İçeriğe atla

Allport ölçeği

Allport'un Önyargı ve Ayrımcılık Ölçeği (Kısaca: Allport ölçeği) bir toplumda önyargı tezahürünün bir ölçüsüdür. Psikolog Gordon Allport tarafından 1954 yılında geliştirilmiştir.[1][2]

Ölçek

Allport'un Önyargı Ölçeği 1'den 5'e kadardır.

Gordon Allport önyargı ve ayrımcılık ölçeği
  1. Kötü söz söyleme: (İngilizcesi: Antilocution), bir iç grubun bir dış grupla ilgili olumsuz imajları özgürce iddia etmesiyle ortaya çıkar.Nefret söylemi, bu aşamanın en uç biçimidir.[2][3] Genellikle çoğunluk tarafından zararsız olarak görülür. Antilocution'un kendisi zararlı olmayabilir, ancak önyargı için daha ciddi çıkışlara zemin hazırlar (ayrıca bkz. Etnik mizah).
  2. Kaçınma: İç grup üyeleri dış gruptaki insanlardan aktif olarak kaçınır.[2] Doğrudan bir zarar amaçlanmayabilir, ancak psikolojik zarar genellikle izolasyon yoluyla ortaya çıkar (ayrıca bkz. Sosyal dışlanma).
  3. Ayrımcılık: Dış gruba karşı, fırsatlar ve hizmetler engellenerek ayrımcılık yapılır ve önyargı eyleme geçirilir.[2] Davranışlar, dış grubun hedeflerine ulaşmasını, eğitim almasını veya iş bulmasını vb. engelleyerek onları dezavantajlı duruma düşürme niyetine sahiptir. Örnekler arasında ABD'deki Jim Crow yasaları, Güney Afrika'daki Apartheid ve 1930'ların Almanya'sındaki Nürnberg Yasaları sayılabilir.
  4. Fiziksel Saldırı: İç grup, dış grubun mülkünü tahrip eder, yakar veya başka bir şekilde yok eder ve bireylere veya gruplara şiddetli saldırılar düzenler.[2] Dış grubun üyelerine fiziksel zarar verilir. Örnekler arasında Avrupa'da Yahudilere yönelik pogromlar, ABD'de siyahların linç edilmesi, Pakistan'da Hindulara ve Hindistan'da Müslümanlara yönelik devam eden şiddet yer almaktadır.
  5. Soykırım: Yok etme: İç grup, dış grubu yok etmeye veya ortadan kaldırmaya çalışır. İstenmeyen insan grubunun ya tamamını ya da büyük bir kısmını ortadan kaldırmaya çalışırlar.[2] Kamboçya soykırımı, Nazi Almanyası'ndaki Nihai Çözüm, Ruanda soykırımı ve Kuzey Amerika'daki Yerli Halkların Soykırımı (Kızılderili soykırımları) bunlara örnek olarak verilebilir.

Bu ölçek, bireyin dini inancının olgunluğunu ölçen Allport ve Ross'un (1967) Din Psikolojisi ile ilgili Dini Yönelim Ölçeği ile karıştırılmamalıdır.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Allport, Gordon (1954). The Nature of PrejudiceÜcretsiz kayıt gerekli. Addison-Wesley. ISBN 0-201-00179-9. 
  2. ^ a b c d e f Watson, Peter (2007). Psychology and Race. Transaction Publishers. ss. 45-46. ISBN 978-0-202-30929-3. 
  3. ^ Mullen, B.; Leader, T. (2005). "Linguistic factors: Antilocution, ethnophaulisms, ethnonyms, and other varieties of hate speech". Dovidio, J.F. (Ed.). On the Nature of Prejudice: Fifty Years After Allport. Wiley/Blackwell. ss. 192-208. ISBN 978-1-4051-2751-6. 30 Kasım 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Eylül 2023. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Heteroseksizm veya heteroseksüel cinsiyetçilik, heteroseksüellik ve ilişkileri lehine tutum, önyargı ve ayrımcılık düzenidir. Herkesin heteroseksüel olduğu ve karşı cinse çekim hissettiğini ve karşı cinsle ilişkilerin tek norm olduğu, bu yüzden de heteroseksüelliğin daha üstün olduğu varsayımını içerir.

