İçeriğe atla

Ara yüzey polimerizasyonu

A typically experimental setup for interfacial polymerization. One phase is above the interface, and the other phase is below. Polymerization occurs where the two phases meet, at the interface.
Arayüzey polimerizasyonu için tipik bir deney düzeneği. Bir faz arayüzün üzerindedir ve diğer faz aşağıdadır. Polimerizasyon, iki fazın arayüzde buluştuğu yerde meydana gelir.

Arayüzey polimerizasyonu basamaklı polimerizasyonun bir türüdür. Arayüzey polimerizasyonunda polimerizasyon birbirine karışmayan iki faz (genellikle sıvı) arasında gerçekleşir ve sonucunda bu iki faz arasında polimer oluşur.[1][2][3] Çeşitli arayüzey polimerizasyonu tipi vardır ve farklı tipler farklı polimer topolojilerine sebep olabilir. İnce filmler[4][5], nanokapsüller,[6] ve nanolifler[7] bu topolojilerden birkaçıdır.

Schotten-Baumann reaksiyonuna bir örnek. Benzilamin, Schotten-Baumann koşulları altında asetil klorür ile N- benzilasetamid oluşturmak üzere reaksiyona girer.

Tarihi

Arayüz polimerizasyonu (İlk olarak "arayüzey polikondenzasyonu" olarak adlandırılmıştır) ilk olarak 1959 yılında Emerson L. Wittbecker ve Paul W. Morgan tarafından yüksek sıcaklık ve düşük basınçlı eriyik polimerizasyon tekniğine bir alternatif olarak keşfedildi.[3] Eriyik polimerizasyonunun aksine, arayüzey polimerizasyonu reaksiyonları standart laboratuvar ekipmanı kullanılarak ve atmosferik koşullar altında gerçekleştirilebilir.

İlk arayüzey polimerizasyonu, aminlerden ve asit klorürlerden amidlerin sentezlenmesi için bir yöntem olan Schotten-Baumann reaksiyonu[3] kullanılarak gerçekleştirildi. Bu durumda, genellikle eriyik polimerizasyonu yoluyla sentezlenen poliamid; diamin ve diasit klorür monomerlerinden sentezlendi.[1] Diasit klorür monomerleri bir organik çözücü (benzen) ve diamen monomerleri (su), arayüzeye ulaştıklarında polimerleşecekleri şekilde, farklı fazdaki oramlarına yerleştirilerek polimerleştirildi.

1959'dan bu yana, arayüzey polimerizasyonu, sadece poliamidleri değil, aynı zamanda polianilinleri, poliimidleri, poliüretanları, poliüreleri, polipirolleri , poliesterleri, polisülfonamidleri, polifenil esterleri ve polikarbonatları hazırlamak için kapsamlı bir şekilde araştırılmış ve kullanılmıştır.[2][8] Son yıllarda, arayüzey polimerizasyonu ile sentezlenen polimerler, elektronikler için iletken polimerler, su arıtma membranları ve kargo yükleme mikrokapsülleri gibi belirli bir topolojik veya fiziksel özelliğin istendiği uygulamalarda kullanılmıştır.[1]

Çalışma Mekanizması

Five common types of interfacial polymerization interfaces (from left to right): liquid-solid, liquid-liquid, and liquid-in-liquid emulsion. There are two examples each for liquid-liquid and liquid-in-liquid emulsion, using one monomer or two.
Beş yaygın tipte arayüzey polimerizasyonu (soldan sağa): sıvı-katı, sıvı-sıvı ve sıvı-içinde-sıvı emülsiyonu. Her biri bir veya iki monomer kullanan sıvı-sıvı ve sıvı-içinde-sıvı emülsiyonu için iki örnek vardır.

En yaygın olarak kullanılan arayüzey polimerizasyonu yöntemleri 3 tip arayüze ayrılır: sıvı-katı arayüzleri, sıvı-sıvı arayüzleri ve sıvı-içinde-sıvı emülsiyon arayüzleri.[1] Sıvı-sıvı ve sıvı-içinde-sıvı emülsiyon arayüzlerinde, sıvı fazların biri ya da her ikisinde de monomer bulunabilmektedir.[3] Sıvı gaz, katı gaz ve katı katı dahil olmak üzere nadiren kullanılan diğer arayüz kategorileri de vardır.

