İçeriğe atla

Amasra Kuşatması

Amasra Kuşatması

Amasra Kalesi
Tarih16-17 Ekim 1460
Bölge
Sonuç

Kesin Osmanlı Zaferi

Amasra Osmanlı topraklarına katıldı.
Taraflar
Osmanlı İmparatorluğu Osmanlı Devleti Ceneviz
Komutanlar ve liderler
Osmanlı İmparatorluğu Fatih Sultan Mehmed
Osmanlı İmparatorluğu Veli Mahmud Paşa
Ceneviz Cumhuriyeti ??
Güçler
  • 100 kadırga
    50 nakliye gemisi
    30.000 deniz askeri
    5.000 piyade
??

Amasra Kuşatması, Fatih Sultan Mehmed komutasındaki Osmanlı Ordusu ile Sadrazam Veli Mahmud Paşa komutasındaki Osmanlı Donanması'nın 1460 yılında Ceneviz kolonisi Amasra'yı ele geçirerek Osmanlı topraklarına ilhak etmesiyle sonuçlanan kara ve deniz harekâtı.

Harekata giden süreç

Fatih Sultan Mehmed'in dikkati İstanbul'un Fethi'nden sonra Karadeniz kıyılarında Osmanlı egemenliğinin kurulmasına da yönelmişti. Esasen, Anadolu'nun Karadeniz kıyılarındaki önemli limanlardan sadece Samsun Osmanlı egemenliğindeydi.

İstanbul fethinden üç gün sonra (1 Haziran 1453) Galata Cenevizliler'den teslim alınmış, kendilerine aman verilerek Osmanlı ülkesinde serbest ticaret hakkı tanınmıştı. 1454 yazında ise Kırım'daki Ceneviz kolonilerinin merkezi Kefe'ye giden Osmanlı Donanması burayı Kırım Hanı I. Hacı Giray'ın kuvvetleriyle birlikte sıkıştırdı ve Cenevizliler'i Osmanlı Devleti'ne 3.000 ve Kırım Hanlığı'na 1.200 altın yıllık haraç vermeye mecbur bıraktı. Aynı yaz ileri hatrekatını sürdüren Osmanlı donanması Boğdan'ın Karadeniz'e açıldığı Akkerman Limanı'nı ablukaya aldı. Ticareti tamamen Boğazlar'a bağlı olan ve ülkesindeki iç savaşla uğraşan Boğdan Beyi Peter III Aaron 5 Ekim 1455 tarihinde Osmanlı tâbiliğini ve 2.000 altın yıllık haracı kabul etti. Buna karşı Boğdanlılar'a Osmanlı ülkesinde serbest ticaret izni verildi. Trabzon Rum İmparatorluğu da 1456 yılında Osmanlı haraçgüzârlığını kabul edince Karadeniz kıyılarındaki bütün hükûmetler Osmanlı hâkimiyetini tanımış oldu.

1460 yılına kadar Sırbistan ve Mora meselelerini çözen Fatih Sultan Mehmed; aynı yıl Cenevizlilerin elindeki Amasra, İsfendiyaroğulları'nın elindeki Sinop ve Doğu Karadeniz'in tamamına hakim olan Trabzon Rum İmparatorluğu'nun topraklarına yönelik harekâtı planlamaya başladı.

II. Mehmed'in minyatürü (Nakkaş Sinan Bey)

Anadolu'nun Karadeniz kıyılarında bulunan ve İstanbul'la Sinop arasındaki bölgede kalan Amasra (Amastris), küçük bir yarımada üzerinde bulunmaktaydı. Amasra'da Cenevizliler'in idaresindeki kale ve şehirden başka birkaç da köy mevcuttu. Bu köyler, Osmanlı hazinesine yıllık vergi verdiği gibi gemileri vasıtasıyla etrafa zarar vermekteydiler.

