İçeriğe atla

Amélie Mummendey

Amélie Mummendey
2009'da Mummendey
Doğum19 Haziran 1944(1944-06-19)
Bonn, Almanya
Ölüm17 Aralık 2018 (74 yaşında)
Jena, Almanya
Akademik geçmişi
Alma mater
Akademik çalışmaları
DisiplinPsikolog
Alt disiplinSosyal Psikoloji
KurumlarıJena Üniversitesi
Ana ilgi alanları
  • Gruplar arası ilişkiler

Amélie Mummendey (19 Haziran 1944, Bonn, Almanya – 17 Aralık 2018, Jena, Almanya) bir Alman sosyal psikoloğudur. 2007'den ölümüne kadar, Friedrich Schiller Üniversitesi Jena'da Yüksek Lisans Akademisi için Rektör Yardımcılığı yapmıştır.

Biyografi

Amélie Mummendey, Bonn Üniversitesi'nde Psikoloji üzerine M.Sc derecesini tamamladıktan sonra, 1970'te Mainz Üniversitesi'nde doktorasını ve 1974'te Münster Üniversitesi'nde Habilitasyon derecesini almıştır. Münster Üniversitesi'nde (1980-1997) sosyal psikoloji kürsüsünde görev yaptıktan sonra 1997 yılında Jena Friedrich Schiller Üniversitesi'nde sosyal psikoloji kürsüsüne geçmiştir. Mummendey, 2007 yılında Jena Üniversitesi Lisansüstü Akademisi'nin ilk Rektör Yardımcısı olarak seçilmiştir.[1]

Araştırması

Araştırmaları sosyal kimlik ve sosyal gruplar arasındaki ilişkilerin sosyal psikolojisini ele almış, özellikle gruplar arası olumsuz tutum ve davranışların belirleyicilerinin yanı sıra dış gruplara yönelik hoşgörü, kabul ve takdirin belirleyicilerini araştırmıştır. Amélie Mummendey ve meslektaşları, hem deneysel hem de saha araştırmalarını kullanarak, sosyal ayrımcılıkta "pozitif-negatif-asimetri" ve tehdit altındaki veya olumsuz sosyal kimliklerle başa çıkma stratejileri gibi sosyal önemi yüksek sosyal psikolojik konuları araştırdılar.[2][3]

Amélie Mummendey özellikle sosyal gruplar arasındaki ayrımcılık ve hoşgörünün belirleyicileri, çatışma ve işbirliği, sosyal değişimle yapıcı ve yıkıcı başa çıkma, sosyal kimliklere yönelik tehditler ve dış grup üyelerine yönelik hoşgörü ve bağlılığın sınırlamaları ile ilgilenmiştir. Amélie Mummendey ve meslektaşlarının ampirik bulgularının yanı sıra geliştirdikleri bir dizi yeni teorik model çok sayıda kitapta ve prestijli dergilerde yayımlanmıştır. 17 Aralık 2018'de öldü.[4]

Grup İçi Projeksiyon Modeli

Amélie Mummendey Michael Wenzel ile birlikte grup içi projeksiyon modelini (IPM) geliştirdi.[5]

IPM, bir grubun üyelerinin, sürekli olarak ortak bir üst grubu (örneğin, Avrupalılar) bir referans çerçevesi olarak kullanarak kendilerini başka bir grubun üyeleriyle (örneğin, Almanlar ve İtalyanlar) karşılaştırdıklarını savunur. Bir üst kategori belirgin olduğunda, alt grup üyeleri, alt grup kimliklerinin özelliklerini üst kategorinin prototipine yansıtma eğilimindedir. Bu nedenle, kişinin kendi alt grubunun üyeleri üst kategorinin iyi temsilcileri - daha iyi üyeleri - olarak görünürken, dış grup üyeleri daha kötü temsilciler olarak görünür. Sonuç olarak, grup dışı üyeler üst kategorinin arzu edilen özelliklerinden sapmış göründükleri için aşağılanır ve ayrımcılığa uğrarlar.

Bir dizi ampirik çalışma, modelin temel iddialarını desteklemekte ve altta yatan motivasyonel ve bilişsel süreçlere ilişkin son gelişmeler, grup içi yansıtmanın daha derin bir şekilde anlaşılmasına katkıda bulunmaktadır.[6] Mevcut araştırmalar, diğer şeylerin yanı sıra, yansıtmanın azaltılması veya önlenmesi için yeni yollar ve dolayısıyla gruplar arası hoşgörüyü teşvik etme olasılıklarını araştırmaktadır.

