde bulunur. Konumu nedeniyle obstrüktif hidrosefali ve kafa içi basıncının artmasına neden olabilir. Kolloid kistler intrakraniyal tümörlerin % 0,5-1'ini temsil eder.

<span class="mw-page-title-main">Subaraknoid kanama</span> Subaraknoid aralığa kanama

Subaraknoid kanama, araknoid membran ile beyni çevreleyen pia mater arasındaki alan olan subaraknoid boşlukta meydana gelen kanamalardır.

Serebral şantlar hidrosefaliyi tedavi etmede veya şişen beyine bağlı artmış kafa içi basıncı azaltmak için beyin omurilik sıvısı boşaltmak için kullanılır. Eğer hidrosefali tedavi etmezse artmış kafa içi basıncına beyin kan dolaşımın bozulmasına, enfarkt ve kanamalara ve ölümcül olabilen herniasyona, geri dönüşsüz beyin hasarına ve ölüme sebep olabilir. Şantlar çok çeşitli olmakla birlikte en sık kullanılanı, bir kranial ventriküle bağlı uc, buna bağlı tek yönlü çalışan bir valf ve ona bağlı olan, genellikle peritona yerleştirilen bir alt uçtan oluşur. Şantlar arasındaki farklar üretildikleri malzemeler, kullanılan valfin çeşidi ve valfin programlanabilir olup olmamasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Subdural kanama</span> kafa travmaları sonrası ortaya çıkan, beyin zarları arasında olan bir kanama şekli

Subdural kanama beyini çevreleyen beyin zarlarından dura mater ile araknoid zar arasında, sıklıkla travma sonrası ortaya çıkan kanamalardır. Kanamanın kaynağı genellikle subdural aralıkta bulunan köprü venlerinin yaralanmasıdır. Subdural kanamalar kitle etkisi yaratırlar ve beyin dokusuna baskı uygulayarak hasar meydana getirirler. Akut subdural kanamalar sıklıkla yaşamı tehdit eder. Kronik subdural kanamalar ise eğer doğru şekilde tedavi edilirse sonuçları oldukça iyidir. Tedavi ve iyileşme döneminde 6-8 ay boyunca amnezi, anksiyete, dengesizlikler ve şiddetli baş ağrıları görülür.

<span class="mw-page-title-main">Bartholin kisti</span>

Bartholin bezleri vajina açıklığının her iki tarafında bulunan iki küçük bezdir. Bezler vajinayı yağlamaya (nemlendirmeye) yardımcı olan mukus üretir. Bir Bartholin kisti, bu bezlerden birinin deliklerinde bir tıkanma meydana geldiğinde ortaya çıkar ve mukusun birikmesine ve bir yumru oluşturmasına neden olur. Bartholin kistleri tüm kadınların yaklaşık %2'sinde görülür. Doktorlar genellikle bu kistleri üreme çağındaki kadınlarda teşhis eder. Menopozdan sonra bir kadının Bartholin kisti geliştirme riski azalır.

Konjenital (doğumsal) böbrek anomalileri, üriner sistemdeki konjenital anomalilerinin önemli bir bölümüdür. Üriner sistemin konjenital anomalilerindeki kalıtımsal nitelikler tam olarak çözümlenememiştir. Olguların yaklaşık 1/5'i kalıtsaldır ve büyük çoğunluğu otosomal dominant yolla aktarılır; otosomal resesif kalıtım oldukça seyrektir. Çoğu olgudaki nedenin gebelikte yaşanan sorunlar olduğu varsayılmaktadır. Böbrek anomalileri, doğumsal üriner sistem anomalilerinin sıkça karşılaşılan sorunlardan biridir; yaklaşık 10 çocuktan 1'i bu tür bir anomali (kusur) ile doğar. Böbrek anomalilerin çoğu yapısal bozukluklar gösterirken bir bölümü de metabolik sorunlarla ortaya çıkar.

<span class="mw-page-title-main">Gangliyon kisti</span> Ganglion

Gangliyon kisti; bir eklem veya tendon üzerinde oluşan küçük bir sıvı kesesidir.

<span class="mw-page-title-main">Dopamin disregülasyon sendromu</span>

Dopamin Düzensizlik Sendromu (DDS), uzun süre dopaminerjik ilaçlar alan bazı bireylerde gözlenen bir işlev bozukluğudur. Tipik olarak, uzun bir süre boyunca dopamin agonist ilaçları almış olan Parkinson hastalığı (PD) olan kişilerde ortaya çıkar. İlaç bağımlılığı, kumar veya cinsel davranış gibi kendi kendini kontrol etme problemleriyle bağdaştırılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Meninksler</span>

Meninksler, merkezi sinir sistemini çevreleyen zar tabakalarına verilen addır. Dura mater, araknoid mater ve pia mater yapıları bir araya gelerek meninks zarlarını oluşturmaktadır. Pia mater ve araknoid mater zarları birlikte leptomeninks adıyla anılmaktadır. Beyin-omurilik sıvısı, omurgada ve kafatasında araknoid materin hemen altındaki subaraknoid boşlukta dolaşmaktadır. Meninksler, hem internal hem de eksternal karotid arterlerden çıkan dallar tarafından beslenmektedir. Kirli kan genellikle en yakın sinüse aracılığıyla internal juguler venlere akmaktadır. Meninkslere ait lenfatik damarlar, çeşitli çözünmüş maddeleri toplamaktadır. Meninkslerin önemli bir görevi beyne koruyucu bir kaplama sağlamaktır. Kan-beyin bariyerinin oluşumuna katkıda bulunmaktadır. Buna ek olarak meninksler, çevre doku ile etkileşimin sağlandığı ek bir merkezi sinir sistemi bariyeri işlevi görmektedir.

<span class="mw-page-title-main">İntrakraniyal anevrizma</span> serebrovsküler hastalık

Beyin anevrizması veya Serebral anevrizma olarak da bilinen intrakraniyal anevrizma, çoğunlukla bir serebral arter duvarındaki zayıflık sonucu damarda lokal bir genişleme veya balonlaşmanın gerçekleştiği serebrovasküler hastalıktır.

Porensefali, ensefalomalaziyi içeren son derece nadir bir sefalik bozukluktur. Serebral yarımkürede kist veya boşluklarla karakterize merkezi sinir sisteminin nörolojik bir bozukluğudur. Porensefali, 1859'da Heschl tarafından insan beynindeki bir boşluğu tanımlamak için adlandırılmıştır. Yunanca köklerden türeyen porensefali kelimesi 'beyindeki delikler' anlamına gelir. Kistlerin ve boşlukların yıkıcı (ensefaloklastik) nedenlerin sonucu olma olasılığı daha yüksektir, ancak aynı zamanda anormal gelişimden (malformatif), doğrudan hasardan, iltihaplanmadan veya kanamadan da kaynaklanabilir. Kistler ve boşluklar çok çeşitli fizyolojik, fiziksel ve nörolojik semptomlara neden olur. Hastaya bağlı olarak bu bozukluk, zekada herhangi bir bozulma olmaksızın yalnızca küçük nörolojik sorunlara neden olabilirken diğerleri ciddi şekilde sakat kalabilir veya hayatlarının ikinci on yılından önce ölebilir. Ancak bu bozukluk bebeklerde çok daha yaygındır ve porensefali hem doğumdan önce hem de sonra ortaya çıkabilir.