İçeriğe atla

Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun

Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Tam ad
  • Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun
Mevzuat metniAilenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun
Bölgesel kapsamTürkiye
Kabul edenTürkiye Büyük Millet Meclisi
Kanun numarası6284
Kabul tarihi8 Mart 2012
Yayımlanma tarihi20 Mart 2012
Yürürlük tarihi20 Mart 2012
Yöneten kurumBakanlar Kurulu
Durum: Yürürlükte

Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun veya 6284 Sayılı Kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 8 Mart 2012'de kabul edilen ve 20 Mart 2012'de T.C. Resmî Gazete'de yayımlanan yasadır.[1] Kanunun amacı şiddet gören ya da bu yönde bir tehdit altında bulunan kadın, çocuk, aile bireyi ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarının korunması ve bu kişileri hedef alan şiddetin önlenmesi için alınacak önlemleri düzenlemektir.[2]

Kanun fiziksel şiddetin yanı sıra, ekonomik, psikolojik, cinsel şiddet gibi farklı şiddet türlerini de kapsamaktadır.

Kanunun yasalaşma süreci özellikle Türkiye'deki kadın hareketinin mücadelesi ve AİHM'nin Türkiye aleyhine verdiği kararların sonucunda hızlanmıştır.

Kanunun 2. maddesinde referans verildiği üzere, kanundaki esaslar büyük ölçüde İstanbul Sözleşmesi'ne göre oluşturulmuştur.[3]

Kanun, yürürlüğe girdiği andan itibaren tartışmalara yol açmıştır; özellikle adında bulunan "ailenin korunması" ibaresi, feminist çevrelerden kadını birey olarak değil aile kurumu üzerinden tanımlaması nedeniyle eleştiri almıştır.[4]

Geçmişi

Türkiye'de aile içi şiddetin önlenmesine yönelik ilk kanun 4320 sayılı Ailenin Korunması Hakkındaki Kanun'dur. Ancak kanundaki bazı yetersizlikler sebebiyle, ilgili sivil toplum kuruluşlarının çabasıyla, 6284 sayılı kanun 8 Mart 2012 tarihinde oy birliğiyle TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiş ve 20 Mart 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir.[5] Bu kanun ile yapılan başlıca iyileştirmeler şunlardır:

  • Kanunun evli olmayan bireyleri de koruması:

4284 sayılı kanunun evli olmayan bireyleri kapsayıp kapsamadığı tartışmalı bir konudur, bu tartışmalar yargıtay kararlarına konu olmuştur.[3]

  • Şiddet uygulayan kişi tanımının genişletilmesi:

6284 sayılı kanun, bu kanunda şiddet olarak tanımlanan tutum ve davranışları uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişileri şiddet uygulayan kişiler olarak tanımlar.[6]

  • Şiddetin tanımının yapılması ve fiziksel şiddetten farklı şiddet türlerinin dahil edilmesi:

4320 sayılı kanunda şiddetin tanımı belli değildir. 6284 sayılı kanunda şiddet, “Kişiye, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar veren, fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranış” olarak tanımlanmıştır.[3]

  • Önleyici ve koruyucu tedbirlerin dahil edilmesi ve zorlama hapsinin getirilmesi:

Bu yasa ile delil ve belge aranmadan gerekli önlemlerin derhal alınabilmesi mümkün olmuş, mülki amir ve hakim tarafından koruyucu tedbirlerin verilebilmesi sağlanmıştır. Tedbir kararına aykırılık durumları için zorlama hapsi getirilmiştir.[3]

  • Şiddetle mücadelede kurumsal yaklaşım:

Şiddet önleme ve izleme merkezlerinin (ŞÖNİM) kurulması ve uygulamaların takibi hedeflenmiştir.[3]

Kapsamı

Kadınların güvencesi, can simidi 6284

Kanun kadına yönelik şiddete ilişkin iki ana tedbir kararı öngörmektedir: Koruyucu tedbir kararları ve önleyici tedbir kararları.[7]

Koruyucu tedbirler

Polis, savcılık ve valilik tarafından alınabilecek koruyucu tedbirler

Şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadına;

  • (ve beraberindeki çocuklara) uygun barınma yerinin (bkz. sığınak) sağlanması,
  • geçici maddi yardım yapılması,
  • psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi ve
  • kreş imkânı sağlanması.

Hakim tarafından alınabilecek koruyucu tedbirler

Şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadının;

  • iş yerinin değiştirilmesi,
  • (evli olması halinde) müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi,
  • kadına şiddet uygulayan kişiyle evli olması halinde tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması,
  • Tanık Koruma Kanunu22 Aralık 2018 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. hükümlerine göre kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerinin değiştirilmesi.

