İçeriğe atla

Anadolu'da Antik Roma tiyatroları

Anadolu'da Antik Roma Tiyatroları, Anadolu yarımadasındaki Roma dönemlerinden kalma açık hava tiyatrolarını ifade eder.

Anadolu yarımadasında Yunan ve Roma dönemlerinden kalma elliden fazla antik tiyatrodan çoğu Roma döneminde inşa edilmiştir (Aspendos, Perge, Limyra, Myra, Hierapolis gibi); bir kısmı ise Yunan tiyatrolarının Roma mimarisine uygun biçimde yapılan eklemelerle dönüşüme uğramış binalardır (Priene, Milet, Efes, Bergama gibi). M.Ö. 129'da Roma'nın Asya Eyaleti olan Anadolu'da kamuya hitap eden yapıların inşasıyla yerel halkı hoşnut edip, Romalılaştırma hareketlerine destek vermek üzere politikası güdülmüştü. Bu politikanın sonucu olarak Roma döneminde Anadolu'da tiyatro yapıları inşa edilmiştir.

Anadolu'daki Antik tiyatrolar yarımadanın güney ve batı bölgelerinde yoğunlaşır.[1] Birçoğu günümüzde kullanılmaktadır.

Roma dönemi tiyatrolarından bazıları

Miletos Tiyatrosu:

Milet Tiyatrosu

M.Ö. 240 yılında Helenler tarafından birinci bölümünü yapılmıştır ve M.S. 302'ye kadar sahne ve kaveaları büyütülerek inşa edilmiştir. Romalılar döneminde 15,000 kişilik bir kapasiteye ulaşmıştır.[2] Bir yamaç üzerine oturmuştur. Auditorium ve orkestra yarım daire biçimlidir. İmparatorluk döneminde skeneye bir kat daha eklenerek üç katlı hale getirilmiştir. Sahne sütunlar ve kabartmalarla süslenmiştir. Yine bu dönemde anıtsal giriş ve merdivenler ile auditorium üzerine sütunlu galeri eklenmiştir. Oturma sıralarının orkestradan daha yüksek bir seviyede başlaması burada venationes denilen gladyatör-vahşi hayvan dövüşleri düzenlenmiş olduğunu gösterir (aynı özellik Ksanthos Tiyatrosu'nda da görülmektedir). Ayrıca venationes sahnelerinin canlandırılmış olduğu friz parçaları ele geçmiştir. Bununla birlikte üzerinde bir üç ayaklı kazanın iki yanında duran iki antitetik grifonun betimlendiği bir Dionysos sunağı bulunmuştur. Yaklaşık 15.000 kişi kapasitelidir.

Ephesos Tiyatrosu:

Efes Tiyatrosu

Helenistik dönemde M.Ö. 2. yüzyılın sonlarında inşa edilmeye başlanmış; Cladius döneminde eklemeler yapılmış, Trajan döneminde tamamlanmıştır. Sahne binasının ilk iki katı Neron döneminde, üçüncü kat ise Septimius Severus döneminde inşa edilmiştir. Analemma duvarları 92-112 yılları arasında, velarium (tente) ve scaenae frons süslemeleri 140-144 yılları arasında, velarium yenilemesi ise 200-210 arasında yapılmıştır. Sahnenin ön yüzü nişler, sütunlar, kabartma ve heykellerle bezenmiştir. Auditorium üzerinde sütunlu bir galeri yer almaktadır. Orkestrası yarım daire biçimlidir. Paradoslar ise Grek özelliği gösterir. Auditoriumu iki diazoma ile üç bölüme ayrılmıştır ve en alt oturma sırasında orkestrayı çevreleyen korkuluklar yer almaktadır. Yamaca yaslanmış olması, auditoriumunun at nalı biçimli olması ve paradosların çapraz olması Hellenistik özellikleridir, orkestra yarım daire biçimiyle ve sahnenin düzenlenişi Roma planındadır. Auditoriumun genişliği 145 metre, yüksekliği 30 metredir. Yaklaşık 24-25 bin kişi kapasitelidir. Sahne 25x40 metre ölçülerindedir.

