İçeriğe atla

Alan etkisi (fizik)

Alan etkisi: Üst paneller: Uygulanan voltaj bantları bükerek yüzeydeki delikleri boşaltır (bant diyagramı, sol). Bükülmeye neden olan yük, bir negatif alıcı-iyon yükü tabakasıyla dengelenir (sağda). Alt panel: Uygulanan daha büyük bir voltaj, delikleri daha da tüketir, ancak iletim bandı, bir inversiyon katmanını doldurmak için enerjiyi yeterince düşürür.

Fizikte, Alan etkisi, elektriksel alanın uygulanması sonucu materyaldeki elektrik iletkenliğinin değişimidir. Bir metalde elektriksel alanın uygulandığı bölgenin elektron yoğunluğu yüksektir ve elektrik alan metalin içine çok kısa bir mesafede yayılabilir. Ancak bir yarı-iletken de elektriksel alanın uygulandığı bölgenin elektron yoğunluğu düşük olduğu için elektriksel alan metalin içinde uzun bir mesafeye yayılabilir. Bu yayılma yarı-iletkenin yüzeyine yakın olan kısımlarının iletkenliğini değiştirir ve buna Alan Etkisi denir. Alan etkisi, Schottky Diyotu ve Alan Etkisi Transistörünün, MOSFET, JFET ve MESFET’in, temelinde yatar.[1]

Yüzey İletkenliği ve Bant Bükme

Yüzey iletkenliğinin değişme sebebi uygulanan alanın elektronların yüzeyden hatırı sayılır mesafede derinliğe uygun enerji seviyesini değiştirmesi ve sırayla yüzey bölgesindeki enerji seviyelerinin doluluk oranlarını değiştirmesidir. Böyle etkilere uygulanan sıradan işlem, bant bükme enerjilerin metalin içinde yayıldıkları uzunluğa bağlı fonksiyonun pozisyonunun gösterildiği bant bükme şemasına dayanmaktadır.

Örnek bant bükme şeması şekilde gösterilmiştir. Uygun olması açısından, temel yük 'q' faktörünün kullanılmasından kaçınılarak enerji eV cinsinden ifade edilmiştir. Şekilde soldaki katman yalıtkan, sağdaki katman iletken olmak üzere çift katmanlı bir yapı gösterilmiştir. Bu tür yapılara örnek olarak MOS kondansatörünü verebiliriz. MOS kondansatörü metalden kapaklarla temaslı iki uçlu yapıdan, bir gövde temaslı yarı-iletken gövdeden (Si) ve aradan geçen bir yalıtkan katmandan (SiO2) oluşur. Soldaki panel iletken bandın en düşük enerji seviyesini ve değerlik bandın en yüksek enerji seviyesini gösterir. Bu seviyeler pozitif voltajın uygulanması sonucu bükülür. Gösterilen elektron enerjilerinin yani yüzeye yayılan veya sızan pozitif voltajın iletme sınırını düşürdüğü kabul görülmüştür. Kesikli çizgi doluluk oranı durumunu şu şekilde ifade eder; Fermi seviyesinin altında bölgeler dolmaya daha fazla meyillidir, iletken bant Fermi seviyesine yaklaşmaya başlar ve belirtilen daha fazla elektronlar yalıtkanın yanındaki iletken bandın içinde bulunur.

Alt Katman Alanı

Figürdeki örnek alt katman maddesindeki en yüksek değere sahip bant köşesinde, sıralı olarak uygulanan kuvvetten uzakta olan Fermi seviyesini gösterir. Yarı-iletken içerisinde kirlilik üreterek düzenlenen kullanım süresi düzeyi bu pozisyon içindir. Bunun olması takdirinde, kirliliğe, elektronları negatif yüklü değerliliğe sahip bantlardan kabul eden ve hareketsiz iyonları yarı-iletken madde içerisine yerleştiren denilmektedir. Koparılan elektronlar değerli bant seviyelerinden, değerli bant seviyelerinde boşluk bırakarak çekilir. Yük alansız ortamdan, negatif iyon kabul edici iyon pozitif eksikliği barındıran malzemeler yarattığından dolayı negatif olarak baskın gelir. Bu özelliğe sahip malzemelerde elektronlar bulunmadığından pozitif yükmüş gibi davranır. Alan sunulmadığı zaman, negatif iyon kabul edici iyonlar tam olarak pozitif boşlukları dengelediğinden dolayı tarafsızlık oluşur.

