İçeriğe atla

Amazonlar

Amazon Adası'ndaki Amazon Anıtı.

Amazonlar (YunancaἈμαζόνες), klasik ve Yunan mitolojisinde tamamen kadın savaşçılardan oluşan tarihi bir ulus. Gürcistan'ın başkenti Tiflis'in hemen kuzeyinde Avçala bölgesinde Demir Çağından kalma Zemo Avçala Mezarı, bugüne kadar ortaya çıkarılmış en eski Amazon kadın mezarı olarak tanımlanmıştır.[1][2]

Herodotos, Diodorus, Apollonius, Justinus, Plinius, Virgil, Aeschylus, Stephanos, Hesiod, Lysias, Pausanias gibi önemli tarihçiler, Temiskira'yı (Terme) Amazonların anayurdu olarak işaret eder. Amazonların, Sarmatya'nın İskitya ile sınır bölgesinde yaşadıkları ile ilgili verilerde doğruluk payı olsa da bunlar Anadolu Amazonlarının devamı olan Sarmatyanlardır. Amazonların öne çıkan kraliçeleri arasında Truva Savaşında yer alan Penthesilea ve kardeşi Hippolite, Atlantislileri yenen ve İzmir'i kuran Myrina sayılabilir. Amazon savaşçılar genellikle Yunan savaşçılarla savaşırken resmedilmiştir. Helenistik ve Roma çağı tarihte Ön Asya'ya birçok Amazon saldırısından bahsedilir. Antik Çağda Amazonlar birçok tarihi kavimle ilişkilendirilmiştir. Günümüzde amazon ismi genel olarak kadın savaşçı ile eş anlamlı olarak kullanılmaktadır.[3][4][5]

Amazon kadınlarının neden erkeklerden nefret ettiklerine dair iki söylence vardır. Birine göre erkekler civar topluluklara yaptıkları akınlar sırasında pusuya düşürülmüş ve öldürülmüştür. Bunun üzerine kadınlar silahlanmıştır.[6] Bir başka söylenceye göre ise Amazonların köle olarak kullandığı erkekler Anadolu'da Zeus adında erkek bir baştanrının ortaya çıktığını duyar ve bununla böbürlenmeye başlarlar.[6] Öfkelenen Amazonlar o gece bütün erkekleri öldürür, çocukları ise sakat bırakırlar. Öldürdükleri erkeklerin cinsel organlarını anatanrıçaya sunan Amazonlar ülkelerine erkeklerin girmesini yasaklar.[7]

Köken bilimi

Amazon savaşçıları antik Yunan'da bir savaş sırasında
Herakles Amazonlarla savaşırken

Amazon kelimesinin ne anlama geldiği ile ilgili açıklamaların çoğunun ortak noktası aykırılıktır. Amazon kelimesinin memesiz anlamına geldiği en fazla kabul edilen görüştür.Klasik Yunancada etimolojik olarak mazos memesiz anlamındadır. Bizanslı Methodios onların, insanların beslenmesine uygun olarak beslenmedikleri vurgusunu yaparken beslenme konusundaki aykırılıklarını öne çıkarır. Onlar ekmek (maza) yemeyip kertenkele ya da yılan yerler. Onlar anandros (erkeksiz yaşayan), stryganor (erkek avcısı), androdamas (erkeğin sahibi), kreobotos (erkeksiz yaşayan), kreobotos (et yiyen), deineira (erkek katili) ve oirpatadır (erkek öldüren). Bütün bunlar ataerkinin adlandırmaları olsa da aykırılık vurgusu ön plandadır. Aslında Kafkas Amazonları için yapılan Sarmatyan tanımlaması da bir başka aykırılığa işaret eder. Onlar kertenkele suyuyla bebeklerini beslediklerine göre “sauros” kökünden türetilmiş bir ismi hak ederler. Onlar "a-massein”dir (yaklaşılamaz kadın). Ataerkil Grekler bu kadınları barbarlar sınıfına koyarak dışlar lar. Bu dışlanmışlık, Amazon kelimesinin anlamının merkezinde bulunan aykırılık ile uyum içindedir. Amazon kelimesinin Farsça, savaşçılar anlamına gelen ha-mazan kelimesinden türediğini söyleyenler de vardır. Yaygın inanışa göre Amazonların rahat yay ve mızrak kullanabilmek için sağ memelerini kestikleri veya yaktıkları söylenir. Dönemsel sanat eserlerinde buna dair bir delil bulunmamaktadır. Amazonlar iki memeleri de mevcut olarak resmedilmiştir, sağ meme ise çoğunlukla kapalıdır.

