İçeriğe atla

Alçak bataklık

Avaste alçak bataklığı, Estonya

Alçak bataklık, mineral bakımından zengin yeraltı veya yüzey suyuyla beslenen, turba biriktiren bir tür sulak alandır.[1] Alçak bataklıklar, bataklıklar, turbalıklar ve torfluklar birlikte ana sulak alan türlerinden biridir. Alçak bataklıkların benzersiz su kimyası, yeraltı veya yüzey suyu girişinin bir sonucudur. Genellikle olarak bu girdi, bataklıklarda bulunandan daha yüksek mineral konsantrasyonlarına ve daha bazik bir pH'a neden olur. Bir alçak bataklıkta turba biriktiğinde yeraltı suyu girişi azaltılabilir veya kesilebilir, bu da bataklıkları mineralotrofik yerine ombrotrofik hale getirir. Bu şekilde alçak bataklıklar zamanla daha asidik hale gelebilir ve bataklığa dönüşebilir.[2]

Kaynakça

  1. ^ Keddy, Paul A. (2010). Wetland ecology : principles and conservation. 2nd. Cambridge: Cambridge University Press. ISBN 978-1-139-22365-2. OCLC 801405617. 12 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Mayıs 2024. 
  2. ^ Rydin, Håkan (2013). The biology of peatlands. Second. J. K. Jeglum. Oxford, UK. ISBN 978-0-19-150828-8. OCLC 861559248. 12 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Mayıs 2024. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Havza, bir nehir ya da göl havzası, nehrin kaynağı ile sonlandığı yer arasında kalan, nehre su veren tüm alanı kapsamaktadır. Akarsuyun ana kolu ve yan kolları ile birlikte sularını topladığı ve drene ettiği bu alana akaçlama havzası da denilir.

<span class="mw-page-title-main">Su</span> H2O formülüne sahip kimyasal bileşik, yaşam kaynağı

Su, Dünya üzerinde bol miktarda bulunan ve tüm canlıların yaşaması için vazgeçilmez olan, kokusuz ve tatsız bir kimyasal bileşiktir. Sıklıkla renksiz olarak tanımlanmasına rağmen kızıl dalga boylarında ışığı hafifçe emmesi nedeniyle mavi bir renge sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Kayaç</span> doğal olarak oluşan mineral agregası

Kayaç, çeşitli minerallerin veya mineral ve taş parçacıklarının bir araya gelmesinden ya da bir mineralin çok miktarda birikmesinden meydana gelen katı birikintilerdir. Kayaç terimi eski Türkçede sahre, yeni Türkçede külte ve yabancı dillerdeki rock, roche, gestein sözcükleri karşılığı kullanılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Marmara Gölü</span>

Marmara Gölü, Manisa'nın ilçesi Gölmarmara'nın güneyindeki bir alüvyal set gölüdür. Ege Bölgesi'nde yer alır. Gölün bulunduğu saha çukur olup batı ve kuzeyi tepelerle çevrilidir. Doğu kısmı Gediz Ovası'na, kuzeybatı kısmı Akhisar Ovası'na açık olup buralardan alüvyon setleriyle ayrılır. Bu durum, Marmara Gölü'ne set gölü karakterini verir. Gediz çöküntü havzası içinde bulunan gölün seviyesi, Gediz Ovası'nın seviyesinden daha alçaktır. Derinliği az olan gölün yüzölçümü 44,5 km²'dir. Gediz Nehri ile Demrek Deresi'nden ve kuzeydeki Kum Çayı'ndan göle kanallar açılmıştır. Bu kanallar bilhassa ilkbahar sonlarında kabarık olan akarsuların sularını göle taşırlar. Göl kapalı bir çukurda olup suları tuzludur. 12 Haziran 2017'de "Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan" ilan edildi.

