
Antik Mısır, Antik Çağ'daki medeniyetlerden biridir. Kuzeydoğu Afrika'da Nil Nehri'nin denize ulaştığı yarısı çevresinde yayılmış antik bir uygarlıktır. Uygarlığın yayıldığı bölge, bugünkü Mısır toprakları içinde yer almaktadır. MÖ 3.050 yılları civarında kuruluşundan önce, "Aşağı Mısır" ve "Yukarı Mısır" olarak ikiye ayrılmaktaydı. Uygarlık, MÖ 3.150 yılında ilk firavunun yönetimi altında Aşağı Mısır ve Yukarı Mısır'ı politik olarak birleştirdi. Bu politik birlik, izleyen 3 bin yıl boyunca sürdü.

Anubis (Anpu), Antik Mısır mitolojisine göre ölüm ve cenaze tanrısıdır. Osiris ve Nephthys'in oğludur. Çakalların mezarlar etrafında dolaşması nedeniyle çakal başlı Anubis ölümle beraber anılır. Daha sonra Set tarafından öldürülen Osiris'i mumyaladığı için mumyalama tanrısı olmuştur. Görevi tüm ölüleri korumak ve yüceltmektir. Bu yüzden mumyalamayla görevli kişiler Anubis maskesi takarlardı. Ölen kişi diğer dünyada yargılanırken Anubis ona yardım eder. Anubis diğer dünyada ölülerin koruyucusu ve ölüler kentinin efendisidir. Anubis, Antik Mısır tanrıları arasında en saygın olanlarındandır. Ölüleri tekrar hayata döndürme gibi bir özelliği de olduğu sanılmaktadır. Yüzünde bir çakal ısırığı vardır. Kutsal mumyalayıcı olarak da bilinir.

'Thoth ( ; Koinē GreekThṓth, Coptic Thōouttan alınmıştır. Eski bir Mısır tanrısıdır. Sanatta, genellikle kutsal olan hayvanlar olan ibis veya babun başlı bir adam olarak tasvir edildi. Dişi muadili Seshat', karısı Ma'at' idi. Ayın, bilgeliğin, bilginin, yazının, hiyerogliflerin, bilimin, sihrin, sanatın ve yargının tanrısıydı. Yunan karşılığı Hermes'tir.

Mısır mitolojisi, eski Mısır kültürünün inanç yapısını ifade etmek için kullanılır. Eski Mısır'daki yaşamın her yönü, dünyanın yaratılışı ve dünyanın tanrılar tarafından idamesi ile ilgili hikâyelerle metaforlaştırılmıştı. Mısır mitolojisi durağan bir birlik içinde var olan ritmik yapılar olarak nitelendirilebilir. Sonuçlarda çatışma ve gerginlikten ziyade istikrar eğilimi ağır basmıştır.

Firavun Antik Mısır'da hükümdarlara verilen isim. "Büyük Ev, Saray" anlamını taşıyan kelime daha sonraları hükümdardan bahsetmek şeklini almıştır. Firavunlar aynı zamanda tanrı Horus'un yeryüzündeki simgesi ve beşinci hanedandan sonra da güneş tanrısı Ra'nın oğlu olarak da kabul ediliyordu.

Eski Krallık MÖ 3. bin yıllık döneme verilen addır. Mısır ilk defa bu dönemde medeniyet gelişmişliği ve başarıları açısından devamlı zirvededir. Bu dönem "Krallık" dönemleri olarak adlandırılan üç dönemden ilkidir, bunlar Nil Vadisi'nde medeniyetin en yüksek olduğu dönemlerdir. Eski Krallık genellikle Mısır'ın Üçüncü Hanedan'dan Altıncı Hanedan'a kadar yönetildiği zaman aralığından bahseder. Ayrıca birçok mısırbilimci, Memphisli yedinci ve sekizinci hanedanları Memphis merkezi idari yapılanmasının devamı olması nedeniyle Eski Krallık içinde sayar. Eski Krallık dönemini, mısırbilimciler tarafından Birinci Ara Dönemi olarak adlandırılan ayrılık ve göreli kültürel düşüş dönemi takip eder.

