
Güneş Sistemi, Güneş'in kütleçekim kuvvetiyle yörüngede tutulan ve çeşitli gök cisimlerinden oluşmuş bir sistemdir. Güneş ve 8 gezegen ile onların doğruluğu onaylanmış 150 uydusu, 5 cüce gezegen ile onların bilinen toplam 8 uydusu ve milyarlarca küçük gök cisminden oluşur. Küçük cisimler kategorisine asteroitler, Kuiper Kuşağı cisimleri, kuyruklu yıldızlar, gök taşları ve gezegenler arası toz girer.

Plüton, Kuiper Kuşağı'nda bulunan bir cüce gezegendir. Güneş Sistemi'nde bilinen en büyük cüce gezegen ve Neptün ötesi cisim ve doğrudan Güneş etrafında dolanan en büyük on altıncı cisimdir. 2006 yılına dek gezegen olarak sınıflandırılmaktaydı. Plüton, bünyesinde birçok cisim barındıran Kuiper Kuşağı'nın en belirgin üyelerinden biridir.

Venüs, Güneş Sistemi'nde Güneş'e uzaklık bakımından ikinci sıradaki, sıcaklık bakımından ise birinci sıradaki gezegendir.

Neptün, Güneş Sistemi'nin sekizinci, Güneş'e en uzak ve katı yüzeyi bulunmayan gezegenidir. Gaz gezegenler sınıfında yer alan Neptün, Jüpiter ve Satürn'e kıyasla farklı yapısından ötürü buz devi olarak da sınıflandırılır. Güneş sisteminin Uranüs ile beraber en soğuk iki gezegeninden biridir. Katı yüzeye sahip olmamakla birlikte gezegenin dış katmanı genel olarak hidrojen ve helyumdan oluşur. İç katmanında ise gezegenin kütlesinin çoğu kayalık bir çekirdeğin üzerindeki sıcak ve yoğun maddelerden oluşur. Adını Roma deniz tanrısı Neptunus'ten alan gezegen, Güneş Sistemi'nde çapına göre en büyük dördüncü, kütlesine göre ise en büyük üçüncü gezegendir. Dünya'dan 17 kat fazla kütlesiyle, ikizi sayılabilecek Uranüs'ten biraz daha büyük ve daha yoğundur. Güneş'e olan uzaklığı ortalama 30 Astronomik birimdir.

Jüpiter, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegenidir. Güneş'ten uzaklığa göre beşinci sırada yer alır. Adını Roma mitolojisindeki tanrıların en büyüğü olan Jüpiter'den alır. Büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşmakta ve gaz devi sınıfına girmektedir.

Uranüs, Güneş'e yakınlık bakımından yedinci gezegendir. Gazlı, camgöbeği renginde bir buz devidir. Gezegenin büyük bir kısmı, astronominin "buz" ya da uçucu maddeler olarak adlandırdığı maddenin süperkritik fazındaki su, amonyak ve metandan oluşur. Gezegenin atmosferi karmaşık katmanlı bir bulut yapısına sahiptir ve tüm Güneş Sistemi gezegenleri arasında 49 K ile en düşük minimum sıcaklığa sahiptir. Gezegenin 82,23°'lik belirgin bir eksenel eğimi ve 17 saat 14 dakikalık bir geriye dönüş periyodu vardır. Bu, Güneş etrafındaki 84 Dünya yıllık bir yörünge döneminde kutuplarının yaklaşık 42 yıl sürekli güneş ışığı aldığı ve ardından 42 yıl sürekli karanlık olduğu anlamına gelir.
Titius-Bode yasası Güneş Sistemi'nde bulunan gezegenlerin yarı büyük eksenlerinin basit bir kurala dayandığını ileri süren bir varsayımdır. 1846 yılında Neptün'ün bulunmasıyla geçersiz kalmıştır. Yasa adını Johann Daniel Titus (1729-1796) ve Johann Elert Bode (1747-1826) adlı iki Alman astronomundan almıştır. Titus kuralı ortaya koymuş, Bode ise kuralın bilim dünyasınca tanınmasını sağlamıştır.

Jules Adolphe Aimé Louis Breton, 19. yüzyıl Fransız gerçekçiliğinin önde gelen ressamlarındandır. Çalışmalarında çoğunlukla Fransa'nın kır yaşantısını konu etmiştir. Geleneksel metotlara olan bağlılığı Jules Breton'u köylerin güzelliğinin ve pastoralliğinin önemli nakledicilerinden biri haline getirmiştir.

Urbain Jean Joseph Le Verrier, özellikle gök mekaniği alanında çalışan ve Neptün gezegenini saptayan Fransız matematikçi.