Yüzey Alanı

Bant bükücünün yanındaki tanımlanmıştır. Örneğin metal geçidi elektrodunu kullanarak yapılan yalıtkanın sol tarafına pozitif yük yerleştirilebilir. Yalıtkan içerisinde yük olmadığından dolayı elektrik alan sabittir ve bu durum malzeme içindeki gerilimin doğrusal olarak değişmesine neden olur. Sonuç olarak, yalıtkan şartları ve değerliliğe sahip bantlar figürdeki büyük enerji boşluğundaki yalıtkanlarla ayırılmış düz çizgilerdir.

Küçük gerilimdeki yarı-iletkenler panonun üzerinde gösterilirken, yalıtkanın enerjisini azalttığı bandın köşesinin sol tarafına pozitif yük yerleştirilmiştir. Sonuç itibarıyla, bu ifadeler tamamen ele geçirme olarak tanımlandığından alt katman kullanım süresinin kendini alan daha ileriye nüfuz edemediğinden dolayı yeniden oluşturduğu için tüketme derinliği denilmektedir. Yüzey alanı yakınlarındaki değerliliğe sahip bant seviyeleri, düşük seviyeli olduklarından dolayı tamamen kullanılmıştır. Yalnızca elektriksel olarak boşlukları olmayan yalıtkan haline gelen hareketsiz negatif iyon kabul edici iyonlar yüzey alanı yakınlarında varlığını sürdürebilmektedir. Dahası, alan nüfuzu negatif iyon kabul edici iyon yükleri yalıtkan yüzeyine yerleştirilmiş pozitif yüklerle denge durumuna maruz bırakıldığı zaman durdurulur. Tüketim katmanı geçitteki negatif iyon kabul edici yükleri pozitif yüklerle dengede olacak kadar dengeyi ayarlamaktadır.

İnversiyon

Bant köşelerinin taşınması ayrıca azaltılmıştır. Düzeylerdeki elektron kullanmanın artışı düşük voltajda olursa, artışı belirli olmaz. Fakat, yüksek uygulanan voltajda üst panelde olduğu gibi, bant köşelerinin taşınması enversiyon tabakası denilen dar yüzey tabakası düzeyindeki önemli popülasyonlara neden olmak için azaltılmıştır. Çünkü elektronlar başlangıçta yarı-iletkene yerleşen boşluk için kutuplaşma sırasında zıttır. Bu enverziyon tabakasındaki elektron yükünün başlangıcı eşik gerilimi uygulandığı zaman çok önemli bir hale gelmiştir ve bu gerilim bir kez uygulandığında eşik gerilimini geçen yük, iyon kabul edicisi yükü tüketim katmanının genişletilmesiyle artırmaktansa enverziyon tabakasını elektron ekleyerek arttırarak, neredeyse her yerde tarafsız durumda olacaktır. Yarı-iletken içerisine nüfuz eden daha fazla alan bu noktada durdurulmuştur çünkü elektron öz kütlesi üslü bir biçimde, eşik geriliminin uzağındaki bant bükücü ile, etkili olarak tüketim katmanı derinliğini ve eşik gerilimindeki değerini yakalayacaktır.

Kaynakça

  1. ^ Achuthan-Bhat (1 Ekim 2006). Fundamentals Of Semicon Dev (İngilizce). McGraw-Hill Education (India) Pvt Limited. ISBN 978-0-07-061220-4. 

Bu makale, altında lisanslanan ancak kapsamında olmayan Citizendium makalesi "Field effect#Field effect"dan materyal içermektedir.