Aphrodisias Tiyatrosu:

At nalı biçimli auditoriumu nedeniyle daha önce bir Hellenistik tiyatro olduğu düşünülür. Caveanın alt kısmında 26, üst kısmında 16 oturma sırası bulunur. Proskenionu, imparatorluk döneminde yenilenmiştir. Skene ön cephesinde Dor düzeninde yarım sütunlar yer almaktadır. Skenenin arkasındaki koridorun iki ucundaki odaların kapıları üzerinde “Homerites”, “Olimpionikos”, “Asttonikos” gibi oyuncu isimleri bulunmaktadır. Paradoslar herhangi bir değişikliğe uğramamıştır. Güney paradosta yer alan yazıtta logeion ve proskenenin 10 kez üst üste stephanephores olmuş G. Iulios Zolios tarafından yaptırılıp tanrıça Aphrodite ve Demos'a ithaf edilmiş olduğunu bildirir. Bu yazıtta bahsedilen kişi M.Ö. 39 – 27 arasında yaşamış olmalıdır. Başka bir yazıtta ise cunei'de yapılan çalışmaların Aristocles Mosollos tarafından Artemis ve Sebastoi'ye ithaf edildiği görülmüştür. Bu yazıt da 1. yüzyıl tarihi vermektedir. Antonius Pius (138-161) dönemi'nde yaşamış T. Cladius Zoilos tarafından ve M. Aurelius (161-180) zamanında yaşamış M. Aurelius Menestheus Scopas orkestrada çalışmalar yaptırmışlardır. Yaklaşık 10.000 kişi kapasitelidir.

Aspendos Tiyatrosu:

Aspendos Tiyatrosu
Elaiussa Sebaste tiyatrosu

Asya kıtasında sahne binası ayakta kalmış tek Roma tiyatrosu olan yapı, halen tiyatro binası olarak kullanılır.[2] Klasik Roma açıkhava tiyatrosu olan Aspendos, ele geçen bir yazıttan öğrenildiğine göre M. Aurelius döneminde mimar Theodoros'un oğlu Zenon tarafından tasarlanmıştır. Sahne binasının her iki yanındaki giriş bölümleri üzerine işlenmiş olan Grekçe ve Latince yazıtlar Curtius Crispinus ile Curtius Auspicatus'un tiyatroyu “ülkenin tanrılarına ve imparatorluk evine” sunduklarını belirtmektedir.

Küçük bir bölümü yamaca dayanmış olan Aspendos Tiyatrosu'nun üst kesimi tonozlu üzerine inşa edilmiştir ve auditoriumu at nalı biçimlidir. Böyle bir biçim Hellenistik geleneğe bağlılık ya da mimari zorunluluk olarak ortaya çıkmış olabilir.

Paradoslar paraleldir ve tonozludur, bunların üzerinde localar yer alır. Auditorium bir diazoma ile iki kısma ayrılmış ve üstteki bölümün en üst sırası 50 sütunlu bir revak ile örtülmüştür. Sahne binası, scaenae frons ve proskeneden oluşmaktadır ve iki katlıdır. Scaenae fronsun proskeneye açılan 5 kapısı vardır. Bunlardan ortada yer alan büyük kapı “porta regia”, küçük olanlar ise “porta hospitales” olarak adlandırılıyordu. Skene frons günümüze ulaşmayan zengin bir sütun mimarisi ile bezenmişti, sütunlar dönüşümlü olarak yuvarlak ve üçgen alınlıklar taşıyorlardı.

Sahne dış duvarı iç düzenleme ile uyumludur. Dış duvarın en üst sırasındaki 17 pencere, auditoriumdaki kemerli bölüme karşılık gelmektedir. Dış yüzdeki basit bir silme ile yapının iki katlılığı vurgulanmıştır.

Perge Tiyatrosu:

Perge tiyatrosunda Roma ve Grek mimari özellikleri bir arada görülmektedir. Tonozlarla taşınan diazoma, auditoriumun üst kesimini çeviren sütunlu galeri ve yüksek sahne binası Roma mimari özellikleri gösterir. Buna karşın bir yamaç üzerine inşa edilmiş olması, üstü açık paradoslar ve at nalı biçimli auditorium ve orkestra ise Grek özelliğidir. Yaklaşık 15.000 kişi kapasiteli olan tiyatroya diazomanın iki yanında bulunan kapılar ve paradoslardan geçilerek girilebilmekteydi. 2. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiş olan sahne iki katlıydı ve oldukça zengin biçimde bezeliydi. Gladyatör ve vahşi hayvan dövüşleri yapılıyor olması nedeniyle auditoriumun en alt sırasına orkestrayı çevreleyen korkuluklar eklenmiştir.