Onursal Üyelikleri

  • Alman Bilim ve Beşeri Bilimler Konseyi, (Wissenschaftsrat) Üyesi, 1997-2002
  • Avrupa Bilim Vakfı, (ESF) Üyesi, 1999-2005
  • 2001'den beri 'Deutsche Akademie der Naturforscher Leopoldina' üyesi
  • Mütevelli Heyeti Başkanı, Einstein Vakfı Berlin, 2009'dan beri
  • Psikoloji Bilimleri Derneği Üyesi, 2009'dan beri

Ödülleri

  • Avrupa Deneysel Sosyal Psikoloji Derneği Henri Tajfel Ödülü
  • Alman Psikoloji Derneğinin Alman Psikoloji Ödülü
  • Thüringen Araştırma Ödülü 2009 (Thomas Kessler, Thorsten Meiser ve Kai Sassenberg ile birlikte)[7]

Yayınları

Kitapları

  • Bedingungen agresif Verhaltens (Saldırgan Davranışın Belirleyicileri), 1975, Bern: Huber
  • Saldırganlığın Sosyal Psikolojisi: Bireysel Davranıştan Sosyal Etkileşime, 1984, Springer,0-387-12443-8
  • Soziale Einstellungen (Sosyal Tutumlar), 1986, Juventa,3-7799-0304-0
  • Identität und Verschiedenheit (Kimlik ve Ayırt Edicilik), 1997, Bern: Huber,3-456-82810-1

Makaleleri

  • Mummendey, A., Kessler, T., Klink, A. ve Mielke, R. (1999). Olumsuz sosyal kimlikle başa çıkma stratejileri: Sosyal kimlik teorisi ve göreli yoksunluk teorisinin tahminleri. Kişilik ve Sosyal Psikoloji Dergisi, 7, 229-245.
  • Mummendey, A. ve Otten, S. (1998). Sosyal ayrımcılıkta pozitif-negatif asimetri. Avrupa Sosyal Psikoloji İncelemesi, 9, 107-143.
  • Mummendey, A. ve Wenzel, M. (1999). Gruplararası ilişkilerde sosyal ayrımcılık ve hoşgörü: Gruplar arası farklılığa tepkiler. Kişilik ve Sosyal Psikoloji İncelemesi, 3, 158 -174.
  • Kessler, T. & Mummendey, A. (2002). Sıralı veya paralel süreçler? Kimlik yönetimi stratejilerinin belirleyicilerine ilişkin boylamsal bir saha çalışması. Kişilik ve Sosyal Psikoloji Dergisi, 82, 75-88.
  • Waldzus, S. & Mummendey, A. (2004). Bir üst kategoriye dahil olma, iç grup prototipliği ve dış gruplara yönelik tutumlar. Deneysel Sosyal Psikoloji Dergisi, 40, 466-477.
  • Wenzel, M., Mummendey, A. ve Waldzus, S. (2003). Pars pro toto olarak iç grup: Sosyal ayrımcılığın öncülü olarak iç gruptan kapsayıcı kategoriye yansıtma. Kişilik ve Sosyal Psikoloji Bülteni, 29, 461-471.
  • Wenzel, Mummendey ve Waldzus (2007). Üst kimlikler ve gruplar arası çatışma: Grup içi projeksiyon modeli. Avrupa Sosyal Psikoloji İncelemesi, 18, 331-372.

Kaynakça

  1. ^ Otten, Sabine, (Ed.) (2009). "Foreword". Intergroup Relations: The Role of Motivation and Emotion (İngilizce). Psychology Press. ss. ix-xii. ISBN 978-1-135-43031-3.  Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım)
  2. ^ Mummendey, A., & Otten, S. (1998). Positive-negative asymmetry in social discrimination. European Review of Social Psychology, 9, 107-143.
  3. ^ Mummendey, A., Kessler, T., Klink, A., & Mielke, R. (1999). Strategies to cope with negative social identity: Predictions by social identity theory and relative deprivation theory. Journal of Personality and Social Psychology, 7, 229-245.
  4. ^ FAZ.net: Professorin Dr. Amelie Dorothea Nummendey verstorben[]
  5. ^ Mummendey, A., & Wenzel, M. (1999). Social discrimination and tolerance in intergroup relations: Reactions to intergroup difference. Personality and Social Psychology Review, 3, 158 -174.
  6. ^ Wenzel, Mummendey, & Waldzus (2007). Superordinate identities and intergroup conflict: The ingroup projection model. European Review of Social Psychology, 18, 331-372.