Tevarih-i Al-i Osman'a göre "etraflarını vurmaktan, denizlerde soygunculuk etmekten vazgeçmiyor, bir yılda verdikleri vergiyi bir günde geri alıyorlardı. Kaçan esirler gelip Amasra’ya sığınıyordu. Karadeniz’e sefer yapan Müslüman gemilerine musallat olan Frenkler, saldırılarının sebebi sorulduğunda inkar etmekte, bu işleri levend gemilerinin yaptıklarını ileri sürmekteydiler." Esfar-ı Bahriye-i Osmaniye adlı çalışmada ise, Cenevizlilerin Osmanlılara karşı geniş ve gizli bir ittifaka dahil olduğu iddia edilmekte olup, "İstanbul’un fethinden sonra Devlet-i Aliyyeye karşı, Trabzon Rum İmparatoru David Commen, Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan, Karaman Beyi İbrahim, Kastamonu Beyi İsmail; bir ittifak-ı hafi (gizli anlaşma) akdederek bu ittifaka ol zaman Karadeniz sevahilindeki ekseri mevki-i müstahkeme sahip bulunan, bahriye kuvveti bakımından fevkalade bir iktidarı haiz olan Cenevizlileri dahi idhal ile berren ve bahren (karadan ve denizden) bir büyük kuvvet teşkili için gayret sarfına başlayıp keyfiyeti kimseye ihbar etmemişlerdi" hususları kayıtlıdır.[1]

Cenevizliler, İstanbul'un Fethi'nin ardından Bizans zamanında olduğu gibi İstanbul'un hemen yanı başında bulunan Galata'nın kendilerinde kalmasını isteyen Cenevizliler'e cevap olarak Fatih Sultan Mehmed, Galata'nın kendi mülkü olduğunu ve buranın güçle değil halkın isteğiyle Osmanlı İmparatorluğu'na ilhak edildiğini söylemiştir. Bu yüzden Cenevizliler, Osmanlılar'a karşı düşmanca tutumlar sergilemeye başlamışlardır.[2][3][4][5][6]

Harekat

Amasra kalesi ve limanının panoromik görüntüsü

Cenevizlilerin düşmanca tutumlarını gerekçe gösteren ve Osmanlı aleyhinde bir ittifaka katıldıklarından kuşkulanan Fatih Sultan Mehmed Cenevizlilere savaş açtı.

1460 ayında çıktığı İkinci Mora Seferi'nden Ağustos sonunda dönen Fatih Sultan Mehmed, Amasra'ya yöneldi, fakat kararını gizli tuttu. Öncelikle, 100 kadırga ve (30.000 deniz askerini taşıyacak) 50 nakliye gemisinden oluşan Osmanlı Donanması'nı Sadrazam Veli Mahmud Paşa'nın komutasında Karadeniz'e sevketti ve nereye ne amaçla gittiğini bilmeyen Paşa'ya belirli aşamalarda açması için gizli emirnameler verdi. (Bu yöntem, istihbarata karşı koyma önlemlerinden biriydi. Zira, önceki Arnavutluk harekâtında Sultanlık buyruklarının önceden Arnavut Beylerine aktarılması sonucunda Osmanlı ordusunun harekât planı karşı kuvvetlere sızmış, bu da harekâtın başarısını olumsuz etkilemişti).

Padişah da avlanıyor izlenimi vererek Üsküdar'a geçti. Yanındaki az sayıda Anadolu askeri ile ve çok seri bir yürüyüşle Akyazı-Bolu güzergahından kuzeye yöneldi. Ordu Bolu'da dinlenirken Sinop hakimi İsfendiyaroğlu İsmail Bey, seferin kendi ülkesine yönelik olduğunu sanarak Sinop Kalesi'ne çekildi. Osmanlı ordusunda, gerekirse top dökülmesi için çok miktarda tunç yüklü deve katarları da vardı. Ordusuyla birlikte Bolu'dan sonra dağlık arazide zorlu bir yürüyüşle Bartın Irmağı vadisine inen Padişah, donanmanın Amasra açıklarına demirlediğini öğrenince ağırlıklarının bir bölümünü Bartın'da bırakarak Amasra'ya ilerledi. Kaledeki Cenova yetkililerine de teslim olmaları için bir haberci müfrezesi gönderildi. Savunma girişiminde bulunulmaksızın teslim olunması, aksi halde kalenin denizden ve karadan topa tutulacağı ve Padişahın merhamet etmeyeceği duyuruldu. Padişah ise, Amasra yarımadasının ve kalelerinin gözüktüğü tepeye ulaşınca durdu. Denizden ve karadan ani bir kuşatma karşısında şaşıran kaledeki sorumlular direnmeksizin teslim olma kararına vararak son Cenova Konsolosunun başkanlığında bir heyeti Padişah'a gönderdiler. Bu sonuçla, Amasra'da 1204 yılından beri süren Ceneviz egemenliği sona erdi.