Yunan mitolojisinde Amazonlar

Amazonların Pontus bölgesinde yaşadıkları söylenir, bölge günümüzde Türkiye sınırları içinde Karadeniz kıyısındadır. Burada kraliçeleri Hippolyta önderliğinde bağımsız bir krallık kurarlar. Amazonların birçok kenti kurdukları iddia edilir, bunlar arasında Ephesus, Sinope, Paphos ve Smyrna sayılabilir. Ünlü tarihçi Herodot Amazonları erkekleri öldürenler anlamına gelen androktones olarak tanımlamaktadır. İskit dilinde de kendilerine oiorpata denmektedir. Bazı efsanelere göre Amazonların erkeklerle cinsel ilişkiye girmesi kesinlikle yasaktı ve Amazon bölgesinde erkekler yaşayamazdı. Ancak soylarının devamı için Amazonlar komşu kabile Gargareanları yılda bir kez ziyaret ederler, doğan çocuklardan erkek olanlar ya babalarına gönderilir ya da öldürülürdü. Kız çocuklar annelerince büyütülür ve tarım, avcılık, savaşçılık konularında yetiştirilirlerdi. Amazonlar eski çağlarda Lycia'yı işgal etmişler ancak Bellerophon tarafından yenilmiştir. İlyada'da yazıldığına göre Amazon kraliçesi Penthesilea, Aşil tarafından öldürülür. Amazonların Tuna Nehri üzerindeki Leuke adasına sefer düzenlediği iddia edilir. Seferin amacı Aşil'in küllerine sahip olmaktır. Amazonlar adaya ayak bastıklarında Aşil'in hayaleti belirmiş ve savaşçıları adadan kovmuştur. İnanışa göre Romalı komutan Pompei, ezeli düşmanı Pontus kralı VI. Mithridates’in ordusunda bu söylentiye şahit olmuştur. Amazonlar Büyük İskender zamanında da tarih sahnesine çıkarlar. Büyük İskender tarihçilerinden bazıları Amazon Kraliçesi Thalestris'in kendisini ziyaret edip ondan bir çocuk sahibi olduğunu yazmıştır. Ancak Büyük İskender'in diğer tarihçilerinden birkaçı ve en güvenilir ikincil kaynağı Plutarch iddiayı yalanlar. Plutarch yazılarında İskender'in ikincil deniz komutanı Onesicritus'un Büyük İskender biyografisinden Amazon pasajını İskender ile birlikte keşif gezisine katılmış olan Trakyalı kral Lysimachus'a okuduğu bir andan bahseder: Kral ona gülümsedi ve dedi ki "Peki ben neredeydim o zaman?"

Yunan mitolojisinde İason'un Argonaut Seferi sırasında Amazon topraklarından geçişi de işlenmektedir.[8]

Vahşi atı ehlileştiren Amazon savaşçısı heykeli

Önemli Amazonlar

Önde gelen Amazonlar arasında aşağıdaki isimler sayılabilir:

