
Türkiye'de siyaset, Türkiye'nin kuvvetler ayrılığı ilkesine dayalı bir yapısı vardır. Yasama, Yürütme ve Yargı erklerinden oluşan üçlü kuvvet ayrılığı ilkesi temel alınmıştır. Buradaki üç erk; Yasama (TBMM), Yürütme (Cumhurbaşkanı) ve Yargı (Mahkemeler) tarafından oluşmaktadır.

Meşrutiyet, meşruti monarşi, anayasal monarşi, anayasal tekerki ya da parlamenter monarşi, hükümdarın yetkilerinin anayasa ve halk oyuyla seçilen meclis tarafından kısıtlandığı yönetim biçimi. Arapça şart kökünden türemiş olan meşrutiyet 19. asırdan itibaren Osmanlı Devleti'nde meclisli saltanat-hilafet anlamında kullanılmıştır. Daha genel ifadesiyle; meşrutiyet, bir hükümdarın başkanlığı altında parlamento yönetimine dayanan yönetim biçimidir.

Batı Almanya, Federal Almanya ya da resmî adıyla Almanya Federal Cumhuriyeti, II. Dünya Savaşı'ndan sonra Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Fransa kontrolü altındaki bölgede kurulmuş devlet. "Batı Almanya", 15. yüzyıldan beridir Almanya diye adlandırılan ülkenin, II. Dünya Savaşı'ndan sonra politik ve coğrafi olarak ikiye ayrılması sonucu oluşmuştur ve bu ad, 1949'dan 1990'a kadar ABD ve Birleşik Krallık'ın sebebiyet verdiği politik arenada kullanılan bir ad olarak kalmıştır.
Kuvvetler ayrılığı veya güçler ayrılığı, devlet organları olan yasama, yürütme ve yargı güçlerinin birbirinden ayrılmış oldukları bir devlet yönetim modelidir. Devletin her biri birbirinden ayrı ve bağımsız güçlerdeki kol ve sorumluluk alanlarına ayrıldığı ve böylece her bir güç ve kolun bir diğeri ile güç ve sorumluluk alanları bakımından bir çatışma yaşamadıkları bu model ilk olarak antik Yunan ve Roma'da geliştirildi. Kuvvetler ayrılığında güçler normal olarak yasama, yürütme ve yargı olmak üzere üç kola ayrılmaktadır.

Başkanlık sistemi, kuvvetler ayrılığının uygulandığı sistemlerde hükûmet başkanının yasama organından ayrı bir yürütme organına liderlik ettiği bir yönetim şeklidir. Hükümet başkanı çoğu ülkede aynı zamanda devlet başkanıdır. Yasama, yürütme ve yargı ilkeleri arasında katı bir ayrılık olur. Parlamenter sisteme göre farklarından biri, yürütme ile yasama arasındaki ayrımdan dolayı hükûmet başkanının direkt halk oyuyla iktidara gelerek, seçilmiş bir yasama organının güvenini kazanmadan bunu sağlamasıdır. Parlamenter sistemde ise yürütme ile yasama arasında güçlü bir işbirliği bulunur.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası veya 1961 Anayasası, 9 Temmuz 1961 tarihli referandum ile kabul edilen ve 12 Eylül Darbesi'ne kadar yürürlükte olan anayasadır.

Yürütme erki, yasaların uygulanmasından sorumlu olan ve bir devletin yönetiminden genel olarak sorumlu olan hükûmetin bir parçasını tanımlamak için yaygın olarak kullanılan bir terimdir.

Temel Yasa, Almanya'nın mevcut anayasasıdır. Bir önceki Weimar Cumhuriyeti anayasasının nasyonal sosyalizm döneminde fiilen devre dışı kalmasından sonra Müttefik Devletler'in gözetiminde 1949 yılında Batı Almanya bölgesinde yürürlüğe girmiştir. Weimar dönemindeki kötü tecrübeler nedeniyle Cumhurbaşkanı'na sembolik haklar tanınmış ve federal bir yapı oluşturmaya özen gösterilmiştir. İlk 19 maddesi temel hak ve özgürlükleri içerir.
Hükûmet başkanı veya hükûmetin başı, egemen bir devletin, federasyonel bir devletin veya özerk bir bölgenin yürütme organında en yüksek veya ikinci en yüksek yetkili kişidir. Genellikle bir kabineyi, bakanları veya sekreterleri yöneten ve yönetim departmanlarını yönlendiren bir grup olarak da kabine toplantılarına başkanlık eder. Diplomasi alanında, "hükümet başkanı" terimi, "devlet başkanı"ndan ayrılır, ancak bazı ülkelerde, örneğin Amerika Birleşik Devletleri'nde veya Türkiye'de aynı kişi olabilir.
Yasama organı, bir ülke veya şehir gibi siyasi bir birim için yasalar yapma yetkisine sahip bir topluluktur. Genellikle yürütme ve yargı yetkilerinden ayrılırlar.

