İçeriğe atla

Alemdar Mustafa Paşa

Kontrol Edilmiş
Alemdar Mustafa Paşa
Osmanlı Sadrazamı
Görev süresi
29 Temmuz 1808 - 15 Kasım 1808
Hükümdar II. Mahmud
Yerine geldiğiÇelebi Mustafa Paşa
Yerine gelenÇavuşbaşı Memiş Paşa
Kişisel bilgiler
Doğum 1755
Hotin
Ölüm 15 Kasım 1808 (53 yaşında)
İstanbul

Alemdar Mustafa Paşa veya Bayraktar Mustafa Paşa[1] (1755, Hotin - 15 Kasım 1808, İstanbul), II. Mahmud saltanatında 29 Temmuz 1808 - 15 Kasım 1808 tarihleri arasında üç ay on sekiz gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır. Bazı kaynaklar, Arnavut kökenli olduğunu bildirir.[2][3]

Rusçuk Ayanlığı'nı ele geçirmesi

1755'te Hotin'de doğmuştur. Babası Hacı Hasan adında bir yeniçeri idi. Aynı ocağa kaydolup bölüğünün sancağını taşıdığı için "Alemdar" lakabı ile anılır olmuştu.

Balkanlar'da devam eden Rus ve Avusturya savaşları bölgede merkezi otoritenin kurulmasını hemen hemen imkansızlaştırmıştı. Sınırlarda düşmana karşı savunmanın ve bölge içinde asayişin sağlanması için devlete gayrimeşru güç odaklarına bağımlı ve muhtaç hale gelmişti. Başkentten uzak bölgelerde ve özellikle Balkanlarda, "ayan" adı verilen gayri resmi yörel güç odakları devlet idaresine ortak olarak ortaya çıkmıştı. Babıâli, sınırlar içinde asayişi sağlamak ve ortaya çıkan zorbaları ve eşkıyayı temizlemek için iktidarına ortak olan ayanlardan âsi olmayan ve hâlâ sadakatini sürdürenler ile temas kurup bunları polis gücü gibi kullanmaktan başka çare bulamadı. Hükûmete bağlı olan ayanlardan biri de Rusçuk ayanı Tirsinikli oğlu İsmail Ağa idi.[4]

Alemdar Mustafa' da, Tirsinikli oğlu İsmail Ağa'nın maiyetine katıldı ve kısa sürede büyük yararlıklar göstererek Ağa'nın takdirini kazandı. Özellikle Tirsiniklioğlu İsmail Ağa 1797'de Pazvantoğlu Osman'ın hayli kalabalık ordusunu sadece 200 kadar adamıyla püskürtüp Rusçuk'u kurtarması, bir anda bölgede adının duyulmasını ve hükûmette bile şöhret kazanmasını sağladı. Başarısından ötürü Silistre Valisi Gürcü Osman Paşa'nın teklifi üzerine "Hassa Hasekiliği" payesi verilerek ödüllendirildi. Pazvantoğlu'nun tenkili süreci içinde onu Tırnova hücumunda mağlup etmesi, sonra da eşkıya Manav İbrahim'i tepelemesiyle Alemdar Mustafa Tirsiniklioğlu İsmail Ağa'nın gözüne girdi. Önce onun yanında kapıcıbaşılığa yükseldi. 1804'te ise İsmail Ağa'nın teklifiyle Hacı Ömer Ağa'nın ölümü sonucu boşalan Hezargrad ayanlığına atandı.[4]

1806'da Tirsiniklioğlu İsmail Ağa bir suikaste kurban gitti. Alemdar Mustafa Ağa, efendisine yapılan suikast haberini alınca Rusçuk'a gidip asayişi sağladı. Rusçuk halkından aldığı destek ile İstanbul'a temsilciler gönderildi ve Alemdar Mustafa, Rusçuk'a ayan olarak atandı.[4]

Ayan olarak Rusçuk, Yergöğü ve Tuna sahillerinde Rus ilerleyişine engel olmak için tedbirler almaya çalıştı. Bölge tarımının gelişmesine çalışıp bu nedenle bölgede yeni su kanalları açtırdı. Çiftçiden alınan haraç gibi vergileri kaldırdı. Bu icraatı ile çift bozup bölgeden ayrılan köylüleri tekrar geri gelmeye teşvik etti.[4]

