İçeriğe atla

Ali Gapu

Koordinatlar: 32°39′26″K 51°40′36″D / 32.65722°K 51.67667°D / 32.65722; 51.67667
Ali Gapu
عالی‌ قاپو, ‘Ālī Qāpū
Altın saat esnasında Ali Gapu
Harita
Genel bilgiler
Tür
  • Kraliyet sarayı
  • İmparatorluk ikametgahı
Mimari tarz
Konumİsfahan, İran
Koordinatlar32°39′26″K 51°40′36″D / 32.65722°K 51.67667°D / 32.65722; 51.67667
Açılış1597
Sahipİran İslam Cumhuriyeti
İşverenSafevî Hanedanı
Konumİsfahan, İsfahan Eyaleti, İran
KriterKültürel: (i)(v)(vi)
Referans115
Tescil1979 (3. oturum)

Ali Gapu Sarayı, İran'ın İsfahan şehrinde bulunan Safeviler dönemine ait imparatorluk sarayıdır. Nakş-ı Cihan Meydanı'nın batı tarafında, Şeyh Lütfullah Camii'nin karşısında yer almaktadır. Bu saray kırk sekiz metre yüksekliğinde ve 6 katlıdır.[1] Saray, Safevi Hanedanı'nın imparatorlarının resmi ikametgâhı olarak hizmet etmiştir. UNESCO, kültürel ve tarihi önemi nedeniyle hem saray hem de meydanı, Dünya Mirası Alanı olarak ilan etti. Saray kırk sekiz metre yüksekliğinde olup her birine zorlu bir döner merdivenle erişilebilen altı kata sahiptir. Altıncı katta, müzik salonu, duvarlarda sadece estetik değil aynı zamanda akustik değeri olan derin dairesel nişler bulunur. Ali Gapu, Safevi mimarisinin en iyi örneği ve İslam mirasının bir sembolü olarak kabul edilmektedir.

Ali Kapı'nın da bir parçası olduğu Devlet Sarayı Külliyesi, birbiriyle bağlantılı ve farklı işlevler için kullanılan birçok yapıdan oluşuyordu. Bu kompleksin inşaatı Şah I. Abbas döneminde başladı. Şah Safi döneminde yeni bölümler eklenmiş ve tüm inşaat Şah II. Abbas tarafından tamamlanmıştır. Külliye, bir devlet konağı, harem, büro, elçilerin kabul edildiği Talar-e Tavile adlı küçük bir köşk ve Yüksek Kapı Sarayı gibi bir dizi binadan oluşuyordu. Safevi saraylarının en belirgin özelliklerinden biri, etraflarında kalın duvarların veya kalelerin olmamasıdır.[2] Görünürlük ve açıklık, Safevi Şahlarının saray mimarisinin ve devletin temsilinin karakteristik özellikleriydi. Safevi başkentinin kalbinde yer alan Ali Kapı Sarayı, kalın ve yüksek duvarlarla çevrili müdahaleci Osmanlı ve Babür saraylarının aksine, şehrin en hareketli ticaret ve dini merkezlerinden birinin ayrılmaz bir parçası olarak inşa edilmiştir. Safevî şahları, çağdaşlarından farklı olarak imamların yeryüzündeki temsilcileri olduklarını iddia etmişler, tevazu ve cömertlik kavramlarına daha çok önem vermişler, bunları törensel ve mimari faaliyetlerde göstermeye çalışmışlardır.[2] Ali Kapı Sarayı ile meydan arasındaki aracısız görsel ve mekansal bağlantı da bu mimari kültürün bir tezahürüdür. Saray, İran'ın 20.000 riyallik banknotunun arkasında tasvir edilmiştir. Saray, 1953 tarihli İran 20 riyali banknotunun arka yüzünde de tasvir edilmiştir.[3]

İsmin etimolojisi

Farsçadaki 'Ālī ("görkemli" veya "büyük" anlamında) ve Azericedeki Gāpū ("kapı" anlamında) kelimelerinden oluşan Ali Gapu adı, Nakş-ı Cihan Meydanı'ndan Çarbağ Bulvarı'na kadar uzanan Safevi saraylarının hemen girişinde olduğu için bu yere verilmiş. Bir başka harika Safevi yapısı olan bu yapı, on yedinci yüzyılın başlarında I. Şah Abbas'ın emriyle inşa edilmiştir. Büyük hükümdarın, soylu ziyaretçileri ve yabancı büyükelçileri ağırladığı yer burası olmuştur. Şah Abbas, ilk kez burada 1597 Nevruz'unu kutlamıştır.[4]

