
Meteoroit, dış uzayda bulunan küçük bir kaya veya metal cisimdir. Meteoroitler, asteroitlerden önemli ölçüde daha küçük ve boyutları taneciklerden bir metreye kadar değişen nesneler olarak ayırt edilirler. Meteoroitlerden daha küçük nesneler, mikrometeoroit veya uzay tozu olarak sınıflandırılır. Pek çoğu kuyruklu yıldızlardan veya asteroitlerden gelen parçalardır, diğerleri ise Ay veya Mars gibi gök cisimlerinden çarpma etkisiyle fırlatılmış olan uzay enkazıdır.

Bakır, Cu sembollü ve 29 atom sayılı bir kimyasal elementtir. Çok yüksek termal ve elektrik iletkenliği olan yumuşak, dövülebilir ve sünek bir metaldir. Yeni açığa çıkmış saf bakır yüzeyi pembemsi-turuncu renklidir. Bakır, ısı ve elektrik iletkeni olarak yapı malzemelerinde, çeşitli metal alaşımların bileşiminde, som gümüş gibi kuyumculukta, kupronikel denizcilik donanımı ve madenî para yapımında ve konstantan yük ölçerlerde ve sıcaklık ölçen termokupllarda kullanılır.

Dünya'nın iç yapısı: bir dış silikat katı kabuk, oldukça viskoz bir astenosfer ve manto, mantodan çok daha az viskoz olan sıvı bir dış çekirdek ve katı bir iç çekirdek olmak üzere küresel kabuklarda katmanlıdır. Dünya'nın iç yapısının bilimsel olarak anlaşılması, topografya ve batimetri gözlemlerine, dışa doğru kaya gözlemlerine, volkanlar veya volkanik aktiviteyle yüzeye getirilen örneklere, Dünya'dan geçen sismik dalgaların analizine, Dünya'nın yerçekimi ve manyetik alanlarına, Dünya'nın derin iç kısmının karakteristiği basınç ve sıcaklıklardaki kristal katılarla deneyler.

Mineral, doğal şekilde oluşan, homojen, belirli kimyasal bileşime sahip inorganik kristalleşmiş katı bir maddedir. Buna göre minerallerin özellikleri şöyledir; doğal olarak oluşur, herhangi bir parçası bütününün özelliklerini taşır, belirli bir kimyasal formülü vardır, katı hâlde olup nadiren sıvıdır ve inorganiktir.

Çinko, sembolü Zn, atom numarası 30 olan kimyasal bir elementtir. Oda sıcaklığında hafif kırılgan bir metaldir ve oksidasyon giderildiğinde parlak gri bir görünüme kavuşur. Periyodik tablonun 12. (IIB) grubunun ilk elementidir. Bazı açılardan çinko kimyasal olarak magnezyuma benzer: her iki element de yalnızca bir normal oksidasyon durumu (+2) gösterir ve Zn2+ ve Mg2+ iyonları benzer boyuttadır. Çinko, Dünya kabuğundaki en bol bulunan 24. element olup beş kararlı izotopu vardır. En yaygın çinko cevheri, bir çinko sülfür minerali olan sfalerittir.

Olivin, yüksek sıcaklık silikat minerali ailesidir. Rengi siyahtan zeytin yeşiline değişir. Olivin adını, tephroit (Mn2SiO4), monticellit (CaMgSiO4), larnit (Ca2SiO4) ve kirschsteinite (CaFeSiO4)içeren mineraller grubuyla ilgili bir yapıya denir. Ortorombik simetride kristalleşen olivin grubu minerallerden (Mg,Fe)-olivinlerde Mg2SiO4 ve Fe2SiO4 uç üyeleri arasında tam bir katı çözelti oluştururlar. Ayrıca Fe ve Mn olivinler arasında da sürekli bir seri bulunmaktadır.. Ultrabazik ve bazik kayaçlarda görülen önemli bir mafik mineraldir. Dünit adı verilen ultrabazik kayalar %90,100 olivinden oluşur. Dolomitik Kireç taşı bölgesel ve kontak metamorfizmaları sırasında yüksek dereceli metamorfizma koşullarında forsterit bakımından zengin olivinler oluşur. Olivinlerin kimyasal bileşimleri -plajioklaslarda An (anortit) cinsinden olduğu gibi- içerisinde barındırdığı forsterit (Fo) yüzdesi ile ifade edilir. Örneğin Fo47 şeklindeki bir ifade mineralin % 47 forsteritten, % 53 fayalitten oluştuğunu gösterir.

