
2006 İsrail-Lübnan Savaşı, Hizbullah'ın askerî kanadı ile İsrail Silahlı Kuvvetleri arasında Lübnan toprakları ve İsrail'in kuzeyinde, 12 Temmuz-14 Ağustos 2006 tarihleri arasında sürmüş olan silahlı çatışmadır.

Türkiye'de 59 intihar saldırısı gerçekleşti. Bunların 36'sı PKK, 10'u Irak ve Şam İslam Devleti, 6'sı TAK, 5'i Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi, 3'ü ise el-Kaide'nin Türkiye yapılanmasına mensup kişiler tarafından düzenlenmişti. Toplamda eylemciler dâhil 626 kişinin öldüğü saldırılarda, 9 Mart 2003'teki saldırdaki hariç, saldırganların tamamı ölmüş ve 44 saldırıda eylemci dışında da ölenler oldu. Saldırılar 20 ile yayılırken en çok saldırı 16 kezle İstanbul'da gerçekleşmişti. Bu saldırıların yanı sıra, beşi PKK biri ise Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi mensubu olan eylemciler tarafından düzenlenmesi planlanan saldırılar, farklı sebeplerden ötürü eylemcilerin üzerindeki patlayıcıların infilak etmesi sonucu gerçekleştirilemedi ve saldırganlar öldü.

Afganistan Savaşı, 2001 Ekim'inin 7. gününde başlamıştır. Amerika Birleşik Devletleri tarafından 11 Eylül saldırıları gerekçesi ile yapılmıştır. ABD Başkanı George W. Bush'un "terörle mücadele" politikası kapsamında yaptığı bir savaştır. Harekât Usame bin Ladin'in yakalanmasına değin sürecekti. Aynı zamanda Taliban ve diğer Taliban yandaşı güçlerin ortadan kaldırılması ile harekât sona erecekti. Böylelikle Afganistan'da iç güvenlik sağlanmış olacaktı.

Seyir füzesi kaldırıcı kuvvet olarak kanatçıklarının yardımıyla havanın dinamik yapısından, sürüklenmeyi dengelemek için de çekiş kuvvetlerinden bunun içinde jet motorundan faydalanan güdümlü bir füze sistemidir. Kruz füzesi genel olarak içerisinde klasik patlayıcı veya nükleer bomba bulunan savaş başlıklarını yüzlerce kilometre taşımak üzere tasarlanmıştır. Gelişmiş kruz füzeleri süpersonik veya yüksek sesaltı hızla ilerleyen, kendi kendine sevk edebilen, radara yakalanmamak için çok alçak irtifadan uçabilen araçlardır. Genel olarak bu araçlar savaş başlığı taşımaları ayrıca keşif veya gözetleme değil saldırı amacı taşıdıklarından insansız hava aracı sınıfına girmezler.
Japonya'ya atılan atom bombalarının devlet terörü kapsamında değerlendirilmesi. Tarihçi ve akademisyenler için Hiroşima ve Nagazaki'nin atom bombalarıyla bombalanması öncelikli olarak ahlaki açıdan tartışılmaktadır. Nükleer silahların kullanılmasının haklı ve geçerli sebepleri olup olmadığı konusu önem taşır. Bu bombalamaların devlet terörü kapsamında değerlendirilmesini öneren tarihçiler bulunmaktadır. Bu şekilde yorumlayanlar terörün tanımı olan bir siyasi amacın gerçekleştirilmesi için sivillerin hedef seçilmesinin devlet tarafından uygulanmasını delil gösterirler. Yine tarihçilere göre atom bombalarının sivil hedeflere atılmasıyla beraber sivil hedeflere saldırmama tabusu ortadan kalkmış ve özellikle ABD tarafından standart bir uygulama olmuştur. Nagazaki ve Hiroşima'ya atılan atom bombaları nükleer silahların savaşta ilk ve tek kullanışı olmuştur.

