İçeriğe atla

Aleksandre Roinaşvili

Aleksandre Roinaşvili
insan
cinsiyetierkek Değiştir
vatandaşlığıRusya İmparatorluğu Değiştir
ana dilindeki ismiალექსანდრე სამსონის ძე როინაშვილი Değiştir
ön adıAlexander, Aleksandre Değiştir
seslendirilen isimאָלֶכְּסַנְדְּרֵה רוֹאִינָשְׁוִוילִי Değiştir
doğum tarihi1846 Değiştir
doğum yeriDuşeti, Kafkasya Değiştir
ölüm tarihi11 Mayıs 1898 Değiştir
ölüm yeriTiflis Değiştir
defin yeriTiflis, Gürcistan Ulusal Kahramanlar Mezarlığı Değiştir
mesleğifotoğrafçı Değiştir
iş yeriTiflis Değiştir
aktif yılları (başlangıç)1861 Değiştir
aktif yılları (bitiş)1890 Değiştir
açıklandığı URLhttp://collectie.nederlandsfotomuseum.nl/fotografen/detail/9bb15f0a-a1ef-50fb-73e7-deec31628f54 Değiştir
eserin bulunduğu koleksiyonNetherlands Photo Museum, Wereldmuseum Rotterdam Değiştir
eserlerin telif hakkı durumutelif hakkı sona ermiş eser Değiştir
Aleksandre Roinaşvili. 1897

Aleksandre Roinaşvili (Gürcüce: ალექსანდრე როინაშვილი) (1846 – 11 Mayıs 1898, Tiflis), ilk Gürcü fotoğrafçı. Özellikle Kafkasya’nın doğası ve çağdaşı ünlü Gürcü aydınların fotoğraflarıyla tanınmıştır. Uzun zaman diliminde topladığı Gürcü, Kafkas, Doğu ve Avrupa kültürlerine özgü objelerle Kafkasya’da ilk bir “seyyar müze” (Kafkasya Seyyar Müzesi) kuran Roinaşvili, bu müzenin objelerini “Kafkasya Seyyar Müzesi Küçük Kataloğu”nda kayıtlara geçirmiştir.

Çocukluğu

Aleksandre Roinaşvili Gürcistan’ın doğu kesiminde dağlık Duşeti bölgesinde yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. On dört yaşındayken babasını kaybetti ve annesi köylülerin yardımıyla ailesini ayakta tuttu. İlköğrenimini Duşeti’de gören Roinaşvili, daha sonra askeri okula yazıldı. Rusça öğretim verilen ve Gürcücenin yasaklandığı bu okulu bir süre sonra terk etti. Geçim güçlüğü çeken annesi Aleksandre’yi Vladikavkaz şehrine götürüp bir tüccarın yanına verdi. Aleksandre kısa süre sonra buradan ayrılarak Tiflis’e gitti. Annesinden gizli burayı terk ettiği için Duşeti’ye uğramadı.

Tiflis’te fotoğrafçılığı öğrenmesi

Tiflis’te ne iş olduğuna bakmaksızın birinin yanına çırak olarak girmek isteyen Aleksandre, hiçbir iş bulamadı. Bir rastlantı sonucunda ressam ve fotoğrafçı Hlamov kendisine iş ve kalacak yer teklif edince, Aleksandre onun yanında çırak olarak çalışmaya başladı. Bir başka varsayıma göre Aleksandre 14 yaşında babasız kalınca bir akrabası onu Tiflis’e tanıdığı bir rahibe getirmiş, rahip de Aleksandre’yi ünlü fotoğrafçı Hlamov’un yanına vermiştir. Aleksandre’nin Hlamov’un yanında çalışmaya başladığı zamanda bir meslek edinmek hayli zordu ve özellikle fotoğrafçılar mesleğini başkasına öğretmek istemiyordu. Dört-beş yıl sonra Aleksabdre Hlamov’un sağ kolu haline geldi.

Kendi fotoğraf stüdyosunu açması

1860-1865’te Aleksandre Roinaşvili Hlamov’un yardımıyla kendi fotoğrafçı dükkânını açtı. 19. yüzyılın ikinci yarısında Tiflis’te çok sayıda yabancı fotoğrafçı vardı; Aleksandre Roinaşvili ise kendi fotoğrafçı dükkânına sahip ilk Gürcü oldu. Roinaşvili, Gürcülerin yarattığı anıtların yıkılmaya bırakıldığı, tarihsel değere sahip nesnelerin çalınıp yurtdışına çıkarıldığı bir dönemde, bütün bunların fotoğraflarla belgelemenin iyi bir yol olduğunu düşündü. Öte yandan çağdaşı yazarların, şairlerin, sanatçıların, tarihçilerin fotoğraflarını çekti. Bunlar arasında İlia Çavçavadze, Akaki Tsereteli, Vaja-Pşavela, Aleksandre Kazbegi, Niko Nikoladze, İakob Gogebaşvili, Dimitri Kipiani, Lado Meshişvili, Elizabed Çerkezişvili, Davit Çubinaşvili gibi pek çok ünlü isim vardı. Bu arada Roinaşvili ünlü şair Şota Rustaveli’nin portrelerini bastı.

