İçeriğe atla

Alâeddin Tepesi

Alâeddin Tepesi

Alâeddin Tepesi, Türkiye'nin Konya ili kent merkezinde, üzerinde Alâeddin Camii ve avlusunda sekiz Anadolu Selçuklu Sultanı'nın mezarı da dahil olmak üzere önemli tarihî yapılar bulunduran tepe.

Konya ovasının batı kenarındaki dağların son yamaçlarına yakın bir mevkide yer alan,[1] 450 x 350 metre boyunda, 20 metre yüksekliğinde oval planlı bir höyüktür. Şehrin tarihi boyunca gelişimi bu tepenin etrafında şekillenmiştir. Frig döneminden Cumhuriyet dönemine kadar mimari ve arkeolojik mirası katmanlar halinde bünyesinde barındıran tepe, adını üzerindeki Orta Çağ Konyası'nın ulu camisi olarak inşa edilen Alâeddin Camii’nden ve Konya Köşkü olarak da bilinen Alaeddin Köşkü'nden alır.[2] Günümüzde bir mesire yeridir. Çevresini bir tramvay hattı dolaşır.

Tarihi

Tepenin 1849'da çizilen gravürü. Gravürde Alâeddin Camii, Selçuklu sarayının kalıntıları ve Kılıç Arslan Köşkü görülebilmektedir. Günümüzde ise saray ve köşk yoktur.

1941 yılında Türk Tarih Kurumu'nun yaptığı kazılar sonucunda, Alâeddin Tepesi üzerindeki ilk yerleşimlerin MÖ 3000'li yıllarda, Erken Tunç Çağında yapıldığı bilinir. Tepe, sonraları Hititlere ev sahipliği yaptı. Hitit Krallığı'nın MÖ 1190'da yıkılmasının ardından Friglerin egemenliğine girdi.[3] Bu dönemde tepeye "Kawania" ismi verilmişti.[3] Friglerin ardından bölge Lidyalıların eline geçti.[3] MÖ 547 yılında Lidya Krallığı'nı yıkan Ahameniş İmparatorluğu döneminde ise Kapadokya satraplığına bağlı bir kent haline geldi.[3]

Kawania, eski Yunancada "Kaoania" olarak telaffuz edilmekteydi.[3] Bu dönemde kentin adını, ses benzerliğinden ötürü Yunancada "tasvir" anlamına gelen "İkonion"a bıraktığı tahmin edilmektedir.[3] Doğu Roma İmparatorluğu'nun hüküm sürdüğü dönemde İkonion, çevresindeki geniş bir bölgenin idari merkezi konumundaydı.[3] Bu dönemde tepeyi çevreleyen surlar yenilenirken, sur dışına da bazı yapılar inşa edildi.

11. yüzyılın sonlarında Anadolu Selçuklu Devleti'nin başkenti olan Konya'nın ulu camisi ve Selçuklu sarayı Alaeddin Tepesinin kuzeyine inşa edildi. Caminin avlusuna II. Kılıç Arslan ve I. İzzeddin Keykavus tarafından birer türbe inşa edildi. II. Kılıçarslan'ın türbesi, kendisinden sonraki yedi sultanın daha gömüldü.[4]

Anadolu Selçuklu Devleti 1308’de yıkıldı. Karamanoğulları yönetimine giren kent, 1468’de nihai olarak Osmanlı İmparatorluğu'na katıldı. Alaeddin Tepesi üzerindeki Selçuklu sarayı, 17. yüzyıla kadar Beylerbeylik yerleşkesi olarak kullanıldı.[5] 17. yüzyılda terk edildi ve harap hale geldi.

Tepe, 19. yüzyıl sonunda hızla meskenlerden arındırıldı. 20. yüzyıl başında Rum Mektebi ve bir tiyatro binası inşa edildi, daha sonra orduevi, düğün salonu gibi yapılar yapıldı. Çıplak bir tepe olan Alaaeddin Tepesi, 1910'lardan sonra ağaçlandırıldı ve ağaç dikilen yerleri piknik yeri olarak kullanılmaya başlandı.[1] Tepeye yeni bina yapılmaması, mevcutların kaldırılması, ağaçlandrılıp ağaçlandırılmaması konuları zaman zaman basında tartışıldı.[6]

Tepe, 13 Kasım 1982'de Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun kararı ile "Arkeolojik, Tarihi ve Doğal Sit Alanı” olarak tescil edildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlık Makamının 10 Mayıs 2019 tarihli "olur"u ile “Doğal Sit – Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak belirlendi.[7]

