İçeriğe atla

Ameleperver Cemiyeti

Ameleperver Cemiyeti, 1 Nisan 1871'da İstanbul'da kurulmuş bir hayır cemiyeti.

Lütfü Erişçi "Türkiye'de İşçi Sınıfının Tarihi -Özet Olarak-" (Ankara, 1951) adlı eserinde, Osmanlı Devleti'nde kalifiye işçi yetiştirme çabaları üzerinde dururken, "bu arada, İstanbul'da bir de Ameleperver Cemiyeti kurulmuştu" demesine bakılarak, uzun bir süre Ameleperver Cemiyeti adıyla Türkiye'nin ilk işçi örgütlenmesi olarak görülmüş, hatta bazı araştırmacılar tarafından cemiyetin, uluslararası bağlantılar içinde, ülkedeki ilk sosyalist cemiyet olduğu iddia edilmişti. Adı da yine yanlış biçimde Ameleperver olarak biliniyordu.

Gerçek adıyla Amelperver Cemiyeti, Ruzname-i Ceride-i Havadis'in 19-21 Aralık 1866 tarihleri arasındaki nüshalarında yayımlanan nizamnamesinde de açıkça gösterildiği gibi, aralarında Türklerin de bulunduğu Rum ve diğer yabancı ve azınlık gruplardan tanınmış hayırseverlerce kurulmuş bir hayır derneğidir.

Nizamnamede, görüşmeler sırasında ve cemiyetin tutulacak defterlerinde kullanılacak lisanın Rumca olacağının belirtilmesi, cemiyette Rumların ağırlıkta olduğunu kanıtlamaktadır. La Turquie gazetesinin 26 Mayıs 1873 tarihli sayısında yayımlanan bir ilana göre, Ami du Travailın (Amelperver Cemiyeti) yönetim kurulu M. J. Sorakich, Anthrepoulos, Tantalides, Pretos Portakalis, Maurice Mu, Augusto de Castro, Mehmet Nuri Bey, Vassaf Efendi, Ohannes Hekim, M. H. Scalieris, G. Lazopulos'tan oluşuyordu. Adı geçen kişilerden pek çoğu, dönemin önde gelen masonları arasında yer alıyordu. Bu anlamda cemiyetin, Fransız Grand Orient'e bağlı I Proedes locasının dinsel olmayan kollarından biri olduğu da iddialar arasındadır.

Cemiyet mührü, bir yarım ay ve ortasında bir Zenbur resminden oluşuyordu. Yarım ayın etrafında, Rumca "Amelperver Cemiyeti Dersaadet" ibaresi, Zenbur'un çevresinde de "İşsizlik Cehaleti Mucebdir" cümlesi yer almaktaydı. Mührün de işaret ettiği gibi, cemiyetin temel amacı "cins ve mezhep ve millet" farkı gözetmeksizin, işe muhtaç olanlara yeteneklerine göre iş sağlamaktı. Ayrıca, zanaatkarlara araç gereç sağlamak, fukara çocuklarının zanaat öğrenmesine aracılık etmek, zaman içinde bu alanda eğitim veren kurumlar açmak, doğru yoldan ayrılanları çalışmaya yönelterek ıslah etmek gibi amaçlara da sahip olan cemiyetin, bu yöndeki çalışmaları dönemin basınından izlenebilmektedir.

Cemiyet, 22 Aralık 1867'den 31 Ocak 1868'e kadar bir Rum ayakkabıcıya, bir Ermeni kayıkçıya, bir Müslüman kutu yapımcısına, 2 Ermeni ayakkabıcıya, bir Katolik marangoza yardımda bulunmuştu. Nizamnamesinde de belirtildiği gibi, bu yardımlar karşılıksız olarak değil, sonradan geri ödenmek koşuluyla yapılıyordu. Bu anlamda cemiyet, aynı zamanda küçük esnafa kredi sağlayan bir kurum gibi çalışıyordu.