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

Psikoloji veya Ruh bilimi, içgüdüsel davranışları ve zihni inceleyen bilimdir. Bilinçli ve bilinçsiz olayların yanı sıra daha çok duygu ve düşüncenin incelemesini içeren Psikoloji, çok kapsamlı bir bilimsel alandır. Bu alanda uzman olan ve aynı zamanda bilgi araştırması yapanlara psikolog denir. Psikologlar, beyinin ortaya çıkan özelliklerini ve ortaya çıkan özelliklerle bağlantılı tüm fenomenleri anlamaya çalışırlar ve bu şekilde daha geniş nöro-bilimsel araştırmacı grubuna katılırlar. Psikoloji bilimi, bir sosyal bilim olmasına rağmen aynı zamanda doğa bilimleri olarak da kategorize edilebilir. Özellikle beyin biyolojisi bilgisini oldukça kullanır ve geliştirir.

Sosyal biliş sosyal etkileşimde rol oynayan bilgiyi işleme, kodlama, depolama ve hatırlama gibi bilişsel süreçlerdir. İnsanların kendilerini kuşatan fiziksel, sosyal çevrelerini ve çevreleriyle olan ilişkilerini, diğer insanlar ve kendileri hakkında nasıl izlenim oluşturduklarını, nasıl hissettiklerini ve düşündüklerini ve bu türden bir düşünce biçiminin yargıları ve davranışları nasıl etkilediğini incelemektedir. Toplumsal bağlamdan etkilenen ve toplumsal bağlamı etkileyen bilişsel süreç ve yapıları incelemektedir Ancak sosyal biliş terimi diğer psikoloji ve bilişsel sinirbilim alanlarında yaygın şekilde kullanılmaktadır. Bu alanlarda sosyal biliş terimi çoğunlukla otizm ve diğer bozukluklar nedeniyle kesintiye uğrayan çeşitli sosyal becerilere karşılık gelmektedir. Bilişsel sinirbilim alanında ise sosyal bilişin biyolojik temelleri araştırılmaktadır. Benzer şekilde Gelişim psikolojisi alanında da sosyal biliş becerileri gelişimsel perspektifle incelenmektedir.

Toplumsal grup, üyeleri arasında etkileşim olan, ortak amaç ve çıkarlara sahip, belirlenen değer ve normları paylaşan insanların birlikteliğini ifade etmektedir. Toplumsal grup, hem sosyal psikolojinin hem de sosyolojinin çalışma konularından biridir. Bununla birlikte, psikologların ve sosyologların toplumsal grubu ele alış biçimleri farklılık göstermektedir.

Sistemi meşrulaştırma kuramı, mevcut politik, sosyal ve ekonomik sistemlerin meşrulaştırılmasının ardında yatan psikolojik süreçleri açıklamaya çalışan bir sosyal psikoloji kuramıdır.

Sosyal baskınlık yönelimi (SBY) sosyal ve politik tutumları yordayan bir kişilik faktörü ve yaygın olarak kullanılan bir Sosyal Psikolojik ölçektir. SBY, grup temelli ayrımcılık düzeylerinde bireysel farklılıkların ölçümü olarak kavramsallaşmıştır. Bir başka deyişle, bireyin herhangi bir sosyal sistem içinde hiyerarşi ve düşük statülü gruplar üzerinde otorite kurma tercihinin bir ölçümüdür. Bu, grup içi ve gruplar arası eşitlikçilik karşıtı bir eğilimdir. SBY, sosyal baskınlık kuramının ölçülebilir bir bireysel farklılık bileşenidir.

Sosyal temsiller teorisi, Fransız sosyal psikolog Serge Moscovici tarafından, sosyal psikolojinin bireylerin bilişsel süreçlerinden çok sosyal biliş süreçlerine önem verilmesi gerektiği eleştirisiyle geliştirdiği teorik bir yaklaşımdır. Teori ilk olarak Moscovici'nin 1950 ve 1960'lı yıllarda Fransız toplumunda psikanalizin sosyal temsillerinin nasıl oluşturulduğunu ve biçimlendirildiğini incelediği çalışması ile ortaya çıkmış ve 1961 yılında La Psychanalyse: son image et son public başlığı altında yayınlanmıştır.

