
Atletizm; koşu, yürüyüş, atma ve atlama branşlarını içeren; bir pist veya sahada yapılan dünyanın en eski sporlarından biridir. Bu tür fiziksel aktiviteler, çağlar boyunca tüm dünyada yaygın ilgi görmüştür.

Aile veya ocak, toplumun en küçük birimi olarak kabul edilen sosyal bir yapı. En küçük, yani "çekirdek" olarak adlandırılan bir aile; baba, anne ve çocuklardan oluşur.

Kadın, dişi cinsinde olan yetişkin insandır.

Virginia Woolf, İngiliz feminist, yazar, romancı ve eleştirmen.

Cinsiyet, erillik ve dişilik arasında farklılık gösteren özellikler aralığı veya bağlama göre, bu özellikler biyolojik cinsiyeti ve cinsiyete dayalı toplumsal yapıları kapsayabilir.

Carl Gustav Jung, İsviçreli psikiyatr. Analitik psikolojinin kurucusudur. Derinlik psikolojisinin Sigmund Freud ve Alfred Adler ile beraber üç büyük kurucusundan birisidir.
Önce Freudçuluktan yola çıkan ve sonra ona karşı olan Prof. Carl Gustav Jung (1875-1961), ruh bilimin çeşitli alanlarında kendine özgü yeni kuramlar ileri sürmüştür. Öğretisi, analitik ruh bilim ya da kompleks ruh bilim okulu adıyla anılır. Örneğin bilinç dışı izlenimlerden meydana geldiğini ileri sürdüğü ortaklaşa bilinçsizlik deyimini ortaya atmış ve düşler, dinsel coşkular, masallar ve hastalık hezeyanlarında bu izlenimlerin meydana çıktığını savunmuştur. Jung insanın ruhsal kişiliğini, bütün geçmişten soya çekimle gelen bu ortaklaşa bilinç dışı izlenimlerin onardığını ileri sürer. Freud'un cinsellik içgüdüsü ve Adler'in aşağılık kompleksine karşı çıkarak insanın ruhsal karakterini yaşama içgüdüsünün belirlediğini savunur. Jung'a göre cinsellik duyguları da yükseltme isteği de yaşlara ve koşullara göre değişen, bütün insan yaşamını belirleyecek güçte olmayan etkenlerdir. Buna karşı yaşama enerjisi her yaşta ve her koşulda gücünü sürdürür. Jung tip kuramını da bu tip üzerine kurar, yaşama enerjisinin içe ya da dışa dönük oluşuyla insan tiplerini entrovert ve ekstrovert olmak üzere ikiye ayırır. Ayrıca Jung, Freud psikanalizinde de ilk kez sözcük çağrışımı yöntemi'ni uygulamıştır. Jung'un sözcük listesi, özel olarak hazırladığı yüz sözcüğü kapsar. Jung, bu sözcüklere uyarım sözcükleri adını verir. Bu sözcükler hastaya okunur ve onların hatırlattığı ilk sözcüğü bildirmesi istenir. Hastanın verdiği karşılıklarla karşılık verme süresi ve uyarım sözcüklerine karşı tutumu ya da davranışı bir kağıda yazılarak incelenir ve bunlardan bilinç dışı bölgeye itilmiş ve hastalığın nedeni olan olaylar çıkarılmaya çalışılır. Jung, bunu, yardımcı bir yöntem saymakta ve bununla ancak hastanın bilinç dışı kompleksleri üstündeki ipuçlarının ele geçirilebileceğini ileri sürmektedir. Verilen karşılıklarda duygulandırıcı bir yük taşıdığı saptanan her sözcük de temel nedenle ilgili olmayabilir.
Astrolojide, her insanın doğduğu anda gökyüzünde yer alan gök cisimlerinin konumlarının, birbirleriyle yaptıkları açıların ve evlerin yer aldığı haritaya Doğum haritası adı verilir. Yıldız haritası ve Horoskop da denilir.

Assassin's Creed, Ubisoft Montreal tarafından geliştirilmiş tarihle iç içe, gizlilik ağırlıklı, üçüncü şahıs aksiyon-macera tarzı bir Microsoft Windows, PlayStation 3 ve Xbox 360 oyunudur. Assassin's Creed Serisi'nin ilk oyunudur.