<span class="mw-page-title-main">Soykırım</span> bir insan topluluğunu ulusal, dinsel ve benzeri sebeplerle yok etme

Soykırım, jenosit veya genosit ; ırk, canlı türü, siyasal görüş, din, sosyal durum veya başka herhangi bir ayırıcı özellikleri ile diğerlerinden ayırt edilebilen bir topluluk veya toplulukların bireylerinin, çıkâr amacıyla, bir plan çerçevesinde ve yok edilmeleri niyetiyle girişilen eylem ve sonuçlar bütünüdür. Tam tanımı, soykırım üzerinde çalışan akademisyenler arasında değişiklik gösterse de 1948'de Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Engellenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'nde (SSECS) hukuksal bir tanımı bulunmaktadır. Sözleşmenin 2. maddesi, soykırımı şu şekilde tanımlamaktadır: "Ulusal, etnik, ırksal ve dinsel bir grubun bütününün ya da bir bölümünün yok edilmesi niyetiyle girişilen şu hareketlerden herhangi biridir: Topluluğun üyelerinin öldürülmesi, topluluğun üyelerine ciddi bedensel ya da zihinsel hasar verilmesi, topluluğun yaşam koşullarının topluluğun bütününe ya da bir kısmına getireceği fiziksel yıkım hesaplanarak kasıtlı olarak bozulması, topluluk içinde yeni doğumları engelleyecek yöntemlerin uygulanması, topluluktaki çocukların zorla bir gruptan alınıp bir diğerine verilmesi."

<span class="mw-page-title-main">Indiana</span> Amerika Birleşik Devletlerinde eyalet

Indiana, ABD'nin Ortbatı bölgesinde yer alan bir eyaletidir. Başkenti Indianapolis şehridir. Adı, Kızılderililerin yurdu anlamına gelir. Milattan önceki dönemlerden itibaren yerleşilmiş olsa da, bilinen tarihi ancak 17. yüzyılda Avrupalıların bölgeye ulaşmasından sonrasını içerir. Önceleri Fransızların etki alanında olan bölge daha sonra İngilizlerin kontrolüne bırakılmış, ABD'nin bağımsızlığını kazanmasından sonra da bu ülkenin bir parçası olmuştur. Eyalet statüsünü ise 1816 yılında kazanmıştır, ABD'nin 19. eyaletidir. Kuzeyde Michigan Gölü ve Michigan eyaleti, doğuda Ohio eyaleti, güneyde Kentucky eyaleti, batıda ise Illinois eyaleti ile komşudur. Ayrıca Indiana'da bulunan Gary şehri şarkıcı Michael Jackson'ın doğum yeri olması sebebi ile tanınmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Aforoz</span> dini bir topluluğa mensubiyetten mahrum etme ya da çıkarılma anlamında kullanılan dini bir kınama şekli

Aforoz, dinî bir topluluğa mensubiyetten mahrum etme ya da çıkarılma anlamında kullanılan dinî bir kınama şekli.

Nefret suçu ; bir kişiye veya gruba karşı ırk, dil, din, cinsiyet ve cinsel yönelim gibi durumlara karşı oluşmuş ön yargı sebebiyle işlenen, genellikle şiddet içeren suçlar. Zaten suç olan eylemleri kapsar ve ön yargı sebebiyle işlenilmiş olmaları suçun cezasının artmasına neden olur. Bu açıdan nefret söyleminden farklı bir kavramdır. Eğer bu suç bir defaya mahsus olarak işlenmemişse ve süreklilik arz ediyorsa, suç işleyenler nefret grubu olarak adlandırılırlar. Bu suçları engellemeye ve suç işleyenleri cezalandırmaya yönelik düzenlenmiş yasalara ise nefret yasası denir.