Amelperver Cemiyeti bir işçi örgütlenmesi olmadığı gibi, işçilerle ilgili olmaktan da oldukça uzaktı. En makul niteleme, bu cemiyetin başta Rumlar olmak üzere, Osmanlı üst tabakasında yer alan bazı kişilerin hayırseverlik duygularını tatmin etmek amacıyla oluşturdukları bir örgütlenme olabilir. Cemiyetin ne zamana kadar faaliyette bulunduğu ve ne zaman kapandığı hala bilinmemektedir.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Rum</span>

Rum, Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde yaşamış ve Roma yurttaşı haklarına sahip olmuş halk veya kişidir. Bu kimselerin çeşitli etnisiteye sahip bireylerden oluşan bir topluluk olmalarına karşın ilerleyen zamanda bu kimselerin konuştukları Latinceyi bırakarak Yunancayı benimsemeleri ve çoğunluğun Müslümanlardan oluştuğu yerlerde yaşamaları nedeniyle daha sonradan bu kelime, Yunanistan dışında Müslüman ülkelerde oturan Yunan asıllı kimseleri ifade etmek için kullanılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Uluslararası Çalışma Örgütü</span>

Uluslararası Çalışma Örgütü ya da ILO, ülkelerdeki çalışma yasalarında ve bu alana ilişkin uygulamalarda standartları geliştirmek ve ileriye götürmek gibi bir amaçla kurulan kuruluştur. Merkezi İsviçre'nin Cenevre kentinde bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Türk Kızılay</span> Türk yardım kuruluşu

Türk Kızılay ya da resmî adıyla Türkiye Kızılay Derneği, Türkiye'deki en büyük insani yardım kuruluşudur ve Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketinin bir parçasıdır. Türk Kızılay, kâr amacı gütmeyen (NGO), yardım ve hizmetleri karşılıksız olarak sağlayan ve kamu yararına çalışan bir gönüllü sosyal hizmet kuruluşudur. Personelinin bir kısmı gönüllü olarak, bir kısmı ise maaşlı olarak çalışır.

<span class="mw-page-title-main">Fuat Umay</span> Türk hekim ve siyasetçi

Mehmet Fuat Umay, Türk hekim, bürokrat ve siyasetçidir. Çocuk Esirgeme Kurumunun kurucusudur. TBMM'nin 1. döneminde Bolu, 2. döneminden 8. dönemine kadar (1920-1950) Kırklareli milletvekilliği yapmıştır.

Kurtuluş ya da eski adıyla Tatavla, İstanbul ilinin Şişli ilçesinde yer alan tarihi bir semttir.

<span class="mw-page-title-main">Talat Paşa</span> 214. Osmanlı sadrazamı

Mehmed Talat, Osmanlı Hürriyet Cemiyeti'nin kurucu lideri, İttihat ve Terakki'nin kurucularından ve önde gelen liderlerinden olan Osmanlı devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">İttihat ve Terakki</span> Osmanlı İmparatorluğunda siyasal teşkilat

İttihat ve Terakki Cemiyeti, sonraları İttihat ve Terakki Fırkası, Osmanlı İmparatorluğu'nda İkinci Meşrutiyet'in ilanına önayak olup 1908-1918 yılları arasında faaliyet gösteren, 21 Mayıs 1889 tarihinde kurulmuş bir siyasal hareket ve siyasi partidir. Triumvira sistemi ile yönetilen bir meclis yapısında egemenlik sürmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Islahat Fermanı</span> Osmanlıda gayrimüslimlere yeni haklar tanıyan ferman (1856)

Islahat Fermanı veya Islâhat Hatt-ı Humâyûnu, Tanzimat'ın ilanından sonraki uygulamalarla ilgili olarak özellikle gayrimüslimlere yeni haklar tanıyan 18 Şubat 1856 tarihli hatt-ı hümâyun.

<span class="mw-page-title-main">Cizvitler</span> Katolik Kilisesinin erkek dinî cemaati

Cizvitler ya da İsa Cemiyeti, genel merkezi Roma'da olan, Katolik Kilisesi’nin erkek bir tarikatıdır. 1528’de Paris’te tanışan ve içinde Francisco de Xavier, Pierre Favre ve Tarikatın ilk lideri olan Loyolalı Ignatius’un da olduğu yedi arkadaş ve öğrenci tarafından kurulmuştur. Kendilerine Compañía de Jesús ve Amigos en El Señor yani ‘Rabbin Arkadaşları’ diyorlardı çünkü İsa tarafından bir araya getirildiklerini düşünüyorlardı. İsimdeki ‘Compania’ Latinceye societas (topluluk/cemiyet) olarak çevrilmiş bu sebeple de daha yaygın olarak ‘İsa Cemiyeti’ olarak tanınmışlardır.