Sıvı-katı bir arayüzde, polimerizasyon arayüzde başlar ve katı fazın yüzeyine bağlı bir polimer ile sonuçlanır. Sadece bir fazda çözünmüş monomer içeren bir sıvı-sıvı arayüzünde, polimerizasyon arayüzün sadece bir tarafında meydana gelirken, her iki fazda çözünmüş monomer içeren sıvı-sıvı arayüzlerinde, polimerizasyon arayüzün her iki tarafında da meydana gelir.[2] Bir arayüzey polimerizasyonu reaksiyonu karıştırılmış veya karıştırılmamış olarak ilerleyebilir. Karıştırılmış reaksiyonlarda, iki faz, kuvvetli çalkalama ile birleştirilerek daha yüksek bir arayüzey yüzey alanı ve daha yüksek bir polimer verimi elde edilir.[3] Kapsül sentezi durumunda, kapsülün boyutu doğrudan emülsiyonun karıştırma oranı ile belirlenir.

Arayüz polimerizasyonu nispeten basit bir işlem gibi görünse de, spesifik polimerleri tasarlamak veya polimer özelliklerini değiştirmek için değiştirilebilen birçok deneysel değişken vardır.[2][3] Dikkate değer değişkenlerden bazıları, organik çözücü, monomer konsantrasyonu, reaktivite, çözünürlük, arayüzün stabilitesi ve monomerler üzerinde mevcut fonksiyonel grupların sayısı gibi değişkenlerdir. Organik çözücününün kimliği; monomer difüzyonu, reaksiyon hızı, polimer çözünürlüğü ve geçirgenliği gibi faktörleri etkilediği için son derece önemlidir. Monomer üzerinde bulunan fonksiyonel grupların sayısı da önemlidir, çünkü polimer topolojisini etkiler: bir di- ornatma edilmiş monomer lineer zincirler oluşturacakken bir tri- veya tetra- ornatma edilmiş monomer dallı polimerler oluşturur.

Çoğu arayüzey polimerizasyonu, ilave mekanik mukavemet sağlamak için gözenekli bir destek üzerinde sentezlenir ve bu, hassas nano filmlerin endüstriyel uygulamalarda kullanılmasına izin verir.[2] Bu durumda iyi bir destek 1 ila 100 nm arasında değişen gözeneklerden oluşacaktır. Bağımsız filmler bir destek kullanmazlar ve genellikle mikro veya nanokapsüller gibi farklı topolojileri sentezlemek için kullanılırlar. Özellikle poliüretanlar ve poliamidler söz konusu olduğunda filmin kendisi, polimerik filmin "halatlarını" oluşturarak, kesintisiz bir reaksiyonla arayüzden sürekli olarak çekilebilir.[3][8] Polimer çökerken, sürekli olarak çekilebilir.

Arayüzey polimerizasyonu ile sentezlenen polimerlerin moleküler ağırlık dağılımı, arayüzey bölgesi yakınındaki yüksek monomer konsantrasyonu nedeniyle Flory-Schulz dağılımından daha geniştir.[9] Bu reaksiyonda kullanılan iki çözelti karışmadığı ve reaksiyon hızı yüksek olduğu için, reaksiyon mekanizması az sayıda, yüksek moleküler ağırlıklı uzun polimer zincirleri üretme eğilimindedir.[10]

Matematiksel modeller

Arayüzey polimerizasyonu, dengesiz bir işlem olduğu için matematiksel olarak modellenmesi zordur.[7][9][11] Arayüze polimerizasyonunun matematiksel modelleri analitik veya sayısal çözümler sunar. Arayüzey polimerizasyonunda yer alan çok çeşitli değişkenler, birkaç farklı yaklaşıma ve birkaç farklı modele yol açmıştır.[1] Arayüzey polimerizasyon modellerinden biri, arayüzey polimerizasyonunu ikinci dereceden bir kimyasal reaksiyonla birleştirilmiş heterojen bir kütle transferi olarak ele alır. Farklı değişkenleri hesaba katmak için, arayüzey polimerizasyonu modelleri üç farklı ölçeğe ayrılır ve bu da üç farklı model verir: kinetik model, lokal model ve makrokinetik model.

