İçeriğe atla

Almanya-Türkiye ilişkileri

Kontrol Edilmiş
Almanya–Türkiye ilişkileri
Haritada gösterilen yerlerde Germany ve Turkey

Almanya

Türkiye
Diplomatik Misyon
Almanya'nın Ankara BüyükelçiliğiTürkiye'nin Berlin Büyükelçiliği
Temsilcilik
Büyükelçi Martin ErdmannBüyükelçi Ahmet Başar Şen

Almanya-Türkiye ilişkileri, Türkiye'nin Almanya Federal Cumhuriyeti'yle süregelen uluslararası politikalarını içerir. Almanya ile Türkiye arasındaki ilişkiler üst düzey ziyaretler aracılığıyla yoğun olarak gerçekleşmektedir.[1]

Tarihçe

I. Dünya Savaşı

Osmanlı İmparatorluğu dönemin Alman İmparatorluğu'nun ısrarları ve kaybedilen toprakların kazanılması ümidiyle I. Dünya Savaşı'na Almanya ve müttefikleri İttifak Devletleri yanında girdi. Ancak savaş sonunda İtilaf Devletleri üstün gelince Osmanlı İmparatorluğu ağır yaptırımları olan, İtilaf Devletleri ile Mondros Mütarekesi'ni imzaladı.

Cumhuriyet sonrası dönem

Türkiye ile Almanya arasında 1924 yılında Dostluk, 1929 yılında Konsolosluk, 1930'da ise ticaret anlaşması imzalanmıştır.[2] II. Dünya Savaşı'nın yaklaştığı dönemde Almanya'dan kaçan Yahudiler, Türkiye'ye davet edilerek ülkeye alındı. II. Dünya Savaşı esnasında Türkiye ile Almanya arasında yoğun bir ticari ilişki yaşandı; bu, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ihracatın zirveye çıktığı dönem oldu. 1960'larda Almanya ile Türkiye arasında imzalanan İşgücü Anlaşması'yla, çok sayıda Türk, çalışmak amacıyla Almanya'ya yerleşmiştir. Almanya'da 3 milyonunun üzerinde Türk vatandaşı yaşarken Türkiye'de yaşayan Alman vatandaşı rakamı ise 15 bindir.[3] Türkiye'ye yılda 5 milyon Alman turist gelirken bu turistler Türkiye ekonomisi için önemli sayılmaktadır.[3] 2016 yılı itibarıyla Türkiye ile Almanya arasındaki ticaret hacmi 36.8 milyar euro'dur.[4]

Nazi Almanyası ile ilişkiler

Türkiye ve Nazi Almanyası arasında Türk-Alman Dostluk Paktı imzalanırken, 18 Haziran 1941

II. Dünya Savaşı yıllarında, Nazi Almanyası lideri Adolf Hitler, dönemin Türkiye Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'ye 1 Mart 1941 tarihinde mektup yazmıştır. Hitler mektubunda "Savaşın sona ermesinden sonra Avrupa'nın yaralarını sarma yolunda başlayacak ekonomik gelişme, Almanya’yı ve Türkiye’yi zaruri olarak, tekrar yakın münasebetler içine sokacaktır" ifadelerini kullanmış ve iki ülke arasındaki ilişkilerin iyi yönde artmasını talep etmiştir.[5]

Savaş devam ettiği dönemde Nazi Almanyası büyükelçisi Franz von Papen aracılığıyla diplomatik ilişkiler geliştiren Türkiye, Nazi Almanyası ile 18 Haziran 1941'de Türk-Alman Dostluk Paktı'nı imzaladı[6][7] ve Nazilere 90.000 ton krom madeninin satımı başladı. Bunun karşılığında ise Türkiye'nin silah ve araç ihtiyacı Naziler tarafından karşılanacaktı.[8] İmzalanan antlaşmadan dört gün sonra Barbarossa Harekâtı başladı. Bu harekâtın ardından Nazi Dışişleri Bakanı Joachim von Ribbentrop, büyükelçi aracılığıyla Nazi kuvvetlerinin Türkiye üzerinden Kafkaslara ve Irak'a sevkiyatı için Türkiye'ye baskı yapmaya başladı, bu isteğin yerine getirilmesi halinde Türkiye'ye Balkanlarda bazı toprakların ve Ege'de bir adanın teslim edileceği taahhüt edildi.[9] Ancak Türkiye temkinli davranarak açıkça savaşa girmekten kaçındı.