Harekatın sonrası

Cenevizlileri esir etmeyen Padişah, bununla birlikte halkı yöneticileriyle birlikte (birkaç yüz kişi oldukları öne sürülmektedir) Donanma'nın küçük bir filosu ile İstanbul'a gönderildi.

Amasra ise Bolu Sancağı'na bağlandı ve kaleye muhafız asker yerleştirilerek mühimmat konulmuştur. Şehrin korunması için Kastamonu'yla Safranbolu arasında yer alan ve Osmanlı-İsfendiyaroğulları sınırında bulunan Eflani kalesinin muhafızları, Amasra'ya nakledildi.[7][8]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ "Amasra.biz adlı internet sitesi, "Amasra'nın Fethi" başlıklı madde, 23.02.2017". 23 Şubat 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Şubat 2017. 
  2. ^ Uzunçarşılı, İsmail Hakkı, Büyük Osmanlı Tarihi, 7. Baskı, II. Cilt, s.47-48
  3. ^ Kritovulos, s.128
  4. ^ Dursun Bey, Tarih-i Ebû'l-feth, s.96
  5. ^ La Colonia Genovese di Pera, Prof. Behçet Gücer tercümesi, s.19, 20, Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi
  6. ^ Halkondil, 1632, s.198
  7. ^ Uzunçarşılı, İsmail Hakkı, Büyük Osmanlı Tarihi, 7. Baskı, II. Cilt, s.48-49
  8. ^ Halkondil, 1632

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Amasra</span> Bartın ilçesi

Amasra, Batı Karadeniz Bölgesinde, Bartın iline bağlı bir ilçedir.

<span class="mw-page-title-main">II. Bayezid</span> 8. Osmanlı padişahı (1481–1512)

II. Bayezid veya II. Beyazıt, Osmanlı İmparatorluğu'nun sekizinci padişahı. Babası Fatih Sultan Mehmed, annesi Emine Gülbahar Hatûn'dur. Yavuz Sultan Selim'in babasıdır. Tahta geçtiğinde 511.000 km²si Asya'da, 1.703.000 km²si Avrupa'da olmak üzere toplam 2.214.000 km² olan imparatorluk toprakları ölümünde yaklaşık 2.375.000 km²ydi.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul'un Fethi</span> Osmanlıların Bizansın başkentini ele geçirmesi ve Bizans İmparatorluğunun yıkılması

İstanbul'un Fethi, Kostantiniyye'nin Fethi veya Batı dünyasındaki adıyla Konstantinopolis'in Düşüşü, 6 Nisan – 29 Mayıs 1453 tarihleri arasında, 53 gün süren yoğun bir kuşatmanın sonucunda Osmanlı padişahı II. Mehmed komutasındaki Osmanlı ordusunun Bizans İmparatorluğu'nun başkenti olan Konstantinopolis'i ele geçirmesidir. Olayın sonucunda, bin yılı aşkın bir süredir varlığını sürdürmüş olan Doğu Roma İmparatorluğu yıkılmış ve Osmanlı Devleti bir imparatorluk hâline gelmiştir. Bu fetih, bazı modern tarihçiler tarafından Orta Çağ'ı sona erdirip Yeni Çağ'ı başlatan olaylardan biri kabul edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı İmparatorluğu yükselme dönemi</span> Osmanlı İmparatorluğunun altın çağı olarak kabul edilen tarihî dönem (1453–1683)

Osmanlı İmparatorluğu yükselme dönemi, Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluş döneminden (1299-1453) sonra geldiği kabul edilen dönemdir. 29 Mayıs 1453 tarihinde İstanbul'un Fethi ile başladığı kabul edilen bu olgunluk döneminin ne zaman sona erdiğiyle ilgili farklı görüşler bulunmaktadır. Osmanlı aydını Kâtip Çelebi, imparatorluğun bu döneminin 1593'te Celâlîlerin ortaya çıkmasına kadar sürdüğünü belirtirken, Naîmâ ise 1683'teki Viyana bozgununu bu dönemin bitişi ve yeni bir dönemin başlangıcı olarak ilan eder.

