İçeriğe atla

Ankara Antlaşması (1926)

Ankara Antlaşması (1926)
Türkiye-İngiltere ve Irak Hükümetleri Beyninde Ankara'da Münakit Hudut ve Münasebatı Hasenei Hemcivari Muahedenamesi
TürBarış Antlaşması
İmzalanma5 Haziran 1926
YerAnkara
İmzacılarTürkiye Tevfik Rüştü Aras
Birleşik Krallık Ronald Sharl Lindzey
Irak Nuri Said Paşa
Taraflar Türkiye
 Birleşik Krallık
 Irak
Dillerİngilizce, Türkçe
Vikikaynak'ta Ankara Antlaşması (1926)


Ankara Antlaşması (1926), 5 Haziran 1926 tarihinde, Türkiye ve Irak arasındaki siyasi sınırları belirlemek ve komşuluk münasebetlerini düzenlemek amacıyla İngiltere ve Türkiye tarafından Ankara'da imzalanan anlaşma.[1][2]

Anlaşmanın imzalandığı dönemde siyasi durum

Lozan Antlaşması'ndan sonra Türkiye'nin uğraştığı sorunlardan biri de Irak sınırı ve Musul sorunudur. İngiltere ile Türkiye arasında barışı tehlikeye sokan Musul sorunu zorlukla çözümlenebildi. Musul, Mondros Mütarekesi'nin imzalandığı sırada Osmanlı Devleti'ne bağlıydı. Yüzyıllarca Türk egemenliğinde kalan Musul Vilayeti, Mîsâk-ı Millî sınırları içindeki toprak parçalarından biri olarak ilan edilmiştir.

İngiltere, Mondros Mütarekesi'nin 7. maddesine dayanarak, antlaşmanın imzalanmasından birkaç gün sonra Musul'u işgal etti. Millî Mücadele'nin zor koşulları içinde TBMM Hükûmeti bu bölgeyle ilgilenemedi.

Türkiye, Lozan Konferansı'nda Musul ve Kerkük'ün Misak-ı Millî sınırları içerisinde yer aldığını söyleyerek İngiltere'den Musul'un kendisine bırakılmasını istedi. Fakat İngiltere, bu bölgenin geleceğinin Milletler Cemiyeti'nin kararına bırakılmasını savundu.

Musul sorununun çözümlenmesi için İngilizler ile ilk kez 1924 yılında İstanbul'da Haliç Konferansı'nda görüşmeler yapıldı. Bu görüşmelerde İngilizler'in Musul Vilayeti'nin yanı sıra Hakkâri'yi de talep etmelerinden ötürü anlaşmaya varılamadı. Haliç Konferansı'nın başarısızlıkla sona ermesinden sonra İngilizler isteklerini zorla kabul ettirmek için bazı olayları bahane ederek Türk hükûmetine bir ültimatom verdiler. Ültimatomda, istekleri kabul edilmeyecek olursa askeri girişimlerde bulunacaklarını açıklıyorlardı. Türk hükûmeti bu ültimatoma verdiği karşılıkta, sınırlarını ve bağımsızlığını korumak için her türlü önlemi alacağını bildirdi. Bu kesin karar karşısında, İngiltere hükûmeti herhangi bir harekette bulunmaya cesaret edemedi. Öte yandan Şeyh Said İsyanı nedeniyle gerekli askerî harekât da yapılamadı.[]

1926 yılında Musul Sorunu Milletler Cemiyeti'ne götürüldü. Sorun burada da çözümlenemeyince Yüksek Adalet Divanı'na verildi. Burada da olumlu bir sonuç alınamadı. Nihayet, İngilizlerle Ankara'da bu konu üzerinde yapılan görüşmeler bir anlaşma ile sona erdi.

Sonuç olarak 5 Haziran 1926 tarihinde Ankara'da antlaşma imzalandı. 7 Haziran 1926 tarihinde TBMM'de onaylanarak kabul edildi.