Gayrimüslim, İslam hukuku ve dünya görüşünde Müslüman olmayanları tanımlamak için kullanılan terimdir. İslam esasıyla yönetilen devletlerin idaresi altında yaşayan ve İslam'dan başka bir inanca sahip kişi ve topluluklar ayrıca zimmî olarak sınıflanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı Ermenileri</span> Osmanlı Devletinin Ermeni halkı

Osmanlı Devleti kuruluş döneminde Ermeniler, genellikle Çukurova, Doğu Anadolu Bölgesi ile Kafkasya bölgelerinde bulunan beyliklerin egemenliği altında yaşamışlardır. Bursa'nın başkent olduğu dönemde Ermeni ruhani reisliği başkente alınmıştır. İstanbul'un fethinden sonra da İstanbul'a taşınmış ve daha sonra da İstanbul Ermeni Patrikhanesi kurulmuştur. Ermeniler Anadolu'dan gelen göçlerle İstanbul'da büyük bir cemaat oluşturmuştur.

Yakın Doğu Amerikan Yardım Heyeti, ismini 1918'den sonra almış olan Amerikan Ermeni ve Suriye Yardım Heyeti adı altında başlayan ve kısaca Yakın Doğu Yardım/ Muavenet Heyeti olarak bilinen ve I. Dünya Savaşı sırasında kurulan yardım organizasyonudur.

<span class="mw-page-title-main">Sivil toplum kuruluşu</span>

Sivil toplum kuruluşları ya da sivil toplum örgütleri, resmî kurumların dışında kalan ve bunlardan bağımsız olarak çalışan, politik, sosyal, kültürel, hukukî ve [çevre]sel amaçları doğrultusunda lobi çalışmaları, ikna ve eylemlerle çalışan, üyelerini ve çalışanlarını gönüllülük usulüyle alan, kâr amacı gütmeyen ve gelirlerini bağışlayan veya üyelik ödemeleri ile sağlayan kuruluşlardır. Sivil toplum örgütleri oda, sendika, vakıf ve dernek adı altında faaliyet gösterir. Vakıf ve dernekler topluma yararlı bir hizmet geliştirmek için kurulmuş yasal topluluklardır ve herkese yardım etmek için kurulmuşlardır.

<span class="mw-page-title-main">Pontus Cumhuriyeti</span>

Pontus Cumhuriyeti, Karadeniz'in güney sahilinde kurulması önerilmiş bir Pontus Rum devletiydi. Ülke topraklarının Kuzey-doğu Anadolu'da yer alan tarihi Pontus Bölgesi ve günümüz Türkiye'sinin Karadeniz Bölgesi'nin bir kısmını da kapsaması düşünülmüştür. Bu önerilen ülke, 1919 Paris Barış Konferansı'nda tartışılmış fakat Eleftherios Venizelos yönetimindeki Yunan hükûmeti, böyle bir devletin güvence altında olamayacağından çekinmiştir. Böylece, daha geniş çapta önerilmiş bir ülke olan Wilson Ermenistanı'na dahil edilmiştir. En nihayetinde, iki ülke de var olamamıştır. Pontus Rum nüfusu katliama uğrayarak 1922'den sonra Türkiye'den sürgün edilmiş ve Sovyetler Birliği ya da Yunanistan'ın Makedonya bölgesine yerleştirilmiştir. Bu olaylar zinciri daha sonra 1923 yılında Yunanistan ile Türkiye arasında gerçekleşmiş olan nüfus mübadelesinin bir parçası olarak tanınacaktır. Günümüzde Yunan politik çevreleri, mübadeleyi Rum Kırımı'ndan ayrıştırılamaz olarak görmektedir.

Sosyal Demokrat Hınçak Partisi (SDHP) veya Hınçak olarak da bilinen, en eski ikinci Ermeni siyasi partisidir. Hınçak, Ermenice Çan anlamına gelir. Zamanla Rusların etkisi altında Osmanlı İmparatorluğu'na karşı bir cephe olarak örgütlenmiştir. 1887 yılında Marksist ideolojiye inanmış Avedis Nazarbekyan, Meryem Vardanyan, Kevork Haraciyan, Ruben Han-Azat, Hristofor Ohanyan, Gabriel Kafyan ve Manuel Manuelyan adlı öğrenciler tarafından İsviçre'nin Cenevre kentinde kuruldu. Osmanlı Devleti ve İran'daki ilk sosyalist parti oldu. Çalışma bölgesi olarak Doğu Anadolu Bölgesi'ni seçen komite, bir zaman sonra merkezini İsviçre'den Londra'ya taşıdı.