Evlenmesi

Aleksandre Roinaşvili kendi mesleğini tek başına yapmaya başladıktan sonra da Hlamov’un koruyuculuğunu kaybetmedi. Onun önerdiği Rus terzi bir kadınla evlendi. Ancak çocukluğunda kendisine destek çıkan köylüleriyle yakından ilgilenmesi Aleksandre Roinaşvili ile karısı arasında anlaşmazlığa neden oldu. Sonunda Aleksandre Roinaşvili 1880’de karısından ayrıldı. Bu tarihten itibaren Aleksandre Roinaşvili fotoğraflar çekmek amacıyla seyahatlere çıktı.

Seyahatleri

Aleksandre Roinaşvili Telavi’ye yerleşti ve Kaheti’deki tarihsel anıtları fotoğraflamaya başladı. Kaheti’nin tarihsel yapıtlarını fotoğrafladıktan sonra Dağıstan’a geçti. Temirhanşura’ya yerleşti ve sekiz yıl burada kaldı. Bu süre boyunca Dağıstan’ı yayan dolaştı, etnografik değere sahip her şeyi ve sayısız sikkenin fotoğrafını çekti. 1887’de gezici müze kurdu ve ilk sergileri Temirhanşura, Astrahan, Moskova ve Petersburg’da açtı. Bu gezici müzede arkeolojik, etnografik eserler ve sikkeler sergileniyordu. Roinaşvili Dağıstan’da topladığı arkeolojik malzemelerden dolayı Moskova ve Petersburg’daki bilim adamlarıyla yakın ilişki kurdu. Petersburg Kraliyet Arkeoloji Cemiyeti’ne üye oldu. Roinaşvili topladığı arkeolojik malzemeleri bazen satmak zorunda kalıyordu; ancak sattığı malzemenin fotoğrafını çekip arşivliyordu.

Vasiyeti ve son yılları

Aleksandre Roinaşvili 1886’da toplamış olduğu bütün malzemelerle birlikte Tiflis’e döndü. Roinaşvili, bir vasiyetnameyle bütün varlığını Gürcüce Okuryazarlığı Yayma Cemiyeti’ne bağışladı ve tekrar Temirhanşura’ya gitti. 1889’da tekrar Tiflis’e döndü ve kendini Gürcü kültürünü yayma çalışmalarına verdi. Yirmi yıl boyunca topladığı malzemelerle Tiflis’te bir ulusal müzenin açılması için çaba harcadı. Roinaşvili 11 Mayıs 1898’de Tiflis’te öldü. Roinaşvili’nin bütün negatifleri Tiflisli bir fotoğrafçı olan Dimitri Yermakov’a kaldı. Yermakov’un ölümünden sonra ise, hem Yermakov’un fotoğrafları, hem de Roinaşvili’nin negatifleri Tiflis’te Tarih-Etnografya Cemiyeti’ne geçti.

Fotoğraf galerisi

Kaynakça

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Tiflis</span> Gürcistanın başkenti

Tiflis, Gürcistan'ın başkenti ve en kalabalık ilidir. Tiflis Gürcistan'ın doğusunda, Tiflis Havzasında, Kura Nehri'nin iki yakasında kurulmuştur. Kuzeyinde Saguramo Dağları'nın güney yamacı, doğusunda İgris Zageni Dağı'nın kuzeybatı bölümü ve güneyinde Trialeti Dağları uzanmaktadır. Şehir 502 km²'lik bir alanı kaplar ve 1.152 milyondan fazla nüfusa sahiptir. MS 5. yüzyılda İberya Kralı Vahtang Gorgasali tarafından kurulan şehir, o zamandan beri çeşitli Gürcü krallıklarının ve cumhuriyetlerinin başkenti olarak hizmet etti.