İlgili Araştırma Makaleleri

Fotoelektrik etki ya da fotoemisyon, ışık bir maddeyi aydınlattığında elektronların ya da diğer serbest taşıyıcıların ortaya çıkmasıdır. Bu bağlamda ortaya çıkan elektronlar, fotoelektronlar olarak adlandırılır. Bu olay genellikle elektronik fiziğinde hatta kuantum kimyası ya da elektrokimya gibi alanlarda çalışılır.

<span class="mw-page-title-main">Elektrik yükü</span> bir nesnenin elektriksel alan ile etkileşimi neticesinde ölçülebilen fiziksel özelliği

Elektrik yükü veya elektriksel yük, bir maddenin elektrik yüklü diğer bir maddeyle yakınlaştığı zaman meydana gelen kuvvetten etkilenmesine sebep olan fiziksel özelliktir. Pozitif ve Negatif olmak üzere iki tür elektriksel yük vardır. Pozitif yüklü maddeler, diğer pozitif yüklü maddeler tarafından itilirken, negatif yüklü olanlar tarafından çekilir; negatif yüklü maddeler de negatif yüklüler tarafından itilir ve pozitif olanlar tarafından çekilir. Bir cisimde negatif yükler pozitif yüklere dominantsa, negatif yüklüdür; tersi durumdaysa pozitif yüklüdür; dominantlık söz konusu değilse yüksüzdür. Uluslararası Birim Sistemi (SI) elektrik yükünü coulomb (C) olarak adlandırırken, elektrik mühendisliğinde amper-saat (Ah) olarak ve kimyada da elemanter yük (e) olarak adlandırmak mümkündür. Q sembolü genellikle yükü ifade etmek için kullanılır. Yüklü cisimlerin birbirleriyle nasıl iletişimde olduklarını anlatan çalışma klasik elektromanyetizmadır ve kuantum mekaniğinin göz ardı edilebildiği ölçüde doğrudur.

Yarı iletken üzerine yapılan mekanik işin etkisiyle iletken özelliği kazanabilen, normal şartlar altında yalıtkan olan maddelerdir.

<span class="mw-page-title-main">Elektrik akımı</span> elektrik yükü akışı

Elektrik akımı, elektriksel akım veya cereyan, en kısa tanımıyla elektriksel yük taşıyan parçacıkların hareketidir. Bu yük genellikle elektrik devrelerindeki kabloların içerisinde hareket eden elektronlar tarafından taşınmaktadır. Ayrıca, elektrolit içerisindeki iyonlar tarafından ya da plazma içindeki hem iyonlar hem de elektronlar tarafından taşınabilmektedir.

Elektriksel iletkenlik iletken bir malzemeye uygulanan elektriksel alan etkisinde yük taşıyıcılarının uzak mesafeli hareketleri sonucu oluşur. Dört tür yük taşıyıcısı vardır.

<span class="mw-page-title-main">MOSFET</span> Elektronik devre bileşeni

Metal oksit yarı iletken alan etkili transistör bir tür alan etkili transistör (FET)’dür ve daha çok silisyum'un kontrollü oksitlenmesi ile üretilir. Voltajı cihazın iletkenliğini belirleyen yalıtımlı bir kapısı vardır. Uygulanan voltaj miktarıyla iletkenliği değiştirme özelliği, elektronik sinyal’lerin güçlendirilmesi veya değiştirilmesi için kullanılabilir.

<span class="mw-page-title-main">Saçtırma biriktirme</span>

İnce film kaplamalarda, buhar kaynağı olarak, genellikle saçtırma yöntemi kullanılmaktadır. Diğer yöntemlere göre birçok avantaj sunan bu yöntemde, katı malzeme pozitif iyonlarla bombardıman edilerek, atomlar yüzeyden kopartılır. Kaplanacak olan malzeme, hızlandırılmış iyonlar gibi enerjik parçacıklarla bombardıman edilirse, saçılan atomlar substrat (alttaş) yüzeyinde film tabakası oluştururlar.

