
Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Güneydoğu Torosların güneyinden Suriye sınırına kadar olan yerleri kaplar. Bölge doğu ve kuzeyden Doğu Anadolu Bölgesi, batıdan Akdeniz Bölgesi, güneyden Suriye ve kısa bir sınırla da Irak ile çevrilidir.

Akdeniz Bölgesi, Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Anadolu'nun güneyinde Akdeniz kıyısı boyunca uzanır. Genişliği 120–180 km arasında değişir. Batı ve kuzey batısında Ege Bölgesi, kuzeyinde İç Anadolu Bölgesi, doğusunda Güneydoğu Anadolu Bölgesi, güneyinde ise Akdeniz bulunur. Güneydoğudan Suriye ile komşudur. Türkiye'nin başka bölgelerinde olduğu gibi Akdeniz Bölgesi'nde de bölge sınırları ile yönetim birimleri olan illerin sınırları tümüyle çakışmaz.

Orman, belirli yükseklikteki ve büyüklükteki çeşitli ağaçlar, çalılar, otsu bitkiler, mantarlar, mikroorganizmalar, böcekler ve hayvanlar bütününü içeren, topraklı alanda genellikle doğal yollardan oluşmuş bir kara ekosistemidir.

Maki, Akdeniz ikliminin egemen olduğu bölgelere özgü, ortalama 1-2 metre boyundaki küçük ağaç ya da çalıların oluşturduğu bitki örtüsü. Bu bitki örtüsüyle kaplı alanlara makilik denir. Makilikler, eskiden ormanlık olan alanların yangın ya da insanlar tarafından yok edilmesi sonucu oluşmuştur. Orman kendini yenilemeden ortamı kaplayan maki türleri ağaç fidanlarının büyümesini engellerler.

Karadeniz iklimi, Karadeniz Bölgesi, Marmara Bölgesi'nin Karadeniz kıyıları ve Kuzey Anadolu Dağları'nın Karadeniz’e bakan yamaçlarında görülen bir iklim türüdür. Köppen iklim sınıflandırmasına göre Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde görülen iklim okyanusal iklim (Cfb) ve yağışlı dönencealtı iklimi (Cfa) altında sınıflandırılır ve bu iklimler Batı Avrupa, Yeni Zelanda ile Çin ve ABD'nin güneydoğu kıyılarında da yaygındır.

Sıcak iklim tipleri ve özellikleri, bulunan bölgedeki yıllık sıcaklık ortalaması 20°yi bulan iklim türleridir. Yani dünya geneline baktığımızda ekvator çizgisi ile 30° enlem arasında görülen iklim tipleri, sıcak iklim tipleridir.

Çöl iklimi veya kurak iklim, bitki örtüsü çalı ve kurakçıl otlar olan, çok az yağış alan ve kutup iklimi olarak sınıflandırılacak kriterleri karşılamayan bir iklimdir.

Ilıman kuşak iklimi, tropikal bölgeler ile tundralar arasında kalan bölümde görülen iklim çeşididir. İklim özelliklerinin çeşitliği ve aşırı sıcak veya soğuk olmayışı en önemli özelliğidir. Dünya'nın yüzde 15'ini oluşturan bu kuşakta toplam nüfusun %48'i yaşar. Ekonomik ve teknolojik açıdan en güçlü ülkeler bu kuşak üzerinde yer alır.

Asya'nın kuzeyinde yer alan Sibirya, 12.800.000 km²'lik yüzölçümüyle Rusya'nın yüzde 60'tan fazlasını kaplar. Batıda Ural Dağları'ndan doğuda Büyük Okyanus'a kadar uzanır. Kuzeyinde Arktik Okyanusu vardır. Sibirya'nın güneyinde, batıdan doğuya doğru, Kazakistan, Moğolistan ve Çin yer alır. Sibirya'nın nüfusu yaklaşık 40 milyondur.

