Akatalazemi
Akatalazemi | |
---|---|
Uzmanlık | Endokrinoloji ![]() |
Akatalazemi, kalıtsal bir bozukluktur. Kalıtsal olarak kanda Eritrosit katalazın yokluğu veya düşüklüğü durumuna verilen isimdir. Otozomal resesif biçimde geçer.
Akatalazemi | |
---|---|
Uzmanlık | Endokrinoloji ![]() |
Akatalazemi, kalıtsal bir bozukluktur. Kalıtsal olarak kanda Eritrosit katalazın yokluğu veya düşüklüğü durumuna verilen isimdir. Otozomal resesif biçimde geçer.
Biyokimya, bitki, hayvan ve mikroorganizma biçimindeki bütün canlıların yapısında yer alan kimyasal maddeleri ve canlının yaşamı boyunca sürüp giden kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalıdır.
Tür, ortak özellikler taşıyan ve çiftleştiğinde verimli döller verebilen, aynı veya yakın gen havuzunda bulunan biyolojik gruptur.
İğne yapraklılar (Pinales), bitkiler (Plantae) âleminin açık tohumlular (Pinophyta) bölümünde bulunan tek sınıf olan Pinopsida'ya dahil bir bitki takımıdır ve servigiller(ardıç, sekoya servi, yalancı servi, su sediri, mazı, yalancı mazı ) çamgiller ve porsuk gibi soyu sürmekte olan tüm kozalaklı bitkileri içerir.
Genetik tanı merkezleri, üniversitelerde, araştırma hastanelerinde, enstitülerde ve özel kurumlarda bulunabilir. Bu merkezlerin amacı, kalıtsal olduğu bilinen hastalıkların tanısında, tedavisinde ve daha sonraki genetik danışmada gerekli olabilen prenatal ve/veya postnatal genetik testleri yapmaktır.
Form, tek bir bireyde görülen, popülasyonu temsil etmeyen, kalıtsal veya kalıtsal olmayan varyasyonlar. "f." veya "forma" şeklinde gösterilir.
Mutasyon ya da değişinim, bir canlının genomu içindeki DNA ya da RNA diziliminde meydana gelen kalıcı değişmelerdir. Mutasyona sahip bir organizma ise mutant olarak adlandırılır.
Sarılık (ikter; icterus), bir hastalık değil, çoğu karaciğerle ilgili olan bazı hastalıkların belirtisidir. İkter tablosunda gözakı (sklera), deri, mukozalar ve organlar sarıya boyanır. En önemli nedeni kandaki bilirubin düzeyinin artmasıdır. Normalde periferik kanın 100 ml’sinde 1 mg kadar bilirubin bulunur. Kandaki bilirubin düzeyinin 2.5 mg’ın üzerine çıkmasına “hiperbilirubinemi”, bunun neden olduğu klinik tabloya "sarılık; ikter (icterus)” adı verilir.
Sperm ya da tam bilimsel adı ile spermatozoon (Spermatozoid), erkek bireylere ait üreme hücresidir. Hayvanlar, kamçı'lı ve spermatozoa olarak bilinen kuyruğu olan hareketli sperm üretir. Bazı kırmızı algler ve mantarlar spermatia olarak bilinen hareketsiz sperm hücreleri üretirken, bazı kırmızı algler ve mantarlar spermatozoa olarak bilinir. Kapalı tohumlular polen içinde hareketsiz sperm içerirken, eğrelti otları ve bazı açık tohumlular gibi bazı bazal bitkilerde hareketli sperm bulunur.
Kişilik bozuklukları uzun dönemli, şiddetli ve dirençli düşünce ve davranış kalıplarıyla karakterize olmuş zihinsel bozukluklar sınıfıdır. Kişilik bozukluklarının tanımlanması ve kategorize edilmesi zordur. Kökeni kalıtsal veya çevresel olabileceği gibi, hem kalıtsal hem de çevresel olabilir. Kişisel bozuklukların tanımında kişinin içinde bulunduğu kültürel ve sosyal ortam çok önemlidir. Bir durumun kişilik bozukluğu olarak teşhis edilmesi için kişisel ve/veya sosyal yaşamında önemli oranda sıkıntı ve bozukluğa yol açacak bir davranış düzeni bulunmalıdır.
Refleks ya da tepki, dıştan gelen bir uyarı sonucunda refleks yayı aracılığıyla doğan ve devinim, iç salgı gibi iç tepkilere yol açan istem dışı sinir etkinliğidir.