Nazi Almanyası'nın Haziran 1941'de Barbarossa Harekâtı kapsamında Sovyetler Birliği'ne saldırmasından sonra, Türkiye bu savaşa dair tarafsızlığını ilan etmiştir. Sovyet kaynakları bu tarafsızlığın daha çok Hitler Almanyası'na yaradığını belirtmiş ve bu zaman zarfında dönemin Türkiye gazetelerinin, Nazilerin kısa zamanda zaferi kazanacağını yazdığını ifade etmiştir. Bununla birlikte Nazilerin saldırısından 5 gün sonra Sovyetler, Adolf Hitler'in "SSCB'nin İstanbul ve Çanakkale Boğazları üzerindeki talepleri ve SSCB'nin Bulgaristan'ı işgal etme niyeti" konulu deklarasyonuna manşetlerine taşıyan Türkiye gazetelerinin iddialarını da yalanlayıcı açıklama yapmıştır.Ardından 10 Ağustos 1941 tarihli notasıyla Sovyet Dışişleri Halk Komiserliği, SSCB'nin Türkiye'ye karşı hiçbir toprak talebi olmadığını ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin hükümlerini sıkı sıkıya izlemeye hazır olduğunu belirtmiştir.[10]

Dönemin Türkiye Berlin Büyükelçisi Numan Menemencioğlu'nun Berlin'de yaptığı konuşmada "Türkiye gerek önceden, gerekse şimdi Bolşevik Rusya'nın mümkün olduğu kadar tam bir yenilgiye uğratılmasından kesinlikle kazançlı çıkacaktır." ifadelerini kullandığı belirtilmiştir.[10] Dönemin başbakanı Şükrü Saraçoğlu da "Bir Türk olarak 'Rusya'nın ortadan kaldırılmasını hararetle istediğini" ifade etmiştir.[10]

Türkiye hükûmeti 1941 yılında Anti-Komintern Paktı'na gözlemci olarak katılmış ve Türk-Alman Dostluk Paktı kapsamında Nazi Almanyası ile dostluk ilişkilerini geliştirmiştir.[11]

1942 yılında Sovyet-Alman Cephesindeki durum özellikle Kızıl Ordu için elverişsizken Türkiye Hükûmeti SSCB sınırına 25'ten fazla tümen yığmıştır. Bu nedenle Sovyet Komutanlığı Büyük Vatanseverlik Savaşı'nın en çetin döneminde çok sayıdaki silahlı kuvvetini SSCB-Türkiye sınırında, Kafkasya'da tutmak zorunda kalmıştır.[10]

Sovyet kaynaklarına göre; Friedrich Paulus komutasındaki 33 Alman tümeninin Stalingrad Muharebesi kapsamında Volga'da bozguna uğratılması, Türkiye'de de yankı bulmuş, dönemin yöneticileri kendi prestijlerini kurtarmak için yaşlı Mareşal Fevzi Çakmak'ı suçlamışlardır.[10] Daha sonra 1946 Temmuzunda Paris gazetesi L'Ordre bu konuda şunları yazmıştır:[10]

"1942 yılında Müttefikler Rusların Stalingrad'ta tutunamamaları halinde Türkiye'nin Ruslara saldırmak niyetinde olduğunu biliyorlardı. Ama Paulus silahını bıraktığı zaman İsmet İnönü, bir 'şamar oğlanı' buldu. Fevzi Çakmak bu girişimi hükumete danışmadan yapmakla suçlandı. 70 yaşını doldurduğu için emekliye sevk edildi."