Uranüs, güneş sisteminin yedinci gezegenidir ve bilinen 28 doğal uydusu vardır. Bu uydulara William Shakespeare ve Alexander Pope'un eserlerindeki karakterlerin isimleri verilmiştir. Titania ve Oberon adı verilen ilk iki uydu 1787 yılında İngiliz astronom William Herschel tarafından keşfedilmiştir. Bu keşifleri 1851 yılında William Lassell tarafından ve 1948 yılında Gerard Kuiper (Miranda) tarafından keşfedilen üç hidrostatik dengeye sahip uydu izlemiştir. Bu beş uydu gezegensel kütleye sahiptir ama güneşin etrafında dönmedikleri için cüce gezegen kategorisine alınmazlar. Kalan uydular 1985 sonrasında Voyager 2 uzay aracı ve dünya merkezli teleskoplar tarafından keşfedilmiştir.

Tam adıyla Camille Guillaume Bigourdan, Fransız astronom. 24 Mart 1894'te yirmi dört kilometre çapındaki 390 Alma asteroidini keşfetmiştir.

Johann Gottfried Galle, Alman astronom. Radis, Almanya'da doğan Galle, Berlin Gözlemevi'nde 23 Eylül 1846'da öğrencisi Heinrich Louis d'Arrest'in yardımıyla Neptün'ü bilerek gözlemleyen ilk kişi oldu. Urbain Le Verrier, Neptün'ün varlığını ve konumunu ilk öngören kişiydi, koordinatları Galle'ye göndererek doğrulamasını istedi. Galle, Le Verrier'in mektubunu aldığı akşam yaptığı gözlemde mektuptaki koordinatların 1° yakınında gezegeni gözlemledi.
Jean Chacornac, Fransız astronom.

Karl Theodor Robert Luther, Alman astronom.
Muhyîl‐Millet ved‐Dîn Yahyâ Ebû Abdullah ibn Muhammed ibn Ebî El‐Şükr el‐Mağribî el‐Endelüsî ya da kısaca Muhyiddin el-Mağribî, İslam'ın Altın Çağı'nda yaşamış Endülüslü bir astronom, astrolog ve matematikçidir. Meraga Rasathanesi'nde çalışan ve en meşhurları Nasîrüddin Tûsî olan bir grup astronomdan biriydi. Muhyiddin, astronomi alanında geniş çaplı ve sistematik bir gezegen gözlemi projesi yürüttü ki bunlar sayesinde yeni astronomik parametreler geliştirilmiştir.

Gerard Peter Kuiper, Hollandalı astronom, gezegen bilimci ve yazardır. Kuiper kuşağı adı verilen kuşağın isim babasıdır. Genellikle Güneş Sistemi hakkında yaptığı çalışmalar ve keşiflerle tanınır. Hatta gezegen biliminin babası olarak bilinir.

Aşağıda, artan sayısal sırayla numaralandırılmış küçük gezegenlerin bir listesi bulunmaktadır. Kuyruklu yıldızlar hariç, asteroitler, uzak cisimler ve cüce gezegenler dahil olmak üzere küçük gezegenlerin tümü Güneş Sistemi'ndeki küçük gök cisimleri olarak bilinir. Bu gezegenlerin listeleri, her biri 1000 küçük gezegen içeren yüzlerce sayfalık kataloglardan oluşmaktadır. Uluslararası Astronomi Birliği adına, Küçük Gezegen Merkezi, Minor Planet Sirkülerlerinde her yıl binlerce yeni numaralandırılmış küçük gezegen yayınlamaktadır. Haziran 2024 itibarıyla, toplamda 1.367.486 adet gözlemlenen cisimden 669.991 tanesi numaralandırılmış küçük gezegenlerdir. Geriye kalanlar ise henüz numaralandırılmamış küçük gezegenler ve kuyruklu yıldızlardır.

Philippe de La Hire Fransız ressam, matematikçi, astronom ve mimardır. Bernard le Bovier de Fontenelle'e göre o "kendi başına bir akademi" idi.

Ernest Amédée Barthélemy Mouchez, Paris Gözlemevi'nin müdürü olan ve 1887'de talihsiz Carte du Ciel projesini başlatan Fransız deniz subayıydı.

Neptün gezegeni doğrudan gözlemlenmeden önce matematiksel olarak tahmin edilmişti. Urbain Le Verrier tarafından yapılan tahminin ardından, 23-24 Eylül 1846 gecesi Berlin Gözlemevi'nde astronom Johann Gottfried Galle tarafından Le Verrier'in hesaplamalarından hareketle teleskopla yapılan gözlemler, büyük bir gezegenin varlığını doğruladı. Bu keşif, 19. yüzyılda bilim için sansasyonel bir andı ve Newton'un kütleçekimi teorisini dramatik bir biçimde doğrulamıştı. François Arago'nun ifade ettiği üzere, Le Verrier, Neptün'ü "kaleminin ucu ile" keşfetmişti.