Sarayın yapısı

Sarayın dış görünüşü
Müzik odasından bir görüntü
Ali Kapı sarayında duvar resmi

Ali Kapı Sarayı Nakş-ı Cihan Meydanı'nın batısında, Şeyh Lütfullah Camii'nin önünde yer almaktadır. Meydanın dördüncü anıtsal anıtı, batı cephesinin ortasında yer alan ve Dövletihane Saray Külliyesi'nin girişini oluşturan Ali Kapı Sarayı'dır. Saray, Timur dönemine ait bir yapı olmakla birlikte daha sonra 1597 yılında Şah I. Abbas tarafından yeniden yapılmış ve Şah II. Abbas döneminde yeni katlar ve bir balkon eklenmiştir. Yüksekliği 48 m olan saray 6 kattan oluşmaktadır. Binanın önden bakıldığında iki katını, sağ ve sol yönlerden bakıldığında üç katını, arkadan bakıldığında ise beş katın tamamını görmek mümkündür. Müzik odasının bulunduğu 6. kat ise dışarıdan görünmüyor. Başlangıçta iki katlı olarak inşa edilen saray, daha sonra Şah II. Abbas, Şah Süleyman ve Sultan Hüseyin dönemlerinde eklenmiştir.[5]

Sarayın zemini, tavanı ve duvarları çeşitli süslemelere sahip 52 odası vardır.[6] Kapıdan girdiğimizde bizi uzun bir koridor karşılıyor. Koridorun ana cazibesi, "yankı" özelliğidir. Burada bir köşede yapılan fısıltıların, ona paralel başka bir köşeden duyulduğu söyleniyor. Yapının 1. ve 2. katlarına koridordan geçerek kiremitli merdivenlerden çıkılmaktadır. Bu katlar, Şahın misafirlerinin Şahla tanışmak için izin bekledikleri "bekleme" odaları olarak hizmet veriyordu.

Birinci kat giriş olarak kullanılmaktadır. Burada iki salon var. Söz konusu dönemde idare mahkemesi binası olarak kullanılmıştır. Ebatları 20 x 19 metre, yüksekliği 13 metredir.[6]

İkinci kattan Şeyh Lütfullah Camii görülmektedir.

Üçüncü katta 18 ince ve zarif sütun üzerinde yükselen sarayın en ilgi çekici bölümlerinden biri olan teras yer alır. Sütunların her biri 12 metre yüksekliğinde çınar ağaçlarından yapılmıştır. Balkonun tavanı sade ahşap oymalarla dekore edilmiştir. Ortadaki havuz bakır ve kurşundan yapılmıştır. Bir zamanlar Şah ailesi meydandaki tüm etkinlikleri, partileri, polo maçlarını buradan izlermiş. 18 sütunlu bu balkon Şah II. Abbas döneminde yapılmıştır.

Bu salonun üzerinde sarayın 2 ara katı bulunmaktadır.[7][8]

Anıtın 6. katında duvarlarında akustik değeri olan derin dairesel boşluklara sahip Tong Bori adlı bir müzikhol bulunmaktadır. Şah Abbas misafirleri ve yabancı elçileri ağırlamak için burada konserler vermiştir. Bu birim tamamen özgün tasarım ve alçı mukarnas işçiliği ile dekore edilmiştir. Bu müzikholün ortasında durup ellerinizi çırparsanız sesin yankılanmadığını göreceksiniz. Bu kadar geniş ve hacimli bir odada bu tasarımın amacı, Şahın ve misafirlerinin müziği net ve bozulma olmadan duyabilmesini sağlamaktır.[9][7]

Dekorasyon

Ali Kapı Sarayı'nın dekorasyonunda alçı işleri, çiniler, aynalar, tablolar, Girih çinileri, ahşap oymalar, kabartma ve tuğla işçiliği ile ışıklandırmalar da yer alır. Süsleme desenleri incelenerek tasarımların yapım statiğine uygun olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Örneğin duvardan çatıya çizilen kuvvet hatlarında desenler biçim ve renk olarak ritmiktir. Girişteki kubbenin iç yüzeyinde orta kısımda güneş tasarımı vardır. Etrafındaki arabesk desenler büyükten küçüğe ritimle ve tamamen bu küresel alana uygun olarak dizilmiştir.[1]

Ali Gapu konağının girişinden müzikholün en üst katına kadar bina, Safevi sanatçılarının eserleriyle dekore edilmiştir. Ali Gapu konağının her katında sıva işçiliği ve güzel tabloların izleri görülmektedir.