Deliberate Force Operasyonu veya Kararlı Güç Harekâtı, BM Acil Mukabele Gücü ile NATO'nun Sırp Cumhuriyeti'ne karşı yürüttüğü kapsamlı askerî operasyonudur. Bosna-Hersek topraklarını işgal eden Sırp askeri hedeflerine yönelik gerçekleşmiştir. Bombardımana gerekçe olarak Sırp askerlerinin Srebrenitsa katliamı ve Markale katliamları gibi Avrupa'nın II. Dünya Savaşı'ndan sonra gördüğü en büyük soykırım olayları gösterildi.
II. Dünya Savaşı'nda Amerikan savaş suçları, II. Dünya Savaşı sırasında ABD Silahlı Kuvvetleri tarafından işlenen savaş suçlarının toplamıdır. Savaş suçlarının büyük çoğunluğu Uluslararası Ceza Mahkemesi, Cenevre Sözleşmeleri ve ilgili uluslararası kanunlarla tanımlansa da ABD Hükûmeti silahlı kuvvetlerinin Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yargılanmasını kabul etmez. Burada Jus ad bellum olarak adlandırılan kabul edilen savaş uygulamaları içinde geçmeyen uygulamalar alınmıştır. Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi tarafından uygulandıktan sonra Nürnberg prensipleri olarak adlandırılan saldırı savaşı veya dünya barışına karşı tutumlar burada ele alınmamıştır.
1992 Yemen'deki otel saldırıları, 29 Aralık 1992'de, Yemen'in Aden şehrindeki Gold Mohur Hotel ile Mövenpick Hotel'e el-Kaide tarafından düzenlenen bombalı saldırılar. Somali'deki Umut Harekâtı'na katılacak 100 kadar Amerikan deniz piyadesinin konakladığı otellere eş zamanlı olarak düzenlenen saldırıda hiçbir askerî kayıp yaşanmazken, saldırılar 2 sivilin ölümü ile 7 sivilin yaralanmasına sebep oldu. Gold Mohur Hotel'deki saldırıda Avusturyalı bir turist ile bir otel çalışanı hayatını kaybederken; dört Avusturyalı turist yaralandı. Mövenpick Hotel'in otoparkında gerçekleşen ikinci patlamada ise üç kişi yaralandı. Yemenli yetkililerin açıklamasına göre yarananlardan ikisi, bombayı yerleştirmeye çalışan Yemenlilerdi. Yaşanan saldırılar, el-Kaide tarafından Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı gerçekleştirilen saldırıların ilkiydi.

2010 İstanbul saldırısı, 31 Ekim 2010 tarihinde 10.34'te Taksim Meydanı'nda TAK tarafından sivillere karşı gerçekleştirilen bombalı intihar saldırısında içinde polislerin de olduğu 17'si sivil, 32 kişi yaralanmıştır.

Nasır Abdulkerim Abdullah el-Vuheyşi, diğer bilinen adlarıyla Ebu Beşir veya Ebu Beşir el-Yemeni, silahlı İslamcı örgüt Arap Yarımadası el-Kaidesi'nin kurucusu ve ilk lideri olan Yemenli İslamcı.
Kasım Muhammed Mehdi er-Rimi, tanınan diğer adlarıyla Ebu Hüreyre veya Ebu Hüreyre el-Sanai, silahlı İslamcı örgüt Arap Yarımadası el-Kaidesi'nin lideri olan Yemenli İslamcı.

2017 İdlib kimyasal saldırısı veya Han Şeyhun kimyasal saldırısı, 4 Nisan 2017 tarihinde Suriye İç Savaşı sırasında İdlib'in Han Şeyhun beldesinde düzenlen kimyasal saldırı. İdlib Sağlık Otoritesi, sarin veya benzeri bir maddeyi içeren zehirli gazın salınımı sonucu en az 74 kişinin öldüğünü ve 557'den fazla kişinin yaralandığını açıkladı.