Adolf Hitler tarafından savaş gözlemcisi olarak davet edilen Cemil Cahit Toydemir liderliğindeki Türkiye askeri heyeti- 26 Haziran 1943 ve 7 Temmuz 1943 tarihleri arasında Hitler'in Doğu Prusya'daki karargahı Wolfsschanze'yi ziyaret etmiştir. Ziyarete Walter Schellenberg de eşlik etmiştir.

Müttefik Devletler'in savaştaki üstünlüğü Türk-Nazi ilişkilerini de etkiledi ve 20 Nisan 1944'te Nazilere yapılan krom sevkiyatı durduruldu.[12] Nazilerin buna tepkisi büyükelçi aracılığıyla nota vermek oldu.[13] Ağustos 1944'te Bulgaristan Krallığı, savaştan çekildi ve ülkeye Kızıl Ordu birlikleri girdi. Bu gelişmelere paralel olarak Türkiye, Nazi Almanyası ve onun müttefiki Japon İmparatorluğu ile bütün ilişkilerini kestiğini duyurdu.[14]

Krizler

Göçmen Krizi

Suriye İç Savaşı sonrası başlayan 2015 yılından sonra ise büyüyen iç savaşa paralellik göstere Suriye İç Savaşı'nda mülteciler sorununa çözüm arayışları sürmektedir. Almanya ve üyesi bulunduğu Avrupa Birliği ile Türkiye arasında diplomatik görüşmeler yapılmaktadır. Merkel 2016 yılında da göçmen krizi için defalarca Türkiye'ye gelmiştir. 23 Nisan 2016 tarihinde yaptığı ziyarette ise Gaziantep'te bulunan sığınmacı kamplarını ziyaret etmiştir. Sığınmacılar konusu ile Avrupa'ya yasa dışı göçlerin durdurulması için Türkiye ile AB arasındaki sığınmacı protokolünün imzalanmasında Angela Merkel'in Türkiye ziyaretleri etkin rol oynamıştır.[15]

Ermeni Kırımı'nın soykırım olarak tanınması

Almanya Parlementosu'nda Yeşiller Partisi eş başkanı Cem Özdemir'in sunduğu[16] "Ermeni olaylarının Soykırım olarak Tanınması" adıyla yapılan, 2 Şubat 2016 tarihli oylamada Ermeni Kırımı soykırım olarak tanınmıştır.[17] Karar Türkiye Hükûmeti ve Dışişleri Bakanlığı tepki göstermiş, akabinde Türkiye'nin Almanya büyük elçisi geri çağrılmıştır.

15 Temmuz Darbe Girişimi

Türkiye'deki 15 Temmuz Darbe Girişiminden sonra, Almanya'ya sığınma talebinde bulunan FETÖ üyelerinin kabul edilmesi ve Türkiye'ye iade edilmemesi ile ilişkiler gerilmiştir. Bu gerginlik günümüzde hâlâ devam etmektedir.