İklim, bir yerde uzun bir süre boyunca gözlemlenen sıcaklık, nem, hava basıncı, rüzgâr, yağış, yağış şekli gibi meteorolojik olayların ortalamasına verilen addır. Hava durumundan farklı olarak iklim, bir yerin meteorolojik olaylarını uzun süreler içinde gözlemler. Bir yerin iklimi o yerin enlemine, yükseltisine, yer şekillerine, kalıcı kar durumuna ve denizlere olan uzaklığına bağlıdır. İklimi inceleyen bilim dalına klimatoloji adı verilir. İklim türleri, sıcaklık ve yağış rejimi gibi durumlara bakılarak sınıflandırılabilir. Ancak günümüzde en çok kullanılan sınıflandırma sistemi, aslen Wladimir Köppen tarafından geliştirilmiş olan Köppen iklim sınıflandırmasıdır.

Türkiye, iklim kuşaklarından ılıman kuşak ile subtropikal kuşak arasında yer alır. Türkiye'nin coğrafî konumu ve yer şekilleri sonucunda iklimi, farklı özellikte iklim tiplerinin oluşmasına yol açmıştır. Kıyı bölgelerinde denizlerin etkisiyle daha ılıman iklim özellikleri görülür. Dağların yüksekliği ve uzanışı deniz etkilerinin iç kesimlere ulaşmasını engeller. Bu nedenle iç kesimlerinde karasal iklim özellikleri görülür.

Marmara iklimi, Marmara Bölgesi'nin kuzey Ege'yi de içine alacak şekilde güney kesiminde görülür. Genel olarak Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Kocaeli, İstanbul, Tekirdağ ve Yalova şehirlerinde etkilidir.

Köppen iklim sınıflandırması, tüm dünyada en sık kullanılan iklim sınıflandırma yöntemlerinden biridir. Bu yöntem 1900'lü yıllarda Alman klimatolog Wladimir Köppen tarafından ortaya atılmış ve 1918 ile 1936 yılları arasında yine Köppen tarafından büyük ölçüde geliştirilmiştir. Köppen'ın sınıflandırma yönetimine göre bir çevrenin doğal bitki örtüsü, o yörenin iklimini açıklamak için en iyi değerlendirme aracıdır. Bu nedenle Köppen iklim bölgelerini ayırırken bitki örtüsünün dağılışını göz önüne almıştır. Köppen sınıflandırması bir bölgenin yıllık ve aylık sıcaklık ortalaması ile yağış miktarını hesaplayarak iklim bölgelerinin sınırlarını çizer. Köppen iklim sınıflandırması, en yaygın kullanılan iklim sınıflandırma sistemlerinden birisidir. İlk olarak Alman - Rus bilimci Wladimir Köppen 1884' te Köppen tarafından, özellikle 1918 - 1936' da yapılan birkaç değişiklikle yayınlandı. Daha sonra, iklim bilimci Rudolf Geiger sınıflandırma sisteminde bazı değişiklikler yaptı ve bu nedenle bazen Köppen - Geiger iklim sınıflandırma sistemi olarak adlandırıldı.

Muson iklimi, tropikal iklim özellikleri taşıyan Güney, Güneydoğu ve Doğu Asya'da etkilidir. Görkemli yağmur bulutları, aralıksız yağış ve güçlü rüzgârları başta gelen özelliğidir. En yağışlı iklim tipidir dolayısı ile sık sık sel felaketi görünür.

Batı rüzgârlarının etkisiyle ılıman kuşak karalarının batı ve çok daha seyrek olarak doğu kıyılarında görülür. Avrupa'nın batısı ve kuzeybatısı, Kanada'nın batısı, Şili'nin güneybatısı, Güney Afrika'nın güneydoğusu, Avustralya'nın güneydoğusu ve Yeni Zelanda başlıca görüldüğü yerlerdir. Türkiye'de ise Karadeniz kıyılarında ve Kuzey Anadolu Dağları'nın Karadeniz'e bakan yamaçlarında görülür.