<span class="mw-page-title-main">Kaynak (coğrafya)</span> su kaynağı

Kaynak veya pınar, Mağaralarda veya yeraltı dehlizlerinde toplanan suların hidrostatik basınç altında ve bazen sanki büyük bir akarsu oluşturmak istercesine yüzeye çıktıkları bu kaynaklara da su çıkan adı verilir. Yeraltı sularının yüzeye çıktığı alanlara kaynak denir. Göze, bulak, pınar, eşme, menba kelimeleri kaynak yerine farklı bölgelerde kullanılmaktadır. Kaynak topoğrafya yüzeyinin yeraltı su yatağını kestiği nokta veya çizgi boyunca oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Akifer</span>

Ekonomik olarak önemli miktarda suyu depolayabilen ve yeterince hızlı taşıyabilen (iletken) geçirimli jeolojik birimlerdir. Akiferler, yer altı sularını tutması ve çekilebilmesi için, yüksek porozite (gözeneklilik) ve permeabiliteye (geçirgenlik) sahip olmalıdır. Pekişmemiş kumlar ve çakıllar, kum taşları, konglomeralar, kireç taşları, dolomitler, bazalt akıntıları, çatlaklı plütonik ve metamorfik kayaçlar akifer olarak nitelendirilen kayaçlardır.

<span class="mw-page-title-main">Bataklık</span> odunsu bitki türlerinden ziyade otsu bitki türlerinin yaygın olarak yaşadığı sulak alan

Bataklık, yer altı sularının çok yüksek olduğu, çoğu zaman yüzeye çıktığı, toprağı aşırı ıslak olduğu, su göllenmelerinin görüldüğü yerlerdir. Bataklıklar çevrelerine göre alçakta, çanak-çukur şeklinde yerlerdir. Donmuş sahaların yüzeyinde yazın çözülmeye bağlı bataklık oluşabilir. Kurak alanlarda tuzlu bataklıklar oluşabilir.

<span class="mw-page-title-main">Tatlı su</span> deniz suyuna nazaran az miktarda tuz ve diğer çözülmüş katıları barındıran su

Tatlı su, içerisinde düşük derişimlerde çözünmüş tuzlar ve diğer toplam çözünmüş katı maddeler bulunan, doğal olarak oluşan herhangi bir sıvı veya donmuş sudur. Deniz suyu ve acı su, tatlı su teriminden hariç tutulmakla beraber demirli su kaynakları gibi tuzsuz ve mineral açısından zengin sular, tatlı su kapsamında değerlendirilir. Tatlı su; buz örtüleri, buz tabakaları, buzullar, kar alanları ve buzdağlarındaki donmuş ve eriyen suları; yağmur, kar yağışı, dolu/karla karışık yağmur ve grezil gibi doğal yağışları; sulak alanlar, göletler, göller, nehirler, akıntılar gibi iç su kütlelerini oluşturan yüzey akıntılarını; akiferlerde, yer altı nehirlerinde ve göllerde bulunan yeraltı sularını kapsayabilir. Tatlı su, insanlar en ihtiyaç duyduğu ve kullandığı su kaynağıdır.

<span class="mw-page-title-main">Acarlar Longozu</span> Sakaryada subasar ormanı

Acarlar Longozu, Sakarya'nın kuzeyinde Karasu ve Kaynarca ilçeleri arasında yer alan Türkiye'nin tek parça halindeki en büyük longoz (subasar) ormanı. Genişliği 250–1250 m, uzunluğu 7,5 km'dir. Oluşumu açısından tipik bir kıyı set gölüdür. Karadeniz'le arasında 20–25 m yüksekliğinde kumullar, güneyinde ortalama 100 m yüksekliğinde alçak tepelerle sınırlanır. Sakarya nehrinin 6 km batısında yer alır, fazla suları Okçu deresiyle Sakarya Nehri'ne dökülür. Ulaşım açısından Karasu ile arasında yaklaşık 26 kilometre, Sakarya ile arasında yaklaşık olarak 50 kilometre mesafe vardır.

<span class="mw-page-title-main">Sultansazlığı Millî Parkı</span> Türkiyede bir ulusal park

Sultan sazlığı, İç Anadolu Bölgesinde Kayseri il sınırları içerisinde Develi, Yahyalı ve Yeşilhisar ilçelerinin oluşturduğu üçgen içerisinde bulunmaktadır.