1926 Ankara Antlaşması Maddeleri

  1. Musul ve Kerkük vilayetleri Irak'a verilecektir.
  2. Irak sınırı Milletler Cemiyeti'nin 29 Ekim 1924 yılındaki aldığı kararla kesin olarak belirtilmiştir.
  3. Milletler Cemiyeti'nin belirttiği sınır kararını iki devlet de kabul edecek ve bozmak için herhangi bir eylem hazırlığına girmeyecektir.
  4. Türkiye ve Irak arasında sınır Brüksel hattı olduğu kararlaştırıldı.
  5. Irak Musul'dan elde ettiği petrolün %10'unu 25 yıllık süre boyunca Türkiye'ye verecektir.
  6. Türkiye bu parayı 4 yıl boyunca almıştır ancak kalan 21 yıllık hakkını ise 500.000 Sterlin'e İngiltere lehine vazgeçmiştir.
  7. Irak hükûmeti antlaşma imzalanana kadar kendi halkından Türkiye lehine konuşanlara genel af tanıyacağını söyler.
  8. Türkiye ve Irak, dost devletler arasında yapılan “suçluların iadesi“ için görüşmeye karar vermiştir.
  9. Antlaşmanın 2. faslı yürürlüğe girdiğinden itibaren on sene müddetle yürürlükte kalacaktır.
  10. 10 sene sonra taraflardan biri feshetme hakkına sahip olabilecektir.
  11. Maddeler taraflarca tasdik edilecek ve derhal Ankara'ya gönderilecektir.
  12. Antlaşma tasdik edildikten sonra Lozan Antlaşması'nı imzalayan devletlere gönderilecektir.

1936 yılında Irak ile Türkiye arasında 18 Temmuz 1936 gününden itibaren, 1926 Ankara antlaşmasına getirilen bazı hükümler:

  1. Sınır komisyonu 6 ayda bir toplanmaktadır,
  2. Sınır konuları gözden geçirilmektedir,
  3. Antlaşmayı imzalayanlar, sınır bölgesinde diğer devlete karşı olan propagandalara izin vermeyecektir; ancak bu maddeye uyulmamaktadır.

Kaynakça

  1. ^ "BRÜKSEL HATTI (16 ARALIK 1925)". 18 Aralık 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Aralık 2021. 
  2. ^ "Ankara Antlaşması (1926)". Atatürk Ansiklopedisi. 18 Aralık 2020. 1 Nisan 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Mayıs 2024. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Lozan Antlaşması</span> İsviçrenin Lozan şehrinde Türkiye ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan barış antlaşması

Lozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre'nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle Britanya İmparatorluğu, Fransız Cumhuriyeti, İtalya Krallığı, Japon İmparatorluğu, Yunanistan Krallığı, Romanya Krallığı ve Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı (Yugoslavya) temsilcileri tarafından, Leman Gölü kıyısındaki Beau-Rivage Palace'ta imzalanmış bir barış antlaşmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Sevr Antlaşması</span> Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan ve Ankara Hükûmetince fiilen ve hukuken geçersiz kılınan barış antlaşması

Sevr Antlaşması, I. Dünya Savaşı sonrasında İtilâf Devletleri ile Osmanlı İmparatorluğu hükûmeti arasında 10 Ağustos 1920'de Fransa'nın başkenti Paris'in 3 km batısındaki Sevr (Sèvres) banliyösünde bulunan Seramik Müzesi'nde imzalanmış antlaşmadır. Antlaşma imzalandığı dönemde devam eden Türk Kurtuluş Savaşı'nın sonucunda Türklerin galibiyetiyle, bu antlaşma yerine 24 Temmuz 1923'te Lozan Antlaşması imzalanıp uygulamaya konulduğundan Sevr Antlaşması geçerliliğini kaybetmiştir. Sevr Antlaşması 433 maddeden oluşmaktaydı.