Kinetik model kinetik prensiplerine dayanır, tekdüze kimyasal dağılımlar varsayar ve sistemi moleküler düzeyde tanımlar.[9] Bu model, mekanizmalar, aktivasyon enerjileri, hız sabitleri ve denge sabitleri gibi termodinamik özellikleri dikkate alır. Kinetik model, daha fazla doğruluk sağlamak için genel olarak lokal veya makrokinetik modele dahil edilir.

Lokal model, difüzyon sınır tabakası olarak adlandırılan, arayüzün etrafındaki bir bölümdeki polimerizasyon karakteristiklerini belirlemek için kullanılır.[9] Bu model, sistemin içindeki monomer dağılımının ve konsantrasyonunun homojen olmadığı ve sistemin küçük bir hacim ile sınırlı olduğu sistemleri tanımlamak için kullanılır. Lokal model kullanılarak belirlenen parametreler arasında kütle transfer ağırlığı, polimerizasyon derecesi, arayüzün yakınındaki topoloji ve polimerin moleküler ağırlık dağılımı yer alır. Lokal modelleme kullanılarak, monomer kütle transfer karakteristiklerinin ve polimer karakteristiklerinin; kinetik, difüzyon ve konsantrasyon faktörlerine bağımlılığı analiz edilebilir. Lokal bir modelin hesaplanmasına yönelik bir yaklaşım, aşağıdaki diferansiyel denklem ile temsil edilebilir:

Bu denklemde ci monomerin veya polimerin i bileşenindeki fonksiyonel grupların molar konsantrasyonunu, t zamanı, y yüzey veya arayüzeye olan koordinat normalini, Di dikkate alınan fonksiyonel grupların molar difüzyon katsayısını ve Ji termodinamik tepkime hızını verir. Bu diferansiyal denklemin analitik çözümü olmadığından çözümler sayısal metodlarla bulunmalıdır.

Makrokinetik modelde tüm sistemin gelişimi tahmin edilir. Makrokinetik modelin önemli bir varsayımı, her bir kütle aktarım sürecinin bağımsız olması ve bu nedenle lokal bir modelle tanımlanabilir olduğu varsayımıdır.[9] Makrokinetik model, hem laboratuvar hem de endüstriyel uygulamalarda önemli olan reaksiyon işleminin etkinliği hakkında geri bildirim sağlayabileceğinden en önemli model sayılır.

Arayüz polimerizasyonunun modellenmesine yönelik daha spesifik yaklaşımlar ince film kompozit (TFC) membranların,[11] boru şeklindeki liflerin, içi boş zarların[7] ve kapsüllerin[1][12] modellenmesini içerir. Bu modeller, kararlı olmayan koşullar altında hem reaksiyon hem de difüzyon kontrollü arayüzey polimerizasyonunu ele alır. Modellerden biri ince film kompozit (TFC) membranlar içindir ve kompozit filmin kalınlığını zamanın fonksiyonu olarak tanımlar:

A0, B0, C0, D0, ve E0 sabitleri sistemi tarafından sağlanır, X film kalınlığı ve Xmaks,deneysel olarak tespit edilen, film kalınlığının maksimum değeridir.[11]

Kapsüllerin arayüzey polimerizasyonu veya kapsülleme için başka bir model de bu şekilde verilir:

Burada A0, B0, C0, D0, E0, I1, I2, I3, and I4 sistem ile saptanan kaysayılardır ve Rmin polimer kapsül duvarının iç çapının minimum değeridir.[12]

Monomer konsantrasyonu, sıcaklık, film yoğunluğu ve ikinci dereceden reaksiyon kinetiği gibi bu ve benzer modeller tarafından yapılan bunlarla sınırlı olmamak üzere çeşitli varsayımlar vardır.[7][11]

Uygulamaları

Arayüzey polimerizasyonu endüstriyel uygulamalarda, özellikle elektronikler için iletken polimerleri sentezleme yolu olarak çok fazla kullanım bulmuştur.[1][2] Polianilin (PANI), Polipirol (PPy), poli (3,4-etilendioksitiofen) ve politiofen (PTh) gibi arayüzey polimerizasyonu ile sentezlenen iletken polimerler; kimyasal sensörler,[13] yakıt hücreleri,[14] süperkapasitörler ve nanoanahtar (nanoswitch) gibi uygulamalarda kullanım bulmuştur.

