Zooloji hayvanların bilimsel olarak incelenmesidir. Çalışmaları, hem yaşayan hem de soyu tükenmiş tüm hayvanların yapısını, embriyolojisini, sınıflandırmasını, alışkanlıklarını ve dağılımını ve ekosistemleriyle nasıl etkileşime girdiklerini içerir. Zooloji, biyolojinin ana dallarından biridir. Terim, Antik Yunanca ζῷον, zōion ('hayvan') ve λόγος, logos kelimelerinden türetilmiştir.

Kunduzgiller, kemiriciler takımına bağlı bir familya. Kuyrukları geniş ve üstten basıktır. Gözler ve kulaklar küçük, bacaklar kısadır. Uzun süre su altında kalabilirler. Familyanın mevcut tek cinsi, yalnızca iki türü içeren Castor'dur.

Trakya Üniversitesi, Edirne merkezli bir devlet üniversitesidir.

Jean-Baptiste Lamarck, Fransız doğa bilimci, biyolog, akademisyen ve asker. Evrim konusunda yaptığı kapsamlı çalışmalarla bilinir.
Hayvan hakları, insan harici hayvanların tümünün ya da bir kısmının kendilerine ait bir özerkliğe sahip oldukları ve acıdan kaçınma gibi temel çıkarlarının tıpkı insanların temel çıkarlarının korunduğu gibi korunması gerektiğini savunan fikirdir. Hayvan hakları kavramı, insan harici hayvanların insan amaçlarına uygun düştüğü biçimde kullanılabilecek birer eşya olmadığı, kendi arzuları ve ihtiyaçları olan bireyler olarak muamele görmeleri gerektiği anlamına gelir. Pratikte bu, hayvanların insancıl muamele görmelerinin gerekli olması anlamına gelebileceği gibi, hayvanların tibbi ve kozmetik deneylerde kullanılmasının, eti ya da derisi için öldürülmesinin, eğlence için avlanmasının ve hayvancılık sektöründe hammadde ya da kaynak olarak kullanılmalarının hayvan hakkı ihlalleri olarak tanımlanması anlamına gelecektir.

Cypraea, yumuşakçalar (Mollusca) şubesinin karından bacaklılar (Gastropoda) sınıfındaki Cypraeidae familyasında yer alan bir deniz salyangozu cinsidir.

Tapir, domuza benzeyen, burunlarının kavrama özelliği olan ve otlanarak beslenen büyük memelilerden oluşan Tapirus cinsindeki hayvanların ortak adıdır. Güney ve Orta Amerika ile Güneydoğu Asya'nın cengel ve ormanlık bölgelerinde yaşar. Dört tapir türü de, soyu tehdit altında ya da korunmasız olarak sınıflandırılmıştır. En yakın akrabaları diğer tek toynaklılardan atlar ve gergedanlardır.

Model canlı veya model organizma, belirli biyolojik olayların anlaşılması için yapılan deneylerde yaygın olarak kullanılan canlılara verilen genel isimdir. Bu canlılarda çalışılarak bulunması ümit edilen keşiflerle, canlılardaki diğer süreçlerin de açıklanacakları düşünülmektedir.

Xenarthra, memeliler sınıfının bir üst takımı. Karıncayiyenler ve tembel hayvanları içeren dişsiz memeliler (Pilosa) takımı ile hayatta kalan tek temsilcisi armadillo olan zırhlı memeliler (Cingulata) takımını kapsamaktadır.

Biyoloji tarihinde antik çağlardan günümüze yaşayan dünyanın incelenmesi ele alınmaktadır. Her ne kadar biyoloji kavramı belirli bir bilimsel alan olarak 19. yüzyılda ortaya çıkmış olsa da biyoloji bilimleri ayurveda, Antik Mısır tıbbı ve Greko-Romen dünyada Aristoteles ile Galen'in çalışmalarına kadar uzanan tıb tarihine ve doğa tarihine dayanmaktadır. Antik çağlarda ortaya çıkan bu çalışmalar Orta Çağ'da İbni Sina gibi müslüman bilimadamları ve doktorlar tarafından ilerletilmiştir. Avrupa Rönesans döneminde ve modern çağın başlarında ampirizme yeniden duyulan bir ilgi ve birçok yeni organizmanın keşfiyle birlikte biyolojik düşünce alanında bir devrim ortaya çıkmıştır. Bu dönemde öne çıkanlar arasında fizyoloji alanında deneysel çalışmalar ve çok dikkatli gözlemler yapmış olan Vesalius ile Harvey; fosilleri ve yaşam çeşitliliğini sınıflandırmaya başlayan ve organizmaların gelişmeleri ile davranışlarını izleyen Linnaeus ile Buffon gibi doğa bilimcileri sayılabilir. Mikroskobun bulunması ile daha önceden bilinmeyen mikroorganizmaların dünyası ortaya çıkmış ve hücre teorisinin ilk çalışmaları başlamıştır. Özellikle mekanik felsefenin çıkışına karşı doğal teolojinin giderek artan önemi doğa tarihi üzerine yapılan çalışmaların gelişmesine cesaret vermiştir.