Tepedeki yapılar

Alaeddin Camii ve kümbetler

Alaeddin Camii, 2008

Tepede yer alan ve günümüze kadar ulaşan en önemli yapı, tepenin kuzeyindeki Alâeddin Camii ve kümbetleridir.[8] Yapımı 1220 yılında tamamlanan cami, adını Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubad'tan alır. II. Kılıç Arslan tarafından yaptırılan avludaki büyük türbe, ongen planıyla devrin diğer mezar yapılarından farklıdır. Bu yapıda II. Kılıç Arslan dahil sekiz sultanın mezarı bulunmaktadır.[4] Sultanlar Türbesinin yanında I. İzzettin Keykavus'un yaptırdığı ancak yarım kalan bir türbe daha mevcuttur. Türbelerin her ikisi de kümbet tipindedir, çokgen gövdeli üzeri külahla örtülü yapılardır.

Çeşme ve su haznesi

Alaeddin tepesinde, II. Abdülhamid devrinde vali Avlonyalı Ferid Paşa'nın yaptırdığı su haznesi bulunur. Valiliği döneminde yaşanan su sıkıntısı nedeniyle bir su komisyonu kuran ve halktan 16bin altın lira toplayan Ferid Paşa, Konya’nın 23 km güneybatısında Çayırbağı köyündeki kaynak suyu Alâeddin Tepesi’nde yapılan depoya getirilmiştir.[9] Depo girişinin iki yanına yuvarlak kemerli çeşmeler yapıldı. Moloz taş ve kesme taştan yapılan 500 metreküp hacmindeki depo, 1902'de halkı katıldığı büyük bir törenle açıldı.[10] Depo, 1954 yılında kullanım dışı kaldı.[9]

Şehitler Anıtı

Tepenin Mevlâna Külliyesi'ne bakan kısmında, 1936 yılında Ulusal Mimarlık Akımı tarzında inşa edilen Şehitler Anıtı yer almaktadır.[3]

Torance Gazinosu

1954 yılında Belediye tarafından Alâeddin Gazinosu olarak inşa edilmiştir.[6] 1958'de ABD’nin Kaliforniya eyaletinin Torrance şehri ile Konya’nın kardeş şehir olmasının hatırasına ismi, Torrance Gazinosu olarak değiştirildi. Daha sonra Alâeddin Keykubat Düğün Salonu olarak işlev gören yapının konservatuvar binası olarak yeni bir işlev kazanmasına 2022'de onaylanmıştır.[7]

Orduevi Binası

Kilise sokağı üstünde1960 yılında inşa edilmiş Orduevi binası bulunur. Aynı yerde daha önce ordu adına Askeri Kütüphane olarak 1927'de inşa edilmiş bir bina bulunuyordu. Bu bina orduevi binası olarak kullanılmış, 1960 yılında yıkılarak yeni orduevi binası inşa edilmiştir.[6]

Tepede geçmişte bulunan yapılar

Alâeddin Köşkü

Köşkün günümüze ulaşan kalıntıları ve geçmişte kalıntıları örten sundurma, 1998

Selçuklular döneminde tepenin kuzeyine Selçukluların merkezi olan bir saray yaptırılmıştı.[5] Bu sarayın bir parçası olarak tepenin eteğinde, bir burç yapısının üzerinde III. Kılıçarslan devrinde yapılan köşk, Alâeddin Keykubad devrinde tamir edilince Alêedin Köşkü olarak anılır oldu. İki katlı köşkün duvarları çini ve yazı bordürleri ile süslü idi.[11] Üst katında üç yanı konsollar üzerine oturan balkonlarla çevrilmiş kare planlı bir salon vardı. İran’daki benzerleri, örneğin Âli Kapı Köşkü gibi etrafı seyretmek üzere inşa edilmişti.[12] Yapı, Bursa, Edirne ve Topkapı Saraylarına ve bilhassa Adalet Kulelerine ilham kaynağı olan çok önemli bir Selçuklu saray yapısı olarak kabul edilir.[11]

Köşk, Anadolu Selçuklu Devleti yıkıldıktan sonra önce Karamanoğulları'na, sonra Osmanlılar'a geçti. 17. yüzyıla kadar Osmanlı Devleti tarafından beylerbeyi yerleşkesi olarak kullanıldı. Sultan Cem, 1474-1481 yılları arasında burada sancak beyi sıfatıyla oturdu.[5] Saray, 17. yüzyılda terkedilip harap oldu. 1905-1908 yılları arasında, Konya Valisi Cevad Bey’in emri ile yıktırıldı.[13]

Kalıntıların büyük kısmı kaybolmuştur; yalnız sur hattındaki kerpiç beden duvarları ile köşkü taşıyan iki konsol varlığını sürdürür. Geriye kalanların üstü 1961’de mimar İhsan Kıygı tarafından geliştirilen bir koruma çatısı ile koruma altına alınmıştır. Bu betonarme kabuk çatı, Türkiye’nin arkeolojik alanda ikinci koruma çatısı uygulaması idi (İlki, Karatepe-Aslantaş arkeolojik alanında Turgut Cansever tarafından tasarlanan koruma çatısı idi).[14] Koruma çatısı 2016-2017 yılında taşıyıcı sisteminin yıprandığı gerekçesiyle yıkılarak ortadan kaldırıldı.

