
Gübre, bitkinin beslenmesinde gerekli olan kimyasal elementleri sağlamak için toprağa ilave edilen herhangi bir madde.

Üre (Latince Urea Pura), organik bir bileşik. Formülü H2N-CO-NH2'dir. Karbonik asidin diamidi olan üre aynı zamanda karbamik asidin de amidi olduğundan karbamid adı ile de bilinir.

Sodyum karbonat, (çamaşır sodası, kristal soda ve soda külü olarak da bilinir) Na2CO3 formülüne sahip değişik hidratları olan bir inorganik bileşiktir. Bütün formları beyaz, suda çözünür tuzlardır. Tüm formları güçlü bir alkali tada sahiptir ve suda orta derecede alkali çözeltiler verir. Tarihsel olarak sodyum bakımından zengin göl sularından veya sodyum bakımından zengin topraklarda yetişen bitkilerin küllerinden çıkarıldı. Bu sodyum açısından zengin bitkilerin külleri, potas üretmek için kullanılan odun küllerinden belirgin şekilde farklı olduğundan, "soda külü" olarak anıldı. Günümüzde ise, Solvay işlemi ile sodyum klorür ve kireç taşından büyük miktarlarda üretilmektedir.
İnorganik kimya veya anorganik kimya; organik olmayan, yani karbon-hidrojen bağı içermeyen bileşiklerin özelliklerini ve kimyasal davranışlarını inceleyen kimya dalı. Anorganik ve organik kimyayı birleştiren organometalik bileşikler, organometalik kimya adında başka bir dalı oluşturur.

Amonyak, formülü NH3 olan; azot atomu ve hidrojen atomundan oluşan renksiz, keskin ve rahatsız edici kokulu bir bileşiktir. OH- iyonu içermediği hâlde suda zayıf baz özelliği gösterir. Bir amonyak molekülü, bir azot ve üç hidrojen atomundan oluşur. Oda sıcaklığında gaz hâlde bulunan bileşiğin ticari formu sulu çözeltiyi içermektedir.

Kimyasal bileşik, kimyasal bağlarla bir arada tutulan birden fazla kimyasal elementin atomlarını içeren birçok özdeş molekülden oluşan kimyasal maddedir. Dolayısıyla tek bir elementin atomlarından oluşan bir molekül bileşik değildir. Bir bileşik, diğer maddelerle etkileşimi içerebilen kimyasal reaksiyonla farklı bir maddeye dönüştürülebilir. Bu süreçte atomlar arasındaki bağlar kırılabilir ve/veya yeni bağlar oluşabilir.

Sülfürik(VI) asit ya da halk arasında bilinen ismi ile zaç yağı, H2SO4, güçlü bir mineral asididir. Olası kâşifi 8. yüzyıl simyacısı Cabir bin Hayyan tarafından yenime uğratıcı, renksiz ve yoğunluğu yüksek sıvı olarak tanımlanmıştır. Suda her konsantrasyonda çözünebilir. Büyük ölçüde korozif oluşu, güçlü asidik yapısından ve dehidrasyon özelliğinden kaynaklanmaktadır.

Amonyum NH4+ formülüyle gösterilen bir katyon köktür. Amonyumun molar kütlesi 18.05'dir. Amonyum; güçsüz bir asittir. Doğada amonyum proteinlerde bulunur. Bu nedenle deniz ürünleri başta olmak üzere birçok canlının bir kısmında amonyum kökü mevcuttur. Yine çürükçül canlılar amonyum üretir. Amonyumun eldesi için, amonyak maddesinin içine güçsüz bir asit eklenmelidir:


Kükürtlü asit, sülfüröz asit ya da sülfürik(IV) asit formüllü H2SO3 olan bir kimyasal bileşiktir.

Amonyum sülfat, (NH4)2SO4 formülüne ve çok sayıda ticari kullanıma sahip bir inorganik tuzdur. Toprak gübresi olarak yaygın bir şekilde kullanılır. %21 azot ve %24 kükürt içerir.