<span class="mw-page-title-main">Anadolu Hisarı</span> İstanbulun Beykoz ilçesindeki bir hisar

Anadolu Hisarı, Anadolu Hisarı Kalesi veya diğer adıyla Güzelce Hisarı, İstanbul'un Beykoz ilçesinin Anadoluhisarı semtinde, Göksu Deresi'nin İstanbul Boğazı'na döküldüğü yerde yer alan bir Osmanlı kalesi.

<span class="mw-page-title-main">Veli Mahmud Paşa</span> 13. Osmanlı sadrazamı

Veli Mahmud Paşa, II. Mehmed saltanatında 1455-1466 ve 1472-1474 yılları arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır. Osmanlı tarihinde sadrazamlığa getirilmiş ilk yeniçeri yetiştirmesidir.

Gedik Ahmed Paşa, II. Mehmed saltanatında, 1474-1476 yılları arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">Ceneviz Cumhuriyeti</span>

Cenova Cumhuriyeti veya kısaca Cenevizliler, 1005 yılından 1797 yılına kadar İtalya Yarımadası'nın kuzey batısında, Ligurya olarak bilinen bölgede, bugünkü Cenova merkezli olarak hüküm sürmüş bir denizci cumhuriyeti. 1100 yılına kadar bir şehir devleti olarak varlığını sürdürmüş devlet, büyüyerek ve güçlenerek Avrupa'da önemli bir konuma gelmiş, Venedik Cumhuriyeti'nin büyük bir rakibi olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Mara Hatun</span> Osmanlı Padişahı II. Muradın eşi, Fatih sultan Mehmetin Manevi Annesi

Mara Brankoviç ya da Mara Despina Hatun, Sırp despotu Đurađ Branković ve ve Eirene Kantakouzene'nin kızı, Osmanlı padişahı II. Murad'ın eşidir. Fatih Sultan Mehmed'in üvey annesi olarak Osmanlı İmparatorluğu'nun diplomatik görüşmelerinde önemli bir rol oynadı. Balkanlar'daki Osmanlı yanlısı partinin önde gelen bir üyesi ve 15. yüzyılın en güçlü kadınlarından biri oldu.

<span class="mw-page-title-main">Pervâneoğulları Beyliği</span> Karadeniz kıyılarında 1277 yılında kurulmuş II. Dönem Anadolu Türk Beyliği

Pervâneoğulları Beyliği, Sinop ve Karadeniz kıyılarında 1277 yılında kurulmuş II. Dönem Anadolu Beyliği'dir. Kurucusu Muînüddin Süleyman'ın oğlu Muînüddin Mehmed'dir.

<span class="mw-page-title-main">II. Mehmed</span> 7. Osmanlı padişahı (1444–1446; 1451–1481)

II. Mehmed veya bilinen adıyla Fatih Sultan Mehmed ya da kısaca Fatih, Osmanlı İmparatorluğu'nun 7. padişahıdır. İlk olarak 1444–1446 yılları arasında kısa bir dönem, daha sonra 1451'den 1481 yılındaki ölümüne kadar 30 yıl boyunca hüküm sürdü. 29 Mayıs 1453 tarihinde İstanbul'u fethetti ve yaklaşık bin yıllık Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu'na son verdi. Fetihten sonra "Fâtih" ünvanıyla anılmaya başladı. Bu olay, birçok uzman kişi tarafından Orta Çağ'ın sonu ve Yeni Çağ'ın başlangıcına neden olan tarihî olaylardan biri olarak görülmektedir. Ayrıca bu vesileyle İslam peygamberi Muhammed'in konuyla ilgili "Konstantiniyye elbet fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur." hadisine nâil olduğu için günümüzde Müslüman dünyasının bir kesiminde "kahraman" olarak görülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Azak Kalesi</span>