Mısır Piramitleri, Mısır'da yer alan piramit şeklinde antik yapılardır. Kasım 2008 tarihi itibarı ile tespit edilen piramitlerin sayısı 118 ile 138 arasındadır. Piramitlerin büyük çoğunluğu Eski Krallık ile Orta Krallık dönemlerinde firavunlar ve eşleri için anıt mezarlar olarak inşa edilmiştir.

Hyksos On İkinci Hanedanlık döneminde Nil Deltası'nı işgal ederek Antik Mısır'ın İkinci Orta Dönemini başlatan Asya kökenli kavme verilen addır. Hurri kökenli Hiksoslar bu bölgede Onbeşinci Sülale'yi kurmuşlardır. MÖ. 17. yy'da güneydeki Nubyalılarla ittifak haline girmişler ve beraberinde getirdikleri yeni savaş metot ve teknikleri ile Mısırlıları mağlup etmişlerdir. Koşumlu atlar ve yeni zırh çeşitleri getirmiş oldukları yeniliklerdir. Hiksoslar kültürel olarak bölgeye zenginlik getirmiş olsalar da Mısırlılar bu istilayı kabullenememişlerdir. M.Ö.15 nci yy'da bir Teb beyi olan Ahmose, Hiksoslarla mücadeleye başladı. Hiksosları Filistin'e sürdü ve Nubya üzerinde yeniden hakimiyet kurdu. Böylece Mısır Yeni Krallık Dönemi başladı.17 ve 15. yüzyıllar arasındaki bu döneme "İkinci Ara Dönem" denilmiştir.

II. Nebhepetre Mentuhotep Antik Mısır'ın 11. Hanedan'ı döneminde 51 yıl hüküm süren bir Firavun'dur. Tahtta bulunduğu 39 yıl boyunca Mısır'ın çeşitli sorunlarla mücadele ettiği Birinci Ara Dönem denilen dönemde ekonomik ve siyasi problemlerle uğraştı ve sonunda Mısır'ı yeniden bir araya getirdi. Dolayısıyla Mısır Orta Krallık Döneminin ilk firavunu olarak kabul edilir.

Antik Mısır tanrıları, Antik Mısır'da kendilerine tapınılan tanrı ve tanrıçalardır. Bu tanrılar çevresinde oluşan inançlar ve ritüeller tarihöncesi dönemde ortaya çıkmış ve Antik Mısır dininin özü hâline gelmiştir. Tanrı ve tanrıçalar doğa olaylarının ve fenomenlerinin simgesi olarak görülüyordu ve Mısırlılar doğa olaylarının ma'at'a yani ilahî düzene göre devam edebilmesi için ritüeller ve sunularla tanrı ve tanrıçaları yatıştırıyorlardı. Mısır devletinin MÖ 3100 yılı civarında kurulmasından sonra bu görevleri uygulama yetkisi, kendini tanrıların temsilcisi ilan eden ve ritüellerin yapıldığı tapınakları idare eden firavun tarafından kontrol edilmeye başlandı.

Palermo Taşı Antik Mısır'ın Eski Krallık döneminden kalma Kraliyet Yıllıkları olarak bilinen bir dikili taşın geniş bir parçasıdır. Bu parça Mısır ilk hanedan döneminden Beşinci Hanedan dönemine kadar olan Mısır firavunlarının isim kayıtlarını içermektedir.

Antik Mısır dini, Antik Mısır toplumunun ayrılmaz bir parçası olan ve çok tanrılı ve ritüelleri karmaşık bir inanç sistemi vardı. Mevcut olduğuna inanılan ve kuvvetler ve doğa unsurları, kontrolünde olan birçok tanrılar ile Mısırlıların etkileşimi üzerinde yoğunlaşmıştır. Mısırlı din uygulamalarını tanrılar sağlamakta ve halk ise onların beğenisi kazanmak için bir çabaları vardı. Mısır'ı tarihteki kral ile aynı statüsü ile aynı olan ve aynı zamanda tanrı olan Firavunlar yönetirdi. Firavunlar bir insan olmasına rağmen, Firavunların tanrıların soyundan olduğuna inanılıyordu. Firavunlar insanlar ve tanrılar arasında arabulucu olarak görev aldılar, evrendeki düzeni korumak ve tanrıların tekliflerini yerine getirmek zorundaydılar. Mısırlılar tanrılar için muazzam tapınaklar yapmışlardır.

