
Amerikan İç Savaşı veya genelde Güney eyaletlerinde kullanılan diğer adıyla Eyaletler Arası Savaş, Amerika Birleşik Devletleri'nin Washington'daki yönetimi ile ülkeden ayrılmak isteyen 11 Güney Eyaleti arasında çıkmış dört yıl süren geniş kapsamlı bir iç savaştır. Savaşın temel nedeni, ekonomisi tarıma dayalı güney eyaletlerinde yoğun olarak ucuz işgücü mahiyetinde kullanılan köleliğin ülkenin Kuzey Amerika'nın batı bölgelerine doğru genişlemesi nedeniyle tartışılmaya başlanması ve sanayileşmiş kuzey bölgelerinde uygulandığı gibi tüm ülkede yasaklanıp yasaklanmayacağı konusundaki anlaşmazlıktı.

Kölelik, bir insanın başka birinin malı ve mülkü olması. Başka bir kişinin malı ve mülkü olan kişiye köle, memlûk veya kul; köle sahibine ise efendi veya mevla denir.

Osmanlı İmparatorluğu'nda kölelik, Osmanlı İmparatorluğu'nun ekonomisinin ve geleneksel toplumunun yasal ve önemli bir parçasıydı. Köle edinilen ana kaynaklar Güney Avrupa, Doğu Avrupa, Balkanlar ve Kafkasya'daki savaşlar, siyasi olarak organize edilmiş köleleştirme seferleri ve Afrika'dan getirilen siyahilerin satıldığı köle ticaretiydi. Büyük askeri seferlerin ardından köle satış fiyatlarının düştüğü bilinir. Osmanlı İmparatorluğu'nun idari ve siyasi merkezi olan İstanbul'da, 16. ve 17. yüzyıl nüfusunun yaklaşık beşte biri kölelerden oluşuyordu. Bu yüzyılların gümrük istatistikleri, İstanbul'un Karadeniz'den yaptığı ilave köle ithalatının 1453'ten 1700'e kadar toplam 2,5 milyon civarında olabileceğini gösteriyor.

James Madison, Amerika Birleşik Devletleri'nin 4. başkanı, siyaset felsefecisi, devlet adamı ve ABD'nin kurucu babalarındandır.

Afroamerikalılar veya Siyahi Amerikalılar olarak da bilinen Afrikalı Amerikalılar, Afrika'nın Siyah ırk gruplarından herhangi birinden kısmen veya tamamen gelen Amerikalılardan oluşan etnik bir gruptur. Afrikalı Amerikalılar, Beyaz Amerikalılar ile Hispanik ve Latino Amerikalılardan sonra ABD'deki en büyük üçüncü ırksal veya etnik grubu oluşturmaktadır. "Afroamerikalı" terimi genellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde köleleştirilen Afrikalıların torunlarını ifade eder.

Güney Carolina, Amerika Birleşik Devletleri'nin Güneydoğu bölgesinde bir eyalettir. Kuzeyinde Kuzey Karolina, güneydoğusunda Atlas Okyanusu ve güneybatısında Savannah Nehri boyunca Georgia ile sınırlanmıştır. Güney Carolina, 2020 nüfus sayımına göre 5.124.712 kayıtlı nüfusuyla ABD'nin en geniş 40. ve en kalabalık 23. eyaletidir. 2019'da GSYİH'si 213,45 milyar dolardı. Güney Carolina 46 ilçeden oluşmaktadır. Başkent, 2019'da 133.273 nüfusa sahip Columbia'dır; en büyük şehri ise 2019 nüfusu 135.257 olan Charleston'dur. Greenville–Anderson–Mauldin metropol bölgesi, 2018'de 906.626 nüfus tahminiyle eyaletteki en büyük bölgedir.
Haiti Devrimi (1791–1804) Batı yarımküredeki en başarılı Afrikalı köle ayaklanmasıdır. Devrim sonucunda Haiti siyahlar tarafından yönetilen tarihteki ilk cumhuriyet olmuştur. Devrim sırasında Haiti'nin adı Saint-Domingue idi ve bir Fransız kolonisiydi. Devrim sürecinde Afrika kökenli halk kendisini Fransız egemenliğinden ve köleliğin boyunduruğundan kurtarmıştır. Kölelik dönemi sırasında yüzlerce köle isyanı olmuş olmasına rağmen bulunduğu ülkeyi tamamen özgürleştiren tek başarılı isyan Haiti Devrimidir.