Sensörler

PANI nanofiberleri en yaygın olarak sensör uygulamaları için kullanılır.[1][2] Bu nanolifler, Hidrojen klorür(HCI), amonyak(NH3), Hidrazin(N2 H4), kloroform(CHCI3), metanol(CH3OH) gibi çeşitli gaz şeklinde bulunan kimyasalları tespit etmek için kullanılır. PANI nanofiberleri, bazı gazlara seçiciliği artırmak için, katkılama ve polimer zinciri konformasyonunun modifikasyonu ile daha da hassaslaştırılabilir.[13] Tipik bir PANI kimyasal sensörü bir substrat, bir elektrot ve bir seçici polimer katmanından oluşur. PANI nanofiberleri, diğer kemiresistörler(chemiresistors) gibi, elektrik direncindeki ve iletkenliğindeki değişiklikleri kimyasal ortama tepki vererek tespit eder.

Yakıt hücreleri

PPy (Polipirol) kaplı "ordered mesoporous carbon" (OMC) kompozitler doğrudan metanol yakıt hücresi uygulamalarında kullanılabilir.[1][14] PPy'nin OMC üzerine polimerizasyonu, OMC'nin açık mezo gözenek yapısını değiştirmeden hücrenin ara yüzeyinin elektriksel direncini azaltabilir. Bu yüzden PPy kaplı OMC kompozitler yakıt hücreleri için PPy kaplanmamış OMC'lerden daha ideal bir malzemedir.

Ayrıştırma/Saflaştırma Membranları

Sıvı-katı ara yüz yoluyla sentezlenen kompozit polimer filmler ters ozmoz ve diğer uygulamalara kullanılan membranların sentezinde kullanılır.[1][2][5] Ara yüzey polimerizasyonu ile hazırlanan polimerlerin kullanılmasının ilave bir faydası, gözenek boyutu ve ara bağlantı (interconnectivity) gibi çeşitli özelliklerin, belirli uygulamalar için daha ideal bir ürün oluşturmak üzere ayarlanabilmesidir.[4] Örneğin, hidrojen (H2) gazının moleküler boyutu ile karbondioksit (CO2) gazının moleküler boyutu arasında gözenek boyutuna sahip bir polimerin sentezlenmesi, CO2'i geçirmeyen ama H2'yi geçirebilen bir membranın sentezlenmesine sebep olur.