Sosyal kimlik kuramı, grup olgusunun analizinde iç grup dinamikleri, gruplar arası ilişkiler ve kolektif benliğe yönelik açıklamalar getiren bir sosyal psikoloji kuramıdır. Sosyal psikologlar Henri Tajfel ve John Turner tarafından geliştirilmiştir. Kişisel bilişsel süreçleri, kişiler arası etkileşimleri ve sosyolojik süreçleri bir arada ele alarak sosyal kimlik kavramının farklı analiz düzeylerinden incelenmesini mümkün kılmaktadır.

Nepotizm, kayırmacılık veya akraba kayırma, öznel ve adil olmayan şekilde yapılan ayrımcılık.

Sosyal dışlanma, toplumsal dışlanma ya da sosyal marjinalizasyon, toplum içinde karşılaşılan engeller ve toplumun dışına itilme durumlarını anlatan bir terimdir. Avrupa'da yaygın olan bu terim ilk olarak Fransa'da kullanılmıştır. Eğitim, sosyoloji, psikoloji, siyaset ve ekonomi gibi çeşitli disiplinlerde kullanılır.

Sağlık psikolojisi bir tıbbi psikoloji altdalıdır. Sağlık, hastalık ve sağlık hizmetlerindeki psikolojik ve davranışsal süreçlerin incelenmesidir. Psikolojik, davranışsal ve kültürel faktörlerin fiziksel sağlık ve hastalığa nasıl katkıda bulunduğunu anlamakla ilgilenir. Psikolojik faktörler sağlığı doğrudan etkileyebilir. Örneğin, hipotalamik-hipofiz-adrenal ekseni etkileyen kronik olarak meydana gelen çevresel stres faktörleri kümülatif olarak sağlığa zarar verebilir. Davranışsal faktörler de bir kişinin sağlığını etkileyebilir. Örneğin, belirli davranışlar zamanla zararlı olabilir veya sağlığa iyi gelebilir. Sağlık psikologları biyopsikososyal bir yaklaşım benimser. Başka bir deyişle, sağlık psikologları sağlığı sadece biyolojik süreçlerin değil, aynı zamanda psikolojik, davranışsal ve sosyal süreçlerin ürünü olarak anlarlar.

Kültürlerarası psikoloji, değişkenlik ve değişmezlik de dahil olmak üzere, farklı kültürel koşullar altında insan davranışlarının ve zihinsel süreçlerin bilimsel bir çalışmasıdır. Davranış, dil ve anlamdaki kültürel farklılığı tanımak için araştırma yöntemlerini genişleterek psikolojiyi genişletmeyi ve geliştirmeyi amaçlar. Akademik bir disiplin olarak psikoloji büyük ölçüde Kuzey Amerika ve Avrupa'da geliştiği için, bazı psikologlar, evrensel olarak kabul edilen yapıların, daha önce varsayıldığı kadar değişmez olmadığı konusunda endişe duymuşlardır, özellikle de diğer kültürlerde dikkate değer deneyleri çoğaltma girişimlerinin değişen başarıları vardır. Etki, biliş, benlik kavramları ve psikopatoloji, anksiyete ve depresyon gibi ana temaları ele alan teorilerin, diğer kültürel bağlamlara "dışa aktarıldığında" dış geçerliliğe sahip olup olamayacağı, kültürel psikoloji, kültürel farklılıkları hesaba katmak için kültürel farklılıkları hesaba katmak için tasarlanmış yöntemleri kullanarak bunları yeniden inceler. Her ne kadar bazı eleştirmenler kültürlerarası psikolojik araştırmalardaki metodolojik kusurlara işaret etseler ve kullanılan teorik ve metodolojik temellerdeki ciddi eksikliklerin psikolojideki evrensel ilkeleri araştırmaya engell olduğunu iddia etseler de, kültürler arası psikologlar, fizik veya kimya gibi evrenselleri aramaktan ziyade farklılıkların (varyans) nasıl ortaya çıktığını araştırmaya yönelmektedirler.

Sosyal baskınlık kuramı (SBK) artı değer üreten toplumlarda görülen grup temelli sosyal hiyerarşinin nasıl oluştuğunu ve sürdürüldüğünü açıklamak hedefiyle Jim Sidanius ve Felicia Pratto isimli iki Amerikalı sosyal psikolog tarafından geliştirilen bir gruplararası ilişkiler kuramıdır.