Ali Kapı sarayının üçüncü katında aynalarla süslenmiş ahşap sütunlar yer almaktadır. Sarayın balkon tavanı da ahşap kabartma ve sanatsal oymalarla süslenmiştir. Balkonun arkasındaki duvarlardaki resimler binanın güzelliğine ayrı bir güzellik katıyor. Günümüzde ayna ve bir takım dekoratif motifler yok olmuştur. İç dekorasyonda Safevi ressamı Reza Abbasi'nin tabloları yer almaktadır. Bu eserlerin bir kısmı ciddi şekilde tahribata uğramış olsa da bu hasarlar onların değerinden bir şey eksiltmez.

Desenli halılar, Ali Kapı sarayının iç mekanının bir diğer özelliğidir. Saray, İslami tarihi yapıların temel özellikleri olan birçok mogran süslemesine sahiptir.[10] Safevi Şahları resim ve çizimle ilgileniyorlardı ve Ali Kapı Sarayı'nda günümüze ulaşan eserlerin birçoğu İsfahan'ın tarihi sanatının en önemli örnekleri olarak kabul ediliyor. Saray duvarlarındaki pek çok tablonun altında sanatçının adının ve tablonun tarihinin bulunmaması, sanatçının kimliğinin tespit edilmesini zorlaştırıyor.[11]

Anıtın duvarlarında minyatür sanatının yanı sıra Avrupalı sanatçıların üslup örneklerini de bulmak mümkündür. Örneğin sarayın 1., 2., 4. ve 5. katlarında Reza Abbasi ve benzeri üsluplarda tablolar bulunurken, 3. ve 6. katlarda daha modern tablolar yer almaktadır. Bu işler stabilize edici bir çözüm ile korunmaktadır. Konağın duvarlarında ve kemerlerinde altın işlemeler görülmektedir.[12]

Ali Kapı sarayının kitabelerinde ve yazıtlarında, sarayın bazı bölümlerinin Şah Sultan Hüseyin döneminde restore edildiğinden bahsedilmektedir. Ali Kapı konağının duvarlarında, kemerlerinde ve tavanlarında da altın işlemeler görülmektedir.[13]

Galeri

Ayrıca bakınız

Kaynak

  • M. Ferrante (1968). Dessins et observations préliminaires pour la restauration du palais de ‛Alī Qāpū’, Travaux de restauration de monuments historiques en Iran. Rome. 
  • E. Galdieri (1979). ‛Alī Qāpū: An Architectural Survey. Rome. 
  • Sussan Babaie (2018). Isfahan and its palaces: Statecraft, Shisim and the architecture of conviviality in early modern Iran. Edinburgh University Press. ISBN 978 0 7486 3375 3. Erişim tarihi: 9 Mart 2023. 
  • Sheila.S.Blair, Jonathan M.Bloom (1994). The Art and Architecture of Islam 1250-1800. Yale University Press. 
  • Anthony Welch (1973). Shah Abbas and the Arts of Isfahan. Asia Society. 
  • Sheila R. Canby (2002). Safavid Art and Architecture. British Museum Press. 
  • Ann E. Lucas (2019). Music of a Thousand Years: A New History of Persian Musical Traditions. California: UC Press. 20 Eylül 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Mart 2023. 
  • Aydoğmuşoğlu, Cihat (2011). “Şah Abbas (1587-1629) Devrinde İran’da Sosyal ve Kültürel Hayat. Ankara: Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi. 
  • Kurt, Erdmann (1961). The Art of Carpet Making. 
  • G., Fevervari (1997). İranda Safevi Dönemi. İstanbul: İslam Tarihi Kültür ve Medeniyyeti. 

Kaynakça

  1. ^ a b "«کاخ عالی قاپو، تیشینه»". 25 Temmuz 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Kasım 2018. 
  2. ^ a b Blair 1994, s. 153.
  3. ^ "Iran 20 Rials banknote 1953 Mohammad Reza Shah Pahlavi". www.worldbanknotescoins.com. 23 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Nisan 2017. 
  4. ^ Blair 1994, s. 155.
  5. ^ Blair 1994, s. 158.
  6. ^ a b Welch 1973, s. 85.
  7. ^ a b Canby 2002, s. 98.
  8. ^ Blair 1994, s. 160.
  9. ^ Blair 1994, s. 159.
  10. ^ Lucas 2019, s. 187.
  11. ^ Canby 2002, s. 100.
  12. ^ Lucas 2019, s. 190.
  13. ^ Lucas 2019, s. 191.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Topkapı Sarayı</span> İstanbulda bir saray