Kargo taşıyıcı Mikro ve Nanokapsüller

Önceki kapsül sentezi yöntemleriyle karşılaştırıldığında, ara yüzey polimerizasyonu, çok çeşitli özelliklere ve işlevselliklere sahip kapsüllerle sonuçlanan, kolayca modifiye edilebilen bir sentezleme yöntemidir.[1][2] Sentezlendikten sonra kapsüller,[6] kuantum noktaları ve diğer nanopartikülleri taşıyabilir. Polimer kapsüllerinin kimyasal ve topolojik özelliklerinin daha da ince ayarlanması, ilaç verme sistemleri oluşturmak için etkili bir yol olabilir.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ a b c d e f g h i j k Song (Ocak 2017). "Recent progress in interfacial polymerization". Materials Chemistry Frontiers (İngilizce). 1 (6): 1028-1040. 
  2. ^ a b c d e f g h i Raaijmakers (Aralık 2016). "Current trends in interfacial polymerization chemistry". Progress in Polymer Science (İngilizce). 63: 86-142. 
  3. ^ a b c d e f g Wittbecker (Kasım 1959). "Interfacial polycondensation. I." Journal of Polymer Science. 40 (137): 289-297. 
  4. ^ a b Li (26 Haziran 2012). "High-Performance Membranes with Multi-permselectivity for CO2 Separation". Advanced Materials (İngilizce). 24 (24): 3196-3200. 
  5. ^ a b Lau (Şubat 2012). "A recent progress in thin film composite membrane: A review" (PDF). Desalination (İngilizce). 287: 190-199. 20 Eylül 2018 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Mayıs 2020. 
  6. ^ a b De Cock (17 Eylül 2010). "Polymeric Multilayer Capsules in Drug Delivery". Angewandte Chemie International Edition (İngilizce). 49 (39): 6954-6973. 
  7. ^ a b c d Ji (15 Ekim 2001). "Mathematical model for the formation of thin-film composite hollow fiber and tubular membranes by interfacial polymerization". Journal of Membrane Science. 192 (1–2): 41-54. 
  8. ^ a b Morgan (Kasım 1959). "Interfacial polycondensation. II. Fundamentals of polymer formation at liquid interfaces". Journal of Polymer Science. 40 (137): 299-327. 
  9. ^ a b c d e Berezkin (15 Eylül 2006). "Mathematical modeling of interfacial polycondensation". Journal of Polymer Science Part B: Polymer Physics (İngilizce). 44 (18): 2698-2724. 
  10. ^ MacRitchie (1969). "Mechanism of interfacial polymerization". Transactions of the Faraday Society. 65: 2503. 
  11. ^ a b c d Ji (Aralık 1999). "Mathematical Model for the Formation of Thin-Film Composite Membranes by Interfacial Polymerization: Porous and Dense Films". Macromolecules (İngilizce). 33 (2): 624-633. 
  12. ^ a b Ji (15 Ekim 2001). "Mathematical model for encapsulation by interfacial polymerization". Journal of Membrane Science. 192 (1–2): 55-70. 
  13. ^ a b Huang (19 Mart 2004). "Nanostructured Polyaniline Sensors". Chemistry - A European Journal (İngilizce). 10 (6): 1314-1319. 
  14. ^ a b Choi (Nisan 2006). "Surface Selective Polymerization of Polypyrrole on Ordered Mesoporous Carbon: Enhancing Interfacial Conductivity for Direct Methanol Fuel Cell Application". Macromolecules (İngilizce). 39 (9): 3275-3282. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Teflon</span>

Teflon, politetrafloroetilen (PTFE) polimerin ticârî adıdır. PTFE, florlanmış etilen polimerdir. Monomeri tetrafloroetilendir.

<span class="mw-page-title-main">Polimer</span> tekrar eden yapısal birimlere sahip makromoleküllerden oluşan madde

Polimer, bir veya daha çok monomer türünden türetilen birçok tekrarlayan alt birimden oluşan çok büyük moleküllerden veya makromoleküllerden oluşan bir madde veya malzemedir. Geniş özellik spektrumları nedeniyle, hem sentetik hem de doğal polimerler günlük yaşamda temel ve yaygın roller oynar.

<span class="mw-page-title-main">Polietilen</span>

Polietilen, çok çeşitli ürünlerde kullanılan bir termoplastiktir. İsmini monomer hâldeki etilenden alır, etilen kullanılarak polietilen üretilir. Plastik endüstrisinde genelde ismi kısaca PE'dir.

<span class="mw-page-title-main">Polyester</span>

Poliester, ana zincirlerinin her tekrar biriminde ester işlevsel grup içeren polimerlerin bir kategorisidir.

<span class="mw-page-title-main">HDPE</span> polietilen malzeme

HDPE, petrolden elde edilen, yüksek yoğunluklu polietilen malzemedir. İsmi İngilizce karşılığı olan "High Density Polyethylene" teriminin kısaltmasından gelmektedir. Sanayi ve imalat sektöründe genelde bu isim kullanılmaktadır. Yaklaşık olarak, 1.75 kg. petrolden, 1 kg. HDPE hammadde elde edilir.

<span class="mw-page-title-main">Termoplastik</span>

Termoplastik veya ısıyla yumuşayan plastik belirli sıcaklıkta bükülebilir veya kalıplanabilir hale gelen ve soğuduktan sonra katılaşan bir plastik polimer malzemedir.

Monomer, diğer monomer molekülleri ile birlikte reaksiyona girerek daha büyük bir polimer zinciri veya üç boyutlu bir ağ oluşturabilen bir moleküldür, bu sürece polimerizasyon adı verilir.