Abutiu, Antik Mısır döneminde yaşamış bir köpek olup, tarihte belgelenmiş ismi bilinen en eski evcil hayvanlardan biridir. Altıncı Hanedan'da yaşamış bir kraliyet bekçi köpeği olduğuna inanılan Abutiu, adı bilinmeyen bir firavunun emriyle Gize Nekropolü'nde ayrıntılı bir cenaze töreni ile gömülmüştür.

Nun veya feminen Naunet, Mısır mitolojisinin Ogdoad kozmogonisinde ilksel suyun kişileşmesiydi.

Atum veya Atum-Ra, Mısır mitolojisinde diğer her şeyin kendisinden türediği ilksel Tanrı'dır.
Eski Mısır matematiği, Eski Mısır'da yaklaşık MÖ 3000 ila 300 yılları arasında, Eski Mısır Krallığı'ndan kabaca Helenistik Mısır'ın başlangıcına kadar geliştirilen ve kullanılan matematiktir. Eski Mısırlılar, saymak ve genellikle çarpma ve kesirleri içeren yazılı matematik problemlerini çözmek için bir sayı sistemi kullandılar. Mısır matematiğinin kanıtı, papirüs üzerine yazılmış, hayatta kalan az sayıda kaynakla sınırlıdır. Bu metinlerden, eski Mısırlıların, mimari mühendislik için yararlı olan üç boyutlu şekillerin yüzey alanını ve hacmini belirlemek gibi geometri kavramlarını ve sabit kesen yöntemi ve ikinci dereceden denklemler gibi cebir kavramlarını anladıkları bilinmektedir.
Heka eski Mısır'da büyü ve tıbbın tanrılaştırılmasıydı. Adı, "sihir" anlamına gelen Mısırlı bir kelimedir.

Maut ve Mout olarak da bilinen Mut, Eski Mısır'da tapılan bir ana tanrıçaydı. Adı, eski Mısır dilinde kelimenin tam anlamıyla anne anlamına geliyor. Mut'un binlerce yıllık eski Mısır kültürü boyunca değişen ve gelişen birçok farklı yönü ve niteliği vardı.

Antik Mısır mitolojisinde, Imset bir cenaze tanrısıdır ve Horus'un dört oğlundan biridir. Kanopik kavanozlarla, özellikle karaciğeri içeren kavanozlarla ilişkilidir. Mısırlılar karaciğeri insan duygularının merkezi olarak gördükleri için, Imset'in tasviri, kardeşlerinin aksine, herhangi bir hayvanla ilişkilendirilmedi, ancak her zaman mumyalanmış bir insan olarak tasvir edildi. Isis onun koruyucusu olarak kabul edildi ve Imset ise güney yönünün koruyucusu olarak kabul edildi. Imset ayrıca aşırı duygular nedeniyle kırık bir kalp veya ölümle de ilişkilendirildi, bu nedenle adı eski Mısır dilinde "iyi kalpli" olarak çevrildi.

Horus'un dört oğlu, Antik Mısır dininde dört tanrıdan oluşan bir gruptu. Esasen mumyalanmış bedenlere eşlik eden dört kanopik kavanozun kişileştirmiş halleridir. Kalp, ruhu cisimleştirdiği düşünüldüğü için bedenin içinde bırakılmıştır. Beyin, sadece mukusun kaynağı olduğu düşünüldüğü için metal kancalarla çıkarılıp atılmıştır. Mide, karaciğer, kalın bağırsaklar ve akciğerler çıkarılıp, mumyalanıp kanopik kavanozlara kondu. Mumyalayıcıların bu ritüelden saptığı zamanlar da oldu: 21. Hanedan döneminde iç organları mumyalayıp sardılar ve onları vücuda geri koyup, kanopik kavanozları boş bıraktılar.