Kızılırmak Deltası, diğer adıyla Bafra Ovası, Kızılırmak'ın Karadeniz'e döküldüğü yerde, taşıdığı alüvyonlarla oluşturduğu, delta ovası ve sulak alanlar kompleksidir. Samsun ilinde Ondokuzmayıs, Bafra ve Alaçam ilçeleri sınırlarındadır. 56.000 hektarlık alanıyla Türkiye'nin en büyük deltalarındandır.

<span class="mw-page-title-main">Kopepod</span> kabukluların alt sınıfı

Copepoda, Maxillopoda sınıfına bağlı bir hayvan altsınıfıdır. Kopepodlar oldukça eski evrimsel tarihe sahip olan eklembacaklılardır. Vücutlarının oldukça küçük ve dayanıksız olmaları nedeniyle fosilleşmeleri oldukça zordur. Güney İngiltere'deki neolitik kazı alanında harpaktikoid bir kopepod olan Enhydrosoma garienis ’in bir erkek bireyi tanımlanmıştır; bu birey fosilden daha çok kurumuş durumda olup rehidrasyon işlemi ile incelenebilir duruma getirilip teşhis edilmiitir. Kopepodlara ait ilk gerçek fosil kayıtları Palmer tarafından Kuzey ve Güney Amerika’da Miyosen ve Pleistosen döneminden kalma bor mineralleri içerisinde bulunan bireylerden elde edilmiştir .Bu bireylerden bir tanesi Cletocamptus Schmankewitsch,cinsi olarak tanımlanırken diğeri takım seviyesine kadar teşhis edilebilmiştir.En dikkat çekici fosil kopepod hiç şüphesiz Kabatarina pattersoni dir. Brezilya’da Alt Kretase’ye ait kalker kayaçlarda bulunan bu tür parazitik olup yine fosil tür olan Cladocyclus gardneri,solungaçlarında tespit edilmiştir. Bu veriler kopepodlar'ın fosil kayıtlarının günümüzden 110-120 MY öncesine kadar geri çekilmesini sağlamıştır.Çok uzun evrimsel tarihleri boyunca kopepodlar denizler, yeraltı suları, sürekli ve geçici tatlı ve acı sular ile nemli karasal habitatları da içeren tüm sucul biyotoplarda başarılı bir şekilde kolonize olmuşlardır. Antarktik göllerin donmuş yüzeyleri altında ve Nepal Dağları’nda 5540 m yükseklikte dahi bulunmuşlardır. Bununla birlikte kopepodların yaşam alanları içine tatlısu ve denizel sedimentler, yeraltı suları, bataklıkların yanı sıra ağaç kovuklarındaki su birikintileri ve hatta atık araba tekerlekleri ve bromeliadların yaprakları arasında biriken su ortamları gibi kriptik habitatlar da bulunmaktadır. Ayrıca, serbest yaşayan siklopoid ve harpaktikoid kopepodlar orman tabanındaki nemli çürümüş bölge faunasının da önemli bileşenleridir. Derin hidrotermal kaynaklardan tespit edilen omurgasızların en baskın ve zengin grubunu da kopepodlar oluşturmaktadır

<span class="mw-page-title-main">İskeletleşme</span>

İskeletleşme ayrışmanın son aşamasını ifade eder, leşin ya da cesedin yumuşak dokularının ayrışmasından sonra geriye kemiklerin kalmasıdır. İskeletleşme sürecinin sonunda tüm yumuşak doku ortadan kalkarak geriye kemikler kalır. Bir bedenin tamamen bir iskelet olarak ayrıştırılması için, Ilıman iklim, genellikle su gibi bir alt-tabaka içinde olma, böceklerin varlığı ve gömülme gibi etkenlere bağlı olarak, üç hafta ila birkaç yıl gerekir. İskeletleşme süreci tropik bölgelerde haftalar içinde olurken, tundra bölgelerinde ya da sıfırın altındaki sıcaklıklar devam ederse hiç olmayabilir. Turba bataklıkları veya tuz çöllerinde doğal mumyalama işlemi gerçekleşir ve bu aşama süresiz olarak ertelenebilir.