Ayan olarak isyandan vazgeçtikten sonra Vidin muhafızlığına atanan Pazvantoğlu Osman Paşa ölünce ayanı olduğu bölgelerde faydalı, adil ve itaatkâr idaresi ile Osmanlı yüksek idarecilerini gözüne girdiği için vezirlik rütbesi ile Vidin muhafızlığı ile Silistre Eyaleti valiliğine getirildi.[4]

1806'da başlayan 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı'nda önemli yararlıklar gösterdi. Rus Mareşali Mikelson'u bozguna uğratarak ordu içindeki şöhretini arttırdı ve Ruslar'a karşı direncin yeni umudu oldu.

Kabakçı Mustafa İsyanı ve Rusçuk Yaranı

1808 yılında Kabakçı Mustafa İsyanı çıktı. III. Selim tahttan indirildi ve IV. Mustafa tahta geçirildi. Bu isyanı tesvik edip idare edenler Nizam-ı Cedit reformlarını kaldırmaya yeltendiler. Olaylar üzerine İstanbul'dan Rusçuk şehrine kaçıp Alemdar Mustafa Paşa'ya sığınan reform yanlıları, Rusçuk Yaranı olarak anılan, bir gizli cemiyet kurarak Alemdar Mustafa Paşa'yı İstanbul'a gitmesi için teşvik ettiler.

İstanbul'a geliş ve yeni padişahın tahta geçirilişi

Ruslarla imzalanan bir ateşkes anlaşması yapılmıştı ama Silistre'de ordugahta bulunan "ordu" içinde yeniçeriler karışıklık çıkardılar. O kış için ordu niteliği kalmamış olan Osmanlı birlikleri başlarında Sadrazam ve Serdar-ı Ekrem Çelebi Mehmet Paşa olmak üzere Edirne'ye döndüler.[5]

Rumeli'de efektif devlet gücü 15,000'den fazla silahlı ve eğitimli Rusçuk milis askerine komuta eden Rusçuk ayanı Alemdar Mustafa Paşa elinde idi. İstanbul'dan kaçan eski Nizam-ı Cedid askerleri ve siyasiler ona sığınmışlardı. Bunlara arasında siyasi alanda ileri gelenler "Rusçuk Yaranı" adı verilen bir cemiyet kurmuşlardı. Bu gruba dahil olan eski sadrazam kethüdası Refik Efendi İstanbul'a gelip padişaha yakın kişilerle görüşüp sonra da şahsen padişah IV. Mustafa huzuruna çıkıp Alemdar Mustafa Paşa'nın padişaha bağlığını sunmak için İstanbul'a gelmesi için izin istedi. Ama bu izin verilmedi. Refik Efendi reisülküttaplığa tayin edilip Edirne'de bulunan Sadrazam Çelebi Mehmet Paşa yanına gönderildi.[6]

1808'de "Rusçuk Yaranı" çabalarıyla Alemdar Mustafa Paşa Rusçuk milis ordusuyla ortalığı fazla karıştırmadan Edirne'ye geldi. Sadrazam Çelebi Mustafa Paşa ve yanında ordu kalıntıları ile burada ordugahta bulunmaktaydı. Sadrazam Çelebi Mustafa Paşa da Alemdar'a katildi.

İstanbul'a giden yollar kapatıldı. 13 Temmuz'da Pınarhisar ayanı Uzun Ali Ağa emrinde milislere bağlı olan 300 süvari ile harekete geçip Rumelifeneri kalesinde oturmakta olan Kabakçı Mustafa üzerine yürüdü. Orada Kabakçı Mustafa hiç tedbirsiz ve habersiz olarak yakalanıp hemen öldürüldü. Milisler kaleyi ellerine geçirdiler. Fakat buna karşı Boğaz yamakları diğer kalelerinden getirdikleri toplarla karşı hücuma geçtiler. 14 Temmuz'da Rumelifeneri'nde çok şiddetli bir çarpışma başladı. Bu dört gün sürdü. Sonunda yenilgiye uğrayan yamaklar Rumelifeneri, Rumelikavağı, Sarıyer ve Yeniköy semtlerini yakıp yıkıp çekildiler ve bazıları kayıkla kaçmayı başardı. Bu çarpışma sonunda 300 kadar yamak ve 13 milis asker öldü.[5]

