
Muhammed Abdüsselam, elektrozayıf etkileşim ile ilgili çalışmalara katkılarından dolayı 1979 yılında Nobel Fizik Ödülünü paylaşan kuramsal fizikçidir. Abdüsselam Nobel Ödülü kazanan ilk Pakistanlı ve Mısırlı Enver Sedat'tan sonra Nobel Ödülü kazanan ilk Müslüman olmakla birlikte fen alanında bu ödülü kazanan ilk Müslüman olarak tanındı.

Julia Kristiva, edebiyat teorisyeni, psikanalist, yazar ve filozof. 1965'ten beri Fransa’da Paris’te yaşamakta ve çalışmalarını esas olarak burada yürütmektedir.

Hans Reichenbach, Alman düşünür.
Ig Nobel ödülleri, Harvard Üniversitesi tarafından Nobel'in bir parodisi olarak anlamsız, saçma anlaşılabilecek ve yeniden üretilmeyecek bilimsel çalışmalara verilen ödüllerdir. Ig Nobel, değersiz anlamına gelen ignoble kelimesinden türetilmiş bir kelimedir.

Max Born kuantum mekaniğinin gelişmesinde etkili olan Alman matematikçi ve fizikçi. Kuantum fiziği dışında katı hâl fiziği ve optiğe katkıda bulunmuş ve 1920-30'larda önemli fizikçilerin çalışmalarının denetimini yapmıştır. Born, yaptığı "Kuantum Mekaniği'nin temelini araştırma, özellikle dalga fonksiyonunun istatistiksel yorumlanması üzerine" adlı çalışması ile 1954 yılında Nobel Fizik Ödülü'nü almıştır.

Kuantum mekaniği veya kuantum fiziği, atom altı parçacıkları inceleyen bir temel fizik dalıdır. Nicem mekaniği veya dalga mekaniği adlarıyla da anılır. Kuantum mekaniği, moleküllerin, atomların ve bunları meydana getiren elektron, proton, nötron, kuark, gluon gibi parçacıkların özelliklerini açıklamaya çalışır. Çalışma alanı, parçacıkların birbirleriyle ve ışık, x ışını, gama ışını gibi elektromanyetik ışınımlarla olan etkileşimlerini de kapsar.

Edward Witten Amerikalı teorik fizikçi ve İleri Araştırmalar Enstitüsü'nde profesör. Süpersicim Teorisi'nde dünyanın önde gelen araştırmacılarından. Teorik fiziğe geniş katkılar yaptı ve matematiğin gelişimine katkılarından dolayı 1990'da Fields Madalyası ile ödüllendirildi. 1995'te, Güney Kaliforniya Üniversitesi'ndeki bir konferansta M-teorisinin varlığını ileri sürdü ve M-teorisini daha önce gözlenen birtakım ikilikleri açıklamak için kullanması sicim teorisi'nde ikinci süpersicim devrimi olarak adlandırılan yeni bir araştırmayı harekete geçirdi.

Satyendra Nath Bose, Royal Society üyesi Hint matematikçi ve fizikçi.

David Bohm ; teorik fizik, felsefe ve nöropsikoloji alanlarına katkıda bulunmuş bir kuantum mekaniği fizikçisidir.

Eugene Paul "E. P." Wigner, Macar-Amerikalı teorik fizikçi ve matematikçiydi.

George Gamow, Ukrayna asıllı Amerikalı fizikçi ve kozmolog.

Martinus Justinus Godefriedus Veltman, Hollandalı bir teorik fizikçi. Parçacık teorisi üzerindeki çalışmaları için eski öğrencisi Gerardus 't Hooft ile birlikte 1999 Nobel Fizik Ödülünü paylaştı.

Kamil Gediz Akdeniz, Türk fizikçi ve felsefeci.

Subrahmanyan Chandrasekhar, Hint asıllı Amerikalı astrofizikçi. A. Fowler ile birlikte 1983'te kara deliklerin yüksek kütleli yıldızların evrimlerinin son aşamalarından biri olduğunu matematiksel teori haline getirdiklerinden dolayı Nobel Fizik Ödülünü kazanmıştır. 1930 Nobel Fizik Ödülü sahibi Chandrasekhara Venkata Raman'ın yeğenidir. Chandrasekhar limiti olarak bilinen astrofizik kavramını ortaya atmıştır.

Philip Warren Anderson Nobel ödüllü Amerikalı fizikçi. Anderson lokalizasyonu, Antiferromıknatıslık, Simetri kırılması, Yüksek sıcaklık süper iletkenlik teorileri üzerine yazıları aracılığıyla bilim felsefesine belirmeleri olmuştur.