Evrim düşüncesi; türlerin zaman içerisinde değişmelerini ifade eden kavram olarak köklerini eski çağlardan; Yunanistan'dan, Roma'dan, Çin'den ve Orta Çağ İslâm biliminden alır. 17. yüzyıl sonlarında biyolojik taksonominin başlangıcıyla Avrupa'daki biyolojik düşünce; doğal teolojiye tam olarak uyan ve ortaçağ Aristo metafiziği kavramı olan, her türün kendi karakteristiği olduğunu öne süren özcülükten etkilendi. Diğer yandan Aydınlanma Çağı'nda evrimsel kozmoloji ve mekanik felsefe, fizik bilimlerinden doğa tarihine kadar yayıldı. Natüralistler türlerin çeşitliliğine odaklandı ve sonradan "soy tükenmesi" kavramı ile doğa görüşünün temelini sarsan paleontoloji ortaya çıktı. 19. yüzyılın başlarında Jean-Baptiste Lamarck, ilk tamamen biçimlendirilmiş evrim teorisi olan türlerin transmutasyonu teorisini ortaya attı.

Cüce katil balina, yunusgiller (Delphinidae) familyasından monotipik Feresa cinsinde sınıflandırılan bir yunus türüdür.

Budorcas taxicolor, boynuzlugiller (bovidae) familyasının Caprinae alt familyasına mensup Doğu Himalaya Dağları'nda yaşayan büyük bir çift toynaklı memeli türüdür. Mişmi takin, altın takin, Tibet takini ve Bhutan takini olmak üzere 4 alt türü bulunmaktadır.

iNaturalist, bir biyoloji çeşitliliği gözlemini haritalama ve paylaşma konsepti üzerine inşa edilmiş doğa bilimcileri, vatandaş bilim adamları ve biyologların çevrimiçi sosyal ağıdır. iNaturalist'e web sitesi üzerinden veya mobil uygulamalarından erişilebilir. İNaturalist ile kaydedilen gözlemler bilimsel araştırma projelerine, koruma kuruluşlarına, diğer kuruluşlara ve halka değerli veriler sunmaktadır. Proje "doğal tarih mobil uygulamaları için standart taşıyıcı" olarak adlandırıldı.

Altay Tabiatı Koruma Alanı, Rusya'nın güney Sibirya'sındaki Altay Dağları'nda bir Rus 'zapovednik'i. Yüksek biyolojik çeşitlilik ve insan müdahalesi izolasyonu nedeniyle UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak kabul edilen "Altay Altın Dağları"nın bir parçasıdır. Ayrıca UNESCO Dünya Biyosfer Rezervleri Ağı'na dahil edilmiştir. Altay Tabiatı Koruma Alanı, Teletskoye Gölü'nün 30 km uzunluğundaki doğu kıyısını içerir ve gölün güneydoğusundaki yüksek dağlara kadar 230 km boyunca ilerler. Altay Cumhuriyeti'nin kuzey ve doğusundaki Ulagansky Bölgesi ve Turochaksky Bölgesi'nde yer almaktadır.

Borneo orangutanı, Borneo adasına özgü bir orangutan türüdür. Sumatra orangutanı ve Tapanuli orangutanı ile birlikte, Asya'ya özgü tek büyük insansı maymun cinsi olan Pongo'ya aittir. Diğer büyük insansı maymunlar gibi, orangutanlar da son derece zekidir, vahşi doğada alet kullanımı ve farklı kültürel kalıplar sergiler. Orangutanlar, DNA'larının yaklaşık %97'sini insanlarla paylaşırlar.

Colobinae, Colobus, Nasalis ve Semnopithecus cinsleri de dahil olmak üzere 11 cins içerisinde 61 tür barındıran bir köpeksi maymun alt familyası. Bazı sınıflandırmalar bu alt famiyanın üyelerini iki oymağa ayırırken, diğerleri onları üç oymağa ayırdı. Her iki sınıflandırma da Afrika'da bulunan 3 cinsi bir gruba koyar; bu cinsler, tıknaz başparmakları olması bakımından farklıdır. Çeşitli Asya cinsleri başka bir veya iki gruba yerleştirilir. mtDNA çözümlemesi, Asya türlerinin, biri langurlardan ve diğeri "garip burunlu" türlerden olmak üzere iki ayrı grup oluşturduğunu doğrulamaktadır, ancak Semnopithecus cinsinin ilişkileri konusunda tutarsızdır. Bazı çalışmalar, Semnopithecus'un bu gruplardan herhangi biriyle yakından ilişkili olmadığını öne sürüyor, diğerleri onları sıkıca langur grubuna yerleştiriyor.

Tapiroidea, modern tapiri içeren bir tek toynaklı üst ailesidir. Üst ailenin üyeleri, kısa, kavrayıcı burunları olan, kabaca domuz benzeri şekilli, küçükten büyüğe otobur memelilerdir. En yakın akrabaları, atlar ve gergedanlar da dahil olmak üzere diğer tek toynaklılardır. Taksonomik olarak, gergedan üst ailesi Rhinocerotoidea ile birlikte Ceratomorpha alt takımına yerleştirilirler. Tapiroidea'nın ilk üyeleri 55 milyon yıl önce Erken Eosen'de ortaya çıktı.

Sphenodon punctatus, Sphenodon cinsine bağlı bir sürüngen türüdür.

Antrozooloji, insan-insan-olmayan-hayvan çalışmaları (HAS) olarak da bilinen etnobiyolojinin insanlarla diğer hayvanlar arasındaki etkileşimlerle ilgilenen alt kümesidir. Antropoloji, etnoloji, tıp, psikoloji, sosyal hizmet, Veteriner tıp ve zooloji gibi diğer disiplinler ile örtüşen disiplinler arası bir alandır. Antrozoolojik araştırmaların ana odak noktalarından biri, insan-hayvan ilişkilerinin her iki taraf üzerindeki olumlu etkilerinin ölçülmesi ve bunların etkileşimlerinin incelenmesidir. Antropoloji, sosyoloji, biyoloji, tarih ve felsefe gibi alanlardan akademisyenleri içerir.