<span class="mw-page-title-main">Bursa'daki gayrimüslimler</span>

Bizans İmparatorluğu zamanından beri Bursa şehrinde Hristiyan ve Yahudi toplumları yaşamaktaydı. Bursa Osmanlı İmparatorluğu'nun kontrolüne geçtikten sonra da gayrimüslim toplumlar Bursa'da yaşamaya devam etti. 1831 yılında Bursa'da 10.552 hane müslüman ve 5.586 hane gayrimüslim yaşamaktaydı. Kiliseleri, sinagogları, cemaat okulları, idari yapıları ve yargı kurumları bulunan gayrimüslim azınlıklar, Osmanlı tebaası ve birer Osmanlı milleti olarak yaşadılar. Bursa'nın Osmanlı dönemindeki ticaret, zanaat ve tarım etkinliklerinde, kentin gelişiminde, Müslümanların olduğu kadar Rum, Ermeni ve Yahudi nüfusun da önemli bir payı olmuştur. 1915 Ermeni Soykırımı olayları ve 1923 Nüfus Mübadelesi sonucu Bursa'nın Hristiyan nüfusu büyük ölçüde azaldı. Yahudi nüfus ise İsrail'in kuruluşundan sonra giderek azalmıştır. Günümüzde Bursa'da gayrimüslim olarak ancak 60 civârında Yahudi vatandaşın yaşadığı tahmin edilmektedir.

Sosyalist Emekçiler Partisi, 21 Nisan 2016 tarihinde Güneş Gümüş liderliğinde kurulan ve Türkiye'de faaliyet gösteren bir siyasi partidir. Partinin genel merkezi Çankaya, Ankara'da bulunmaktadır. Genel başkanı Ankara Üniversitesi'nden ihraç barış akademisyeni sosyolog Güneş Gümüş'tür.

Osmanlı İmparatorluğu'nda feminizm genel olarak II. Meşrutiyet sonrasındaki göreceli özgürlük ortamında ivme kazandı. Daha öncesinde ise dinsel ve geleneksel nedenlerden dolayı kısıtlı olan kadın yaşamı Tanzimat ile değişime uğramıştı. Tanzimat döneminde yetişen eğitimli kadınlar sonraki kuşaklarda Osmanlı'da hak arayışlarına girdi. II. Meşrutiyet döneminde ise örgütlü hareket edilmeye başlandı ve çeşitli kadın cemiyetleri kurulup kadın dergileri çıkarıldı. 19. Yüzyılda Avrupa feminizmi oy hakkını savunup bu konuda mücadele verirken Osmanlı kadını daha fazla özgürlük, iş olanağı, eğitim ve sosyal yaşam mücadelesi veriyordu. Özellikle Kadınlar Dünyası adlı dergi ile Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-ı Nisvan Cemiyeti feminizm bağlamında Osmanlı'da uç noktalardaydı. Ülkeye geç gelen milliyetçilik anlayışı doğrultusunda da bazı kadınlar eski Türklerde var olan kadın-erkek eşitliğini verdikleri mücadelede dile getiriyordu.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı döneminde izcilik</span>

Osmanlı döneminde izciliğin tam olarak ortaya çıkışı hakkında kesin bir fikir birliği yoktur.

<span class="mw-page-title-main">Nizamnâme-i Millet-i Ermeniyân</span> Ermeni milletinin kendi içinde yönetimini sağlayan anayasa

Nizamnâme-i Millet-i Ermeniyân, Ermeni aydınları tarafından hazırlanan ve 150 maddeden oluşan nizamnamenin, 1863 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu tarafından onaylanan ve Patrik'in yetkilerini ve yeni kurulan Ermeni Meclisini tanımlayan şeklidir. Bu nizamname, diasporadaki Ermeni Kilisesi arasında hala aktiftir. Osmanlı Türkçesi versiyonu Tanzimat döneminde kabul edilen kanunların yazıldığı defter olan Düstur'da yayınlandı.