Tundra iklimi, Kuzey Yarım Küre'de 60 derece paraleli civarı ile kutup ikliminin yayılış alanlarının arasındaki bölgelerde görülür. Avrupa'nın Kuzey kıyıları, Kuzey Sibirya, Kuzey Kanada, Krolla Adası kıyıları ve orta kuşaktaki yüksek dağlarda etkilidir. En sıcak ayın ortalaması 10 dereceyi geçmez. Yıllık sıcaklık farkının 60 dereceyi bulduğu yerler vardır. Sıcaklıklar kışın -30 ile -40 derece arasındadır. Yağışlar 200–250 mm'dir ve genelde kar şeklindedir. Toprak yılın büyük bir bölümünde donmuş olarak bulunur. Yazın toprağın üst kısmının buzları çözülür ve zemin bataklık haline dönüşür. Bitki örtüsü çalı yosun ve yazın yetişen otlar tundra bitki örtüsünü oluşturur. Genel geçim kaynağı balıkçılıktır.

Tropikal iklim, bol yağışlı ve sıcak bir iklim kuşağıdır. Köppen iklim sınıflandırmasına göre yılın 12 ayı boyunca 18 °C (64 °F)'in altında bir sıcaklık gerçekleşmez.Günlerce yağmur yağabilir ve bu yüzden ciddi derecede seller oluşabilir. Bu iklim tipinde yıllık ve günlük sıcaklık farkı Ekvatoral iklime göre fazladır. Savan iklimi Ekvatoral iklim ile Çöl iklimi arasında kalan 10 ile 20 derece Kuzey ve Güney enlemleri arasında görülür. Yıl boyunca sıcak olan bu iklim tipinde yağış grafikleri düzensizdir. Savan ikliminde yazlar yağışlı geçerken kışlar 30 derece dinamik yüksek basınç etkisiyle kurak geçer. Savan ikliminin bitki örtüsü ise uzun boylu otlar diye bilinen Savan'dır.
İzmir, Ege Bölgesi'nin Ege Bölümü içerisinde yer almaktadır. İlin yüzölçümü 11.891 km² olup 1.544 km² ile Bergama en geniş yüzölçümüne sahip ilçe durumundadır. En doğudaki ilçesi Kiraz, en batıdaki ilçesi Çeşme, en kuzeydeki ilçesi Bergama ve en güneydeki ilçesi Selçuk olan il kuzeyde Balıkesir, doğuda Manisa, güneyde Aydın illeri ile komşuyken batıda Ege Denizi ile çevrilidir.

Akdeniz ormanları, ormanlık alanlar ve çalılıklar, Dünya Doğayı Koruma Vakfı tarafından tanımlanan bir biyomdur. Biyom genellikle kurak yazlar ve yağışlı kışlar ile karakterize edilir, ancak bazı bölgelerde yağış tek tip olabilir. Yazlar, alçak iç kesimlerde tipik olarak sıcaktır, ancak daha soğuk denizlerin yakınında serin geçebilir. Kışlar, alçak yerlerde tipik olarak ılıman ve serindir, ancak iç kesimlerde ve daha yüksek yerlerde soğuk olabilir. Tüm bu ekolojik bölgeler oldukça belirgindir ve toplu olarak Dünya'daki bitki türlerinin %10'unu barındırır.
Seyhan Havzası, Türkiye'nin su kaynakları, tarım ve ekonomisi açısından stratejik öneme sahip bir bölgedir. Coğrafi olarak İç Anadolu ile Akdeniz Bölgeleri arasında konumlanmıştır. Bu havza genel olarak dağlık bir yapıya sahiptir, güneyde düz ve alçak Çukurova tabanı ile başlar ve ince bir şeritle ayrıldıktan sonra kuzeye doğru yüksek dağlık alanlar ve tepeliklerle devam eder.