Önleyici tedbirler

  • Şiddet uygulayan kişinin;
  • şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması,
  • müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi,
  • korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması,
  • hakkında çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması,
  • korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması,
  • korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi,
  • korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi,
  • bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahlarını kolluğa teslim etmesi,
  • silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi,
  • korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve bunların bulundukları yerlere yaklaşmaması, bağımlılığının olması hâlinde, hastaneye yatmak dâhil, muayene ve tedavisinin sağlanması,
  • bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması,
  • çocuklarıyla ilgili velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulmasına dair karar verilmesi,
  • korunan kişi ve çocukları için tedbir nafakasına hükmedilmesi.

Uygulaması

Anayasa Mahkemesi Kararlarında 6284 Sayılı Kanun

6284 Sayılı Kanunun uygulanmasıyla ilgili Anayasa Mahkemesi kararları şunlardır:

Eleştiriler

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ "Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun". T.C. Resmî Gazete. 20 Mart 2012. 23 Mart 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2021. 
  2. ^ "Morçatı" (PDF). morcati.org.tr. 1 Nisan 2019 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Aralık 2019. 
  3. ^ a b c d e "6284 ile gelen iyileşme". tbbdergisi.barobirlik.org.tr. 24 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Aralık 2019. 
  4. ^ "Arşivlenmiş kopya". 7 Mayıs 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Mart 2020. 
  5. ^ "Ankara Barosu" (PDF). ankarabarosu.org.tr. 24 Ekim 2018 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Aralık 2019. 
  6. ^ "resmigazete". resmigazete.gov.tr. 27 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Aralık 2019. 
  7. ^ "Mevzuat" (PDF). mevzuat.gov.tr. 24 Ekim 2018 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Aralık 2019. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de kadın hakları</span>

Türkiye'de kadın hakları konusu, Batı dünyasındaki gelişmelere paralel olarak 19. yüzyıl ortalarından itibaren gündeme gelmiştir.

İstismar, Türkçeye Arapçadan geçen ve sözlük anlamı olarak iyi niyeti kötüye kullanma, sömürme anlamına gelen bir sözcüktür.

<span class="mw-page-title-main">Cinsel istismar</span>

Cinsel istismar, kişinin başkaları tarafından cinsel olarak kötüye kullanılması, suistimal edilmesi, istemediği halde başkalarının cinsel yönelimlerine hedef olması durumudur. Her cinsiyetten, her sosyal sınıftan ve meslek grubundan kişiler cinsel istismara uğrayabilmektedir ancak genel olarak kadınların ve çocukların cinsel istismara daha çok maruz kaldıkları söylenebilir.

<span class="mw-page-title-main">Aile içi şiddet</span> Bir aile üyesinin; diğer veya eski üyesine fiziksel ya da psikolojik olarak hükmetmesi, zarar vermesi

Aile içi şiddet, bir aile üyesinin; diğer üyesi veya eski üyesine karşı fiziksel ya da psikolojik olarak hükmetme ya da zarar vermesidir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de yargı teşkilatı</span>

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesi uyarınca “Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.” Ancak, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkındaki Kanun içinde yer alan bazı belirleyici hükümler haricinde tüm yargı teşkilatının görev ve yetkisini belirleyen kapsayıcı ve genel bir yasal düzenleme yapılmamıştır. Dolayısıyla, hangi durumda hangi mahkemenin yetkili olacağı çeşitli kanunlarda dağınık ve sistematikten uzak bir biçimde yer aldığından mevcut mevzuat konuya genel bir bakış sağlamaktan uzak bir görüntü sunmaktadır.

Aile hukuku, aileye ilişkin konularla ilgilenen, medeni hukukun kapsamı içinde yer alan bir hukuk dalıdır. Aile hukukunun başlıca konuları nişanlanma, evlenmenin koşulları ve hükümleri, boşanmanın koşulları ve sonuçları, mal rejimleri, aile konutu, soybağı, evlat edinme, velayet, çocuğun nafaka hakkı, vesayet, kayyımlık, yasal danışmanlık, yardım nafakasıdır. Kadın hakları ve çocuk hakları, başlı başına ayrı inceleme alanı oluştursa da aile hukukunun da ilgi alanı içindedir.