Kondrit, ait oldukları ana cismin erimesi veya farklılaşması sonucu değişime uğramamış taşsı bir meteorittir. Yapısındaki çeşitli boyutlarda, kondrül adı verilen küreciklerden dolayı bu ismi almışlardır. Güneş Sistemi'nin ilk dönemlerinde çeşitli toz ve küçük tanelerin birikerek ilkel asteroitleri oluşturmasıyla meydana gelmişlerdir. Bu tür cisimlerden bazıları bir gezegenin çekim kuyusuna yakalandığında gezegenin yüzeyine doğru bir yörüngeye girerek en yaygın meteorit türü haline gelir. Kondritlerin toplam meteorit popülasyonuna katkıları için tahminler, %85,7 ila %86,2 aralığında değişmektedir.

Meteorit; kuyruklu yıldız, asteroit veya meteoroit gibi dış uzay kaynaklı bir cismin, bir gezegen veya uydunun yüzeyine ulaşmak üzere atmosferden geçişinde sağlam kalabilmiş katı bir enkaz parçasıdır. Orijinal nesne atmosfere girdiğinde, sürtünme, basınç ve atmosfer gazlarıyla kimyasal etkileşim gibi çeşitli faktörler, ısınmasına ve enerji yaymasına neden olur. Daha sonra bir meteor haline gelir ve kayan yıldız olarak da bilinen bir ateş topu oluşturur. Gök bilimciler en parlak örneklerine "bolit" adını verirler. Meteor, daha büyük olan cismin yüzeyine ulaştıktan sonra meteorit haline gelir. Meteoritlerin boyutları büyüklük açısından farklılıklar gösterir. Jeologlara göre bolit, bir çarpma krateri oluşturacak kadar büyük bir meteorittir.

Kalay(II) klorür ya da stanit klorür, SnCl2 formülüne sahip, beyaz kristal halinde bir katıdır. Kararlı bir dihidrat oluşturur, ancak sulu çözeltileri, özellikle sıcaksa, hidrolize uğrama eğilimindedir. SnCl2 yaygın bir şekilde indirgeyici madde (bir asit çözeltisi içinde) olarak ve kalay kaplamada elektrolitik banyolarda kullanılır. Kalay (II) klorür, diğer kalay klorür (kalay(IV) klorür (SnCl4) ile karıştırılmamalıdır.

Göktaşı biliminde, bir meteorit sınıflandırması benzer meteoritleri gruplandırmaya çalışır ve bilim insanlarının tartışmalarında standart bir terim kullanmalarına olanak tanır. Meteoritler özellikle mineralojik, petrolojik, kimyasal ve izotopik özellikler olmak üzere çeşitli özelliklere göre sınıflandırılır.
Meteorit düşüş istatistikleri, Dünya'ya düşen meteoritlerin gerçek miktarını yaklaşık olarak hesaplamak için gezegen bilimciler tarafından sıklıkla kullanılır. Meteorit düşüşleri, düşmelerine tanık olunduktan hemen sonra toplanan meteoritlerdir, oysa meteorit buluntuları daha sonra keşfedilir. Düşüşlerden 30 kat daha fazla buluntu olmasına rağmen, meteorit türlerinin ham dağılımı Dünya'ya düşenlerin gerçek durumunu doğru bir şekilde yansıtmaz. Bunun nedenleri arasında aşağıdakiler gösterilebilir:
- Bazı meteorit türlerinin bulunması diğerlerine göre daha kolaydır.
- Bazı meteorit türleri diğerlerine göre daha hızlı bir şekilde aşınır.
- Bazı meteoritler, özellikle demir meteoritler geçmişte insanlar tarafından olağanüstü ve/veya faydalı oldukları anlaşıldığından toplanmış olabilir, bu da onların bilimsel kayıtlara girmemesine neden olmuş olabilir.
- Birçok meteorit, meteor yağmuru olarak düşer, fakat olaydan uzun bir süre sonra toplandığından hangilerinin aynı düşüşün bir parçası olduğunu belirlemek zor olabilir.
- Birçok meteorit, meteoritleri satan kişiler tarafından bulunur. Değerli ve nadir türler hızla bilimsel olarak tanıtılırken, değeri düşük olanlar hiç tanımlanmayabilir.