Topkapı Sarayı, İstanbul Sarayburnu'nda, Osmanlı İmparatorluğu'nun 600 yıllık tarihinin 400 yılı boyunca, devletin idare merkezi olarak kullanılan ve Osmanlı padişahlarının yaşadığı saraydır. Bir zamanlar içinde 4.000'e yakın insan yaşamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Dolmabahçe Sarayı</span> Türkiye, İstanbul’da bir saray

Dolmabahçe Sarayı, İstanbul, Beşiktaş'ta, Kabataş'tan Beşiktaş'a uzanan Dolmabahçe Caddesi'yle İstanbul Boğazı arasında, 250.000 m²'lik bir alan üzerinde bulunan Osmanlı sarayı. Marmara Denizi'nden Boğaziçi'ne deniz yoluyla girişte sol kıyıda, Üsküdar ve Kuzguncuk'un karşısında yer alır. Sultan Abdülmecid tarafından inşa ettirilen sarayın yapımı 1843 yılında başlayıp 1856 yılında bitirilmiştir. Günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Beylerbeyi Sarayı</span> İstanbul, Üsküdar’da bulunan tarihi bir yapı

Beylerbeyi Sarayı, İstanbul'un Üsküdar ilçesinde bulunan yazlık bir Osmanlı sarayıydı. Günümüzde müze olarak kullanılan Beylerbeyi Sarayı, kendisine bağlı çeşitli yapı ve diğer unsurlardan oluşan bir kompleksin parçasıdır. Adını, bulunduğu Beylerbeyi semtinden alır. Osmanlı Padişahı Abdülaziz'in talimatıyla, 1863-1865 yıllarında, Sarkis Balyan'ın mimarlığında inşa edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">İsfahan</span> İranda bir şehir

İsfahan (Farsça:

<span class="mw-page-title-main">Safevîler</span> 1501–1736 arasında İranda varlığını sürdürmüş devlet

Safevî İmparatorluğu, Safevîler veya Safevî Devleti, 1501 ve 1736 yılları arasında varlığını sürdürmüş, sıkça modern İran tarihinin başlangıcı olarak kabul edilen, İran tarihindeki en önemli hanedanlıklardan biri olan Türk kökenli Safevi Hanedanı tarafından yönetilmiş devlet. Bugünkü İran, Azerbaycan, Ermenistan, Irak, Afganistan, Türkmenistan ve Türkiye'nin doğu kesiminde varlığını sürdürmüş, Şiî Onikiciliği resmî mezhep olarak kabul etmiş ve İran'ın varisi olduğu Safevî Hanedanı'nın devletidir.

<span class="mw-page-title-main">Tekfur Sarayı</span>

Tekfur Sarayı veya Porfiroğenitus Sarayı, bütün Dünya'da geç Bizans mimarisinin nispeten bozulmamış örneklerinden biridir. İstanbul'da Fatih ilçesi sınırları içerisinde, Edirnekapı semtinde bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">İskenderpaşa Camii (Beykoz)</span>

İskender Paşa Camii, İstanbul'un Beykoz ilçesinde yer alan bir külliyedir. Kanlıca İskelesi'nin önündeki küçük meydanda bulunmaktadır. I. Süleyman (Kanuni) ve II. Selim dönemlerinin devletin ileri gelenlerinden "Mağusa Fatihi" olarak tanınan Gazi İskender Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kanlıca Camii olarak da bilinir. İskender Paşa'nın 967/ 1559 tarihli vakfiyesi ile belirtilen bu mescidi, Mimar Sinan'ın tezkirelerinde "Kanlıca'da merhum İskender Paşa" ve "Camii İskender Paşa der Kanlıca" şeklinde kayıtlıdır. Caminin harim kapısı üzerindeki kitabede görülen 967/ 1559-60 tarihi külliyenin tamamlanma tarihi olarak kabul edilebilir. Yapıların tasarımı Mimar Sinan'a aittir.

<span class="mw-page-title-main">Av Köşkü Saray Müzesi</span> Kocaelinin İzmit ilçesinde bulunan müze

Abdülaziz Av Köşkü ya da başka bir adıyla Kasr-ı Hümayun, İzmit'te bulunan barok ve ampir üslupta bir köşktür. Son şeklini Abdülaziz devrinde alan yapı, Osmanlı Devleti'nde İstanbul dışında yapılan tek küçük saray olarak bilinir. Mimarı Garabet Amira Balyan'dır. Günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Soğukçeşme Sokağı</span>

Soğukçeşme Sokağı İstanbul'un Sultanahmet semtinde yer alan, üzerinde tarihsel evlerin bulunduğu küçük bir sokaktır. Ayasofya ve Topkapı Sarayı arasında yer alan bu sokak trafiğe kapalıdır. Soğukçeşme Sokağı adını yine bu sokakta bulunan, III. Selim dönemine ait 1800 tarihli mermer bir Türk çeşmesinden almıştır.