Düzensiz sarım veya rastgele sarım, monomerlerin rastgele doğrultulu olup buna rağmen bitişik olanların birbirine bağlı oldukları bir polimer konformasyonudur. Belli bir şekil değil, bir makromolekül topluluğundaki tüm şekillerin istatistik bir dağılımıdır. Bu konformasyonun adının arkasında yatan kavram, spesifik, stabilize edici bir etkileşim olmayınca, polimer omurgasının tüm konformasyonları rastgele "örnekleyeceğidir". Çözelti halinde veya ergime sıcaklığının üzerinde olan, çoğu doğrusal, dalsız homopolimer, (yaklaşık) rastgele sarım şeklini alır. Birbirine eşit uzunlukta olmayan monomerlere sahip kopolimerler dahi rastgele sarım dağılımı gösterir, eğer altbirimler arasında spesifik etkileşim yoksa. Dallı polimerlerin parçaları da rastgele sargı şekli alabilir.

Polimer fiziği, sırasıyla polimerleri, onların dalgalanmalarını, mekanik özelliklerini ve ek olarak polimer ve monomerlerin bozulma ve polimerleşme gibi kinetik reaksiyonlarını inceleyen fizik dalıdır. Yoğun madde fiziği perspektifine odaklanmış olsa da polimer fiziği aslen istatistiki fiziğin bir dalıdır. Polimer fiziği ve polimer kimyası da polimerlerin uygulanabilir bölümlerini inceleyen polimer biliminde birbirleriyle alakalıdır. Polimerler büyük moleküller oldukları için deterministik metot kullanarak çözümü oldukça karmaşıktır. Fakat istatistiki yaklaşımlar sıklıkla geçerli sonuçlar verebilir çünkü büyük polimerler sonsuz sayıdaki monomerlerin termodinamik limitiyle verimli bir şekilde tarif edilebilir Termal dalgalanmalar sıvı çözeltinin içindeki polimerlerin şekline sürekli etki eder ve bu etkiyi modellemek istatistiki mekanik ve termodinamiğin yardımını gerektirir. Doğal olarak, sıcaklık faz değişimleri erime ve başka birçok şeye neden olarak çözelti içindeki polimerlerin fiziksel davranışlarına güçlü bir şekilde etki eder Polimer fiziği için istatistiksel yaklaşım bir polimerle Brown Devinimi ya da tesadüfi hareket, öz-kaçınmalı hareket tiplerinden birinin benzerliği üzerine kuruludur. En basit polimer zincir modeli tesadüfi harekete denk gelen ideal zincir şeklinde sunulmaktadır. Polimerleri karakterize etmek için deneysel yaklaşımlar ayrıca yaygındır. Büyüklük dışlanımlı kromatografi, viskometri, dinamik ışık saçılımı ve polimerleşme reaksiyonlarını otomatik sürekli çevrimiçi gözetleme metotlarını kullanan polimer karaktarizasyon metotları polimerlerin kimyasal fiziksel ve maddesel özelliklerinin tayini için kullanılabilir. Bu deneysel metotlar ayrıca polimerlerin matematiksel olarak modellenmesine yardımcı olur daha fazlasıyla polimerlerin özelliklerinin daha iyi anlaşılmasını sağlar.

<span class="mw-page-title-main">Lityum polimer pil</span> Polimer elektrolit kullanılan Lityum-iyon pil

Lityum polimer pil veya daha doğrusu lityum-iyon polimer pil, sıvı elektrolit yerine jel polimer elektrolit kullanan, lityum-iyon teknolojisine sahip şarj edilebilir bir pildir. Bu piller, diğer lityum pil türlerinden daha yüksek özgül enerji sağlar ve mobil cihazlar, radyo kontrollü uçaklar ve bazı elektrikli araçlar gibi ağırlığın kritik bir özellik olduğu uygulamalarda kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Faz yüzey bilimi</span>