  • Ainiaan, Aşil'in düşmanı, Truva Savaşında kraliçe Penthesilea'nın yanında katılan 12 komutandan biri. Adı, çabukluk anlamına gelir.
  • Penthesilea'dan sonraki amazon kraliçesi. Emrindeki erkek köleleri sakatlayıp, kısırlaştırmasıyla ünlüdür, bu durumdaki erkeklerin cinsel olarak çok daha başarılı olduğunu iddia etmektedir.
  • Antibrote, Penthesilea'nın 12 komutanından birisi.
  • Antiope
  • Asteria, Herakles tarafından öldürülen altıncı Amazon.
  • Cleite, Penthesilea'nın 12 komutanından birisi, sefer sırasında gemisi fırtınada yolunu kaybetmiş, İtalya sahillerinde karaya çıktığı yere Clete ismi verilmiştir.
  • Helene, Tityrus'un kızı. Aşil ile savaşmış ve ağır yaralanmış, daha sonra da ölmüştür.
  • Hippolyte, babası savaş tanrısı Ares tarafından verilmiş olan büyülü kemer sahibi Amazon kraliçesi.
  • Melanippe, Hippolyte'in kız kardeşi. Herakles tarafından kaçırılmış ve Hippolyte'in elindeki kemer için rehin tutulmuştur. İsteği yerine getrilince rehineyi serbest bırakmıştır.
  • Otrera, Ares'in metresi ve Hippolyta ile Penthesilea'nın annesi.
  • Penthesilea
  • Rabiyes, Yeshimis'in kız kardeşi. Yeni yerler fethetmek için batıya seferler düzenlemişlerdir.
  • Thalestris, İskender zamanındaki Amazon kraliçesi.
  • Myrina, Atlantis'e gidip Gorgoları yenen ve neredeyse her yeri fetheden Amazon kraliçesi.

Kahramanlık kültürü

Eski Yunan kentlerinde çok sayıda Amazon anıt mezarı bulunmuştur. Megara, Atina, Chaeronea, Halkis, Teselya gibi kentlerde amazonlara ait heykeller ve anıt mezarlar vardır. Hatta Efes'teki Yunan bakirelerin yılda bir kez Amazonlara ithafen silahlar kuşanarak özel bir dans sergiledikleri anlatılır.

Sanatta Amazonlar

Özellikle sanat alanında Amazonlarla antik Yunan kavimler arasındaki savaşlara çok yer verilmiştir. Şüpheli olan varlıklarına bir kez inanıldıktan sonra dönemlere göre resmedilişleri değişmiştir. İlk zamanlarda Yunan savaşçılarına benzetilen Amazonlar sonradan Pers etkisiyle resmedilmişlerdir.[9] Antik Yunanlar sosyopolitik sistemleri gereği kadınların alt konumuna işaret etmek için Amazonları olumsuz örnek olarak gösterme çabasında olmuşlardır. Bu sanat eserleri bu sanatçıların fantezilerini yansıtırlar. Antik Yunan fizyonomisinin özellikleri bu yorumlarda yer alır. Amazonomachy olarak adlandırılan vazo boyama sanatının bir başka ilginç tarafı cinsiyetler arası çatışmanın ilk örnekleri olmasıdır. Antik Yunan medeniyeti haddini aşan ve kötü örnek olan bu savaşçı kadınları bu eserlerde genellikle yenilgiye uğramış ve kötü durumda yorumlamışlardır. Bu eserlerde Amazonların en tartışmalı yönlerinden birisi olan memeyle ilgili farklı yorumlar vardır. Bu eserler incelenmeye değer olmasına rağmen yazılı belgelerden ayrı tutulması gerekli olan ikincil belgelerdir.

Tarihçilere göre Amazonlar

Dede Korkut'a göre

Dede Korkut eserlerinde Alp Kızları diye geçer. Amazonların Azerbaycan'da yaşadıkları iddia edilir.[10][11]

Yunan tarihçilere göre

Amazonlardan Ksenofon'un Anabasis'inde bahsedilmektedir.

Herodot'a göre Sarmatlar, Amazonlar ve İskitlerin atalarıdır. Sarmatlarda kadınlar sık sık erkeklerle beraber ava çıkar, savaşta yer alırlardı. Ona göre savaşta bir adam öldürmeyen kadın evlenemezdi.