IV. Mustafa hazine vekili Nezir Ağa'yı Edirne'ye gönderip sadrazamı ve orduyu İstanbul'a çağırdı. Sadrazam Çelebi Mehmet Paşa orduyla gelmekte iken kendi milis kuvvetleri ile Alemdar Mehmet Paşa'da onunla beraberdi. İstanbul'dan gelen devlet erkanı sadrazam ve Alemdar Mustafa'yı İncirli'de karşıladı. Padişah IV. Mustafa orduda bulunan Sancak-ı Şerif'i karşılamak üzere İncirli ile Davutpaşa arasında Kırkavak mevkiine gelmişti. Orada sadrazam ve Alemdar'ı huzuruna çağırıp onlarla görüştü. Sonra 19 Temmuz günü Alemdar Mustafa Paşa milisleri Çırpıcı Çayırına kamp kurdular. Sadrazam ise askerleri kışlalarına göndererek İstanbul'a konağına yerleşti. 21 Temmuz günü Alemdar'ın Rusçuk milisleri Alay Köşkü önünde IV. Mustafa'ya alay gösterildi. IV. Mustafa bundan sonra hemen Alemdar'ı sadık bir vezir olarak kabul eden ve onun tüm Balkanlarda Edirnekapı'dan Tuna boylarına kadar devlet temsilcisi ve serdarı olduğunu ilan eden bir hattı-hümayun hazırlayıp ona gönderdi.[5]

Ama 28 Temmuz 1808 günü Alemdar Mustafa Paşa Rusçuk milis kuvvetlerinden tüfekli Kırcalı askeri ile İstanbul'a girip Babıali'ye baskın yaptı. O sırada kıyafet değiştirip İstanbul'u tebdile çıkmış olan IV. Mustafa acele saraya döndü. Sadrazam Çelebi Mustafa Paşa'dan sadaret mühr-ü alındı ve hala serdar olduğu için ordugaha gönderildi.

Alemdar Mustafa Paşa milis birliklerinden müfrezeleri İstanbul'un her tarafına yerleştirdikten sonra 5-6 bin Kırcalı askeri ile Topkapı Sarayı'nı bastı. Devlet erkanı saraya çağrıldı Alemdar Mustafa Paşa, birlikleri ile Orta Kapı'dan girip, Akağalar Kapısı önündeki namazgaha oturdu. Sadaret mührünü oraya gelen silahtar ağaya teslim etti. Daha önce gelip saraya girmiş ve orada bulunan IV. Mustafa ile müşavere etmiş olan Şeyhülislam ve kızlar ağası ona çıkıp padişahın kendini sadrazam tayin etmek istediğini bildirdiler. Alemdar sabık padişah III. Selim'le görüşmek istediğini ve onun haremden dışarı çıkarılmasını istediğini söyledi. Şeyhülislam ve kızlar ağası tekrar hareme girdiler. Uzun bir müddet sonra kızlar ağası çıkıp III. Selim'in çıkmak istemediği haberini getirdi. Ama Alemdar ona III. Selim'i padişah yapmak istediğini açıkladı ve IV. Mustafa'nın kendi rahatına bakmasını istediğini söyledi. Kızlar ağası tekrar içeri girdi ve akağalar harem kapılarını kapadılar. IV. Mustafa tahttan inmeye yanaşmamaktaydı ve maiyetindekilerin tavsiyelerine uyarak III. Selim'in ve kardeşi Şehzade Mahmut'un bulunarak idam edilmelerini emretti. Böylece padişahlık hakkı olan yaşayan tek Osmanoğlu hanedanı mensubu olacağını ve tahtta indirilemeyeceğini ummaktaydı. Bostancılar başlarında Başçuhadar Abdulfettah, Hazine kethüdası Ebe Selim, Hazine Vekili Nezir, Tebdil Hasekisi Hacı Ali ve Bostancı Deli Mustafa, III. Selim'in kaldığı daireye gittiler. Orada sabık sultanı görüp başını kılıç darbeleriyle ikiye yarıp öldürdüler. Anber Ağa ve cariyeler Şehzade Mahmut'u kaçırıp sakladılar. Alemdar, Babüssade kapısını kırdırmaya başlayınca akağalar korkup kapıyı açtılar. Alemdar, hareme girdi ve Arz Odası önünde tahta yeniden geçirmek istediği III. Selim'i beklerken onun ölüsü ile karşılaştı. Şehzade Mahmut bulunup getirildiği zaman hemen yeni padişah olarak ona biat etti ve cülus töreni hazırlandı.[5]