<span class="mw-page-title-main">Milletler Cemiyeti</span> 1. Dünya Savaşından sonra barışı sağlamak için kurulan kurum

Milletler Cemiyeti, günümüzdeki Birleşmiş Milletler'in temeli sayılabilecek bir organizasyondu. I. Dünya Savaşı'nın ardından İsviçre'nin Cenevre kentinde, 10 Ocak 1920'de kuruldu. Amacı, ülkeler arasında yaşanabilecek sorunları barışçıl yollarla çözmekti. Bir süre çalıştı; fakat fazla bir varlık gösteremedi. II. Dünya Savaşı'nın ardından 1946 yılında dağıldı.

<span class="mw-page-title-main">Mîsâk-ı Millî</span> Türk Kurtuluş Savaşının siyasi manifestosu

Ahd-i Millî Beyânnâmesi, aynı zamanda en meşhur ismiyle Mîsâk-ı Millî veya daha nadir olarak Peymân-i Millî olarak da bilinir, Türk Kurtuluş Savaşı'nın siyasi manifestosu olan altı maddelik bildiri. İstanbul'da toplanan son Meclis-i Mebûsan tarafından 28 Ocak 1920'de oy birliği ile kabul edilmiş ve 17 Şubat'ta kamuoyuna açıklanmıştır. Bildiri, I. Dünya Savaşı'nı sona erdirecek olan barış antlaşmasında Türkiye'nin kabul ettiği asgari barış şartlarını içerir.

Gümrü Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti arasında 3 Aralık 1920'de imzalanan antlaşmadır. Ayrıca TBMM'nin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşmadır.

<span class="mw-page-title-main">Mudanya Mütarekesi</span> Türk Kurtuluş Savaşı sonunda imzalanan antlaşma

Mudanya Mütarekesi veya Mudanya Ateşkes Antlaşması, Kurtuluş Savaşı'nın sonunda imzalanan mütarekedir. Osmanlı İmparatorluğu bu mütarekeyle beraber hukuken sona erdi.

<span class="mw-page-title-main">Ankara Antlaşması (1921)</span>

Ankara Anlaşması, TBMM ve Fransız Hükûmeti arasında Türk-Fransız Cephesi'ndeki faaliyetleri durdurmuştur. TBMM yönetimindeki bölgenin güney sınırının taslak olarak belirlenmesine karar verilmiştir, ama asıl politik kararları Lozan Antlaşması'na bırakmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Moskova Antlaşması (1921)</span> Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti ile TBMM Hükûmeti arasında 16 Mart 1921de imzalanan antlaşma

Moskova Antlaşması, Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti ile Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti arasında 16 Mart 1921'de imzalanan antlaşmadır. Bu antlaşma ve devamı niteliğindeki antlaşmalarla belirlenmiş olan sınırlar günümüzde Türkiye, Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan arasında hâlen geçerlidir.

Musul Sorunu, Osmanlı Devleti'ne bağlı Musul Vilayeti'nin toprak sorunudur.

<span class="mw-page-title-main">Pontus Rum Cemiyeti</span> Kuzey Anadolu illerinde Pontus Cumhuriyeti kurmak için faaliyet göstermiş bir cemiyet

Merkezi Samsun olan Pontus Rum Cemiyeti Trabzon, Samsun ve diğer Kuzey Anadolu illerinde Pontus Cumhuriyeti kurmak için faaliyet göstermiş bir cemiyet.

<span class="mw-page-title-main">Lozan Barış Konferansı</span> 1922-1923

Lozan Barış Konferansı, İsviçre'nin Lozan (Lausanne) şehrinde 8 ay sürmüş ve Türk tarafının kayıtsız şartsız bağımsızlık talebi nedeniyle çetin geçmiştir. Görüşmelerde Türkiye'yi temsil eden İsmet Paşa başkanlığındaki heyetin bu başarıdaki rolü büyüktür.

<span class="mw-page-title-main">Yusuf Ziya (1882 doğumlu siyasetçi)</span> Kürt siyasetçi

Koçzade Yusuf Ziya Bey, Birinci Meclis üyelerinden Kürt asıllı Türk siyaset adamı.