Hipokrat, Amazonları sağ göğüsleri olmayanlar olarak anlatır. Ona göre kız çocuklarına yapılan ve sıcak bronz bir metalle gerçekleştirilen operasyonla sağ göğüsün büyümesi engellenerek sağ omuz ve kolun gelişmesi sağlanırdı.

Roma tarihçilerine göre

Sezar, yaptığı bir konuşmada Senatoya Semiramiş ve Amazonlarının Önasya'da yaptığı fetihleri anlatır. Ayrıca Pompeius Trogus, Amazonların vatanı olarak Kapadokya'yı gösterecektir. Çeşitli Romalı tarihçiye göre Amazonların yaşadıkları yerler arasında farklılıklar vardır; Philostratus'a göre Toros Dağlarında, Ammianus'a göre Tanais'te, Procopius'a göre ise Kafkaslarda yaşamışlardır. Aurelianus esir alınan Got kadınlarını Amazonlar olarak adlandırdığı için bazen Amazonların vatanı olarak Baltık bölgesi bile belirtilmektedir.

Aydınlanma çağına göre

Avrupa'da Rönesans zamanında Amazonlar ilgi kaynağı olmayı sürdürmüştür. Francisco de Orellana 1542 yılında ulaştığı ırmağa, buradaki yerli kadın savaşçılara atfen Portekizce Amazonas ismini vermiştir. Kristof Kolomb ve William Raleigh gibi dönemin ünlü denizcileri de Amazon savaşçılarını anlatırlar.

Gerçeklik payı

Amazonların gerçekten yaşayıp yaşamadıklarına dair belirsizliğin bir dayanak noktası vardır. O da Amazonların ataları olan Sarmatlardaki kadın savaşçıların gerçekten var olduğudur. Bir efsane bile olsa Amazonların dayandığı temel gerçeklik burasıdır. Bu gerçeklik arkeolojik kazılardan da anlaşılmaktadır. Özellikle Sarmatya kadın mezarlarında yüzde yirmi beş oranında silahlar çıkmaktadır. Bu durum Sarmatlardan sonra İskitlerde de görülmüştür.

Kültürel etkileri

Samsun ve yöresinin tarihî ve kültürel değerlerinden kabul edilen Amazonlar adına her yıl Terme'de bir festival düzenlenmektedir.[12][13]

Popüler kültürde Amazonlar

Çeşitli çizgi roman, film, televizyon dizisi ve bilgisayar oyunlarında Amazon imgesi sıklıkla işlenmiş ve kadın kahramanlar Amazonlardan esinlenilmiştir. Bunların arasında televizyon dizisi olarak Xena – Savaşçı Prenses ve ünlü çizgi roman Wonder Woman sayılabilir.