<span class="mw-page-title-main">Gürcüler</span> Gürcistana özgü Kafkas etnik grubu

Gürcüler veya Kartveliler, günümüzde büyük bölümü Gürcistan’da yaşamakta olan Kafkasya halkı. Gürcüler ayrıca Azerbaycan, İran, Rusya, Türkiye, ABD ve Avrupa’nın bazı ülkelerine de dağılmıştır. Tarihsel antropoloji açısından Gürcüler; Svanlar, Lazlar ve Megreller ile aynı kökenden gelen bir Kartveli halkı olarak kabul edilir. Halkın büyük çoğunluğu bir Kartveli dili olan Gürcüce konuşmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Vaja Pşavela</span>

Vaja Pşavela, Gürcü edebiyatının en önemli adlarından biridir. Büyük ölçüde mitolojiden esinlenerek son derece farklı eserler vermiştir. Yapıtlarına felsefi boyutlar kazandırmış ve büyük şairlik yeteneğiyle özgün bir şiirsel dünya yaratmıştı. Yaşamının büyük bölümünü dağlarda, ıssız yerlerde geçirmesine karşın, o da İlia Çavçavadze ve Akaki Tsereteli gibi, tüm yaşamı boyunca ülkesine hizmet etmeyi bir borç olarak kabul etmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Aleksandre Kazbegi</span>

Aleksandre Kazbegi, Gürcü roman ve oyun yazarı, şair, çevirmen ve tiyatro oyuncusu. Yazar olarak “Akaki Moçhubaridze”, tiyatroda “Moheve” takma adlarını kullanmıştır. 1882'de yayımlanan Baba Katili adlı yapıtıyla tanınır. Kitap, Kafkaslar'ın Robin Hood'u Koba'yı anlatır. Daha sonra Stalin olarak anılan İoseb Cugaşvili, Aleksandre Kazbegi'nin bu önemli yapıtının kahramanından esinlererek Koba takma adını almıştır. Yazarın birkaç öyküsü ve Elguca adlı romanı Türkçe yayımlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Gürcistan Krallığı</span> Orta Çağda kurulmuş Gürcü krallığı

Gürcistan Krallığı ya da Gürcü İmparatorluğu, Orta Çağ'da kurulmuş olan Gürcü devleti. Gürcistan pek çok alanda, Altın Çağ olarak adlandırılan dönemi bu krallık zamanında yaşamıştır.

<span class="mw-page-title-main">İlia Çavçavadze</span>

İlia Çavçavadze, Gürcü edebiyatı ve siyasal yaşamının 19. yüzyılda en önde gelen adıdır. Gürcü ulusal düşüncesinin mimarı olarak, ülkenin 19. yüzyılın ikinci yarısında Rus boyunduruğundan kurtuluş hareketinde önemli rol oynamıştır. Akaki Tsereteli ile birlikte yeni Gürcü edebiyatının ve yeni edebiyat dilinin yaratıcısıdır.

<span class="mw-page-title-main">Barbare Corcadze</span>

Barbare Corcadze, Gürcü yazar, şair ve kadın hakları savunucusu. Gürcü mutfağı konusunda yazdığı kitap, yüzyılı aşkın bir süre sonra, unutulmuş Gürcü yemeklerinin yeniden hayata döndürülmesini sağlamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Nikoloz Barataşvili</span> Gürcü şair

Nikoloz Baratashvili, Gürcü şair. Avrupa romantizmini Gürcü edebiyatına tanıtan kişi olarak bilinir. Genç yaşta ölümü nedeniyle geride az sayıda şiiri kalmıştır.

Didube Panteonu, Tiflis'in Didube semtinde yer alan ve Gürcistan'ın önde gelen yazarların, sanatçıların, bilim insanlarının ve siyasi aktivistlerin gömüldüğü mezarlıktır.

Dmitri İvanoviç Yermakov, Kafkasya fotoğraflarıyla tanınan Rus fotoğrafçıdır.

<span class="mw-page-title-main">Zakaria Paliaşvili</span> Gürcü besteci

Zakaria Petres dze Paliaşvili ya da bilinen adıyla Zachary Petrovich Paliashvili, Gürcü bir besteciydi. Gürcü klasik müziğinin kurucularından biri olarak kabul edilen eseri, halk şarkıları ve hikâyelerinin 19. yüzyıl Romantik klasik temalarıyla eklektik birleşmesi ile tanınır. Gürcistan Filarmoni Derneği'nin kurucusu ve Tiflis Devlet Konservatuvarı'nın başkanıydı. Tiflis'in Gürcistan Ulusal Opera ve Bale Tiyatrosu, 1937'de onuruna seçildi. Paliaşvili'nin müziği, Gürcistan Millî Marşı'nın temelini oluşturmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Kakutsa Çolokaşvili</span> Gürcü asker

Kaihosro "Kakutsa" Çolokaşvili, Gürcü subayı ve Gürcistan'daki Anti-Sovyet gerilla hareketinin komutanıydı. Gürcistan'da ulusal kahraman olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Üç Yüz Aragvili</span>

Üç Yüz Aragvili Gürcü tarih yazımında 1795'te Krtzanisi Muharebesi'ndeki son direnişte işgalci Kaçar ordusuna karşı Tiflis'i savunan Aragvi dağlılarıdır. Gürcü Ortodoks Kilisesi 2008'de Üç Yüz Aragvili'leri ve bu savaşta hayatını kaybedenleri şehit kabul etti.