Azak Kalesi, Azak Denizi'nde Don Nehri'nin Karadeniz'e döküldüğü noktada kurulan, 17. ve 18. yüzyıllarda Osmanlı Devleti ve Rusya Çarlığı arasında birçok mücadeleye sahne olmuş kale. Günümüzde kalenin kalıntısı Rusya'nın Rostov Oblastı'na bağlı Azak şehrinin limanın güneyinde ve şehir merkezi olan Petrovskaya Meydanı'nın kuzeybatısında bulunmaktadır. Azak şehri de yanı başındaki Rostov-na-Donu şehrinin ve limanının gelişmesiyle geçmişteki önemini yitirmiştir.

Hamza Bey, Sultan II. Mehmed dönemi Osmanlı denizcisidir. Elçi olarak gönderildiği görev sırasında Kazıklı Voyvoda tarafından katledilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Kefe Kuşatması (1454)</span>

Kefe Kuşatması, 1454 yılında ittifak halinde bulunan Osmanlı Devleti ile Kırım Hanlığı'nın Ceneviz Cumhuriyeti'nin Kırım Yarımadası'nda bulunan kalelerinden Kefe'ye yönelik askerî harekâtı. Kuşatma, Cenevizlilerin Kefe'yi ellerinde tutmalarına karşılık Osmanlı Devleti ve Kırım Hanlığı'na yıllık haraç vermeleri teklifinin kabul edilmesi üzerine kaldırıldı.

<span class="mw-page-title-main">Trabzon'un Fethi</span> Osmanlı kuşatması ile Trabzonun fethi

Trabzon'un Fethi veya Trabzon Kuşatması, Osmanlı İmparatorluğu'nun, Trabzon İmparatorluğu başkenti Trabzon'u 15 Ağustos 1461 günü başarı ile sonuçlanan kuşatmasıdır. Kuşatma, eş güdümlü ama bağımsız manevralar yapan büyük bir Osmanlı ordusu ve donanmasının uzun bir seferinin doruk noktasıydı. Trabzonlu savunucular, Osmanlılar kuşatmaya başladıklarında onlara destek ve insan gücü sağlayacak bir ittifaklar ağına bel bağlamışlardı, ancak İmparator David Megas Komnenos'un en çok ihtiyaç duyduğu anda başarısız oldular.

<span class="mw-page-title-main">Kemâleddin İsmâil Bey</span>

Candaroğlu İsmâil Bey,, 1443-1461 yılları arasında hüküm sürmüş Candaroğulları Beyi. Vakıf kayıtlarından anlaşıldığı kadarıyla Kemaleddin unvanını kullanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Midilli'nin Fethi</span>

Midilli'nin Fethi veya Midilli Kuşatması, 1462 yılının Eylül ayında Fatih Sultan Mehmet komutasındaki Osmanlı İmparatorluğu ile Midilli dukası Nicolas Gattilusio komutasındaki Ceneviz Cumhuriyeti ile yapılmış savaştır. Savaş 27 gün sürmüş ve genel hücum başlayacağı sırada kalenin direnemeyeceğini anlayan Nicolas Gattilusio teslim olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Cerbe Vakası</span>

Cerbe Vakası, 1551 Nisan'ında Turgut Reis komutasındaki Osmanlı filosunun Andrea Doria komutasındaki Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu filosu tarafından Cerbe adasının güneyindeki lagünde sıkıştırılmasına rağmen taktiksel bir manevrayla kurtulmasını tanımlayan askerî gelişme.

<span class="mw-page-title-main">Ege Seferi (1455)</span>

Ege Seferi, Kaptan-ı derya Hamza Bey komutasındaki Osmanlı donanmasının İstanbul'un Fethinden (1453) sonra Ege Denizi'nde hâkimiyetini yerleştirme hedefine yönelik seferlerinden ilki.

<span class="mw-page-title-main">Kırım Seferi (1475)</span>

Kırım Seferi, Gedik Ahmed Paşa komutasındaki Osmanlı donanmasının 1475 yılında Kırım'daki Ceneviz kolonilerini ele geçirerek Kırım Hanlığı'nın Osmanlı himayesine almasıyla sonuçlanan deniz harekâtı.