Psikoloji temel bilimi, psikoloji alanında yapılan araştırmaların bazıları, uygulanan psikolojik disiplinlerde yapılan araştırmalardan daha "temel" dir ve doğrudan bir uygulaması yoktur. Psikoloji içerisindeki temel bilim yönelimini yansıttığı düşünülen alt disiplinler arasında biyolojik psikoloji, bilişsel psikoloji, nöropsikoloji vb. alt dallar sayılabilmektedir. Bu alt disiplinlerdeki araştırmalar, metodolojik titizlik ile karakterizedir. Psikolojinin temel bilim olarak kaygı, davranış, biliş ve duyguların altında yatan yasaları ve süreçleri anlamaktır. Temel bilim olarak psikoloji, uygulamalı psikoloji için bir temel sağlar. Uygulamalı psikoloji, aksine, temel psikolojik bilimlerin ortaya koyduğu psikolojik ilkelerin ve teorilerin uygulanmasını içerir; bu uygulamalar zihinsel ve fiziksel sağlık ayrıca eğitim gibi alanlarda sorunların üstesinden gelmeyi veya refahı artırmayı amaçlamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">İç grup ve dış grup</span>

Sosyoloji ve sosyal psikolojide, iç gruplar, bir kişinin kendisini psikolojik olarak özdeşleştirdiği toplumsal gruplardır. Dış gruplar ise tersine, bireyin kendini özdeşleştirmediği toplumsal gruplardır. İnsanlar; akran grupları, aileler, spor takımları, siyasi partiler, cinsiyetler, dinler veya milletlerle kendini özdeşleştirebilir. Toplumsal gruplarla ve kategorilerle psikolojik olarak özdeşleşme ile çeşitli olgular arasında ilişkiler bulgulanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Sosyoloji maddeleri listesi</span> Vikimedya liste maddesi

Bu liste sosyoloji maddelerinin dizinini içermektedir. Özet liste için Genel sosyoloji listesi.

<span class="mw-page-title-main">Küçük gruplar sosyolojisi</span> Sosyal grup tiplerini inceleyen sosyolojinin alt dalı

Küçük gruplar sosyolojisi, sosyal ilişkilerden kaynaklanan eylem, etkileşim ve bunların sonucunda oluşan sosyal grup tiplerini inceleyen sosyoloji dalıdır. Kavram ilk defa Fransız yazar ve sosyolog Gabriel Tarde tarafından kullanılmıştır. Sosyal hayatta toplum, büyük bir sosyal gruptur, toplumun içinde alt gruplar yer almaktadır. Küçük grupların büyük gruplar içinde olmaları sosyal gruplarla ilgili bir özelliktir. Alan, uluslararası ilişkilerde kullanılan alanlardandır ve grup özelliklerinin karar vermeyi nasıl etkilediği ile ilgili çalışmaları ele alır. Kültürel antropologlar ve siyaset bilimciler tarafından veri toplama amaçlı olarak kullanılmıştır. Küçük gruplar sosyolojisi, toplumların içerisinde barındırdığı çeşitli küçük grupları mikro sosyolojik düzeyde ele alır, küçük grupların iletişimindeki görev, süreç ve ilişki çatışmalarını inceler.

Martijn van Zomeren, University of Groningen'deki Davranışsal ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nde misafir profesör olarak görev yapmakta olan, kolektif eylemler konusunda gerçekleştirdiği çalışmalarla tanınan Hollandalı bir sosyal psikologdur.

<span class="mw-page-title-main">Henri Tajfel</span> İngiliz psikolog (1919-1982)

Henri Tajfel, Polonyalı sosyal psikologdur.

Toplumsal damgalama, bir bireyi ya da grubu toplumun diğer bireylerinden ayırt etmeye yarayan algılanabilir özellikleri nedeniyle onaylamama ya da onlara karşı ayrımcılık yapma anlamına gelmektedir. Toplumsal damgalamalar genellikle kültür, cinsiyet, ırk, sosyoekonomik sınıf, yaş, cinsel yönelim, cinsellik, beden imajı, fiziksel engellilik, zeka veya bunların eksikliği ve sağlığıyla ilgilidir. Bazı damgalamalar açık olabilirken diğerleri gizlenebilir damgalamalar olarak bilinir ve ifşa yoluyla ortaya çıkarılmaları gerekmektedir. Damgalanma aynı zamanda kişinin kendisine karşı da yaptığı bir şekilde, olumsuz görülen kişisel niteliklerden kaynaklanarak kendini damgalamaya yol açabilir.