Kaynakça

  1. ^ "Giorgi Nioradze - „ზემოავჭალის სამარე", „საქართველოს მუზეუმის მოამბე" ("Yukarı Avçala Mezarı", Gürcistan Müzesi Haberleri), Tiflis, 1931, s. 140-220". 15 Şubat 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Şubat 2024. 
  2. ^ "Salome Asatiani, „ამორძალები: ლეგენდა, ისტორია და ზემოავჭალის სამარის იდუმალი ამბავი" (Amazonlar: Efsane, Tarih ve Zemo Avcala Mezarı'nın Gizemli Hikayesi")". 21 Eylül 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Eylül 2021. 
  3. ^ Ahmet Karacalar, Amazonlar ve Anaerkinin Çığlığı, İnkılap Kitabevi, İstanbul, 2010
  4. ^ Ahmet Karacalar, Amazonizm, meme ve estetik, Referans Yayıncılık, Anakara, 2006
  5. ^ Karacalar, Ahmet. "The Amazons and an Analysis of Breast Mutilation from a plastic surgeon's perspective". Plast Reconstr Surg. 2007 Mar; 119(3):810-8. 2 Şubat 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Ocak 2014. 
  6. ^ a b Sarısakal, Baki (2002). Bir Kentin Tarihi: Samsun. Samsun: Samsun Valiliği İl Kültür Müdürlüğü Yayınları. s. 15. ISBN 9755852891. 
  7. ^ "Türkler'den Önce Samsun". samsunkulturturizm.gov.tr. 15 Mart 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Ocak 2014. 
  8. ^ "Argonaut Seferi". bluepoint.gen.tr. 15 Mart 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Ocak 2014. 
  9. ^ http://ahmetkaracalar.com/Amazons.pdf []
  10. ^ Dede Korku Boylarında Kadın Statüsü 26 Haziran 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Hatice Kübra Uygur, International Burch University.
  11. ^ Bu savı değerlendirirken, Dede Korkut'un Azerbaycan'da yaşadığı göz önünde bulundurulmalıdır.
  12. ^ Doğu, Evin (1 Ağustos 2000). "Amazon Festivali". ntvmsnbc.com. 20 Aralık 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Ocak 2014. 
  13. ^ "Terme'de Amazon Festivali'ne ilgi büyük..." kenthaber.com. 29 Temmuz 2004. 13 Şubat 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Ocak 2014. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">İskender</span> MÖ 336–323 yılları arasındaki Makedonya kralı

İskender, asıl adıyla III. Aleksandros veya yaygın adıyla Büyük İskender, Yunan Antik Makedonya Krallığı'nın M.Ö. 336–323 yılları arasındaki kralıdır. M.Ö. 356 yılında Pella'da doğdu ve 20 yaşında babası II. Filip'in yerine tahta geçti. İktidarının uzun yıllarını Güneybatı Asya ve Kuzeydoğu Afrika'da eşi benzeri görülmemiş büyük askerî seferlerle geçirdi ve 30 yaşına geldiğinde Yunanistan'dan Kuzeybatı Hindistan'a kadar uzanan antik dünyanın en büyük imparatorluklarından birini oluşturdu. Hükümdarlığı süresince girdiği hiçbir muharebede yenilmeyen Büyük İskender, pek çok uzman kişi tarafından tarihin en başarılı askerî komutanlarından birisi olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">İskitler</span> Avrasya bozkırlarında yaşamış tarihî Halk

İskitler veya yayıldıkları doğu bölgelerindeki isimleri ile Sakalar, MÖ 8. yüzyıl ile MS 3. yüzyıl arasında Avrupa'nın doğusu ile Orta Asya'da, Tanrı Dağları ve Fergana Vadisi'ni de içine alan bölgelerde yaşamış, Tuva ve (Altay-Sayan) kökenli, Doğu Avrasya-Batı Avrasya kültür ve genetik bileşenlerini içerdiği varsayılan heterojen göçebe halktır. İskitler için tarih boyunca Grek kaynaklarında Skuthēs (Σκύθης), Asur kaynaklarında Aşguzai, Fars kaynaklarında Sakā ve Çin kaynaklarında Sai tabirleri kullanılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Artemis Tapınağı</span> Efesteki tarihî tapınak

Artemis Tapınağı, aynı zamanda Diana Tapınağı olarak da bilinir. Tanrıça Artemis'e ithaf edilmiş tapınak Efes'te MÖ 550 yıllarında tamamlanmıştır. Tapınak tamamen mermerden inşa edilmiştir. Dünyanın yedi harikasından biri sayılan tapınaktan geriye bugün sadece bir iki mermer parçası kalmıştır. Türkiye'deki antik kent Selçuk İzmir'de bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Antik Yunanistan</span> İlk Çağdaki Yunan medeniyeti

Antik Yunanistan, bugünkü Yunanistan toprakları ile Küçük Asya'da (Anadolu) yaşayan toplumların kurduğu devlet ve uygarlıkların, MÖ 756 ile MÖ 146 tarihleri arasında hüküm sürdükleri bölgenin adı.