IV. Mustafa ise Bağdat Köşkü'nde tahttan inmediğini iddia edip bağırıp çağırmaktaydı. O, saray erkanı tarafından yatıştırılıp Harem'de kafes dairesine götürüldü. III. Selim'in katilleri yakalanıp önce fırın mahbesinde tutuklandılar ve sonra hepsi idam edildi.[5]

Sadrazamlık

II. Mahmud tarafından sadrazamlığa atanan Alemdar Mustafa Paşa ilk iş olarak III. Selim'in katlinde payı olanları cezalandırdı ve ele başlarını öldürttü. Eylül 1808'de İstanbul'a aralarında Serezli İsmail Bey, Kalyoncu Mustafa, Cebbarzade Süleyman Bey, Karaosmanoğlu vb Rumeli ve Anadolu ayanları çağrıldı. İstanbul şehri, ayanların milis güçleri ile doldu. Ayanlar Çağlayan Kasrı'nda bir "meşveret-i amme" denilen toplantıya katıldılar. Sadrazam Alemdar Mustafa Paşa bu toplantıda konuşma yaparak merkezi hükûmetin ayanların nüfuzlarını kendi bölgelerinde meşru olduğunu kabul edeceğini belirtti. Buna karşılık ayanlar padişahın her emrine uyacaklarına ve istenildiği zaman ona askeri yardım sağlayacaklarına söz vermeleri gerekmekteydi. 29 Eylül 1808'de bu koşullar bir belgeye konulup Sened-i İttifak adı verilen bu belge ayanlar tarafından imzalandı. Bu belge bir taraftan merkezi otoriteyi kuvvetlendirmekle beraber padişahın teorik mutlak iktidarına gölge düşürmekteydi. Aynı zamanda merkezi otoritenin askeri konularda bile ayanlara bağlı olduğunu içermekteydi.[7]

Nizam-ı Cedit ocağının yerine 14 Ekim 1808'de Sekban-ı Cedid adı verilen yeni modern ordu kurulduğu ilan edildi. Rusçuk Yaranı'ndan olan Behiç Efendi "Umur-i Cihadiye Nazırı" alarak Sekban-ı Cedid için mali kaynaklar bulmaya memur edildi.[8]

Kapıkulu ocaklarında asker olmayıp maaş alanları tespit edilip bunların "esame" adı verilen maaş cüzdanları toplanmaya başlandı. Para karşılığı elde edilen bir "esame cüzdanı"nı eline geçiren her kişinin üç ayda bir devlet hazinesinden ulufe alma hakkı bulunuyordu. "Umur-i Cihadiye Nazırı" olan Behiç Efendi'ye verilen bir diğer görev piyasa rayiç bedelini ödeyerek asker olmayanlardan eski "esame" cüzdanlarını toplamaktı. Böylece toplanan "esame" cüzdanları yakılarak defterlerde kayıtlı olan kapıkulu askeri sayısında azalma sağlandı ve böylece Sekban-ı Cedid kısmen finanse edildi.[9]

Ölümü

Alemdar Mustafa Paşa'nın sadrazamlık döneminde İstanbul'da barınan adamlarının yağmalara karışması, halka Kabakçı Mustafa isyancılarını aratır olması halk arasında huzursuzluk yaratmış, ona olan güveni sarsmıştı.[5]

Sened-i İttifak ise II. Mahmud'a "padişahın otoritesinin kısıtlandığı" yönünde duyurulmuş, padişah paşaya karşı kışkırtılmıştı.

Alemdar Mustafa Paşa'nın Yeniçeriler'in "kendilerine alternatif olduğu düşüncesiyle" karşı çıktığı Nizam-ı Cedit'i (Sekban-i Cedit olarak farklı isimle de olsa) yeniden kurması, Yeniçeri ocaklarında yolsuzluk tespiti yapmaya kalkışması onların da düşmanlığını kazanmasına yetmişti.