Yeniden yapılanma dönemi (1865-1877), ABD tarihinde Amerikan İç Savaşı'nın 1865 yılında sona ermesiyle başlayıp 1877 yılında sona eren dönemdir. Savaştan sonra Amerika Konfedere Devletleri'ne bağlı eyaletlerde anayasaya eklenen üç yeni maddeye göre devlet ve toplum yapısında önemli düzenlemeler yapılmıştır. Yeniden yapılanma her eyalette farklı dönemlerde başlasa da yapılanma politikaları 1877 yılında terk edilinceye kadar sürmüştür.

İslam'da kölelik, tarih boyunca birbirinden farklı şekillerde ve görüşlerde ele alınmış bir konudur.

Üç köşeli ticaret veya üç kenarlı ticaret veya üçgen ticaret bir birinci bölgeden ihraç edilebilen mallar için ikinci bir bölgede (limanda) ithal için talep olmadığı, ama aynı zamanda bu ikinci bölgenin ihraç edebileciği mallar için birinci bölgede ithal talebi olduğu hallerde ortaya çıkar. Üç köşeli ticaret sisteminde üçüncü bir bölge bulunur ve bu bölgede gereken nitelik birinci bölgenin ihraç mallarına talep olması ve aynı zamanda ikinci bölgeye ihraç edebileceği mallar olmasıdir. Üç köşeli ticaret sistemi genel bir ticaret şekli olmakla beraber, pratikte bu tip ticarete en bariz örnek 16. yüzyıllar sonlarından 19. yüzyıl başlarına kadar olan dönemde Avrupa, Batı-Afrika, Kuzey Amerika üçgeni üzerinde olan ve Batı Afrika-Kuzey Amerika "orta pasajı"'nda ticari malın "Afrikalı köleler" olduğu ticaret sistemidir.

Lysander Spooner, Amerikalı politik düşünür, deneme ve kitapçık yazarı, üniteryen, kölelik karşıtı, bireyci anarşist, hukuk kuramcısı, sosyalist Birinci Enternasyonal'in bir üyesi ve girişimcidir.

Antik Roma'da kölelik toplum ve ekonomide önemli bir rol oynardı. El işçiliğinden ayrıca, köleler çok sayıda ailevi hizmetleri gerçekleştirirdi ve çok yetenekli iş ve mesleklerde istihdam olabilirlerdi. Öğretmenler, muhasebeciler, doktorlar genellikle kölelerdi. Özellikle Yunan köleler yüksek eğitimli olabilirlerdi. Vasıfsız köle ya da ceza olarak köleliğe mahkûm olanlar, madenlerde, değirmenlerde ve çiftliklerde çalışırlardı. Onların yaşam koşulları acımasız ve hayatları öteki kölelerden daha kısaydı.

Senetli kölelik, özellikle gençlerin Yeni Dünya'ya geçiş karşılığında belirli bir süre, bir işveren için çalışmak zorunda olduğu çalışma rejimiydi. Başta Kuzey Amerika olmak üzere 18. yüzyılda Britanya İmparatorluğu sömürgelerinde çok yaygındı. Britanya ve Almanya'daki yoksul gençler için bir fırsat olarak değerlendirilmiştir. Belirli bir süre zorunlu çalışmanın ardından kişi istediği yerde çalışma hakkını kazanabiliyordu. İşyeri sahibi patron gençleri geldikleri gemi kaptanından satın almaktaydı. Gelişen imalat sanayisinin yanı sıra çiftliklerde yoğun bir işgücü talebi bulunmaktaydı. Her iki taraf da sözleşmenin şartlarını yerini getirmekle mesuldü, bu konuda Amerikan mahkemeleri yetkiliydi. İşyerinden kaçanlar yakalanıp geri getirilirdi. 17 ve 18. yüzyılda Amerikan sömürgelerine gelen beyazların neredeyse yarısı bu şekilde senetli köleydi. İngiltere ve Fransa çocuk yaşta yoksul gençleri kaçırıp Karayipler'de senetli köle olarak satan suç örgütleri mevcuttu, sözleşmeleri alınıp satılarak sürekli el değiştiren bu çocukların bazıları özgürlüklerine hiç kavuşamazdı.