<span class="mw-page-title-main">Kurutulmuş arazi</span>

Kurutulmuş arazi, deniz, göl veya bataklık gibi sulak alanlardan suyun uzaklaştırılması ile elde edilen topraklardır. Denizden kurutma yöntemi ile arazi kazanan en önemli ülke Hollanda'dır. Polder adı verilen topraklar denizden elde edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Pantanal</span>

Pantanal, Brezilya'da yer alan, dünyanın en büyük tropikal sulak alanı kapsayan doğal bir bölgedir. Çoğunlukla Mato Grosso do Sul, Brezilya Devlet içinde yer alır, Mato Grosso ve Bolivya ve Paraguay bölümlerini içine uzanır. 195.000 ila 140 bin kilometre kare civarında bir alana yayılmış durumdadır. Çeşitli alt-bölgesel ekosistemler var olup, farklı hidrolojik, jeolojik ve ekolojik özellikleri ile 1982'de tanımlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Kobuleti Tabiatı Koruma Alanı</span> Tabiat Alanı

Kobuleti Tabiatı Koruma Alanı Gürcistan'ın Acara bölgesindeki Kobuleti Belediyesi'nde, tatil beldesi Kobuleti'nin kuzey kesiminde, Karadeniz kıyısında yer alan bir koruma alanıdır. Ramsar Sözleşmesi tarafından tanınan eşsiz sulak alan ekosistemlerini korumak için 1998 yılında Kobuleti Koruma Alanları kuruldu.

<span class="mw-page-title-main">Hazar Depresyonu</span> Hazar Denizinin kuzey kesimini kapsayan alçak düzlük bölgesi

Hazar Depresyonu veya Pricaspian/Peri-Hazar Depresyonu/Ovası, yeryüzündeki en büyük kapalı su kütlesi olan Hazar Denizi'nin kuzey kısmını kaplayan alçak bir düzlük bölgedir. Aral ve Hazar denizlerini kapsayan daha geniş Aral-Hazar Depresyonu'nun daha büyük kuzey kısmıdır.

<span class="mw-page-title-main">Studenčište Bataklığı</span>

Studenčište Bataklığı, Kuzey Makedonya'daki antik Ohri Gölü'nün doğu kıyısında bir zamanlar mevcut bulunan geniş bir sulak alan habitatının son kalıntılarıdır. Aynı zamanda Ohri Gölü'ndeki son büyük kıyı şeridi sulak alanıdır ve Kuzey Makedonya'da varlığını sürdüren relikt bitki toplulukların bulunduğu yedi bataklıktan biridir. Binlerce yıllık doğal tarihiyle, koruma gerektiren önemli bir bölgedir.

Kulyagaş Tataristan'ın büyük bir sulak-kömür bölgesidir. Kulyagaş bataklığı ve birkaç gölden oluşur. Tataristan'ın doğusunda, Aktanış bölgesi, Başkurdistan sınırında, Belaya ve Ik nehirleri arasında yer alır. Yüzölçümü 22.000 hektardır. Kuzeyden güneye 10 km, doğudan batıya 18 km uzanır. Bataklık bölgesindeki en büyük göller Kulyagash, Atir, Kinder-kul, Azibeyov ve Sulala-kul'dur.

<span class="mw-page-title-main">Gâvur Gölü</span>

Gâvur Gölü, Kahramanmaraş ili, Türkoğlu sınırlarında bulunan, bir kısmı kurutulmuş göl. Göl Ceyhan ırmağının gir kolu olan Aksu Nehri havzasında bulunur. Gâvur Gölü, Rift Vadisi'nin, üzerinde, Kahramanmaraş-Antakya Grabeni içindeki sıralı sulak alanların en kuzeyinde bulunur. Kahramanmaraş kent merkezinin 30 km güneyinde, Sağlık Ovası'nın en alçak kesiminde bulunur.