Siyaset bilimi, politika bilimi ya da politoloji, siyasi teorileri ve siyasi teorilerin pratiklerini inceleyen, siyasi sistemler ve siyasi davranışlar alanıyla ilgilenen bir sosyal bilim alanıdır.
Cumhuriyet, siyasi gücün halk ve temsilcileri tarafından paylaşıldığı bir devlet yönetim şeklidir ve yapısı gereği monarşinin yokluğu üzerine kuruludur.

Antik Roma, MÖ 9. yüzyılda İtalya Yarımadası'nda kurulan Roma şehir devletinden doğarak tüm Akdeniz'i çevreleyen bir imparatorluk hâline gelen medeniyetin adıdır. Yaklaşık 2.200 yıl boyunca varlığını sürdürmüş olan Roma uygarlığı bir monarşiden oligarşi ve cumhuriyetin bileşimi bir demokrasiye ve daha sonra da otokratik bir imparatorluğa dönüşmüştür.
Sosyal demokrasi, reformist ve aşamalı yöntemlerle laissez-faire kapitalizminin yarattığı eşitsizlikleri ortadan kaldırmayı hedefleyen politik bir ideolojidir.
Siyasetçi veya politikacı, parti politikasında etkin olan bir kişi ya da hükûmette herhangi bir görevi elinde bulunduran bir kişi. Politikacılar, ülkeyi ve dolayısıyla insanlarını yöneten yasalar ya da politikalar önerir, destekler ve oluşturur. Politikacı, herhangi bir bürokratik kurumda, politik iktidara ulaşmaya çalışan herhangi biri de olabilir.
Sağcılık, toplumsal hiyerarşiyi veya toplumsal eşitsizliği kabul eden veya destekleyen siyasal duruş veya etkinliktir. Toplumsal eşitsizlik, sağcılar tarafından; ya milletsel/ırksal farklılıklardan, ya dini ve inançsal farklılıklardan, ya kültürel ve sosyal farklılıklardan ya da piyasa ekonomisindeki rekabetten kaynaklandığı için kaçınılmaz, doğal, normal veya cazip bulunur. Sağ ve sol isimli siyasal kavramlar, Fransız Devrimi (1789-1799) zamanında, ayrı görüşteki siyasetçilerin Fransız parlamentosunun sağında veya solunda oturmalarından esinlenilerek oluşturulmuştur; parlamento başkanının sağındaki koltuklarda oturanlar, çoğunlukla monarşist Ancien Régime destekçilerinden oluşmuştur.

Siyasi iktisat aslen üretim, alım-satım ve bunların kanun, gümrük ve devlet ile ilişkilerinin incelenmesine verilen addır. Siyasi iktisat kavramı ahlak felsefesinde ortaya çıkmıştır. 18. yüzyılda devletlerin ("polities") iktisatlarının çalışılması olarak gelişmiş dolayısıyla da "siyasi" iktisat (ekonomi) adını almıştır.
Merkez sol, siyasette sol ve merkez arasındaki görüşler bütünüdür. Fırsat eşitliği yoluyla toplumsal adaletin sağlanabileceği düşüncesini savunmaktadır. Merkez sol siyaset, toplumun varsıl ve yoksul kesimleri arasındaki gelir farkını en aza indirmeyi amaç edinmiştir. Siyaseten ve toplumsal olarak radikal kararlar alınabilir. Bunun yanında reformist tutumlar ile de ekonomik ve sosyal politikalar sağlanabilir. Çoğulculuk taraftarı bir görüştür, toplumun sosyal hak ve çıkarları el üstünde tutulur.
Klasikler veya Klasik Filoloji, Yunanca ve Klasik Latince dillerinin filolojisidir. Tarihsel olarak, kökenleri MÖ 4. yüzyıl dolaylarında Pergamon ve İskenderiye'ye dayanmak üzere Yunanlar ve Romalılar tarafından Roma ve Bizans İmparatorluklarında sürdürülmüş, sonunda da hem Avrupa hem de Avrupa dışı dillerin birlikte çalışılmaya başlandığı Aydınlanma döneminde Avrupalı bilim insanları tarafından takip edilmiştir. Hint-Avrupa dil ailesi çalışmaları tüm Hint-Avrupa dillerinin karşılaştırmalı filolojisini içermektedir.

Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi (RSDİP) I. Kongresi Rus İmparatorluğu'nun Minsk şehrinde 1-3 Mart 1898 tarihinde, Rumyantsev isimli bir demiryolu işçisinin evinde, büyük bir gizlilik içinde yapıldı. Öncelikle, Kongrenin yapılmasına yol açan tarihsel gelişimelere kısaca göz atmak faydalı olacaktır.
Antik Roma'da eşcinsellik, çağdaş Batı medeniyetinden belirgin farklılıklar göstermektedir. Latincede "homoseksüel" ve "heteroseksüel" kelimelerinin direkt karşılıkları yoktur. Antik Roma cinselliğindeki ana dikotominin bir tarafı aktif/hakim/erkeksi, öteki tarafı ise pasif/teslim/"kadınsılaştırılmış". Antik Roma bir ataerkil toplumuydu ve özgür doğan (ingenui) erkek vatandaşlar, siyasi özgürlüğe (libertas) ve hem kendini hem de ailesini (familia) yönetme hakkına sahipti. "Fazilet" (virtus), bir adam (vir)ın kendini tanımladığı etkin bir niteliği olarak görülürdü. Fetih zihniyeti ve "erkeklik kültü", hemcins ilişkilerini şekillendirirdi. Romalı erkekler, egemen ya da penetratif rolde bulundukları takdirde erkekliklerine ya da sosyal statülerine algılanan zarar görmeden diğer erkeklerle seks yapmakta özgürdüler. Kabul edilebilir erkek partnerler, köleler, fahişeler ve şovmenlerdi, zira yaşam biçimleri onları belirsiz infamia toplumsal kategorisine yerleştiriyordu; teknik açıdan özgür olsalar bile vatandaşlara tanınan normal korumalara layık görülmediler. Romalı erkeklerin cinsel partner olarak genellikle 12-20 yaşları arası gençleri tercih etmelerine rağmen, özgür doğan ve reşit olmayan bireylerle cinsel ilişkiye girmek tamamen yasaktı ve profesyonel fahişeler ve şovmenlerin çok daha yaşlı olmaları mümkündü.
Prosopographie der mittelbyzantinischen Zeit (PMZ) Bizans imparatorluğu ve etrafındaki alanlarda 642 yılından 1265 yılına kadar isimlendirilmiş bireylerin yer aldığı prosopografik veritabanıdır. Proje, İngiliz Akademisi ile Berlin-Brandenburg Fen ve Sosyal Bilimler Akedemisi arasındaki işbirliğidir.
Ayrı bir alan olarak "siyaset bilimi" terimi sosyal bilimler açısından oldukça geç kavramlaşmış bir alan olsa da siyasal iktidarı ve tarih üzerindeki etkilerini analiz etmek yüzyıllardır var olan bir olgudur. Bununla birlikte, "siyaset bilimi" terimi her zaman siyaset felsefesinden ayırt edilmemiştir modern disiplinin içinde ahlakî felsefe, siyasi ekonomi, siyasi teoloji, tarih, olması gerekenlerin normatif olarak belirlenmesi ile ideal devletin özelliklerinin ve işlevlerinin tümdengelimiyle uğraşan diğer alanlar olmak üzere bir dizi öncüler vardır. Siyaset bilimi bir bütün olarak belirli disiplinlerde tüm dünyada vuku bulur, ancak terimin diğer belirli yönlerinde de eksik olabilir.

Pietas, "görev", "dindarlık" veya "dini davranış", "sadakat", "bağlılık" veya " Aileye saygı " anlamlarına gelir. Bazılarına göre Eski Roma'da dindarlığın tanrısıdır. Ancak Eski Roma'da; anne ve babaya saygı, atalara saygı, tanrılara saygı, Roma'nın erdemlerine saygı. kısacası bir Roma'lı yurttaşın görev bilincini temsil ettiği fikri daha çok kabul görür. Roma'nın Hristiyan idealizmine adım adım yaklaştığını sağlayan en büyük olgulardan biridir.

Aequitas Latince adalet, eşitlik, uygunluk, simetri veya adalet kavramıdır. İngilizce "eşitlik" kelimesinin kökenidir. Antik Roma'da, ya yasal eşitlik kavramına ya da bireyler arasındaki adalete atıfta bulunabilir.

Pudicitia, antik Roma cinsel etiğinin merkezi bir kavramıydı. Kelime, bir bireyin davranışını sosyal olarak kabul edilebilir olarak düzenleyen daha genel bir kelimeden pudor yani utanç duygusundan türemiştir. Pudicitia çoğunlukla kadınların tanımlayıcı bir özelliğiydi, ancak eril cinsel normlara uymayan erkeklerin dişileştirici küstahlık, cinsel utanmazlık sergiledikleri söyleniyordu. Erdem, Yunanca karşılığı Aidos olan Roma tanrıçası Pudicitia tarafından kişileştirildi.
John Robert Martindale (d.1935), geç Roma ve Bizans imparatorluklarında uzmanlaşmış bir İngiliz akademik tarihçisidir.

Antik Roma mutfağı, uygarlığın var olduğu süre boyunca büyük ölçüde değişti. Beslenme alışkanlıkları, krallıktan cumhuriyete ve en sonunda da imparatorluğa yol açan siyasi değişikliklerden ve Romalıları birçok kültürün mutfak alışkanlıklarına ve pişirme yöntemlerine maruz bırakan imparatorluğun muazzam ölçüdeki genişlemesinden etkilendi.

Sosyal hareket teorisi, sosyal bilimler içinde, genellikle sosyal mobilizasyonun neden meydana geldiğini, ortaya çıkardığı biçimleri açıklamaya çalışan disiplinler arası bir düşünceler bütünüdür. Sosyal hareketlerin oluşumu ve işleyişinin potansiyel sosyal, kültürel ve politik sonuçları üzerine incelemeler içerir.

Antik Roma'da özgür doğmuş kadınlar (cives) vatandaş statüsüne sahipti, ancak oy kullanma veya siyasi makam elde etme hakları yoktu. Kadınların kamusal rolleri sınırlı olması sebebiyle, Roma tarihçileri tarafından erkeklere göre daha az yer almışlardır. Ancak Roma kadınları doğrudan siyasi güce sahip olmasalar da, varlıklı veya nüfuzlu ailelerden gelenler özel müzakereler yoluyla etki gösterebilmişlerdir. Bu açıdan tarihe damgasını vuran istisnai kadınlar arasında, hikâyeleri mitsel bir önem kazanan Lucretia ve Claudia Quinta; Cumhuriyet dönemi'nin cesur kadınları Cornelia ve bir orduya komuta etmiş, kendi imgesiyle para bastırmış olan Fulvia; Julio-Claudian hanedanından gelen ve Roma İmparatorluğu'nun mores'ine katkıda bulunmuş Livia ve Julia Agrippina ; ve Hristiyanlığı teşvik etmede öncü bir rol göstermiş Büyük Konstantin'in annesi imparatoriçe Helena yer almaktadır.