İçeriğe atla

Ana Maria Cuervo

Ana Maria Cuervo
Cuervo (2008)
Doğum14 Temmuz 1966 (58 yaşında)
Barselona, İspanya
Milliyet İspanya
EğitimValencia Üniversitesi
Kariyeri
DalıBiyokimya
Doktora
danışmanı
Erwin Knecht

Ana Maria Cuervo (d. 14 Temmuz 1966), İspanyol bilim insanı. Albert Einstein Tıp Koleji bünyesindeki Geleşimsel ve Moleküler Biyoloji, Anatomi ve Yapısal Biyoloji bölümünde profesör olarak görev yapmaktadır. Hücre içindeki atık madde çevrimini konu alan çalışmalarıyla tanınmıştır.

Valencia Üniversitesi'ndeki tıp öğrenimini 1986'da tamamladıktan sonra Erwin Knecht rehberliğindeki doktora çalışmasına başlamıştır.[1] Cuervo 1993'te yayımlanan ilk akademik makalesinin ardından[2] Tufts Üniversitesi öğretim üyesi Fred “Paulo” Dice'la lizozom konulu çalışmalar yapmıştır.

Ekim 2001'de Albert Einstein Tıp Koleji'nde çalışmaya başlayan Cuervo burada nörobilimci David Sulzer ile birlikte yaptığı araştırmalar sonucunda Parkinson hastalığında gözlenen otofajiyi açıklayan bir makale yayımlamıştır.[3] Cuervo ve Sulzer'in bulgularının daha önce Huntington hastalığına ilişkin gözlemlerle örtüştüğü düşünülmektedir.[4]

Kaynakça

  1. ^ Scudellari, Megan (1 Kasım 2013). "Waste-Management Consultant". The Scientist Magazine. 8 Ağustos 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Ağustos 2018.  (İngilizce)
  2. ^ Aniento, F; Roche, E; Cuervo, AM; Knecht, E (15 Mayıs 1993). "Uptake and degradation of glyceraldehyde-3-phosphate dehydrogenase by rat liver lysosomes". The Journal of Biological Chemistry. 268 (14). ss. 10463-70. PMID 8486700. 
  3. ^ Cuervo, AM; Stefanis, L; Fredenburg, R; Lansbury, PT; Sulzer, D (27 Ağustos 2004). "Impaired degradation of mutant alpha-synuclein by chaperone-mediated autophagy". Science. 305 (5688). ss. 1292-5. doi:10.1126/science.1101738. PMID 15333840. 
  4. ^ Martinez-Vicente, M; Talloczy, Z; Wong, E; Tang, G; Koga, H; Kaushik, S; de Vries, R; Arias, E; Harris, S; Sulzer, D; Cuervo, AM (Mayıs 2010). "Cargo recognition failure is responsible for inefficient autophagy in Huntington's disease". Nature Neuroscience. 13 (5). ss. 567-76. doi:10.1038/nn.2528. PMC 2860687 $2. PMID 20383138. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Bakteri</span> mikroorganizma üst âlemi

Bakteri (İngilizce telaffuz: [bækˈtɪəriə] ( dinle); tekil isim: bacterium), tek hücreli mikroorganizma grubudur. Tipik olarak birkaç mikrometre uzunluğunda olan bakterilerin çeşitli şekilleri vardır, kimi küresel, kimi spiral şekilli, kimi çubuksu, kimi virgül şeklinde olabilir. Yeryüzündeki her ortamda bakteriler mevcuttur. Toprakta, deniz suyunda, okyanusun derinliklerinde, yer kabuğunda, deride, hayvanların bağırsaklarında, asitli sıcak su kaynaklarında, radyoaktif atıklarda büyüyebilen tipleri vardır. Tipik olarak bir gram toprakta bulunan bakteri hücrelerinin sayısı 40 milyon, bir mililitre tatlı suda ise bir milyondur; toplu olarak dünyada beş nonilyon (5×1030) bakteri bulunmaktadır, bunlar dünyadaki biyokütlenin çoğunu oluşturur. Bakteriler gıdaların geri dönüşümü için hayati bir öneme sahiptirler ve gıda döngülerindeki çoğu önemli adım, atmosferden azot fiksasyonu gibi, bakterilere bağlıdır. Ancak bu bakterilerin çoğu henüz tanımlanmamıştır ve bakteri şubelerinin sadece yaklaşık yarısı laboratuvarda kültürlenebilen türlere sahiptir. Bakterilerin araştırıldığı bilim bakteriyolojidir, bu, mikrobiyolojinin bir dalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Genel görelilik</span> kütle-zaman ilişkisini tanımlayan teori