Eflatun Mescidi

Geçmişte höyüğün üstünde, kayıtlara "Amphilokios Kilisesi", "Eflatun'un Rasathanesi", "Saat Kulesi" gibi adlarla geçen bir Bizans kilisesi de bulunmaktaydı. Caminin güneyinde, kıble duvarının hemen yanında bulunan ve 10. veya 11. yüzyıllarda tepede inşa edilen kiliseden günümüze hiçbir iz gelmemiştir. 13. yüzyılda yazılan bazı kaynaklara göre bu kilisenin içinde İlkçağ'ın tanınmış filozofu Eflatun'un mezarı bulunmaktadır.[15] 1465-1466 yıllarında bölgeden geçen Vasilij adındaki bir Rus tüccar, kilisenin Türkler'in "Eflatun Kilisesi", Hristiyan halkın ise "Amfilokios Kilisesi" dediğini aktarmıştır.[15] Mezar, Eflatun'a değil, 4. yüzyılda yaşamış Amfilokios adlı din adamına aittir. Yapıya verilen "Eflatun" adının, Amfilokios adından halk ağzından bozularak meydana geldiği ya da binanın Ankaralı Aziz Hagios Platon'a ifade edilmiş olabileceği şeklinde görüşler mevcuttur.[15] Konya'da Osmanlı devri başladığında Eflatun Mescidi adıyla ibadete açık olan bu yapı; 1872 yılında artık cemaati kalmadığından saat kulesine dönüştürüldü.[15] I. Dünya Savaşı sırasında cephanelik olarak kullanılmasının ardından 1920'lerde ortadan kaldırıldı.[15] Günümüzde ise yerlerinde orduevi durmaktadır.[16]

Rum ve Ermeni kiliseleri

Tepenin güneyinde ise 20. yüzyıla kadar Rum ve Ermeni toplulukların yaşadığı bir mahalle yer almaktaydı. Bu toplulukların birbirine bitişik kiliseleri, 1920'lerde ortadan kalkmıştır.

Halkevi Binası ve Belediye Binası

Tepe, 19. yüzyıl sonuda süratle meskenlerden arındırılmıştı. 20. yüzyıl başında tepenin çıplak bir hale geldiği dönemde Eski Kilise Sokağı üzerinde Rum Mektebi ve Tiyatro binası inşa edildi. Rum Tatbikat Mektebi, 1933 yılında Cumhuriyet Fırkası Genel Merkezi’nin talebi üzerine, 500 lira bedelle Cumhuriyet Fırkasına verilmiş ve Halkevi binası olarak kullanılmıştır. Rum Tiyatro Binası ise 1960 yılında yanıncaya kadar, Belediye Sinema binası olarak kullanılmıştır.[6]