Antik Yunanistan'da kölelik, o dönemde diğer toplumlardaki kölelik kadar yaygın bir durumdu. Eski Yunanistan'daki bazı yazarlar köleliği doğal ve hatta gerekli görmüşlerdir. Bu paradigma, Sokratik diyaloglarda özellikle sorgulamıştır; Stoacılar, kayıtlara göre köleliği kınayan ilk kişilerdir.

Yeraltı Demiryolu, 19. yüzyılın başından ortasına kadar Amerika Birleşik Devletleri'nde kurulan ve Afrikalı-Amerikalı köleler tarafından köleliğin kaldırıldığı özgür eyaletlere, Kanada'ya ve Nova Scotia'ya kölelik karşıtları ve kölelik karşıtlığına sempati duyanlar yardımıyla kaçmak için kullanılan gizli yollar ve güvenli evler ağıydı. Bu terim aynı zamanda kaçakçılara yardım eden, siyah ve beyaz, özgür veya köle, tüm kölelik karşıtları için de kullanılmaktadır. Meksika'ya veya denizaşırı ülkelere çeşitli diğer yollar da bulunmaktaydı. 1763-83 yılları haricinde İspanyol toprakları olan Florida'ya, güneye doğru giden daha erken bir kaçış yolu, 17. yüzyılın sonlarından Florida'nın 1821'de ABD toprağı olmasına dek kullanılmıştır. Kaçak köleler, Florida'nın el değiştirmesinin ana nedeni idi. Bununla birlikte, şu anda genel olarak Yeraltı Demiryolu olarak bilinen ağ, 1700'lerin sonlarında kuruldu ve kuzeydeki özgür eyaletler ve Kanada'ya doğru uzanarak 1850-1860 arasında doruğa ulaştı. Bir tahmin 1850'de 100.000 kölenin Yeraltı Demiryolu aracılığıyla kaçtığını belirtmektedir.

Kölelik tarihsel olarak Afrika'da yaygındı ve Modern Afrika'da kölelik hala bazı Afrika ülkelerinde devam etmektedir.

Afrika kıtası, çağdaş köleliğin en yaygın olduğu bölgelerden biridir. Afrika'da köleliğin uzun bir tarihi vardır, Sahra-ötesi ve Hint Okyanusu'ndaki köle ticareti ve yine Atlantik-ötesi köle ticareti ile kölelere olan talep, kârlı köle ihracatını tetikleyerek, köle toplamak için sürekli bir savaşan bir dizi krallıkların oluşumuna sebep olmuştur Bu oluşumlar 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyılın başına kadar olan döneme, yani sömürge dönemine kadar devam etmiştir. 1900 yılında itibaren kölelik bastırılmaya çalışılsa da, bu çalışma pek başarılı olamadı ve dekolonizasyondan sonra bile kölelik, teknik olarak yasadışı olmasına rağmen Afrika'nın birçok yerinde hâlâ devam ediyor.

Vikingler kıyı şehirlerini kurmaya başladığından beridir kölelik yüzyıllardır İrlanda'da vardı. Ancak 11. yüzyılda Dublin İskandinav-Gal Krallığında zirveye ulaştı.

İç Savaş'tan önce Amerika Birleşik Devletleri'ndeki kölelerin evliliği genellikle yasal değildi. Afrika Amerikalı köleler mal olarak düşünülürdü ve kölelik İç Savaştan sonra kaldırılmasıyla ve Amerika Birleşik Devletleri Anayasası'nın on üçüncü değişikliğine kadar kölelerin sivil ve insan hakları reddedildi. Hem eyalet hem de federal yasalar, köleler için olan hakları reddediyor veya nadiren tanıyordu.
"Bütün insanlar eşit yaratılmıştır" ifadesi, 1776'da Amerikan Devrimi'nin başlangıcında Thomas Jefferson tarafından yazılan ABD Bağımsızlık Bildirgesi'nde ünlü bir şekilde yer almaktadır. Cümlenin tamamı şöyledir: "Bu gerçeklerin apaçık olduğunu, tüm insanların eşit yaratıldığını, Yaratıcıları tarafından bazı devredilemez haklarla donatıldıklarını, bunların arasında Yaşam, Özgürlük ve Mutluluk arayışı olduğunu kabul ediyoruz." Bu ifade John Locke'un yazılarından esinlenilmiş ve Amerikan tarihindeki çeşitli etkili şahsiyetler tarafından kullanılmıştır. Amerikan Devrimi döneminden kalma önemli ve kalıcı bir ifade olarak kabul edilir.