Sonunda (15 Kasım - 18 Kasım 1808)'de ortaya çıkan Alemdar Vakası adı verilen yeniçeri isyanının ilk gününde isyancı Yeniçeriler, Alemdar'ın kalmakta olduğu Bâbıâli'yi bastılar. Sekbanların karşı koyması üzerine de ateşe verdiler. Saraydan yardım gelmeyince umudunu yitiren Alemdar barut mahzenini ateşleyerek içeri girmeye çalışan 1000'e yakın yeniçeriden 600 kadarıyla birlikte öldü.[9]

Yeniçeriler yangından sonra onun ölüsünü bularak günlerce İstanbul'da dolaştırdılar; sonra parçalayıp Yedikule dışındaki bir kör kuyuya attılar.[9] Alemdar'ın kemikleri Yeniçeri Ocağı'nın ilgasından sonra oradan çıkartılarak Yedikule surları civarına gömülmüştür. II. Meş­rutiyet'in ilanından sonra da Zeynep Sultan Camii haziresine nakledilmiştir.

Dış kaynaklar

  • Uzunçarşılı, İsmail Hakkı (1942), Meşhur Rumeli Ayanlarından Tirsinikli İsmail, Yılık Oğlu Süleyman Ağalar ve Alemdar Mustafa Paşa, (İkinci Basım), Ankara:Türk Tarih Kurumu Yayınları ISBN 9789751622600
  • Sakaoğlu, Necdet (1999) Bu Mülkün Sultanları, İstanbul:Oğlak ISBN 975-329-299-6
  • Beydilli, Kemal (1999), "Mustafa Paşa (Alemdar)" ''Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi C.2 s.306-308, İstanbul:Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık A.Ş. ISBN 975-08-0073-7
  • Ortaylı, İlber (1983), İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, (Yeni basim:2006), İstanbul: Alkim Yayinevi ISBN 9759920085
  • Özkan, Abdullah (2005), Osmanlı Tarihi 1299-1922, İstanbul:Boyut Yayınları ISBN 975230049-9

Dış bağlantılar

  • Tektaş, Nazım (2002), Sadrâzamlar Osmanlı'da İkinci Adam Saltanatı, İstanbul:Çatı Yayınevi (Google books: [1] 7 Aralık 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  • Beydilli, Kemal (1989), "Alemdar Mustafa Paşa" Türkiye Diyanet İşleri Vakfı İslam Ansiklopedisi Cilt:2, Sayfa: 364-365, Ankara:TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, Online: [2] 23 Aralık 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.

Kaynakça

  1. ^ Enver Ziya Karal, Osmanlı Tarihi V. Cilt - Nizam-ı Cedid Devirlleri (1789-1856). Türk Tarih Kurumu. 2011. s. 87, 88. 
  2. ^ Şablon:Danişmend (1971), p.70.
  3. ^ Şablon:Q.Haxhihasani (1981), Thimi Mitko: Vepra, Academy of Sciences of the P.S.R. of Albania, Instituti i Kulturës Popullore, p. 261, OCLC 17071963, Mustafa Bajraktari, me origjinë prej fshatit Goskovë te Korçës, qeveritar i Rusçukut...
  4. ^ a b c d e Uzunçarşılı, İsmail Hakkı (1942), Meşhur Rumeli Ayanlarından Tirsinikli İsmail, Yılık Oğlu Süleyman Ağalar ve Alemdar Mustafa Paşa, (İkinci Basım), Ankara:Türk Tarih Kurumu Yayınları ISBN 9789751622600
  5. ^ a b c d e f Sakaoğlu, Necdet (1999) Bu Mülkün Sultanları, İstanbul:Oğlak ISBN 975-329-299-6 say. 407
  6. ^ Sakaoğlu: say.408
  7. ^ Sakaoğlu: say.416
  8. ^ Sakaoğlu: say.406
  9. ^ a b c Sakaoğlu: say.417
Siyasi görevi
Önce gelen:
Çelebi Mustafa Paşa

Osmanlı Sadrazamı

18 Haziran 1808 - 15 Kasım 1808
Sonra gelen:
Çavuşbaşı Memiş Paşa

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">II. Mahmud</span> 30. Osmanlı padişahı (1808–1839)

II. Mahmud, 30. Osmanlı padişahı ve 109. İslam halifesidir. Osman Gazi ve Sultan İbrahim'den sonra Osmanlı Hanedanı'nın üçüncü ve son soy atasıdır. Son altı Osmanlı padişahından ikisi onun oğlu dördü ise torunudur.