Meteorit düşüşü, dış uzaydan düşüşü insanlar veya otomatik cihazlar tarafından gözlemlenen ve sonrasında toplanan bir meteorittir. Diğer herhangi bir meteorit ise "buluntu" olarak adlandırılır. Yaygın olarak kullanılan veritabanlarında listelenen 1300'den fazla belgelenmiş düşüş bulunmaktadır ve bunların çoğu modern koleksiyonlarda örneklere sahiptir. Şubat 2023 itibarıyla Meteoritical Bulletin Database'de 1372 doğrulanmış düşüş vardı.

Brahin, 1810 yılında Belarus'ta bulunan taşsı-demir (pallasit) bir meteorittir. Bu, eski Sovyetler Birliği'nde bulunan ikinci meteorittir. Ayrıca, Bragin veya Bragim olarak da adlandırılır. Küçük kesilmiş dilimlerin uygun fiyatı nedeniyle koleksiyoncular arasında oldukça yaygındır.

Kanatlı meteoriti, Şanlıurfa ilinin Haliliye ilçesine bağlı Kanatlı mahallesi civarında bulunmuş olan kondrit meteorittir.

Demir meteoritler, genellikle iki mineral fazı kamasit ve taenit içeren ve büyük ölçüde meteorik demir olarak bilinen demir-nikel alaşımından oluşan bir meteorit türüdür. IIE demir meteorit grubu hariç, demir meteoritlerin çoğu gezegenimsi cisimlerin çekirdeklerinden kaynaklanır.
Piroksen pallasit küçük grubu, pallasit meteoritlerinin (taşsı-demirler) bir alt bölümüdür. Piroksen içeren tek pallasit oldukları için bu şekilde adlandırılmıştır.

Mesosideritler, yaklaşık eşit miktarda metalik nikel-demir ve silikattan oluşan bir taşsı-demir meteorit sınıfıdır. Bunlar düzensiz bir dokuya sahip breşlerdir. Silikatlar ve metal sıklıkla topaklar veya ince çakıllar halinde, ayrıca ince taneli iç içe geçmeler şeklinde oluşur. Silikat kısmı olivin, piroksenler ve Ca bakımından zengin feldspat içerir ve bileşim olarak ökrit ve diyojenitlere benzer.

HED meteoritleri, akondrit meteoritlerin bir alt grubu olan bir klanı temsil eder. HED, "howardit–eukrit–diyojenit" kelimelerinin baş harflerinden oluşur. Bu akondritler, farklılaşmış bir ana cisimden gelmiş ve Dünya'da bulunan magmatik kayaçlardan çok da farklı olmayan yoğun bir volkanik süreç geçirmişlerdir. Bu nedenle Dünya'daki magmatik kayaçlara çok benzerler.

Mikrometeorit, Dünya atmosferinden geçerek hayatta kalmayı başarmış bir mikrometeoroittir. Dünya yüzeyinde bulunan mikrometeoritler genellikle, daha küçük boyutları, daha fazla sayıda olmaları ve bileşimlerinin farklı olması bakımından meteoritlerden ayrılırlar. Uluslararası Astronomi Birliği (IAU) meteoroitleri resmi olarak 30 mikrometre ile 1 metre arasında tanımlar; mikrometeoritler bu aralığın alt ucunu oluşturur. Bunlar, daha küçük gezegenler arası toz parçacıklarını da (IDP) içeren kozmik tozun bir alt kümesidir.

Meteorit avcılığı, meteoritleri arama ve toplama faaliyetidir. Meteoritleri aramakla uğraşan kişiye meteorit avcısı denir. Meteorit avcıları, hafta sonları veya işten sonra arama yapan amatörler ya da geçimini sağlamak için meteorit toplayan profesyoneller olabilir. Her ikisi de genellikle meteoritleri keşfetmek için metal dedektörleri veya mıknatıslar gibi araçlar kullanırlar.