Kaynakça

  1. ^ a b Nacak, İbrahim (24 Aralık 2018). "Bir Kentsel Mekân Olarak Konya Alâeddin Tepesinde Gündelik Hayat". Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi (40): 235-252. doi:10.21497/sefad.515337. 
  2. ^ Zoroğlu, Levent. "Alâeddin Tepesi". Konyapedia.com. 25 Eylül 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Eylül 2022. 
  3. ^ a b c d e f g h Yılmaz, Hayri Fehmi (Kasım 2011). "Konya Alâeddin Tepesi: 20 metrelik tepede üst üste 5000 yıl". NTV Tarih, 34. sayı. 
  4. ^ a b Gündüz, Sema (1 Haziran 2010). "SULTAN TÜRBELERİNDEKİ SİMGESELLİK: ANADOLU SELÇUKLU VE OSMANLI BEYLİĞİ ÖRNEKLERİ". Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları (HÜTAD). 12 (12): 237-272. ISSN 1305-5992. 16 Temmuz 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Ocak 2023. 
  5. ^ a b c Taş, Emre (19 Ağustos 2019). "Osmanlı Döneminde Yağmalanan Selçuklu Sarayı: Alaeddin Köşkü". birgun.net. 13 Eylül 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Ocak 2023. 
  6. ^ a b c d "Tepede Bulunan Diğer Binalar" (PDF). Merhaba gazetesi. 23 Mart 2010. 30 Mayıs 2017 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  7. ^ a b Karakoç, Nilüfer (27 Temmuz 2022). "Konya Alaeddin Tepesi II. Kılıçarslan Köşkü ve Kazı Alanı Mimari Fikir Proje Yarışması". Arkitera. 27 Temmuz 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Ocak 2023. 
  8. ^ Yılmaz, Hayri Fehmi ve Dönmez, Şevket; sf. 82
  9. ^ a b "Alâeddin Su Deposu". www.konyapedia.com. 3 Ocak 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Ocak 2023. 
  10. ^ "Avlonyalı Mehmet Ferit Paşa". www.konyapedia.com. 2 Ocak 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Ocak 2023. 
  11. ^ a b "Selçuklu Köşkü-Konya". Kulturportali.gov.tr. 4 Haziran 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  12. ^ Önder, Zekeriya (28 Nisan 2022). "Adalet Kulesi". Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu. 3 Ocak 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ocak 2023. 
  13. ^ Eyice, Semavi. "ALÂEDDİN KÖŞKÜ". TDV İslâm Ansiklopedisi. 6 Nisan 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Ocak 2023. 
  14. ^ Eres, Zeynep (Ocak-Şubat 2020). "Ortaçağ Yapılarını Soysuzlaştırmak: Konya II. Kılıçarslan Köşkü". Mimarlikdergisi.com. 6 Mayıs 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Ocak 2023. 
  15. ^ a b c d e Eyice, Semavi (10 Şubat 1971). "Konya'nın Alaeddin Tepesinde Selçuklu Öncesine Ait Bir Eser: Eflatun Mescidi". Sanat Tarihi Yıllığı (4): 269-302. ISSN 0579-4080. 2 Ocak 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Ocak 2023. 
  16. ^ Yılmaz, Hayri Fehmi ve Dönmez, Şevket; sf. 81

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Niğde</span> Niğde ilinin merkezi olan şehir

Niğde, Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde bulunan Niğde ilinin şehir merkezidir. Aladağlar ile Melendiz dağları arasında, Kayseri iliyle Akdeniz Bölgesini bağlayan ortalama 1.250 m yükseklikteki platoda bulunur.

<span class="mw-page-title-main">Alanya Kalesi</span> Kale

Alanya Kalesi, Antalya'nın ilçesi Alanya'nın simgelerinden biri olan kale. Denizden yaklaşık olarak 250 metre kadar yükselen bir yarımada üzerinde bulunmaktadır. Surlarının uzunluğu toplam olarak 6,5 kilometredir.

<span class="mw-page-title-main">I. Alâeddin Keykubad</span> Anadolu Selçuklu Devleti sultanı (s. 1220–1237)

I. Alâeddin Keykubad, Anadolu Selçuklu Devleti'nin 1220-1237 yılları arasındaki hükümdarıdır. Anadolu Selçuklu Devleti'ne en parlak günlerini yaşatan sultandır. Büyük Keykubad olarak da bilinir. Saltanatı boyunca inşa ettirdiği ve çoğu günümüze kadar ulaşan eserler, idari ve askeri bakımdan hem şahsına hem de devletine kazandırdığı prestij nedeniyle Türkiye ve dünya literatürünün en ünlü Anadolu Selçuklu sultanıdır. Konya'daki Alâeddin Camii, Niğde'deki Niğde Kalesi, Antalya'daki Yivli Minare Camii ve Beyşehir'deki Kubadabad Sarayı, Sultan Alâeddin'in yaptırdığı en önemli eserlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Filibe</span> Güney Bulgaristanda şehir; ülkenin ikinci büyük kenti

Filibe, 2019 nüfus sayımına göre 347.851 nüfusuyla Bulgaristan'ın ikinci büyük şehridir. Filibe ilinin idari merkezidir. Ülkenin önemli ekonomi, ulaşım, kültür ve eğitim merkezlerinden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Sultan Alaeddin Camii</span>

Sultan Alâeddin Camii, 12. yüzyılda Ankara'da İç Kale’nin girişinde, Selçuklu meliki Muhyiddin Mesud tarafından yaptırılmış camidir.

<span class="mw-page-title-main">Melikşah (Anadolu Selçuklu sultanı)</span> Anadolu Selçuklu Devleti sultanı

Şahinşah veya Melikşah Anadolu Selçuklu Devleti sultanı (1107-1116). Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan'ın büyük oğludur. Büyük Selçuklu Devleti'nin hükümdarı olan Melikşah ile karıştırılmamalıdır.