Sodyum bisülfat, diğer bir adı sodyum hidrojen sülfat (NaHSO4) olan bu kimyasal madde asit tuz karakterlidir. Kuru halde iken güvenli bir şekilde nakledilebilir ve depolanabilir. Susuz formu higroskopiktir. Sodyum bisülfat suda hidroliz olarak asidik çözelti verir. 1 Molarlık çözeltisinin pH değeri 1 den küçüktür. Sodyum bisülfat yavaşça ısıtılırsa suyunu kaybederek sodyum pirosülfata dönüşür.
- 2NaHSO4 → Na2S2O7 + H2O

Potasyum sülfat, formülü K2SO4 olan, yanmaz, suda çözünebilen beyaz kristal yapıda bir potasyum tuzudur. Genellikle potasyum ve kükürt kaynağı olarak gübrelerde kullanılır.

Sodyum sülfat, sülfürik asitin sodyum tuzudur. Susuz halde (anhidröz) tenardit minerali olarak bilinen ve formülü Na2SO4 olan katı, beyaz ve kristal halinde bulunur. Yoğunluğu yaklaşık 2,7g/cm^3. Dekahidrat (Na2SO4 · 10H2O) halinde mirabilit minerali olarak bilinen doğal formunda bulunur. Bu halinin işlenmiş formuna Glauber tuzu ya da 17. yüzyıldan beri bilinen tarihi ismiyle sal mirabilis denir. Başka bir katı formu ise heptahidrattır ve soğuduğunda mirabilite dönüşür. 6 milyon ton yıllık üretim ile büyük bir emtia kimyasal üründür.
Protonasyon, protonlanma veya protonlaşma; bir atom, molekül veya iyona proton (H+) eklenerek konjuge asidin oluşturulmasıdır. Bazı örnekleri:
- suyun sülfürik asit tarafından protonasyonu:
- H2SO4 + H2O
H3O+ + HSO-4
- Karbokatyon oluşumunda izobütenin protonasyonu:
- (CH3)2C=CH2 + HBF4
(CH3)3C+ + BF-4
- Amonyak ve hidrojen klorür reaksiyonundan amonyum klorür oluşumunda amonyakın protonasyonu:
- NH3(g) + HCl(g) → NH4Cl(s)
Amonyum hidroksit, oda sıcaklığında gaz hâlde bulunan amonyağın sulu çözeltisine verilen addır. Formülü olarak NH4+.OH- gösterilir.

Demir (II) sülfat veya demir sülfat FeSO4•xH2O formülüne sahip bir dizi tuz anlamına gelir. Bu bileşikler en yaygın olarak heptahidrat (x = 7) olarak bulunursa da x için birkaç değer bilinmektedir. Hidratlı form tıp alanında demir eksikliğini tedavi etmek ve ayrıca endüstriyel uygulamalar için kullanılır. Antik çağlardan beri, Zaç-ı Kıbrıs ve yeşil vitriyol (vitriyol, sülfat için eski bir isimdir) olarak bilinen, mavi-yeşil heptahidrat (7 molekül su içeren hidrat) bu maddenin en yaygın şeklidir. Tüm demir (II) sülfatlar suda çözünerek oktahedral moleküler geometriye sahip ve paramanyetik olan aynı akua kompleksi [Fe(H2O)6]2+ verir.

Amonyum fosfat, (NH4)3PO4 formülüne sahip inorganik bileşiktir. Ortofosforik asidin amonyum tuzudur. Benzer bir "çift tuz", (NH4)3PO4.(NH4)2HPO4 de tanınmaktadır. Ancak kullanımı pratik değildir. Her iki triamonyum tuzu da amonyak gazı yayar. Triamonyum tuzlarının kararsız doğasının aksine, diamonyum fosfat (NH4)2HPO4 ve monoamonyum tuzu (NH4)H2PO4 bitkilere sabit azot ve fosfor sağlamak için gübre olarak yaygın olarak kullanılan kararlı maddelerdir.

Diamonyum fosfat (DAP; IUPAC adı diamonyum hidrojen fosfat; kimyasal formülü (NH4)2(HPO4) olan amonyak]] ve fosforik asitin reaksiyonu ile üretilebilen bir dizi suda çözünür amonyum fosfat tuzlarından biridir.
Poliprotik asit terimi, molekül başına birden fazla proton sağlayabilen asitleri tanımlamak için kullanılır.

Johan Gustav Christoffer Thorsager Kjeldahl, kendisinden sonra Kjeldahl yöntemi olarak adlandırılan bir laboratuvar tekniği kullanarak belirli organik bileşiklerdeki nitrojen miktarını belirlemek için bir yöntem geliştiren Danimarkalı bir kimyagerdir.