Türcülük, kısaca, canlı bireylere sadece ait oldukları türden ötürü farklı değer atfedilmesidir. Oxford Sözlüğü türcülüğü “insan türünün üstünlüğü varsayımına dayanarak belli hayvan türlerinin sömürülmesi ya da ayrımcılığa uğratılması” şeklinde tanımlamaktadır. Genelde insan şovenizmi olarak kendini gösteren bu yaklaşım içinde yaşadığımız 'uygar' insan toplumunun ruhuna nüfuz etmiş bir olgudur. Türcülük terimi genelde hayvan hakları savunucuları tarafından insan merkezli modern toplumu eleştirmek amacıyla kullanılır. İlk olarak 1970 yılında Richard D. Ryder tarafından ırkçılık kavramına benzetirilerek kullanılmıştır. Peter Singer, ünlü "Hayvan Özgürleşmesi" adlı kitabında bu önyargıyı ortaya koymaya çalışır.

<span class="mw-page-title-main">Sosyal psikoloji</span> toplumun insanların düşüncelerini ve davranışlarını nasıl etkilediğini araştıran bilim dalı

Sosyal psikoloji bireylerin düşüncelerinin, iç dünyalarının ve davranışlarının başkalarının gerçek, hayalî ve anlaşılan oluşundan nasıl etkilendiğine dair bir bilimsel çalışmadır. Bu alanda araştırma yapanlar genellikle psikolog veya sosyolog'lardan oluşmaktadır. Buna rağmen bütün sosyal psikologlar hem birey, hem de topluluk bazında çalışırlar. Benzerliklerine rağmen iki alan amaçları, yaklaşımları, yöntemleri ve terimlerinde farklılaşırlar. Biyofizik ve kavrama psikolojisi gibi sosyal psikoloji de disiplinlerarası bir alandır.

<span class="mw-page-title-main">İftira ve İnkârla Mücadele Birliği</span>

İftira ve Karalama ile Mücadele Birliği, İftira ve Karalama ile Mücadele Birliği anlamına gelir. 1913 yılında B'nai B'rith örgütü tarafından ABD'de kurulmuştur. Kuruluş senedinde açıklanan gayeleri, " Yahudi toplumuna karşı yapılan karalamaları durdurmak, karalama sebeplerine ve inanışlarına itiraz etmek ve gerekiyorsa karalamala eylemlerini kanun önüne getirmektir."

Yaş ayrımcılığı herhangi bir bireye ya da gruba yaşından ötürü yapılan ayrımcılık türüdür. Yaş ayrımcılığı sistematik bir şekilde ya da istemsizce gerçekleşebilir. Yaş ayrımcılığı üç temel kategoride ele alınabilir. Bunlar yaşlı bireylere, yaşlanma sürecine ve yaşlılığa karşı oluşmuş önyargılı yaklaşımlar; yaşlı bireylere karşı ayrımcı tavırlar ve yaşlı bireyler hakkındaki kalıplaşmış algıları destekleyen kurumsal uygulamalar ve politikalar olarak sınıflandırılır.

Sosyal baskınlık yönelimi (SBY) sosyal ve politik tutumları yordayan bir kişilik faktörü ve yaygın olarak kullanılan bir Sosyal Psikolojik ölçektir. SBY, grup temelli ayrımcılık düzeylerinde bireysel farklılıkların ölçümü olarak kavramsallaşmıştır. Bir başka deyişle, bireyin herhangi bir sosyal sistem içinde hiyerarşi ve düşük statülü gruplar üzerinde otorite kurma tercihinin bir ölçümüdür. Bu, grup içi ve gruplar arası eşitlikçilik karşıtı bir eğilimdir. SBY, sosyal baskınlık kuramının ölçülebilir bir bireysel farklılık bileşenidir.

Sosyal kimlik kuramı, grup olgusunun analizinde iç grup dinamikleri, gruplar arası ilişkiler ve kolektif benliğe yönelik açıklamalar getiren bir sosyal psikoloji kuramıdır. Sosyal psikologlar Henri Tajfel ve John Turner tarafından geliştirilmiştir. Kişisel bilişsel süreçleri, kişiler arası etkileşimleri ve sosyolojik süreçleri bir arada ele alarak sosyal kimlik kavramının farklı analiz düzeylerinden incelenmesini mümkün kılmaktadır.

Nepotizm, kayırmacılık veya akraba kayırma, öznel ve adil olmayan şekilde yapılan ayrımcılık.