Diplomatik Miting Kriz

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın 16 Nisan tarihinde yapılacak 2017 Türkiye anayasa değişikliği referandumu ve diplomatik temaslar için gittiği Almanya'da bulunan Almanya vatandaşı Türklerle olan mitingini Stuttgart yakınlarındaki Gaggenau Belediyesi mitingi yasaklamış,[18] bunun üzerine Bozdağ, Almanya Adalet Bakanı ile görüşmesini iptal etmiştir.[19] Türkiye Dışişleri Bakanlığı Almanya'nın Türkiye büyük elçisini dışişleri bakanlığına çağırmış, Türkiye tarafından duyulan rahatsızlık iletilmiş ve Almanya Hükûmeti'ne diplomatik nota vermiştir. Ancak ilerleyen saatlerde Alman Ana muhalefet Sol Parti (SPD), Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın konuşma yapmasının yasaklanmasını talep etti.[20]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ [1] 14 Şubat 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Türkiye-Almanya Federal Cumhuriyeti Siyasi İlişkileri / Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı.
  2. ^ "Arşivlenmiş kopya" (PDF). 1 Aralık 2017 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Mart 2016. 
  3. ^ a b "Arşivlenmiş kopya". 14 Şubat 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ocak 2012. 
  4. ^ "Arşivlenmiş kopya". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Mart 2016. 
  5. ^ Altan Öymen, Hitler ile İnönü'nün 1941 Mart'ındaki mektuplaşması 1 Mart 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Radikal, 8 Mayıs 2010, Erişim tarihi: 12 Eylül. 2016.
  6. ^ Özçelik, M. İkinci Dünya Savaşı'nda Türk Dış Politikası 10 Ocak 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sayı 19, s. 259, Erişim tarihi: 12 Eylül 2016.
  7. ^ Çelik, A. İkinci Dünya Savaşı Sürecinde (1939-1945) Muhalif Basın 1 Mart 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, s. 55, Erişim tarihi: 12 Eylül 2016.
  8. ^ Uğur Mumcu, Kırkların Cadı Kazanı, 1994, s. 43. ISBN 975-478-059-5
  9. ^ Mumcu, s. 51-52.
  10. ^ a b c d e f SSCB Bilimler Akademisi - Asya Halkları Enstitüsü, Ekim Devrimi Sonrası Türkiye Tarihi, İkinci Dünya Savaşı Döneminde Türk-Sovyet İlişkileri, Bilim Yayınları, Cilt-I, s. 280-283,
  11. ^ Weinberg, Gerhard (1970). The Foreign Policy of Hitler's Germany Diplomatic Revolution in Europe 1933–36. Chicago: University of Chicago Press. s. 342–346. ISBN 0226885097.
  12. ^ Çelik, s. 84.
  13. ^ Çelik, s. 85.
  14. ^ Çelik, s. 86.
  15. ^ Davutoğlu ve Merkel Suriyeli sığınmacılarla buluşacak 24 Nisan 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., TRT Haber, Erişim tarihi: 23 Nisan 2016
  16. ^ "1915 Olayları'nı 'Ermeni Soykırımı' olarak niteleyen tasarı Alman Parlamentosu'ndan geçti". Sözcü. 2 Haziran 2016. 3 Haziran 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Haziran 2016. 
  17. ^ "Alman Meclisi'nden "Ermeni soykırımı" iddialarına onay". NTV.com.tr. 2 Haziran 2016. 10 Haziran 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Haziran 2016. 
  18. ^ "Almanya ile Türkiye arasında diplomatik kriz". İndigo Dergisi. 2 Mart 2017. 8 Mart 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Mart 2017. 
  19. ^ "Bekir Bozdağ: Bende Almanya Adalet Bakanı ile Görüşmeyi İptal Ettim". Habertürk. 2 Mart 2017. 8 Mart 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Mart 2017. 
  20. ^ "Almanya'dan haddi aşan küstahlık". Haber 7. 2 Mart 2017. 12 Mart 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Mart 2017. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Münih Antlaşması (1938)</span> Almanca konuşulan Çekoslovakya topraklarının 1938de Almanyaya bırakılması

Münih Antlaşması, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya ve Almanya arasında yapılan ve Çekoslovakya'nın Südet bölgesinin Almanya'ya verilmesini öngören 29 Eylül 1938 tarihli antlaşmadır.

<span class="mw-page-title-main">Joachim von Ribbentrop</span> Alman politikacı

Joachim von Ribbentrop, Nazi Almanyası Dışişleri Bakanı ve diplomat.