Bir arşitrav yazıtında Marcus Plancius Rutlius Varus isimli Pergeli bir senatörün tiyatro inşaatında finansör olduğu bilgileri vardır. Başka bir yazıtta Tacitus döneminde (272-276) orkestra ve sahnedeki değişikliklere işaret eder. Sahne binasının Dionysos ile ilgili frizi Antoninler (117-193), Kentauromakhia ve Gigantomakhia frizleri Gallienus (260-268) dönemi özellikleri göstermektedirler. Yapının son şeklini alması Nero döneminden (54-68) Tacitus dönemine kadar devam eden süreç içinde gerçekleşmiştir.

Side Tiyatrosu:

Eski Side sınırları içinde Helenistik zamanların ve Roma İmparatorluğu'nun çok zengin bir döneminde yapılmıştır (M.S.120 ve M.S.175-200).[1] Tonozlu temeller üzerine oturtulan yapı, bu biçimdeki inşa sistemiyle Doğu Akdeniz'deki tek örnektir. Skene arkasındaki yer alan agora ile birlikte auditoriumun yerleştirildiği tonuzlu ve iki katlı konstrüksiyonun Side'nin kuzey-güney yönlü caddesine dayanması, halkın rahatlıkla ve kısa zamanda yapıya girip çıkmasını sağlamıştı. Ancak auditoriumun yarım daireyi aşan şekli Hellenistik geleneğe uygundur. Sahne binası üç katlı ve auditorium ile aynı yükseklikte olmalıydı. Sahne binasının ön yüzü sütunlar, heykeller ve nişler ile zengin bir biçimde süslenmiştir. Proskenionun arkasında, skenenin alt bölümü mitolojik olayları tasvir eden kabartmalarla bezelidir. Paradoslar tonozlarla kapatılmıştır ve auditoriuma çapraz şekildedir. Auditoriumun her iki ucundaki iki küçük şapel ile auditorium sıralarında rahiplerin oturacağı yerler yazıtlarla gösterilmiştir ki bu da tiyatronun 5.-6. yüzyıllarda kilise olarak kullanıldığı göstermektedir.

Elaiussa Sebaste tiyatrosu: Tiyatro Mersin ilinin Erdemli İlçesi batısında bugünkü adı Ayaş olan Elaiussa Sebaste antik kentindedir. D.400 karayolu üzerinde olup Mersin'e olan uzaklığı 55 kilometre kadardır. Tiyatro muhtemelen ikinci yüzyılda Marcus Aurelius (M.S. 161-180) ile Lucius Verus (M.S.161-169) tarafından yaptırılmıştır. Tiyatro 2350 kişiliktir. Orta yolun altında 16 sıra ve üstünde de 7 sıra vardır. Tiyatronun güneyinde halen kazı işleri devam etmekte olan antik liman vardır. Günümüzde tiyatro ve çevresindeki antik kent İtalyan arkeolog Eugenia Equini Schneider tarafından kazılmaktadır.[3]

Kaynakça

  1. ^ a b Yaşaroğlu, Kerime. "Açıkhava Tiyatrolarının Akustik Açıdan Değerlendirilmesi: İstanbul Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu Örneği" (PDF). polen.itu.edu.tr. İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek lisans tezi, Haziran 2006. 18 Ekim 2017 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Mayıs 2017. 
  2. ^ a b Parlak, Yusuf. "Antik Tiyatro Sahne Unsurlarının, Günümüz Tiyatro Sahnesine Uyarlanışına Yönelik Bir Sentez Çalışması" (PDF). www.atauni.edu.tr/. Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü yüksek lisans tezi, Erzurum, 2010. 26 Ocak 2020 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Mayıs 2017. 
  3. ^ Tarih sanat sayfası

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Pergamon</span> Günümüzdeki İzmir, Bergama ilçe merkezinin yerinde kurulmuş, UNESCO dünya mirası listesinde yer alan antik kent. (Pergamon)

Pergamon, günümüzde İzmir iline bağlı Bergama ilçesinin merkezinin yerinde kurulu antik kentin adıdır. Pergamon, eski çağlarda Misya bölgesinin önemli merkezlerinden biriydi. MÖ 282-133 arasında da Pergamon Krallığı'nın başkentiydi. Pergamon adı, bir söylence kahramanı olan Pergamos'tan gelir. Pergamos'un, Teuthrania kralını öldürdükten sonra kenti ele geçirdiği ve kendi adını verdiği sanılır. Başka bir söylenceye göre de Teuthrania Kralı Grynos savaşta Pergamos'tan yardım istemiş, zaferden sonra iki kent kurdurarak birine onun onuruna Pergamon, ötekine de Gryneion adını vermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Efes</span> Anadoluda bir antik kent