<span class="mw-page-title-main">Mtatsminda Panteonu</span>

Mtatsminda Panteonu, Gürcistan'ın başkenti Tiflis'te, Mtatsminda tepesindeki panteondur. Gürcü yazarların ve toplum adamlarının toprağa verildiği bu mezarlık, Gürcü Yazarlar ve Toplum Adamları Mtatsminda Panteonu olarak da bilinmektedir. Mezarlık Mama Davit Manastırı etrafında yer alır. Tiflis kentinde, Didube Panteonu'ndan sonraki ikinci panteon olan Mtatsminda Panteonu'nun kuruluş fikri, 1915 yılında, Gürcü şair ve yazar Akaki Tsereteli'nin toprağa verildiği günlerde ortaya çıktı. Ne var ki panteon ancak 1929 yılında açılabildi. Bugün burada 53 mezar bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Gürcü edebiyatı</span>

Gürcü edebiyatı, 4. yüzyılda Hristiyanlığın benimsenmesinden sonra dinsel kitapların ana dile çevrilmesine duyulan gereksinme sonucunda ortaya çıktı. Dinsel kitapların çevirilerini azizlerin yaşamlarını anlatan ürünler izledi.

<span class="mw-page-title-main">İakob Gogebaşvili</span>

İakob Gogebaşvili, Gürcistan'daki bilimsel pedagojinin kurucusu olarak kabul edilen Gürcü eğitimci, çocuk yazarı ve gazeteci. Çocukların Gürcüce okuma yazma öğrenmesi için 1876 yılında hazırladığı Deda Ena isimli kitabı, değiştirilmiş bir biçimde 1880'den beri Gürcü okullarında ders kitabı olarak kullanılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Pavle İngorokva</span>

Pavle İngorokva Gürcü tarihçi, filolog ve hayırseverdir.

<span class="mw-page-title-main">Konstantine Gamsahurdia</span>

Konstantine Gamsahurdia Gürcü yazar ve halk figürü. Almanya'da eğitim gören Gamsahurdia, Batı Avrupa'da yaygın olan edebi akımları Gürcü edebiyatıyla harmanlayarak eserler vermiştir. Sovyet yönetimine karşıt olmakla birlikte, Stalin dönemi infazlarından sağ kurtulan birkaç Gürcü yazardan biriydi. Beyazdeniz adasına sürgün edilen ve birçok kez tutuklanan Gamsahurdia'nun eserleri, psikolojik içgörüye sahip karakter tasvirleriyle dikkat çekmektedir. Gamsahurdia'nın yazılarının bir diğer özelliği de, klasisizm duygusu yaratmak için arkaik bir dili taklit etmesidir. Bu akım, Gamsahurdia'nın Gürcüceye kattığı yeni bir inceliktir.

Gürcistan kültürü, ülkenin uzun tarihi ile beraber gelişmiş, Gürcü dili ve alfabesi üzerine dayanan güçlü bir edebiyat geleneği ve eşsiz bir ulusal kültür barındırmaktadır. Bu özelliği güçlü bir ulusal kimlik sağlayarak tarih boyunca tekrarlanan yabancı işgali ve asimilasyon çabalarına rağmen Gürcü kimliğinin korunmasına yardımcı olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Rus İmparatorluğu'nda Gürcistan</span>

Rusya İmparatorluğu'nda Gürcistan, Gürcistan tarihinde 19. yüzyılın tamamını ve 20. yüzyılın başlarını kapsayan dönemdir. Gürcistan aşamalı olarak Rus İmparatorluğu'nun bir parçası olmuştur, Çar I. Aleksandr'ın beyannamesi ile önce Kartli-Kaheti Krallığı'nın ilhakıyla başlayan ilhak süreci 1877-1878 savaşında güney Gürcistan'ın tarihi bölgelerinin Osmanlılardan alınmasıyla sona ermiştir. Rusya İmparatorluğu'nda kalınan süre boyunca Gürcistan'da feodalizmin yerini kapitalizm aldı, nüfus arttı, şehir hayatı gelişti, eğitim imkanları gelişmiş ve demiryolu yapılmıştır. Rusya tarafından nüfusun Ruslaştırılması devam ediyordu, Gürcü Ortodoks Kilisesi'nin otosefalliği (bağımsızlığı) kaybedildi, köylülerin silahlı gösterileri ve ayaklanmaları durdurulamadı. Ekim 1917 Bolşevik Devrimi'nden sonra Gürcistan ve Transkafkasya bir bütün olarak Rus hegemonyasından kurtularak bağımsızlığını kazandı.