<span class="mw-page-title-main">Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı</span> 1939 yılında Nazi Almanyası ile Sovyetler Birliği arasında imzalanan tarafsızlık paktı

Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı veya Molotov - Ribbentrop Paktı, Nazi Almanyası ile Sovyetler Birliği arasında Doğu Avrupa'yı aralarında paylaşan bir saldırmazlık paktıydı. Pakt 23 Ağustos 1939'da Moskova'da Almanya Dışişleri Bakanı Joachim von Ribbentrop ve Sovyet Dışişleri Bakanı Vyaçeslav Molotov tarafından imzalandı ve resmi olarak Almanya ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Arasında Saldırmazlık Antlaşması olarak biliniyordu. Gayri resmi olarak; Hitler-Stalin Paktı, Nazi-Sovyet Paktı veya Nazi-Sovyet İttifakı olarak da anıldı.

<span class="mw-page-title-main">Rusya-Türkiye ilişkileri</span>

Türkiye-Rusya ilişkileri temelleri 15. yüzyıl sonlarında Osmanlı Devleti ile Çarlık Rusyası arasında başlayan ilişkilerine dayanan ilişkilerdir.

<span class="mw-page-title-main">The Blitz</span> İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanyanın Britanyayı bombalaması

The Blitz (Türkçe: Yıldırım), II. Dünya Savaşı sırasında Birleşik Krallık'ın 7 Eylül 1940 ile 11 Mayıs 1941 tarihleri arasında olan Alman bombalama saldırılarına verilen isimdir. Birleşik Krallık genelinde kasabalar ve şehirler, sekiz ay boyunca 43.500 masum sivilin ölümüyle sonuçlanan Alman bombardıman saldırılarına maruz kaldı.

<span class="mw-page-title-main">Antikomünizm</span> komünist sistem ve görüşlerin yayılımını engelleme çalışmaları

Antikomünizm ya da komünizm karşıtlığı, kapitalist görüşlere karşı olan ve aksinin gerçekleşebileceğini öneren komünizm düşüncesine karşı olarak komünist sistem ve görüşlerin yayılımını engelleme çalışmalarıdır. Bununla birlikte Marksist-Leninist politikaların 20. yüzyılda dünya üzerine söz sahibi olması üzerine, bu politikalara karşı olan görüşleri ifade eden bir terimdir.

<span class="mw-page-title-main">Maksim Litvinov</span>

Maksim Maksimoviç Litvinov, Sovyet diplomat ve 1930-1939 yılları arasında görev yapan Sovyetler Birliği Dışişleri Halk Komiseri. Dünya ölçeğinde silahsızlanma ve Nazi Almanyası'na karşı Batılı devletlerle ortak bir güvenlik sistemi oluşturma görüşlerinin önde gelen savunucularından oldu.

II. Dünya Savaşı'nda Sovyet propagandası, Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasında Sovyetler Birliği'nin Nazi Almanyası'na karşı oluşturduğu antifaşist propagandadır.

<span class="mw-page-title-main">Konstantin von Neurath</span>

Konstantin Freiherr von Neurath, Alman diplomat, SS-Obergruppenführer ve Weimar Cumhuriyeti ile Nazi Almanyası'nın Dışişleri Bakanı (1932–38).

<span class="mw-page-title-main">Yōsuke Matsuoka</span> Japon siyasetçi (1880 – 1946)

Yōsuke "Frank" Matsuoka, , II. Dünya Savaşı'nın başlangıcı esnasında Japon İmparatorluğu'nun Dışişleri Bakanı.

<span class="mw-page-title-main">II. Dünya Savaşı'nda Türkiye</span> II. Dünya Savaşında Türkiyenin izlediği dış politika

II. Dünya Savaşı öncesinde Çekoslovakya'nın ve Arnavutluk'un işgallerinden endişelenen Türk hükûmeti, 1939'da İngiltere ve Fransa ile ortak bir bildiri yayımladı. 19 Ekim 1939'da Ankara'da bu iki devlet ile Türkiye arasında ittifak kuruldu. Buna göre Akdeniz'de bir savaşın olması halinde üç devlet yardımlaşacaktı. Maddeler arasında askerî ve maddi yardımdan da bahsedilmekteydi. Ancak savaş zamanı Türkiye, Sovyet Rusya unsurunu gerekçe göstererek savaşa fiilen katılmadı. 25 Mart 1941 tarihinde Türkiye ile Sovyet Rusya arasında saldırmazlık halini duyuran bildiri yayımlandı. Aynı yıl Nazi Almanyası ile Sovyet Rusya arasında saldırmazlık paktı geçerliyken Balkan Seferi başladı. İşgal ihtimali üzerinden baskı yapan Müttefiklere rağmen Türkiye çatışmaya girmedi ve Alman büyükelçisi Von Papen aracılığıyla diplomatik ilişkiler geliştirildi; 18 Haziran 1941'de Türk-Alman Dostluk Paktı imzalandı.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de antikomünizm</span>