John Archibald Wheeler, Amerikalı bir teorik fizikçidir. II. Dünya savaşından sonra genel görelilik kuramıyla ilgili birçok araştırması vardır. Wheeler ayrıca Niels Bohr ile Nükleer fisyon tepkimelerinin arkasındaki temel kuralları açıklamak için çalıştı. Gregory Breit ile birlikte Wheeler Breit-Wheeler süreci kavramını geliştirdi. Ayrıca popüler bir terim olan "kara delik" kavramını ortaya sürdü. Bunun yanı sıra "nötron moderatörü", "kuantum köpüğü", "solucandeliği", "it from bit" ve "bir elektron evreni" varsayımına katkıda bulundu.
Yakınma çalışmaları vakası, James A. Lindsay, Peter G. Boghossian ve Helen Pluckrose tarafından kurmaca makale yazmak ve yayımlatmak suretiyle 2017-2018 yılları arasında yürütülen oyunu ifade eder. Oyunun amacı Amerikan akademisinde oldukça yaygın olan cinsiyet çalışmaları, ırk çalışmaları, şişman çalışmaları gibi alanlarda nitelikli yayınlar yapılmadığını, söz konusu alanlarda bu çalışmaları yayımlayacak pek çok düşük kaliteli dergi olduğunu ve akademide ideolojileri bilimin önüne koyma eğiliminde olan bu alanların egemen olmaya başladığını göstermektir. Grup genellikle ‘bir şey çalışmaları’ olarak adlandırılan ve ‘bilimsel’ bir faaliyet olarak belirli kimlik gruplarının yakınmalarını dile getiren ve hatta bunları alevlendiren alanlarla alay etmek maksadıyla kurguladıkları oyunu ‘yakınma çalışmaları’ olarak isimlendirdiği için vaka da bu nedenle ‘yakınma çalışmaları vakası’ olarak anılmaktadır.
Grubun projesi akıllara fizikçi Alan Sokal’ın 1996 yılında postmodernizmin çeşitli bilim alanlarında tehlikeli bir biçimde moda oluşuna dikkat çekmek amacıyla yazdığı ve kültürel çalışmalar alanında önemli bir süreli yayın olan Social Text’te yayımlanan “Sınırları Aşmak: Kuantum Çekiminin Dönüştürücü bir Hermeneutiğine Doğru” başlıklı kurmaca makale ‘skandalını’ getirmektedir. Hadiseyi bilim dünyasında ses getiren Sokal vakasının daha geniş ölçekte yeniden uygulamaya konuluşu olarak değerlendiren politika bilimci Yascha Mounk üçlünün projesini Sokal’ın Karesi olarak adlandırır.
Boghossian ve Lindsay’e göre Sokal’ın hilesinin hedefi postmodernist uzmanların bilimsel terminolojiyi anlamadığını ve yanlış kullandığını anlatmak ayrıca bazı fikirlerin hakem değerlendirme sürecinde ihtiyaç duyulan eleştirel fakülteleri uyuşturacak kadar moda olabileceğini göstermektir. Amacını başarıyla gerçekleştiren Sokal’ın postmodernizmin meşruiyetine ağır bir darbe indirdiğini ve hazırladıkları kandırmacanın Sokal’ın oyununun omuzları üzerinde yükseldiğini fakat amaçlarının Sokal’dan farklı olduğunu ifade ederler. İki vaka arasındaki önemli farklardan biri projelerin kapsamı ile ilgilidir. Yakınma çalışmaları vakasının kapsamı Sokal’ınkine kıyasla daha dardır çünkü bütünüyle postmodernist bilim anlayışını değil yalnızca cinsiyet çalışmaları, şişman çalışmaları, ırk çalışmaları gibi sosyal bilimlerin çeşitli alt disiplinlerini hedef almaktadır. Bir diğer önemli fark ise amaçlarının Sokal’ın oyununa kıyasla daha politik olmasıdır. Çünkü Sokal, daha çok postmodern bakış açısının doğa bilimlerinde de etkili olmaya başlaması kaygısıyla, yakınma çalışmaları grubu ise daha çok postmodernizmin argümanlarını kendisine baz alan cinsiyet çalışmaları, şişman çalışmaları, ırk çalışmaları gibi akademik çalışmalarının özü politik ajandaları tarafından belirlenen alanların akademiye egemen olmaları, bunun da sosyal bilimlere ve genel olarak akademi nosyonuna zarar verdiği kaygısı ile bu yola başvurmuşlardır.
Grup, Mayıs 2017’de başlattıkları projeyi 2019 yılına kadar sürdürmek niyetinde olsa da bir twitter hesabının makalelerini fark etmesi ve ardından çeşitli gazetelerin de olayla ilgilenmesi nedeniyle 2 Kasım 2018’de düzenledikleri oyunu itiraf eden bir yazıyı ve hakem yazışmalarının bulunduğu elektronik postaları içeren Google Drive arşivlerini paylaşır. Eş zamanlı olarak icraatlarını anlattıkları kısa bir belgesel film de Youtube’da yayınlanır. Üçlünün oyunu ortaya çıktığında, kalburüstü dergilere gönderdikleri toplamda yirmi makaleden yedisi kabul edilmiş, kabul edilen yedi makaleden dördü yayımlanmış, yedi tanesi hakem değerlendirme sürecinin farklı aşamalarındayken, altısı ise reddedilmiştir. Kimileri tarafından bir etik skandalı olarak görülen vaka, kimileri tarafından ise büyüyen bir problemi etkili şekilde göz önüne serdiği için desteklenmiştir.

Wolfgang Ernst Pauli, Avusturya asıllı Nobel Fizik Ödülü sahibi Avusturyalı teorik fizikçidir. Kuantum fiziğinin öncülerinden birisi olarak kabul edilir. 1945 yılında Pauli dışarlama ilkesi olarak adlandırılan yeni bir doğa yasasını keşfetmesi sonrasında Nobel Fizik Ödülü'ne aday olarak gösterilmiş ve ödülü kazanmıştır. Kendisi aynı zamanda 21 yaşındayken doktorasını alarak fizik alanındaki yeteneğini erken bir yaşta göstermiştir.

Sokal olayı, fizikçi Alan Sokal'ın postmodern kültürel çalışmalar üzerine eğilen Social Text dergisi için sahte bir makale kaleme alması ve bunun dergide yayımlanmasıyla o dönemki akademik çevrelerde büyük yankı bulmuş bir olaydır. 1996'da New York Üniversitesi'nde fizik profesörü olan Alan Sokal, postmodern düşüncenin ne denli saçma olduğunu göstermek için bu düşüncenin önde gelen yayın organlarında Social Text'e bir makale sunar.
Raymond John Seeger, Amerikalı fizikçi.