Çift meclislilik, iki yasama organı ya da parlamento'nun bulunduğu yönetim şeklidir. Türkiye'de bu yönetim şekli iki askeri darbe arasındaki dönemde (1961-1980) Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu olarak uygulanmıştır. Günümüzde ABD ve Birleşik Krallık çift meclisli ülkelere örnektir.

Parlamenter sistem veya parlamenterizm, yürütme organının, yasama organının denetiminde olduğu demokratik bir yönetim sistemidir. Parlamenter sistemlerde devlet başkanı veya cumhurbaşkanı, ülke yönetiminde etkin olmayan sembolik mevkilerdir ve devleti temsil ederler. Ülke yönetiminde etkin makam başbakandır, yürütme gücü parlamentodan çıkan başbakan ve kabinesi tarafından yürütülür. Parlamenter sistemde, parlamento belirleyici üst organdır ve başbakan yasama organı tarafından denetlenmekle birlikte yönetimde yüksek güce sahiptir. Genel olarak başbakan olarak bilinen hükûmetin başı, ülkelere göre şansölye gibi isimler alabilir.
Birleşik Krallık'ta siyaset, çok partili iki meclisli parlamenter demokrasiye sahip anayasal monarşi çerçevesinde yürütülmektedir. Kral veya kraliçe unvanına sahip olan hükümdar sembolik olarak devletin başı olup Başbakan ise hükûmetin ve Bakanlar Kurulunun başıdır.
Yunanistan'da siyaset, çok partili parlamenter temsilî demokratik cumhuriyet çerçevesinde yürütülmektedir. Cumhurbaşkanı devletin, başbakan ise hükûmetin başıdır. Yürütme erki hükûmet tarafından yerine getirilmekte olup yasama erki ise hem hükûmet hem de tek meclisli bir parlamento tarafından yerine getirilir. Yargı ise yürütme ve yasamadan bağımsızdır.

Finlandiya'da siyaset, çok partili tek meclisli parlamenter demokratik cumhuriyet çerçevesinde yürütülmektedir. Cumhurbaşkanı devletin başı olup dış politikayı yönetir ve Savunma Kuvvetleri'nin başkomutanıdır. Yürütme erki hükûmet tarafından yerine getirilir ve başbakan hükûmetin başıdır. Yasama yetkisi Finlandiya Parlamentosu'na aittir ve hükûmetin mevzuatı değiştirme veya genişletme hakları sınırlıdır. Parlamento tarafından reddedilebilmesine rağmen, cumhurbaşkanı parlamento kararlarını veto etme yetkisine sahiptir.
İtalya'da siyaset, çok partili bir parlamenter cumhuriyet çerçevesinde yürütülmektedir. İtalya, 2 Haziran 1946 tarihinden bu yana monarşinin referandumla kaldırıldığı ve 1 Ocak 1948'de yürürlüğe giren bir anayasa taslağı hazırlaması için bir kurucu meclisin seçildiği demokratik bir cumhuriyettir.

Almanya Federal Hükûmeti veya kısaca Almanya hükûmeti, Almanya'yı yöneten kuruluştur. Hükûmet, Federal Şansölye ve bakanlarından oluşur. Kabinenin örgütlenmesinin temelleri, seçim ve atama yöntemi ile görevden alınma prosedürü Almanya Federal Cumhuriyeti için Temel Yasa'da (Grundgesetz) 62. ila 69. maddelerinde belirtilmiştir.

Fransa'da siyaset, Beşinci Fransız Cumhuriyeti Anayasası tarafından belirlenen yarı başkanlık sistemi çerçevesinde şekillenmektedir. Bu kapsamda devlet kendisini "bölünmez, laik, demokratik ve sosyal bir Cumhuriyet" olarak tanımlar. Anayasa, kuvvetler ayrılığı ilkelerini esas almakta ve Fransa'nın 1789 Bildirisi ile tanımlanan İnsan Haklarına ve Ulusal Egemenlik ilkelerine bağlılığını beyan etmektedir.

Türkiye Hükûmeti, Türkiye'nin ulusal hükûmetidir. Başkanlık temsilî demokrasisi altında üniter bir devlet ve çok partili bir sistem içinde Anayasal bir cumhuriyet olarak yönetilir. Hükûmet terimi, toplu kurumlar kümesi veya özellikle Kabine (yürütme) anlamına gelebilir.
Macaristan'da siyaset, parlamenter temsili demokratik cumhuriyet şeklinde işlemektedir. Çok-partili bir sistem bulunmaktadır. Başbakan, hükûmetin başıdır ve sistemde etkili bir role sahiptir. Cumhurbaşkanı ise devlet başkanı sıfatı ile büyük ölçüde sembolik bir konuma sahiptir.