Efes, Anadolu'nun batı kıyısında, bugünkü İzmir ilinin Selçuk ilçesinin üç kilometre güneybatısında yer alan antik bir Luvi şehriydi. Şehir Anadolu'da Yunan sömürgeciliğinin başlamasıyla birlikte İyonya ve daha sonra Roma dönemlerinde de önemini korumuştur. Kuruluşu Cilalı Taş Devri'ne yani MÖ 6000 yıllarına dayanır. MÖ 10. yüzyılda eski Arzava başkentinin yerine Attik ve İyonyalı Yunan kolonistleri tarafından inşa edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Amos</span>

Amos, Muğla'nın Marmaris ilçesinde bulunan, Roma dönemine ait antik yerleşimdir.

<span class="mw-page-title-main">Perge</span> Pamfilya bölgesine başkentlik yapmış antik kent

Perge, Antalya'nın 18 km doğusunda, Aksu ilçesi sınırları içinde bulunan, bir zamanlar Pamfilya Bölgesine başkentlik yapmış antik bir kenttir. Şehirdeki akropolisin Tunç Çağı döneminde kurulduğu düşünülmektedir. Helenistik dönem boyunca şehir eski dünya içerisindeki en zengin ve güzel şehirler arasında sayılmaktadır. Ayrıca Yunan matematikçi Pergeli Apollonius'un memleketidir. Perge, Hititler döneminde Parha olarak bilinmekteydi.

<span class="mw-page-title-main">Aspendos</span> Antalya-Serik ilçesine bağlı olan Belkıs köyü sınırları içerisinde bulunan antik kent.

Aspendos veya Belkıs, Antalya ili Serik ilçesinde bulunan Belkıs köyünde yer alan antik tiyatrosuyla meşhur bir antik kenttir. Pamfilya'nın en zengin şehirlerinden birisidir.

<span class="mw-page-title-main">Priene</span>

Priene, Aydın Söke'de Selçuk-Efes'e yaklaşık 100 km uzaklıkta kurulmuş bir İyon şehridir. Şehir Menderes nehrinin 10 km kuzeyindedir. Şehir kurulduğunda deniz kıyısındaydı. Menderesin alüvyonu nedeniyle şehir şimdi kilometrelerce kara içerisindedir.

<span class="mw-page-title-main">Stratonikeia (Muğla)</span>

Stratonikeia, Muğla'nın Yatağan ilçesinde bulunan, Karya ve Roma dönemine ait antik yerleşimdir.

<span class="mw-page-title-main">Hierapolis</span> Denizlide bir antik Roma kenti

Hierapolis, Pamukkale (Denizli) yakınlarında bulunan ve Frigler döneminde ana tanrıça Kibele kültünün merkezlerinden biri olarak faaliyet göstermiş bir antik kenttir. Antik coğrafyacı Strabon ile Ptolemaios verdikleri bilgilerde, Karia bölgesine sınır olan Laodikeia ve Tripolis kentlerine yakınlığı ile Hierapolisin bir Frigya kenti olduğunu ileri sürülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Aigai</span>

Aigai, Manisa ilinin Yunusemre ilçesinde Köseler Köyü'nün 2 km güneyindeki Yunt Dağlarının tepelerinden birisi olan Gün Dağı'nın zirvesinde kurulmuş olan, kısmen ayaktaki harabelerden ibaret bir antik kenttir. Nemrut Kale adıyla da bilinir. Tüm Aiolis bölgesinin en sağlam kalmış kentidir. Denizden 365 metre yüksekliktedir ve çevresi, yüksekliği 1500 metreyi bulan surlarla çevrilidir.

<span class="mw-page-title-main">Siraküza</span> İtalyanın Sicilya bölgesinde, Siracusa iline bağlı ilçe (komün)

Siraküza veya Sırakuza, İtalya'nın Sicilya Özerk Bölgesi'de Antik Yunan çağında bir koloni devlet olarak kurulmuş, günümüzde Siraküza ilinin merkezi olan kent.

<span class="mw-page-title-main">Salamis</span>

Salamis veya Salamis harabeleri, Kıbrıs adasında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Gazimağusa şehrinin 6 km kadar kuzeyinde yer alan bir antik kenttir. Kent Trodos dağından doğan Pedios (Kanlıdere) nehrinin denize döküldüğü havzaya yakın bir yerde kurulmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Laodikya</span> Türkiyede bir antik kent

Laodikeia, veya Lykos'un kıyısındaki Laodikeia, Lycus nehri kenarında (Çürüksu) kurulmuş bir antik kenttir.