Faz yüzey bilimi, katı - sıvı arayüzleri, katı - gaz arayüzleri, katı - vakum arayüzleri ve sıvı - gaz arayüzleri dahil olmak üzere iki fazın arayüzünde meydana gelen fiziksel ve kimyasal olayların incelenmesidir. Yüzey kimyası ve yüzey fiziği alanlarını içerir. İlgili bazı pratik uygulamalar yüzey mühendisliği olarak sınıflandırılmaktadır. Bilim heterojen kataliz, yarı iletken cihaz üretimi, yakıt hücreleri, kendi kendine monte edilen tek tabakalar ve yapıştırıcılar gibi kavramları kapsar. Faz yüzey bilimi arayüz ve kolloid bilimi ile yakından ilgilidir. Arayüzey kimyası ve fizik her ikisi için de ortak konulardır. Yöntemler farklı. Buna ek olarak, arayüz ve kolloid bilimleri, arayüzlerin özelliklerinden dolayı heterojen sistemlerde ortaya çıkan makroskopik olayları inceler.

Emülsiyon polimerizasyonu genellikle su, monomer ve yüzey aktif madde içeren bir emülsiyon ile başlayan bir tür radikal polimerizasyondur. En yaygın emülsiyon polimerizasyonu tipi, su içinde yağ emülsiyonu olup, bu polimerizasyon tipinde monomer damlacıkları, su fazı içinde olan yüzey aktif cisimleri ile emülsiyon haline getirilir. Bazı polivinil alkoller veya hidroksietil selüloz gibi suda çözünen polimerler, emülsiyonlaştırıcı/stabilizatör olarak kullanılabilir. "Emülsiyon polimerizasyonu" adı, tarihsel bir yanlış anlamadan kaynaklanan, hatalı bir adlandırmadır. Polimerizasyon aslında emülsiyon damlacıklarında meydana gelmez, işlemin ilk birkaç dakikasında kendiliğinden oluşan lateks/kolloid parçacıklarında gerçekleşir. Bu lateks partikülleri tipik olarak 100 nm büyüklüğünde olup birçok polimer zincirinden oluşurlar. Her partikül yüzey aktif madde ('sabun') ile çevrili olduğu için partiküllerin birbiriyle pıhtılaşması önlenir; yüzey aktif maddenin üzerindeki elektrik yükü diğer partikülleri elektrostatik olarak iter. Sabun yerine suda çözünür polimerler stabilizatör olarak kullanıldığında, parçacıklar arasındaki itme, suda çözünür polimerlerin parçacığın üzerinde diğer parçacıkları iten bir 'tüylü tabaka' oluşturması ile olur. Bunun nedeni parçacıkları bir araya getirmenin tüylü tabakadaki polimer zincirlerinin sıkıştırılmasını gerektirmesidir.

<span class="mw-page-title-main">Basamaklı polimerizasyon</span>

Basamaklı polimerizasyon, iki veya daha çok fonksiyonel gruplu monomerlerin ilk önce dimerleri, daha sonra trimerleri, daha sonra uzun oligomerleri ve sonunda uzun zincirli polimerleri oluşturmak üzere reaksiyona girdiği bir polimerizasyon mekanizmasıdır. Birçok doğal ve sentetik polimer basamaklı polimerizasyon sonucunda oluşur. Örneğin: poliesterler, poliamidler, poliüretanlar ve benzeri polimerler basamaklı polimerizasyon ile sentezlenirler. Polimerizasyon mekanizmasının doğası gereği, yüksek moleküler ağırlık elde etmek için yüksek kapsamlı ("extent") reaksiyon gereklidir. Kademeli bir polimerizasyon mekanizması, insan zinciri oluşturmak birbirlerinin ellerini tutan insanların oluşturduğu bir "insan zincirine" benzetilebilir - her insanın iki eli - reaktif yerleri - vardır. İnsanların aksine bir monomer üzerinde ikiden fazla kola -reaktif bölgeye- sahip olma olasılığı vardır: Bu durumda dallı polimerlerin üretimi gerçekleşir.