Sosyal dışlanma, toplumsal dışlanma ya da sosyal marjinalizasyon, toplum içinde karşılaşılan engeller ve toplumun dışına itilme durumlarını anlatan bir terimdir. Avrupa'da yaygın olan bu terim ilk olarak Fransa'da kullanılmıştır. Eğitim, sosyoloji, psikoloji, siyaset ve ekonomi gibi çeşitli disiplinlerde kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Stereotip</span> Bir grup insana görünüşlerinden ve haraketlerinden dolayı onlara anlam atfetmek.

Stereotip, sosyal psikolojide belirli birey türleri veya belli davranış biçimleri hakkında yaygın olarak benimsenen herhangi bir düşüncedir. Psikoloji içerisinde ve diğer dallara yayılmış olarak, kendi genişletilmiş tanımlamalarını sağlayan farklı kavramsallaştırmalar ve stereotip kuramları bulunmaktadır. Bu tanımlardan bazıları ortak noktaları paylaşır, ancak her biri diğerleriyle çelişebilecek benzersiz yönleri de barındırabilir.

<span class="mw-page-title-main">Nefret</span> Derin ve duygusal aşırı beğenisizlik

Nefret, bir duygudur. Bazı insanlara veya fikirlere karşı kullanılabilecek kızgın veya küskün bir duygusal tepkiye neden olabilir.

Engelli ayrımcılığı, anapirofobi veya bazı kaynaklarda ableizm, engelli bireylere yönelik ayrımcılık ve toplumsal ön yargıdır. Engelli ayrımcılığı, karakteristik olarak engellileri engelli olmayanlardan daha aşağıda konumlandırır. Temelinde insanlara "sağlamlık" gibi bazı yetenekler, beceriler ve karakteristik özelliklerin atanması ve yadsınması yatar.

Ekonomik ayrımcılık, ekonomik faktörlere dayalı ayrımcılıktır. Bu faktörler arasında iş bulunabilirliği, ücretler, mal ve hizmetlerin fiyatları ve/veya bulunabilirliği ve iş için azınlıklara sağlanan sermaye yatırım fonu miktarı sayılabilir. Bu, işçilere, tüketicilere ve azınlıklara ait işletmelere karşı ayrımcılığı içerebilir. Bu, tekelcilerin farklı alıcılara ödeme isteklerine göre farklı fiyatlar talep etme uygulaması olan fiyat ayrımcılığı ile aynı şey değildir.

Soykırım kastı veya soykırım niyeti soykırım suçunun mens rea'sıdır. "Yok etme niyeti" 1948 Soykırım Sözleşmesi'ne göre soykırım suçunun unsurlarından biridir. Bir cinayetin sorumluluğunun bireye zihinsel durumuna bağlı olarak atfedildiği ulusal ceza hukuku ile uluslararası hukukta kasıt kavramı arasında bazı analitik farklılıklar vardır. Uluslararası hukukta sorumluluk, belirli örgütlerin üyesi veya diğer resmi rollerdeki bireylere düşmektedir. Soykırım için niyet daha az doğrudandır. Uluslararası bir mahkeme, sanığın soykırım eylemlerinin planlanmasına katılıp katılmadığına, belki de belirli bir örgütsel yapının himayesinde olup olmadığına veya önceden tasarlanmış böyle bir planın bilgisi dahilinde hareket edip etmediğine bakabilir.

Soykırımın on aşaması, eski adıyla soykırımın sekiz aşaması, Soykırım Gözlem Örgütü'nün kurucu başkanı Gregory Stanton tarafından soykırımların nasıl gerçekleştiğini açıklamak amacıyla oluşturulmuş akademik bir araç ve bir politika modelidir. Soykırımın aşamaları doğrusal değildir ve sonuç olarak birkaçı aynı anda meydana gelebilir. Stanton'ın aşamaları, soykırımlara yol açan olayları ve süreçleri analiz etmek için gerçek dünyadan örnekleme içermeyen kavramsal bir modeldir.Bu model aynı zamanda önleyici tedbirleri belirlemek için de kullanılmaktadır.