Diz, uyluk kemiği (femur) ile kaval kemiği (tibia) arasındaki menteşe biçimli bir eklemdir. Eklem iç ve dış olmak üzere iki bölümlüdür. Eklem ön taraftan diz kapağı ile korunur.
Arketip ; ilk örnek, asıl numune.
Derinlik psikolojisi, klasik bilinç ruh bilimine karşılık bilinç dışını inceleyen ruh bilimine (psikolojiye) Sigmund Freud'un verdiği isimdir.
Ouroboros, kendi kuyruğunu ısıran bir yılan ya da ejderha şeklinde resmedilen sembol.

Yer hareketleri, genellikle minderle kaplı bir alanda yapılan, hem kadın her erkeklerin yarıştığı bir artistik jimnastik disiplinidir.
Ahlatlıbel Düz Yerleşmesi, Ankara il merkezinin yaklaşık olarak 14 km. güneybatısında, ODTÜ arazisi içinde, eski Yalıncak Köyü'nün güney – güneybatısında, Haymana yolu üzerinde yer alan bir düz yerleşmedir. Bölgede geniş bir alanın yakın geçmişte toprakla doldurulmuş olması nedeniyle, 1933 yılında kazısı yapılmış olan yerleşmenin tam olarak yeri yakın zamana kadar saptanamamıştı. Ancak Gülçin İlgezdi Bertram ve Jan - K. Bertram'ın çalışmalarıyla yerleşmenin yeri 2010 yılında saptanmıştır. Kale olarak tanımlanan mimari kalıntılar ve konumu dikkate alınarak bir bey şatosu olduğu düşünülmektedir.

Elle muamele veya handjob erkeğin penisinin, erkek veya dişi cinsel partneri tarafından, genellikle orgazm ve boşalma noktasına kadar el vasıtasıyla uyarılmasıdır. Mastürbasyondan farklı olarak dişinin vajinasının, klitorisinin veya vulvasının manuel uyarılmasına parmaklama denilirken, partnerler tarafından aynı anda uygulanan manuel uyarılmaya da ortak mastürbasyon denir. Ortak mastürbasyonda erkek kadının vajinasını parmaklar veya klitorisi ile oynarken; kadın da erkeğin penisi veya testisleri ile oynar.

Marie-Louise von Franz İsviçreli analitik psikolog ve araştırmacı. Özellikle simya üzerine olan el yazmaları ve peri masallarının psikolojik çözümlemeleri ve yorumlanması üzerine çalışmalarıyla tanınır.
Carl Jung arketiplerin kolektif bilinçaltından gelen evrensel ve kadim model ve imgeler olduğunu ve içgüdünün psişik karşılığı olduğunu ortaya koymuştur. Bunlar imge olarak bilinç düzeyine çıktığında ya da dış dünya ile olan etkileşim sırasında davranışlarla gerçeğe dönüşen, atalarımızdan kalıtımla gelen potansiyellerdir. Otonom ve saklı olan arketipler bilinç düzeyine çıktıklarında bireylere ve içinde yaşadıkları kültürlere özgü olarak ifadeye dönüşürler. Jung psikolojisi'nde arketipler, kolektif bilinçaltının oldukça gelişmiş ögeleridir. Arketiplerin varlığı ancak masallardan, sanattan, mitlerden, dinden ya da rüyalardan dolaylı olarak çıkarsanır.

Emma Jung İsviçreli bir Jung analisti, psikolog ve yazar. Carl Jung ile evlenerek onun önde gelen psikiyatrist ve analitik psikolojinin kurucusu olmasını sağladı ve birlikte beş çocuk sahibi oldular. Hayatının sonuna kadar onun "entelektüel editörü" olmuştur. Ölümünden sonra Jung onu "bir kraliçe" olarak tanımlamıştır.
Citrinitas veya diğer adıyla xanthosis, simyacılar tarafından "sarılığa" verilen bir terimdir. Simya başyapıtının dört ana aşamasından bir tanesidir. Simya felsefesinde citrinitas, kişinin varlığının doğasında bulunan "güneş ışığının" doğuşunu ve yansıtıcı "ay veya ruh ışığının" artık gerekli olmadığını temsil etmekteydi. Diğer üç simya aşaması nigredo (siyahlık), albedo (beyazlık) ve rubedo (kızarıklık) idi.