Genel görelilik teorisi, 1915'te Albert Einstein tarafından yayımlanan, kütleçekimin geometrik teorisidir ve modern fizikte kütle çekiminin güncel açıklamasıdır. Genel görelilik, özel göreliliği ve Newton'un evrensel çekim yasasını genelleştirerek, yerçekimin uzay ve zamanın veya dört boyutlu uzayzamanın geometrik bir özelliği olarak birleşik bir tanımını sağlar. Özellikle uzayzaman eğriliğine maruz kalmış maddenin ve radyasyonun, enerjisi ve momentumuyla doğrudan ilişkilidir. Bu ilişki, kısmi bir diferansiyel denklemler sistemi olan Einstein alan denklemleriyle belirlenir.

Homeopati, bir hastalığın, hastalık belirtilerini sağlam bir insanda ortaya çıkarabilecek maddelerin çok düşük dozlarda hastaya verilmesiyle tedavi edilebileceği inancına dayanan sözdebilimsel bir alternatif tıp yöntemidir.

<span class="mw-page-title-main">Alzheimer hastalığı</span> günlük yaşamsal etkinliklerde azalma ve bilişsel yeteneklerde bozulmayla karakterize edilmiş, nöropsikiyatrik belirtilerin ve davranış değişikliklerinin eşlik ettiği nörodejeneratif bir hastalık

Alzheimer hastalığı (AH), genellikle yavaş yavaş başlayan ve giderek kötüleşen nörodejeneratif bir hastalıktır ve demans vakalarının %60-70'inin nedenidir. En sık görülen erken belirti yakın zamanda yaşanan olayları hatırlamada zorluktur.

<span class="mw-page-title-main">Otofaji</span>

Otofaji, yeni ve daha sağlıklı hücreler elde edinmek için vücudun hasarlı hücreleri temizleme yoludur.

<span class="mw-page-title-main">Theodor Svedberg</span> Kimyager

Theodor H. E. Svedberg Nobel Kimya Ödülü sahibi İsveçli kimyager. Kolloidler üzerine çalışmaları, Albert Einstein ve Polonyalı jeofizikçi Marian Smoluchowski'nin ileri sürdüğü Brown hareketi ile ilgili teorilerini destekledi. Bu çalışmaları süresince, analitik ultrasantrifüj tekniğini geliştirdi ve bunun proteinlerin birini diğerlerinden saf olarak ayırmaya yaradığını gösterdi.

<span class="mw-page-title-main">Irwin Rose</span> Amerikalı biyolog (1926 – 2015)

Irwin A. Rose, Amerikalı biyolog. 2004 yılında "Ubikuitin-aracılı protein yıkımının keşfi" nedeniyle, Aaron Ciechanover ve Avram Hershko ile birlikte, Nobel Kimya Ödülü'nü kazanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Elizabeth Blackburn</span> Avustralyalı-Amerikalı araştırmacı

Elizabeth Helen Blackburn Avustralya doğumlu Amerikalı moleküler biyolog. Kromozomların uç kısımlarında bulunan ve kromozomları koruyan telomer isimli yapılarla ilgili çalışmalarıyla bilinir. Telomer yapımında etkin telomeraz enziminin kaşifleri arasındadır. Bu çalışmalarından dolayı 2009 yılında Carol W. Greider ve Jack W. Szostak ile birlikte Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü kazandı. Tıbbi etik üzerine de çalışmaları vardır.

<span class="mw-page-title-main">George Wald</span> araştırmacı

George Wald, Yahudi kökenli Amerikalı bilim insanı. Retina pigmentleri üzerine yaptığı çalışmalarıyla bilinir. 1967 yılında Haldan Keffer Hartline ve Ragnar Granit ile birlikte Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü kazanmıştır.

Helen Brooke Taussig, Amerikalı tıp doktoru, pediatrik kardiyolog.

<span class="mw-page-title-main">George Emil Palade</span> Romanyalı biyolog

George Emil Palade, Romanya doğumlu hücre biyoloğu. Şimdiye kadarki "en etkili hücre biyoloğu" olarak tanımlanır. 1974 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü Albert Claude ve Christian de Duve ile birlikte kazanmıştır. Ödül kendisine elektron mikroskobu çalışmalarındaki yenilikleri ve hücre yapısıyla ilgili yaptığı çalışmalar sayesinde hücre biyolojisine getirdiği yenilikler nedeniyle verilmiştir. En önemli keşifleri ilk kez 1955 yılında tanımladığı ribozomlar ve endoplazmik retikulum ile ilgili olanlardır.