<span class="mw-page-title-main">Musul Vilayeti</span>

Musul Vilayeti Osmanlı Devleti vilayetidir.

<span class="mw-page-title-main">Irak Mandası</span> Ağustos 1920de Osmanlı İmparatorluğu ile yapılan Sevr Antlaşması sonucunda Birleşik Krallık yönetimindeki manda idaresi

Birleşik Krallık Irak Mandası, Ağustos 1920'de Osmanlı İmparatorluğu ile yapılan Sevr Antlaşması sonucunda Birleşik Krallık yönetimindeki manda idaresi. Bu yönetim 26 Nisan 1920'de İtalya'daki San Remo Konferansı'nda belirlenmişti. Mezopotamya'da Fransa kontrolündeki Lübnan ve Suriye mandaları da bulunmaktaydı.

Hatay sorunu, Fransa’nın Suriye’ye bağımsızlık verme kararı üzerine 1936 yılında ortaya çıkmış, 1939 yılında Türkiye'nin ilhakı ile sonuçlanmıştır. Günümüzde hâlâ Suriye ve Türkiye arasında dönem dönem tartışmalara yol açan bir problem olmaya devam etmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Ahmet Esat Uras</span> Türk siyasetçi

Ahmet Esat Uras, Türk siyasetçi.

Londra Konferansı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sevr Antlaşması'nı kabul etmemiş, İtilaf Devletleri'ni yurttan çıkarmak için harekete geçmişti. TBMM, Millî Mücadele sırasında güneyde Fransızlara karşı başarılı olmuş, Türk-Sovyet görüşmelerini başlatmış, Yunan ilerleyişini durdurmuştu. Birinci İnönü Muharebesi de kazanılınca İtilaf Devletleri, Sevr Antlaşmasında bazı değişiklikler yapmak üzere Yunanistan ve Türkiye'nin de katıldığı bir konferansın 21 Şubat 1921'de Londra'da yapılmasına karar verdiler.

<span class="mw-page-title-main">Türk Kurtuluş Savaşı El-Cezire Cephesi</span>

Osmanlı İmparatorluğu, I. Dünya Savaşı'ndan ayrıldıktan sonra İngilizler ilk iş olarak Musul Vilayeti'ni işgal etti. Mondros Ateşkes Antlaşması'na bile aykırı olarak işgal edilen Musul Vilayeti'ni tekrar elde edebilmek için çeşitli planlar tatbik edildi. Zaten bölge ahâlîsinin çoğunluğunun Türk ve Kürtlerden müteşekkil olması, Anadolu Türkleri ile kültürel bağların kurulmasında kolaylık sağlamıştı. Hem bölge insanının ayaklanmaları hem de Özdemir Bey'in komutanlık ettiği Derbent Muharebesi cephedeki önemli gelişmelerdendir.

<span class="mw-page-title-main">Sovyetler Birliği-Türkiye Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması</span> 7 Aralık 1925’te T. C. ile SSCB arasında Pariste imzalanan antlaşma.

Sovyetler Birliği-Türkiye dostluk ve tarafsızlık antlaşması, 7 Aralık 1925’te Türkiye ile SSCB arasında Paris'te imzalanan antlaşma.

<span class="mw-page-title-main">Moskova Antlaşması (1920)</span>

Moskova Antlaşması, Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti ile Sovyet Rusya arasında 7 Mayıs 1920'de Moskova'da imzalanan antlaşmadır. Bolşevik Rusya, düşman güçlerin birliklerini Gürcistan topraklarında tutmayacağı sözü karşılığında Gürcistan'ın bağımsızlığını tanımıştır. Bu antlaşma kapsamında Sovyet Rusya, Türkler ile Gürcüler arasında o tarihte tartışmalı olan Batum, Ardahan ve Artvin bölgelerini de Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti'nın bir parçası kabul etmiştir.