<span class="mw-page-title-main">Van de Graaff jeneratörü</span> yüksek gerilim biriktirmeye yarayan bir elektrostatik jeneratör

Van de Graaff jeneratörü hareket eden bir kayış yardımıyla içi boş bir kürede yüksek gerilim biriktirmeye yarayan bir elektrostatik jeneratördür. 1929 yılında Amerikalı fizikçi Robert Jemison Van de Graaff tarafından icat edilen bu jeneratörde potansiyel farkı 5 megavolta kadar çıkabilir. Bu araç bir üreteç ve ona paralel bağlı bir kondansatör ile çok büyük bir elektriksel direnç olarak da düşünülebilir.

Mott geçişi yoğun madde fiziğinde metal-ametal geçişi için kullanılır. Elektrik alan perdelemesinden dolayı, metalik ortamdaki potansiyel enerji atomun denge pozisyonu çevresinde keskin tepeler oluşturur, elektronlar lokalize olur ve metal ortamdan akım geçmez.

Metal-yalıtkan geçişi, elektriksel yük iletkenliği iyi olan metallerden yük iletkenliği pasif hale getirilmiş yalıtkanlara geçişi ifade eder. Bu geçişler basınç veya yarı iletkenlerde aşılama gibi çeşitli parametrelerin değiştirilmesiyle sağlanabilir.

Fermi enerjisi, elektronların toplam kimyasal potansiyeli ya da elektrokimyasal potansiyeli olarak tanımlanır ve µ veya şeklinde gösterilir. Bir cismin Fermi seviyesi, bir termodinamik miktardır ve termodinamik iş, cisme bir elektron eklemeye ihtiyaç duyduğundan ötürü, Fermi seviyesi önemlidir. Fermi seviyesinin açık bir şekilde anlaşılması-elektronik özelliklerin belirlenmesinde Fermi seviyesinin elektronik bağ yapısı ile olan ilişkisi ve bir elektronik devrede Fermi seviyesinin voltaj ve yük akışı ile olan ilişkisi- katı hal fiziğinin anlaşılması için gereklidir.

<span class="mw-page-title-main">Statik elektrik</span>

Statik elektrik, bir maddenin içerisindeki ya da yüzeyindeki elektrik yüklerinin oransızlığı olarak tanımlanmaktadır. Yük, elektrik akımı ya da elektriksel deşarj tarafından uzağa hareket etmeye başlayacağı zamana kadar aynen kalır. Statik elektrik, elektrik telleri ya da diğer iletkenler boyunca akan ve enerji aktaran elektrik akımının tam aksi olarak adlandırılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Yalıtkan (elektrik)</span>

Elektriksel yalıtkan, elektrik yükünün serbestçe akamadığı maddelerdir. Bu yüzden elektrik alanının etkisi altında kaldıklarında, elektrik akımını iletmeleri zordur. Mükemmel yalıtkanlar bulunmamaktadır. Ancak, cam kâğıt ve polietilen tabanlı vesaire gibi yüksek özdirence sahip bazı maddeler çok iyi elektrik yalıtkanlarıdır. Daha düşük özdirençleri olan maddeler hala elektrik kablolarında kullanılmak için yeterlidir. Kauçuk benzeri polimerler ve birçok plastik bu gruba dâhildir. Bu tür malzemeler düşükten orta dereceli gerilimleri güvenli bir şekilde yalıtılmasına hizmet eder.

<span class="mw-page-title-main">Cooper çifti</span>

Yoğun madde fiziğinde, Cooper iletken çifti veya bina kontrol sistemi (BCS) iletken çiftinin belli koşullarda düşük sıcaklıkla sınırlanmasının elektron iletkeni olduğu ilk kez 1956 yılında Amerikalı fizikçi Leon Cooper tarafından tanımlanmıştır. Metal bir kapta elektronlar arasında rastgele küçük bir etkileşimin Fermi enerjiden daha düşük bir enerji imkânı sağlayan ikili elektronların durumuna sebep olduğunu ve bu ikililik durumunun sınırlı olduğunu gösterdi. Konvensiyonel süper iletkenlerde, bu etkileşim elektro-fonondan kaynaklı olmasıdır. Cooper çifti için süper iletkenlik, 1979 yılında Nobel ödülü alan John Bardeen, Leon Cooper ve John Schrieffer tarafından ilerletilmiş BCS teorisinde tanımlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Elektrik arkı</span>