2019 Abkayk ve Hureys saldırısı, 14 Eylül 2019 tarihinde Suudi Arabistan'ın doğusunda Abkayk ve Hureys petrol sahalarında devlete ait olan Saudi Aramco petrol işleme tesislerine drone ile düzenlenen saldırılardır. Yemen'deki Husi hareketi, Yemen İç Savaşı'nda Suudi Arabistan'ın askerî müdahalesini çevreleyen olaylara bağlayan ve tesislerin güneyinde Yemen'den başlatılan saldırıda on dron kullandıklarını iddia ederek saldırıların sorumluluğunu üstlendi. Suudi Arabistanlı yetkililer saldırıda kuzeyden ve doğudan gelen daha fazla İran yapımı dron ve seyir füzesinin kullanıldığını iddia ettiler. ABD ve Suudi Arabistan, daha sonra Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık'ın da saldırıların arkasında İran'ın olduğunu iddia etti. İran ise saldırılarda herhangi bir parmağı olduğu iddiasını reddetti. Saldırılar, Basra Körfezi'ndeki krizi daha da kötüleştirdi.
2018 Dahyan saldırısı, 9 Ağustos 2018'de Yemen - Suudi Arabistan sınırına yakın Saada ilinin Dahyan ilçesinde Suudi Arabistan Hava Kuvvetlerine bağlı savaş uçaklarının Amerika Birleşik Devletleri yapımı bombalar ile pazar yerinden geçen okul otobüsünü vurmasıyla gerçekleştirilen saldırıdır. Saldırıda 51 sivil öldürüldü, bunların 40'ı 15 yaşını doldurmamış, birçoğu 10 yaşın altında çocuktur. Bazı kaynaklar saldırıda öğretmenlerin de öldürüldüğünü duyurmuştur.
Amerika Birleşik Devletleri savaş suçları, Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetlerinin 1899 ve 1907 Lahey Sözleşmelerinin imzalanmasından sonra işlediği savaş kanunlarının ve geleneklerin ihlalidir. Bunlar, yakalanan düşman savaşçıların infaz edilmesini, sorgu sırasında mahkûmlara kötü muameleyi, işkencenin kullanımını ve sivillere ve savaşçı olmayanlara karşı şiddet kullanımını ve tecavüzü içermektedir.

Çernihiv bombalaması, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin bir parçası olan Çernihiv Kuşatması sırasında 47 kişinin ölümüne neden olan hava saldırılarını ifade eder. Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, saldırıları bir savaş suçu olarak nitelendirdi.
Zaho saldırısı, 20 Temmuz 2022 tarihinde Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin Duhok vilayetinin Zaho ilçesinde, bölgeyi gezmeye gelen Arap turistlere yapılan saldırıdır. Saldırıda ikisi çocuk olmak üzere en az dokuz sivil öldü ve 33'ten fazla kişi yaralandı.

Güney Yemen İsyanı, Yemen hükûmeti'nin 27 Nisan 2009'dan beri devam eden Yemen Krizi'nin bir parçası olarak güney Yemen'deki hükûmet karşıtı protestoculara ve saldırganlara karşı mücadele verdiği isyan hareketidir. Ayaklanmadan güneyde yer alan ayrılıkçı hareket içerisindeki unsurlar sorumlu tutulsa da, grubun liderleri bağımsızlık hedeflerine barışçıl yollarla ulaşılacağını savunmakta olup, saldırıların hükûmetin kışkırtıcı eylemlerine yanıt olarak sıradan vatandaşlardan geldiğini iddia etmektedir. İsyan, Husi toplulukları tarafından yönetilen ülkenin kuzeyindeki Şii isyanından doğmuştur. Güneyli liderler, birleşmenin ardından 1994'te bir ayrılığa düştüler. Birçok taraf mevcut ayrılık hareketine katılmaktadır. Güneyli ayrılıkçı isyancılar, esas olarak eski Güney Yemen bölgesinde ve aynı zamanda bağımsız güney devletinin bir parçası olmayan Ed-Dali'de faaliyet göstermektedir. BAE, Başkan Abdurabbu Mansur el-Hadi liderliğindeki Yemen hükûmetine destek veren Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun bir üyesi olmasına rağmen Birleşik Arap Emirlikleri, isyancılara destek vermektedir.
Hayfa Petrol Rafinerisi katliamı, 30 Aralık 1947 tarihinde İngiliz Filistin Mandası'nda meydana gelen ve hem Arap hem de Yahudi sivil işçilerin öldüğü katliamdır.