<span class="mw-page-title-main">Nakş-ı Cihan Meydanı</span>

Nakş-ı Cihan Meydanı, İran'da İmam Meydanı olarak da anılır. İsfahan'ın merkezinde bulunan, İran'ın ve Güneybatı Asya'nın en geniş meydanı. UNESCO'nun Dünya Mirası listesindeki meydanın etrafı Safavi Hanedanıdan kalma Âli Kapı, Şeyh Lütfullah Camii, Şah Camii gibi tarihi yapılar ile çevrilidir.

<span class="mw-page-title-main">I. Abbas</span> 5. Safevi hükümdarı

I. Abbas veya Büyük Abbas, Safevi Hanedanlığının beşinci hükümdarı olan Şah Abbas, Safevi Hanedanı'nın en güçlü hükümdarı olarak gösterilir. Şah Muhammed Hüdabende'nin üçüncü oğludur. 3 Ekim 1587 tarihinde Türkmen şeflerinin desteklediği bir askerî darbe ile 17 yaşında tahta geçip 1629 yılına kadar 42 yıl hükümdar olarak kalmıştır. Hükümdar olduğu tarih Safevi Devleti açısından zorlu bir dönemdir. İçeride Türkmen aşiretleri arasındaki kanlı çatışmalar, doğuda Özbek akınları, batıda ise Osmanlı İmparatorluğu'nun baskısı altındaydı. Bu durumun kaçınılmaz sonucu olarak ülke ekonomik olarak da çözülmektedir. Tarımsal ve endüstüriyel üretim düşerken ticaret de çökmüştür.

<span class="mw-page-title-main">I. Tahmasb</span> 2. Safevî şahı

I. Tahmasb, Safevî Devleti'nin ikinci hükümdarıdır.

<span class="mw-page-title-main">Çehel Sütun Sarayı</span>

Çehel Sütun Sarayı, genellikle sadece Çehel Sütun olarak anılan ve İran'ın İsfahan kentinde bulunan bir saraydır. Safevi şahı I. Abbas tarafından, içine Çehel Sütun'u da alan geniş bir saray ve botanik bahçeler kompleksinin bir parçası olarak inşa ettirilmiştir.

Şeki Han Sarayı

Şeki Han Sarayı, Azerbaycan'ın Şeki şehrinde bulunan eski bir han sarayıdır. Şu anda müze olarak faaliyet göstermektedir. Yukarı Baş Devlet Tarihi-Mimari Koruma Alanı topraklarında bulunan saray, dünya çapında öneme sahip tarihi ve mimari bir anıttır. 18. yüzyılda inşa edilen saray binası, şehrin kuzeydoğu kesiminde, kale duvarlarıyla çevrili alanda yer almaktadır

Kapu Camii, Konya'da 17. yüzyıl Osmanlı dönemine ait tarihi cami. Şehirdeki Osmanlı camileri arasındaki en büyük camidir. Merkez Karatay ilçesi, Sarraflar caddesi üzerindeki caminin mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait olup, Karatay Müftüğülüğü'ne bağlı olarak faal durumdadır.

<span class="mw-page-title-main">Süleyman (Safevî şahı)</span> 8. Safevi Türkmen hükümdarı

Şah Süleyman, Safevilerin 8. şahı.

<span class="mw-page-title-main">Bukoleon Sarayı</span> saray

Bukoleon Sarayı ya da Latince Bucoleon Konstantinopolis'te Bizans sarayı.

Atatürk Köşkü Müzesi, Türkiye'nin başkenti Ankara'da bulunan, Mustafa Kemal Atatürk'ün 1921-1932 yılları arasında yaşadığı konut ve çalışma mekânıdır.

<span class="mw-page-title-main">Erivan Kalesi</span> Kale

Erivan Kalesi, Erivan'da 16. yüzyıldan kalma bir kaleydi.

<span class="mw-page-title-main">Sarı Köşk (Üsküdar)</span> İstanbulun Üsküdar ilçesinde, Beylerbeyi Sarayı kompleksindeki tarihî bir köşk

Sarı Köşk, İstanbul'un Üsküdar ilçesindeki Beylerbeyi Sarayı kompleksinde yer alan bir köşktür. Günümüzde, Türkiye cumhurbaşkanı tarafından çalışma ofisi olarak kullanılır.