Elektrik arkı, gazların kıvılcım anında ortaya çıkması ile oluşan elektrik olayı. Akım iletken olmayan hava tarafından iletildiği anda elektriksel ark oluşur. Ark boşalması voltajı az olan taraftan gözlenebilir. Elektriksel ark kavramının gözlenebilmesi için elektrotlar tarafından desteklenmelidir. Ayrıca, elektriksel ark kavramı elektrotlardaki elektronların termiyonik emisyonlarına bağlıdır. Voltaik ark terimi ise voltaik ark lambalarında kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Elektrik kıvılcımı</span>

Elektrik kıvılcımı, yeterli büyüklükteki elektriksel alanların; hava, gaz ya da gaz karışımları gibi normal yalıtkan vasıtalar aracılığıyla iyonik ve iletken kanallar yaratmasıyla oluşan, ani elektriksel boşalmadır.

<span class="mw-page-title-main">Elektronik bant yapısı</span>

Katı hal fiziğinde, bir katının elektron kuşak yapısı ; katıdaki bir elektronun sahip olabileceği enerji aralıkları ya da sahip olamayacağı enerji aralıkları olarak tanımlanır. Enerji bant teorisi bu bant ve bant boşluklarını atom veya moleküllerin büyük periyodik kafeslerindeki bir elektron için, izinli kuantum mekaniksel dalga fonksiyonlarını inceleyerek çıkarır. Bant teorisi katıların birçok fiziksel özelliklerini; örneğin elektriksel direnç ve optik soğurum gibi, açıklamak için başarılı bir biçimde kullanılmaktadır ve katı hal cihazları anlamanın temelini oluşturmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Korona deşarjı</span>

Korona deşarjı; yüksek gerilimli bir iletkenin, etrafını saran hava gibi akışkanların iyonlaşmasıyla oluşan elektriksel bir deşarjdır. Havanın elektriksel bir kırılım geçirip iletkenleşmesi ve yükün iletkenden akışkana sızmasını sağlar. Korona deşarjı, iletkenin etrafındaki elektrik alanın, havanın dielektrik dayanımını aştığı yerlerde oluşur. Genellikle nemli ve sisli havalarda görülen bu deşarj işlemi radyal olarak dışarıya mor renkli ışık halkaları emite eder. Kendiliğinden meydana gelen korona deşarjı doğal olarak eğer elektrik alanı şiddetinin limiti sonsuza gitmiyorsa yüksek voltajlı sistemlerde açığa çıkar. Genellikle yüksek voltaj taşıyan iletkenlerin havaya bitişik sivri noktalarında, mavimsi bir parıltı olarak görülür ve bir gaz deşarj lambasıyla aynı özellikte ışık yayar.

<span class="mw-page-title-main">Elektriksel özdirenç ve iletkenlik</span> Wikimedia anlam ayrımı sayfası

Elektriksel öz direnç, belirli bir malzemenin elektrik akımının akışına karşı nicelleştiren bir özelliktir. Düşük bir direnç kolaylıkla elektrik akımının akışını sağlayan bir malzeme anlamına gelir. Karşıt değeri, elektrik akımının geçiş kolaylığını ölçen elektriksel iletkenliktir. Elektriksel direnç, mekanik sürtünme ile kavramsal paralelliklere sahiptir. Elektriksel direncin SI birimi ohm, elektriksel iletkenliğin birimi ise siemens (birim) (S)'dir.

<span class="mw-page-title-main">Elektron deliği</span>

Elektron deliği, fizik, kimya ve elektronik mühendisliğinde, bir atomda veya atomik kafeste bulunabilecek bir konumda elektron eksikliğidir. Normal bir atom veya kristal kafeste elektronların negatif yükü atom çekirdeğinin pozitif yükü ile dengelendiğinden, elektronun yokluğu deliğin bulunduğu yerde net bir pozitif yük bırakır.