<span class="mw-page-title-main">IV. Mustafa</span> 29. Osmanlı padişahı (1807–1808)

IV. Mustafa, 29. Osmanlı padişahı ve 108. İslam halifesidir. Babası I. Abdülhamid, annesi Ayşe Sineperver Sultan'dır.

<span class="mw-page-title-main">III. Selim</span> 28. Osmanlı padişahı (1789–1807)

III. Selim, divan edebiyatındaki mahlasıyla İlhami, 28. Osmanlı padişahı ve 107. İslam halifesidir.

<span class="mw-page-title-main">II. Süleyman (Osmanlı padişahı)</span> 20. Osmanlı padişahı (1687–1691)

II. Süleyman, 20. Osmanlı padişahı ve 99. İslam halifesidir.

Bostancıbaşı Hafız İsmail Paşa (1758-1807) III. Selim saltanatında 24 Nisan 1805 - 14 Kasım 1806 tarihleri arasında bir yıl altı ay yirmi gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamı.

İbrahim Hilmi Paşa veya Keçiboynuzu İbrahim Hilmi Paşa, III. Selim saltanatında 14 Kasım 1806 - 18 Haziran 1807 tarihleri arasında yedi ay dört gün sadrazamlık ve çeşitli eyalet valiliği ve bu arada Girit valiliği yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Çelebi Mustafa Paşa IV. Mustafa saltanatında, Kabakçı Mustafa İsyanı döneminde, 18 Haziran 1807 - 28 Temmuz 1808 tarihleri arasında bir yıl bir ay on gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Çavuşbaşı Memiş Paşa, II. Mahmut saltanatında 15 Kasım 1808 - 1 Ocak 1809 tarihleri arasında bir ay dokuz gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Mehmet Sait Galip Paşa, Osmanlı diplomatı, yerel idarecisi ve II. Mahmud saltanatında 13 Aralık 1823 - 14 Eylül 1824 tarihleri arasında dokuz ay iki gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Vaka-i Hayriye, 16 Haziran 1826 tarihinde, İstanbul'da Osmanlı Padişahı II. Mahmut tarafından Yeniçeri Ocağının topa tutularak yok edilmesi ve sağ kalanların ise 16-17 Haziran'da idam edilmesi ile sonuçlanan olaylara verilen isimdir.

Kabakçı Mustafa,, III. Selim'i tahttan indiren isyancıların elebaşısı. Osmanlı tarihinde 25 Mayıs 1807 günü kendi adıyla anılan ve kendisinin başlatıp başarıya ulaştırdığı Kabakçı Mustafa İsyanı'yla meşhur olmuştur.

Kadı Abdurrahman Paşa Karaman valisi ve Osmanlı Devletinin Islahat döneminde önemli görevlerde bulunmuş bir devlet adamı.

Sekban-ı Cedid, II. Mahmud tarafından daha önceki Nizam-ı Cedid Ordusu model alınarak kurulmuş kısa ömürlü bir Osmanlı ordusudur.

<span class="mw-page-title-main">Sened-i İttifak</span> Osmanlıda bir antlaşma (1808)

Sened-i İttifak, Osmanlı Sadrazamı Alemdar Mustafa Paşa'nın Rumeli ve Anadolu âyanlarını İstanbul'da toplayarak yapmış olduğu anayasal bazı vasıflar içeren bir antlaşmadır.

Kabakçı Mustafa İsyanı, Kabakçı Mustafa’nın Mayıs 1807 tarihinde, liderliğini yaptığı isyandır. İsyan sonucunda III. Selim tahttan indirilerek yerine IV. Mustafa geçirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Alemdar Vakası</span>

Alemdar Vakası (Olayı), 15 Kasım - 18 Kasım 1808 tarihleri arasında Rumeli âyanlarından yenilik yanlısı Sadrazam Alemdar Mustafa Paşa'nın ölümüne ve yenilik hareketlerinin durmasına yol açan yeniçeri ayaklanmasıdır.

Alemdar Paşa ayaklanması veya Alemdar Paşa baskını, 1808 tarihinde III. Selim'in tahttan indirilmesine takiben çıkan ayaklanma.

Arapzade Mehmed Arif Efendi, Osmanlı şeyhülislamı.

Bu sayfada 1807 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşanan olaylar yer alır.

Bu sayfada 1808 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşanan olaylar yer alır.