<span class="mw-page-title-main">Werner Arber</span>

Werner Arber İsviçreli mikrobiyolog ve genetikçi. Amerikalı araştırmacılar Hamilton Smith ve Daniel Nathans ile birlikte, Werner Arber 1978 yılı Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü restriksiyon endonükleaz enzimlerini keşfi nedeniyle kazanmıştır. Bu araştırmacıların çalışmaları rekombinant DNA teknolojisinin gelişimine öncülük etmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Alfred G. Gilman</span> Nobel Fizyoloji ödülü sahibi Amerikan farmakolojist

Alfred Goodman Gilman, ABD vatandaşı farmakolojist. 1994 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü bir diğer Amerikalı biokimyager Martin Rodbell'le paylaşmıştır. Gilman ve Rodbell bu ödülü birbirinden bağımsız olarak yaptıkları araştırmalar sonucu keşfettikleri G proteini nedeniyle kazanmışlardır.

<span class="mw-page-title-main">Phillip Allen Sharp</span> Amerikalı biyolog

Phillip Allen Sharp, Amerikan genetikçi ve moleküler biyolog. RNA bağlanmasının kaşiflerinden biridir. Richard J. Roberts ile birlikte ökaryot hücrelerinin DNA dizelerindeki genlerin bitişik sırada olmadığını, aralarda intron denilen okunmayan ve protein sentezine katılmayan bölümlerin olduğunu keşfettiler. Bu sayede mRNA'lar aynı DNA dizesinden bu bölümleri farklı şekilde silmeleri ile farklı proteinleri kodlayabilmektedir. İkili bu keşifleri ile 1993 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülünü kazanmışlardır.

<span class="mw-page-title-main">George H. Hitchings</span> 1988 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi Amerikalı hekim

George Herbert Hitchings Amerikalı hekim. 1988 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülünü James W. Black ve Gertrude Elion ile birlikte "ilaç tedavisine ilişkin önemli ilkeleri keşifleri için" kazanmıştır. Hitchings özellikle kemoterapi çalışmalarıyla bu ödüle hak kazanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Gregory Winter</span> Nobel ödüllü İngiliz biyokimyacı

Sir Gregory Paul Winter Nobel Ödülü sahibi, İngiliz biyokimyagerdir. En bilinen çalışması monoklonal antikorların tedavide kullanımı üzerinedir.

<span class="mw-page-title-main">Matematiksel ve teorik biyoloji</span>

Matematiksel ve teorik biyoloji, biyolojinin bilimsel teorileri kanıtlamak için gerekli deneyleri yapmakla uğraşan deneysel biyoloji dalının aksine biyolojik sistemlerin yapılarının, gelişimlerinin ve davranışlarının altında yatan ilkeleri araştırmak için yaşayan organizmaların teorik analizlerini, matematiksel modellerini ve soyutlamalarını kullanan bir dalıdır. Bu alan aynı zamanda matematiksel yanını vurgulamak için matematiksel biyoloji ya da biyomatematik ya da biyolojik yanını vurgulamak için ise teorik biyoloji olarak da adlandırılır. Teorik biyolojinin odak noktası daha çok biyolojinin teorik ilkelerinin geliştirilmesi iken matematiksel biyoloji biyolojik sistemlerin incelenmesinde matematiği kullanır ama her iki terim de bazen birbirinin yerine kullanılabilmektedir.

Neal Elgar Miller, Amerikalı deneysel psikolog. Fizik, biyoloji ve yazarlık dahil olmak üzere çeşitli ilgi alanlarına sahip enerjik bir insan olarak tanımlanan Miller, bunların yanında psikoloji alanına da girdi. Bilimlerde bir arka plan eğitimi olan Miller, profesörlerden ve önde gelen psikologlardan davranışsal psikoloji ve fizyolojik psikolojinin çeşitli alanlarında, özellikle de davranışa organların tepkileri ilişkilendiren çalışmaları için ilham aldı.

<span class="mw-page-title-main">Elizabeth Roboz Einstein</span>

Elizabeth Roboz-Einstein, Nörokimya alanında çalışmış olan Macar biyokimyacı, sinirbilimcidir. Miyelin bazik proteinini (MBP) saflaştırması ve tanımlanması ile beraber nörodejeneratif hastalık olan multipl sklerozdaki (MS) potansiyel rolünü araştırması ile tanınmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Robert Gallo</span> Amerikalı biyomedikal araştırmacı

Robert Charles Gallo, Amerikalı biyomedikal araştırmacıdır. HIV virüsünün AIDS enfeksiyonuna yol açtığının keşfedilmesindeki rolüyle tanınmaktadır. HIV kan testinin geliştirilmesinde ve devamındaki HIV araştırmalarına büyük katkısı vardır.