Türkiye'de antikomünizm, kapitalist görüşlere karşı olan ve aksinin gerçekleşebileceğini öneren komünizm düşüncesine karşı olarak komünist sistem ve görüşlerin Türkiye'de yayılımını engelleme çalışmalarıdır.

<span class="mw-page-title-main">László Bárdossy</span> Macaristan başbakanı (1890-1946; hd. 1941-1942)

László Bárdossy, Macar diplomat ve siyasetçidir. Şubat 1941-Mart 1942 arasında Macaristan Krallığı dışişleri bakanı, Nisan 1941-Mart 1942 arasında Macaristan Krallığı başbakanı olarak görev yapmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Nihai Çözüm</span> II. Dünya Savaşında Yahudileri yok etmek için yapılan Nazi planı

Nihai Çözüm veya Yahudi Problemine Nihai Çözüm, II. Dünya Savaşı'nda Yahudileri yok etmek için yapılan Nazi planıdır. 1942'nin ocak ayında Berlin'in yanında Wannsee Konferansı'nda Nazilerin liderliğinde sistematik ve kasten yapılacak soykırımın prosedürleri kesinleşmiştir.

<span class="mw-page-title-main">1941 öncesi Almanya-Sovyetler Birliği ilişkileri</span>

1941 öncesi Almanya-SSCB ilişkileri, 1941 yılında karşı saflarda savaşa girmeden önceki Alman Weimar Cumhuriyeti ile Sovyetler Birliği arasındaki diplomatik ilişkilerdir. İki devlet arasındaki ilişkiler, I. Dünya Savaşı'ndan sonra, Almanya tarafından dikte edilen ve Sovyetler ile Almanya arasındaki düşmanlıkları sona erdiren, 3 Mart 1918 tarihinde imzalanan Brest Litovsk Barış Antlaşması ile başladı.

<span class="mw-page-title-main">Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar</span>

Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar, Nazi Almanyası'nın II. Dünya Savaşı'nın Doğu Cephesi'ndeki çatışmalar sırasında 1941-1945 yılları arasında teslim olan veya zorla yakalanan Sovyet savaş tutsaklarına karşı kasıtlı olarak kötü muamele uygulamasıdır. Bu uygulamaların sonucunda esir alınan yaklaşık 5,7 milyon Kızıl Ordu askerinden 3,1 ila 3,5 milyon arası kişi yaşamını yitirdi.

Türkiye-Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ilişkileri, Türkiye Cumhurieti ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin ikinci büyük ülkesi olan Ukrayna SSC arasındaki diplomatik ilişkiler idi.

<span class="mw-page-title-main">Türk-Alman Dostluk Paktı</span>

Türk-Alman Dostluk Paktı, Almanya ve Türkiye arasında 18 Haziran 1941 yılında imzalanmış bir saldırmazlık ve dostluk antlaşmadır.

<span class="mw-page-title-main">II. Dünya Savaşı sırasında tarafsız güçler</span>

Tarafsız güçler, II. Dünya Savaşı sırasında tarafsız kalan ülkelerdi. Bu ülkelerden bazılarının yurt dışında büyük kolonileri veya büyük ekonomik gücü vardı.

Çekoslovakya-Türkiye ilişkileri, Çekoslovakya'nın varlığını sürdürdüğü dönemde her zaman dostane olmuştur.