<span class="mw-page-title-main">Sarmatlar</span>

Sarmatlar, Vistül ile İdil nehirleri arasında, Kafkasya'nın kuzeyi ve güneydoğusunu da içine alan bölgede MÖ 6. yüzyıldan MS 4. yüzyıla dek yaşayan, Doğu İran öbeğine bağlı bir İskit dili olan Sarmatçayla konuşan atlı göçebe halk.

<span class="mw-page-title-main">Albigeois Haçlı Seferi</span> 13. yüzyılda Fransanın güneyinde Katharizme karşı yapılmış Haçlı Seferi

Albigeois Haçlı seferi, Albililer'e (Katharlar) yönelik yapılmıştır. 1209 yılında Kuzey Avrupa'dan 30.000 kişilik şövalyeler ve piyadelerden oluşan bir Haçlı Ordusu, şimdiki Güney Fransa olarak bilinen Pirene dağlarının eteklerine indiler. Yapılan savaşta bütün topraklar ele geçirildi, ekinler yok edildi, kasaba ve şehirler yağmalandı, tüm ahali kılıçtan geçirildi.

<span class="mw-page-title-main">Kolhis</span> Antik Çağdaki bir krallık ve tarihsel bölge

Kolhis ya da Kolhis Krallığı, Karadeniz'in doğu kıyılarında, bugünkü Gürcistan'ın batısında kurulmuş Antik Çağ krallığıdır.

Kadınların askerlik tarihi, 4000 yıl öncesine uzanan bir dönemi, birçok ulusu ve dönemi kapsamaktadır. Eski çağlardan günümüze kadar kadınlar orduda birçok görevlerde bulunmuşlardır. Önceki dönemlerde kadınlar orduda farklı görevler almışlarsa da, daha çok günümüzde önemli görevlere gelmektedirler. Birçok ülke ordularını kadın askerlere açmaktadır ancak bu konudaki tartışmalar sürmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Penthesilea</span> Amazon kraliçesinin hikayesi

Penthesilea veya Penthesileia Yunan mitolojisinde Ares ve Otrera'nın kızı, Hippolyta, Antiope ve Melanippe'nin kız kardeşi, Amazon kraliçesi. Quintus Smyrnaeus Penthesilea'nın Truva Savaşı'na gelişini şöyle anlatır: Penthesilea Hippolyta'yı geyik avlarlarken mızrakla öldürür; bu kaza Penthesilea'yı ölmek isteyecek kadar kahreder ancak bir savaşçı ve bir Amazon olarak bunu onurlu bir şekilde, savaşta yapmalıdır. Bu yüzden Truva Savaşı'na girmeyi kabul eder, Truva'nın savunma saflarında savaşır.

Gürcü besteci Vakhtang Kakhidze'nin 1988-1989 yılları arasında 3 perde olarak bestelediği, 25 bölümden oluşan Amazons isimli eserinin müziklerini, daha sonra Medeia Magalashvili tarafından 2009-2010 yılları arasında yazılan 2 perdelik yeni bir librettoya uygun olarak, Nugzar Magalashvili ile birlikte stüdyo ortamında yeniden düzenlemesiyle 2011 yılında tamamlanan, M.Ö. 1200 yıllarında Samsun ve çevresinde yaşamış efsanevi kadın savaşçılar olarak bilinen ve oklarındaki yayı iyi çekebilmeleri için çocukken sağ göğüslerinin kesilmesi nedeniyle 'memesiz' anlamına gelen 'Amazon' diye adlandırılan kadın savaşçıları anlatan bir bale eseridir. İlk gösterimi 5 Mayıs 2011 tarihinde Samsun Devlet Opera ve Balesi tarafından, Samsun Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilmiştir.