Azınlık hakları terimi temelde iki ayrı kavramı belirtmektedir. Terim; ırksal, etnik, sınıfsal, dini, dilsel ve cinsel azınlıkların bireysel haklarını belirtmenin yanı sıra azınlık öbeklerine atfedilen grup haklarını da içermektedir. Kullanım alanı, hiçbir çoğunluk öbeğine ait olmayan kişilerin bireysel haklarını da kapsayacak biçimde genişlemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Kadına yönelik şiddet</span> kadınlara yönelen cinsiyet temelli şiddet eylemleri

Kadına yönelik şiddet, kadınların cinsiyetleri nedeniyle maruz kaldıkları fiziksel, cinsel, psikolojik acı veya ıstırap veren ya da verebilecek olan her türlü eylem, uygulama ya da bu tür eylemlerle tehdit edilme, zorlanma veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakılmalarıdır.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, kısaca KCDP, 2010 yılında, Türkiye'de artan kadın cinayetlerine dikkat çekmek ve önlemek amacıyla çeşitli kadın ve LGBT örgütlerinin katılımıyla kurulmuş bir platform.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul Sözleşmesi</span> kadına karşı ve aile içi şiddetin önlenmesiyle ilgili uluslararası sözleşme

İstanbul Sözleşmesi ya da tam adıyla Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan, 45 ülke ve Avrupa Birliği tarafından imzalanan, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önleme ve bununla mücadelede temel standartları ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen uluslararası insan hakları sözleşmesidir.

<span class="mw-page-title-main">Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Sınır Hizmeti</span>

Azerbaycan Devlet Sınır Hizmeti. Azerbaycan sınırları korumaktan sorumlu bir hükûmet kurumudur.

<span class="mw-page-title-main">Ticaret Bakanlığı (Türkiye)</span> Türkiyenin resmi Ekonomi bakanlığı

Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak çalışan, ticaret işlerinden sorumlu bakanlık.

Israrlı takip; özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, tehdit ve şantaja başvurmak gibi yollarla bir kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma durumudur. Eylemi gerçekleştiren kişi karşı tarafta korku uyandırmayı, ona gözdağı vermeyi ve kendisini güvensiz hissetmesini hedefler. Psikoloji, sosyoloji, kriminoloji ve hukuk gibi disiplinlerin çalışma alanına girmekle birlikte ısrarlı takibin hukuki bir nitelik kazanması nispeten daha yeni bir olaydır. Çeşitli uzmanlar tarafından farklı tanımları yapılmış olsa da genel itibarıyla bir taciz ve sarkıntılık türü olduğu kabul edilmektedir. Günümüzde ısrarlı takip pek çok ülkede suç olarak sayılmakta ve ilgili yasalarca yaptırıma tabii tutulmaktadır. Literatüre İngilizce "stalking" kelimesinden türeyerek giren ısrarlı takibin tam Türkçe karşılığı "musallat olma" veya "dadanma"dır.

Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri, kısaca ŞÖNİM, şiddete maruz kalan kadın ve çocuklara destek sağlamak amacıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bağlı olarak 2012 yılında hayata geçirilmiş birimlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Wikimedia Foundation Inc. ve diğerleri</span>

Wikimedia Foundation Inc. ve diğerleri, Vikipedi'ye Türkiye'den erişim engelinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmeden ve kararın kaldırılması sonucunu doğuran Anayasa Mahkemesi kararıdır. 26 Aralık 2019 tarihinde verilen kararın gerekçesi 15 Ocak 2020 tarihinde 31009 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

Psikolojik şiddet, failin mağduru duygusal olarak sindirmek ve aşağılamak, ona yaptırım uygulamak veya cezalandırmak için toplumdan soyutlamak üzere baskı uyguladığı bir saldırganlık ve istismar biçimidir.

Kadın sığınmaevi, kadına yönelik şiddet olaylarına karşı kadınların varsa çocukları ile birlikte, şiddetten geçici olarak korunmasını sağlamak, bu dönemde şiddet mağdurlarının psikolojik, sosyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi için açılmış sosyal hizmet kuruluşlarıdır. Türkiye'de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, belediyeler ve Sivil Toplum Kuruluşları'na bağlı toplam 143 kadın sığınmaevi bulunmaktadır.

Evliliğe zorlama, bir evliliğin taraflarından en az birisinin baskı, tehdit, şiddet sonucu karşı çıkma olanağı olmaksızın evlenmeye veya bir evliliği sürdürmeye zorlanmasıdır.

Ayşe Paşalı cinayeti, 7 Aralık 2010'da Türkiye'nin başkenti Ankara'da Ayşe Paşalı'nın şiddet gördüğü eski eşi tarafından bıçaklanarak öldürülmesidir.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu , 24 Mart 2016 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edildikten sonra 7 Nisan 2016 tarih ve 29677 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan yasadır.