<span class="mw-page-title-main">Perperene</span> İzmir ili Bergama ilçesinin sınırları içinde bulunan Kozak Yaylasında bulunan bir antik kent

Perperene İzmir ili Bergama ilçesinin sınırları içinde bulunan Kozak Yaylasında bulunan bir antik kenttir. Aşağıbey köyü, çakıl kayası mevkindedir.

<span class="mw-page-title-main">Ankara Roma Tiyatrosu</span> Ankaradaki Antik Roma yapısı

Ankara Roma Tiyatrosu, Türkiye'nin başkenti Ankara'da Altındağ ilçesine bağlı Ulus semtinde Hisar Caddesi ile Pınar Sokak arasında yer alan Antik Roma Tiyatrosudur. Yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte MS 2. yüzyıla tarihlendirilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Tralleis</span>

Tralleis antik kenti Aydın ilinin kuzeyinde, Kestane Dağı'nın (Mesogis) güney yamacındaki geniş ve yüksek plato üzerinde konumlanır. Antik metinlerde Menderes Nehri veya Mesogis Dağı'nın sınır kabul edilmesi kentin bazen Karia, bazen de Lidya Bölgesi içinde gösterilmesine neden olmuştur. Strabon, Magnesia'dan gelerek Tralleis'e ulaşan antik yolun solunda Mesogis Dağı'nın, sağında ise Maiandros Irmağı Ovası'nın bulunduğunu ve kentin etrafı korunmuş yaşayan halkın Anadolu'daki diğer kentler kadar zengin bir halk tarafından iskan edildiğini ve kentte yaşayan bazı kişilerin başka eyaletlerde önemli mevkilere geldiğini söyler.

Antik Roma Tiyatrosu, Roma İmparatorluğu döneminde İspanya'dan Orta Doğu'ya kadar imparatorluk sınırları içindeki pek çok yerde inşa edilmiş tiyatro yapılarının adıdır.

<span class="mw-page-title-main">Harpasa</span>

Harpasa (Arpasa) Antik Kenti, Aydın İli, Nazilli İlçesi, Esenköy sınırları içerisinde yer almış yüksekçe bir tepe üzerine kurulu olan eski bir Karya kentidir.

<span class="mw-page-title-main">İznik Roma Tiyatrosu</span>

İznik Roma Tiyatrosu, Bursa ilinin İznik ilçesinde bulunan, MS 2. yüzyılda İmparator Traianus döneminde Bitinya Valisi olan Plinius tarafından inşa edilmiş tiyatro yapısı. İznik surlarının 90 m. kuzeyindeki tiyatronun, seyircilerin oturduğu kısım ile hayvanların arenaya salındığı tünel kısmı büyük ölçüde ayaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Nysa</span> Türkiye!de, Aydın ilinin Sultanhisar ilçesi sınırlarında yer alan bir antik kent öreni

Nysa veya Menderes Nysa'sı, Aydın ilinin Sultanhisar ilçesi sınırlarında yer alan bir antik kent örenidir. Tarihi MÖ 3. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Menderes Nehri’nin kuzeyinde, nehrin oluşturduğu bereketli havzada, Cevizli – Aydın (Messogis) dağlarının güneyindeki korunaklı yamaçta kurulmuş olan Nysa, Roma İmparatorluk Dönemi’nde Asia Eyaleti’nin önemli kentleri arasında yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Skene (tiyatro)</span>

Antik Yunan tiyatrosunda skene sahnenin arka kısmında bulunan yapıydı. Grekçe: skene kelimesi 'çadır' veya 'kulübe' anlamına gelir ve bu amaçlar için orijinal yapının bir çadır veya ahşap hafif bir bina olduğunu ve geçici bir yapı olduğunu düşündürmektedir. Başlangıçta çok hafif bir yapı veya sadece bir ipten asılı bir bezdi, ancak zaman geçtikçe skene temel değişiklikler geçirdi. İlk olarak, bazen konuşmalar yapmak için çatısı kullanılabilen kalıcı bir bina haline geldi ve zaman geçtikçe orkestra seviyesinden yükseltilerek bir proskēnion veya "skene önündeki alan" oluşturdu. Proskēnion'un cephesi orkestra arkasındaydı ve sahne dekorlarını desteklemek için bir alan sağladı.