Üst âlem, biyolojik bilimsel sınıflandırmadaki en üst seviye canlı gruplandırmasıdır: adından da belli olduğu üzere âlemden üst seviyede bulunur ve tüm biyolojik gruplamaların en kapsayıcı olanıdır. "Üst âlem" adı ya da Latince ve İngilizcedeki eş anlamlıları isteğe bağlı olarak seçilmiş adlardır ama düzenlemenin kendi, canlıların kalıtsal malzemeleri (genomları) arasındaki temel evrimsel farklara işaret eder.
Gen havuzu, bir popülasyondaki tüm bireylerin taşıdığı genlerin toplamı için kullanılan terimdir.
Kladistik, canlılar arasında kalıtsal benzerliklere dayalı evrimsel ilişkileri belirleyen bir biyoloji dalıdır. Canlılar arasında evrimsel ilişkileri inceleyen çok sayıda filogenetik sistematik öğretilerinden en ünlüsüdür. Kladistik, inceleme konusu yapılan canlıların sinapomorflar olarak da adlandırılan "ortak kalıtsal özellikler" kullanılarak yürütülen, çok titiz bir analiz yöntemidir. Kladistik analiz, canlıları evrimsel ilişkilerine göre gruplamayı amaçlayan, birçok çağdaş biyolojik sınıflandırma düzenlemeleri için temel oluşturmaktadır. Buna karşılık, fenetik canlıları dış benzerliklerine göre gruplamaktadır, ancak geleneksel olarak bu yöntemin benimsenmesi kısıtlı sayıda anahtar karakterlere bağlı kalma eğilimini doğurmaktadır. Kladistik terimi Antik Yunanca κλάδος, klados, "dal" sözcüğünden türetilmiştir.
Böriler ya da Börüoğulları, Şam ve çevresinde kurulmuş Büyük Selçuklu Devleti'ne tabi bir Türk atabeyliktir.
Hükümdar, hünkâr ya da monark, bir monarşinin, yani normalde ömür boyu ya da makamından vazgeçene dek bir ülkenin başında durduğu ve genellikle makamına verasetle geçtiği bir sistemle yönetilen bir ülkenin başındaki kişidir. Hükümdarlar, mutlak monarşilerdeki gibi otokrat da olabilir, çoğu meşrutiyette olduğu gibi gerçek otoritenin yasama organının ya da bakanlar kurulunun elinde olduğu, kendilerinin sadece kısıtlı yetkilerle ya da sıfır yetkiyle hareket ettiği sembolik liderler de. Çoğu durumda hükümdar, bir devlet diniyle de bağlantılıdır. Çoğu devlette bir seferde sadece bir hükümdar olur. Ancak bir naip, hükümdar küçükken, yokken ya da yönetme ehliyetinden yoksunken onun yerine ülkeyi yönetebilir. İki hükümdarın tek bir ülkeyi aynı anda yönettiği Andorra'daki gibi sistemlere "eş prenslik" denir.
Profesor Sir Ronald Aymler Fisher bir İngiliz istatistikçi, biyolog ve genetik bilimcidir.
Kalıtım, fenotipik özelliklerin ebeveynlerden yavrulara aktarılmasıdır. Oluşan hücreler veya organizmalar, ebeveynlerinin genetik bilgisini eşeysiz üreme ya da eşeyli üreme yoluyla edinirler. Kalıtım yoluyla bireyler arasındaki farklılıklar birikebilir ve bu durum türlerin doğal seçilim yoluyla evrimleşmesine neden olabilir. Biyoloji biliminde kalıtım çalışmaları genetik olarak adlandırılır.
İçgüdü veya kalıtsal davranış, bir canlının doğasında var olan başka kompleks bir davranışa yönelme eğilimidir. Öğrenme sürecinin etkili olmadığı, canlının önceki deneyimlerinden bağımsız biçimde verdiği tepkiler içgüdü kapsamında değerlendirilmektedir. Bir kumsala bırakılan deniz kaplumbağalarının okyanusa yönelmeleri bu duruma örnek olarak gösterilebilir.
Genetik hastalıklar , bir ailede kuşaktan kuşağa aktarılabilen patolojileri niteleyen tanımlamadır. Kalıtsal hastalıkların gelecek kuşaklara aktarılmasında etkili olan faktörlerler, genlerdeki ve kromozomlardaki yapısal değişikliklerdir.