<span class="mw-page-title-main">II. Süleyman Şah</span> Türkiye Selçuklu Sultanı

II. Süleyman Şah ya da Rükneddin Süleyman Şah Türkiye Selçuklu Sultanı'dır (1196-1204).

IV. Kılıç Arslan, Türkiye Selçuklu Sultanı ve II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in oğludur.

II. İzzeddin Keykavus Türkiye Selçuklu Sultanı ve II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in büyük oğludur.

Muhiddin Mesud Şah, Türkiye Selçuklu Devleti Sultanı II. Kılıç Arslan oğludur.

<span class="mw-page-title-main">Yivli Minare</span> Antalyadaki Anadolu Selçuklu devri camisi

Yivli Minare, Antalya'daki ilk İslamî yapılarındandır. 13. yüzyıla ait bir Selçuklu eseridir.

<span class="mw-page-title-main">Alâeddin Camii (Konya)</span>

Alâeddin Camii, Konya'da Alâeddin Tepesi adlı höyüğün üstünde Anadolu Selçuklu Devleti devrinde şehrin ulu camisi olarak inşa ettirilmiş yapıdır.

<span class="mw-page-title-main">Konya</span> Konya ilinin merkezi olan şehir

Konya, Türkiye'nin Konya ilinin merkezi olan şehirdir. 1875'te kurulan Konya Belediyesi, 1987'de çıkarılan 3399 sayılı yasa gereğince "büyükşehir" statüsüne kavuşmuş olup 1989'dan beri belediye hizmetleri bu statüye göre yürütülmektedir. 2014'te 6360 sayılı kanun ile büyükşehir belediyesinin sınırları il mülki sınırları olmuştur.

Küçük Çamlıca Korusu, İstanbul'un Üsküdar ilçesinde yer alan bir korudur. İlçe merkezinin 4 kilometre doğusunda, Boğaziçi'nin en büyük ikinci yükseltisi olma özelliğini taşıyan Küçük Çamlıca Tepesi'nin üzerinde yer alır. Tepenin eteklerinden başlayarak, 227 metrelik doruğuna kadar uzanır. Büyükçamlıca Korusu'na oranla daha düz ve geniş bir toprak yapısına sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Karadağ (Karaman)</span>

Karadağ, Karaman ilinde bulunan sönmüş volkanik bir dağ. Konya ilinin güneyinde Karaman ilinin kuzeyinde Konya ile Karaman arasına yer alır. Dağ Hotamış bataklığı ile Karaman ve Çumra ovaları arasındadır. Karaman'a uzaklığı yaklaşık 30 km kadardır. Karadağ 3 yüksek tepenin birleşmesinden oluşmaktadır. Bunlar; Baştepe, Kızıltepe ve en yüksek noktası olan Mahalaç Tepe'dir. Baştepe'de 150 metre çaplı bir krater bulunmaktadır. Dağ kütlesinin içinde çokça ikincil tepenin yer alması, dağın farklı zamanlarda pek çok kez püskürdüğünü düşündürmektedir. Önemli zirveler şunlardır: Mahalaç, Kızıldağ, Yellibel, Başdağ, Göz (Maden) dağı.

<span class="mw-page-title-main">Hoca Ahmed Fakih Camii</span>

Hoca Ahmed Fakih Camii, Konya'nın Meram ilçesinde 13. yüzyıl Selçuklu dönemi cami ve külliyesi.

Alâeddin bir isim olup şu kişilere aittir:

<span class="mw-page-title-main">Niğde Kalesi</span>

Niğde Kalesi, Niğde ili Eski Niğde Şehrinin bulunduğu tepe sınırları içinde yer alan tarihi bir kaledir.

<span class="mw-page-title-main">Konya Şehitler Anıtı</span>

İstiklal Savaşı Şehitleri Anıtı , Konya'da hava şehitleri anısına Alâeddin Tepesi'nin Mevlânâ külliyesine bakan kısmına dikilmiş 1936 tarihli anıt.

Kültürpark, Selçuklu, Konya'da bulunan bir şehir parkı'dır. Alâeddin Tepesi'nin 750 m kuzeybatısına denk düşer. 79.000 m² alana yayılı parkın güney çizgisinde Hacıveyiszade Cami ve Belediye tramvay durağı, kuzey çizgisinde otobüs durakları ve Karamanoğulları devrinde yaptırılan Ak Cami bulunur. İçerisinde Dede Bahçesi, Konya İl Halk Kütüphanesi, Millet Kıraathanesi, açık hava tiyatrosu ile havuz mevcuttur.