Lagertha efsanevi kadın savaşçı ve Viking savaşçısı Ragnar Lodbrok'un karısıdır. Eski Nors dilinde başta Ragnarssona þáttr olmak üzere çok sayıda sagaya konu olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Themiskira</span>

Themiskira, Thermodon kıyısındaki Themiskira Ovası üzerinde yer alan antik Yunan şehri. Şehrin modern tarihçilikte varlıkları tartışmalı olan Amazonların yurdu olduğu düşünülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Amazon Adası</span>

Amazon Adası, Amisos Tepesi'nin yamacında oluşturulan ve ismini Temiskira'da yaşadıkları düşünülen Amazonlardan alan yapay ada. Adada Amazon Heykeli, Amazon kanalı, suni kayak pisti, balık restaurantları ve piknik sahaları yer almaktadır. İlerleyen dönemlerde su parkı, fitness center ve spor tesisleri de inşa edilmesi planlanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Bekâret kemeri</span>

Bekâret kemeri, cinsel ilişkiyi önlemek için tasarlanmış elbise kilitleme aracıdır. Bu kemerler tarihsel olarak, kadını tecavüzden veya mastürbasyon gibi kendi cinsel isteklerinden vazgeçirip bekâretini koruma amaçlı tasarlanmıştır. Modern dönem bekâret kemerleri ise daha çok BDSM amaçlı kullanılır ve erkeklerin de giydiği görülür.

<span class="mw-page-title-main">Hekabe (oyun)</span> Evripides trajedisi

Hekabe, Euripides tarafından MÖ 424'te yazılmış trajedidir. Truva Savaşı'ndan sonra, Yunanlar Truva'dan ayrılmadan önce gerçekleşir. Ana karakter, düşmüş Truva Şehri'nin kraliçesi Hekabe'dir. Hikâye kısaca, Hekabe'nin kızı Polyksena'nun Akhilleus'un mezarına kurban edilmesinden ve oğlu Polydoros'un öldürülmesinden intikamını nasıl aldığını anlatır.

Zemo Avçala Mezarı, Gürcistan'ın başkenti Tiflis'in hemen kuzeyinde Avçala bölgesinde Demir Çağından kalma bir mezardır. Gürcü arkeolog Giorgi Nioradze tarafından ortaya çıkarılan mezar, The Amazons: Lives and Legends of Warrior Women across the Ancient World adlı kitabın yazarı ABD'li tarihçi Adrienne Mayor tarafından günümüze kadar ulaşılmış en eski Amazon kadın mezarı olarak tanımlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Poliksena</span> Yunan mitolojisinde Truva prensesi

Yunan mitolojisinde, Polyxena Truva Kralı Priamos ve kraliçesi Hekabe'nin en küçük kızıydı. Homeros, ondan bahsetmez ancak bazı diğer klasik yazarlar ondan bahseder. Bu yazarlara göre Polyksena'nın hikâyesi değişkenlik gösterir. Truva'nın düşmesinden sonra, nişanlısı olduğu ve birçok versiyonda ölümüne sebep olduğu Akhilleus'un mezarında kurban edilir.

<span class="mw-page-title-main">Neoptolemos</span>

Neoptolemos, Yunan Mitolojisinde savaşçı Akhilleus ve prenses Deidamia'nın oğludur ve Oneiros'un kardeşidir. Antik Epirus'un Molosslularının hanedanının efsanevi atasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Aethiopis</span>

Aethiopis ya da Aithiopis, eski Yunan edebiyatının kayıp bir destanlarından biridir. "Epik Döngü" olarak bilinen, Antik Yunanda daktilik ölçü ile yazılmış ve Truva Savaşı'nı konu alan şiirlerden biriydi. Aethiopis'in hikâyesi kronolojik olarak Homeros İlyada'sından hemen sonra gelir ve onu Küçük İlyada takip eder. Aethiopis; antik yazarların bazıları tarafından Miletli Arctinus atfedilmiştir. Şiir, daktilik ölçü ile yazılmış beş şiir kitabından oluşuyordu.

<span class="mw-page-title-main">Haleplibahçe Mozaik Müzesi</span> Şanlıurfada bulunan arkeoloji müzesi

Haleplibahçe Mozaik Müzesi; Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesinde yer alan bir arkeoloji müzesidir.