<span class="mw-page-title-main">Kimyasal reaktör</span> içerisinde kimyasal reaksiyon gerçekleştirmek için tasarlanmış tanklar

Kimyasal reaktörler bir kimyasal reaksiyonun gerçekleştirildiği proses ekipmanlarıdır. Kimya mühendisliğinde proses tasarımı ve analizinde sık kullanılan klasik bir ünite prosesidir. Bir kimyasal reaktörün tasarımı, kimya mühendisliğinin birden fazla unsurunun kullanılmasını gerektirir. Reaktörler proseste ham maddelerin ürünlere dönüştüğü oldukça temel bir ekipman olduğundan proses tasarımı açısından büyük önem arz eder. Kimya mühendisleri bir reaksiyonun net bugünkü değerini en üst düzeye çıkarmak için reaktörler tasarlar. Tasarımcılar satın alma ve işletme maliyetini en düşük seviyelerde tutarken bir yandan da üretilen ürün miktarını en yüksek seviyede tutmak için reaksiyonun ürünler yönünde mümkün olan en yüksek verimle devamlılığını sağlarlar. Enerji girişi, enerji çıkışı, ham madde maliyetleri, işçilik vb. işletme giderlerine örnek olarak verilebilir. Isıtma, soğutma, basıncı artırmak için pompalama, sürtünmeden kaynaklı basınç düşüşü ve çöktürme gibi durumlar da enerji değişimlerine birer örnektir.

Adını Karl Ziegler ve Giulio Natta'dan alan bir Ziegler-Natta katalizi, 1-alkenlerin (alfa-olefinler) polimerlerinin sentezinde kullanılan bir katalizdür. Çözünürlükleriyle ayırt edilen iki geniş Ziegler-Natta katalizi sınıfı kullanılır:

Polimer kimyası, polimerlerin ve makromoleküllerin kimyasal sentezine, yapısına ve kimyasal ve fiziksel özelliklerine odaklanan bir kimya alt disiplinidir. Polimer kimyasında kullanılan ilkeler ve yöntemler, organik kimya, analitik kimya ve fiziksel kimya gibi çok çeşitli diğer kimya alt disiplinleri aracılığıyla da uygulanabilir. Pek çok malzeme tamamen inorganik metaller ve seramiklerden DNA ve diğer biyolojik moleküllere kadar polimerik yapılara sahiptir, ancak polimer kimyası tipik olarak sentetik, organik bileşimler bağlamında anılır. Sentetik polimerler, genellikle plastik ve kauçuk olarak adlandırılan, günlük kullanımdaki ticari malzemeler ve ürünlerde her yerde bulunur ve kompozit malzemelerin ana bileşenleridir. Polimer kimyası, her ikisi de polimer fiziği ve polimer mühendisliğini kapsayacak şekilde tanımlanabilen daha geniş polimer bilimi veya hatta nanoteknoloji alanlarına da dahil edilebilir.

<span class="mw-page-title-main">Polilaktik asit</span>

Polilaktik asit veya polilaktit (PLA) omurga formülü (C3H4O2)n ya da [–C(CH3)HC(=O)O–]n olan, su kaybı ile laktik asit C(CH3)(OH)HCOOH yoğunlaştırmasıyla (dolayısıyla adı) elde edilmiştir. Ayrıca temel tekrarlayan birimin döngüsel dimeri olan laktit [–C(CH3)HC(=O)O–]2 'in halka açma- polimerizasyonu ile de hazırlanabilir.

<span class="mw-page-title-main">Nanokompozit</span>

Nanokompozit, kendini oluşturan fazlardan birinin 100 nanometreden (nm) küçük bir, iki veya üç boyuta sahip olduğu kompozitlerdir. Diğer bir tanımı ise malzemeyi oluşturan farklı fazlar arasında nano ölçekli tekrar mesafelerine sahip yapıların bulunduğu çok fazlı katı kompozitlerdir.

Genellikle polimer malzemeleri tasarlayan, analiz eden ve değiştiren bir mühendislik alanıdır. Polimer mühendisliği, petrokimya endüstrisi, polimerizasyon, polimerlerin yapısı ve karakterizasyonu, polimerlerin özellikleri, polimerlerin birleştirilmesi ve işlenmesi ve ana polimerlerin tanımı, yapı özellik ilişkileri ve uygulamalarının yönlerini kapsar.

1,3-Bütadien, (CH2=CH)2 formülüne sahip organik bileşiktir. Kolayca yoğunlaşan renksiz bir gazdır. Sentetik kauçuğun öncülü olarak endüstriyel olarak önemlidir. Molekül, iki vinil grubunun birleşimi olarak görülebilir. En basit konjüge diendir (çifte alken).