İçeriğe atla

Aglütinasyon (anlam ayrımı)

Aglütinasyon şu anlamlara gelebilir:

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Menenjit</span> beyni veya omuriliği saran zarların iltihaplanma durumu

Menenjit beyni ve omuriliği kaplayan koruyucu zarlarda oluşan akut enflamasyondur(iltihaplanma). Enflamasyon; bakteri, virüs veya diğer mikroorganizmaların enfeksiyonu sonucu ve az da olsa ilaçlar tarafından olabilir. Menenjitte enflamasyonun beyin ve omuriliğe yakınlığı hayatî bir risk taşıyabilir. Bu halde durum acil vaka olarak tanımlanır.

<span class="mw-page-title-main">Bruselloz</span>

Bruselloz, Malta humması veya Akdeniz humması, da denilen Brucella spp. bakterileri yüzünden ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalıktır.

<span class="mw-page-title-main">Frengi</span> bulaşıcı enfeksiyon

Frengi, spiroket bakterisi Treponema pallidum alttürünün sebep olduğu cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyondur. Cinsel yolla bulaşmanın yanı sıra kan transfüzyonlarıyla da bulaşabildiği gösterilmiştir. Aynı zamanda anneden fetüse, hamilelik ya da doğum sırasında bulaşabilir. Treponema pallidum ile alakalı olarak insanlarda görülen diğer hastalıklar arasında veremdutu, pinta ve endemik frengi bulunmaktadır.

Aglütinasyon, uygun bir sıvı ortamda, partiküler formdaki antijenlerle antikorların bağlandıktan sonra kompleksler oluşturarak bir arada kümelenmesidir. Aglütinasyon reaksiyonunda IgM sınıfı antikorlar, IgA ve IgG sınıflarından daha hızlı etki gösterirler.

Zeta potansiyeli; tanecikler arasındaki itme veya çekme değeri ölçümüdür. serum fizyolojik içerisinde süspanse edilen eritrositler biribirlerine yaklaşık 25 nm uzaklıkta bulunurlar. Bu uzaklığın nedeni zeta potansiyeli ile şu şekilde açıklanabilinir: Hücre zarının dış yüzeyinde bulunan asit özellikteki kökler iyonlaşır.Hidrojen iyonları plazmaya geçer, karboksil kökleri hücre zarına bağlı kalır. Bu durum hücre zarı ile plazma arasında elektrostatik yük farkı yaratır. Bu yük farkı sebebiyle hücre zarının etrafında bir pozitif yüklü iyon bulutu meydana gelir. Bu bulutun bir kısmı hücre ile ayrılmaz şekilde, tabaka halinde bulunur ve hücrenin toplam negatif yükünde nötürleşme yönünde etkisi olur. İkinci tabaka ayrılabilir bir yük halindedir ve hücrelerin negatif elektrostatik yük sebebiyle birbirlerini itmesinde etkili olan yük farkını meydana getirir. Hücrenin etrafındaki ayrılabilir iyon bulutunun başlangıcı ile plazma arasındaki elektrostatik yük farkının yarattığı voltaj farkı zeta potansiyeli olarak adlandırılır. Bu fark kondansatör sistemlerindeki kapasite formülleri kullanılarak formüllendirilir. Zeta potansiyeli, iyonlaşabilen asit köklerinin hücre zarındaki miktarı ile doğru, plazmadaki elektrolitlerin miktarı ile ters ve elektrolitlerle negatif yükler arasına girip pozitif uçları ile negatif yüklü kökleri saran bipolar simetrik olmayan moleküllerin miktarı ile ters orantılı olarak değişir. Bunların değişimi damar içinde ve tüp içinde etkilerini gösterir.

Keçilerin bulaşıcı plöropnömonisi, orijinal adıyla Contagious caprine pleuropneumonia, halk arasında ise Keçi ciğer ağrısı olarak bilinir; Batı Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Asya’daki keçilerde meydana gelen oldukça ölümcül bir hastalıktır.

<span class="mw-page-title-main">Nörosifiliz</span>

Nörosifiliz, Treponema pallidum bakterisinin neden olduğu bir beyin veya omurilik enfeksiyonudur. Genellikle ilk enfeksiyondan 10 veya 20 yıl sonra, kronik ve tedavi edilmeyen sifiliz hastalarında oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Chan Chan</span>

Güney Amerika'daki Kolomb öncesi çağın en büyük şehri olan Chan Chan, günümüzdeki La Libertad Bölgesi'nde, Peru'daki Trujillo'nun 5 kilometre batısında yer alan bir arkeolojik bölgedir.

Mycoplasma synoviae, mikoplazma cinsinin üyesi olan bir bakteri türüdür. Kuşların eklemlerinde, kemiklerinde ve solunum sisteminde hastalıklara neden olur. Dünyada her yerinde bulunur ve enfeksiyon; enfeksiyöz sinovit, kuş mikoplazmozu, bulaşıcı sinüzit ve mikoplazma artriti olarak adlandırılabilir. Enfeksiyon yumurta üretiminde düşüşe neden olabileceğinden dolayı ekonomik yönden öneme sahiptir. Hastalık en çok tavuklarda görülür ve bulaşma hem dikey hem de yatay olarak gerçekleşir.

Mycoplasma meleagridis, hindilerde hava sakkülitinden, kas-iskelet sistemi ve üreme sistemi bozukluklarından sorumlu küçük bir bakteridir.

<span class="mw-page-title-main">Hurri-Urartu dilleri</span>

Hurri-Urartu dilleri; sadece Hurrice ve Urartuca olmak üzere, bilinen iki dilden oluşan, Antik Yakın Doğu'nun soyu tükenmiş bir dil ailesidir.

<i>Mycoplasma gallisepticum</i>

Mycoplasma gallisepticum, Mollicutes sınıfına ve Mycoplasmataceae familyasına ait bir bakteridir. Tavuklarda kronik solunum yolu hastalığının (CRD) ve hindi, tavuk, av kuşları, güvercinler ve her yaştan ötücü kuşlarda bulaşıcı sinüzitin (IS) sorumlusu olan etkendir. Bu türlerin yanı sıra bıldırcın ve sülünlerde göz ve yüz şişkinlikleri ile ağır seyreden bir hastalık tablosu oluşturmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Hemaglütinason deneyi</span>

Hemaglütinasyon deneyi (HA) veya hemaglütinasyon inhibisyon deneyi (HI), 1941-42'de Amerikalı virolog George Hirst tarafından, virüslerin, bakterilerin veya antikorların nispi konsantrasyonunu ölçmek için geliştirilen deneydir.

<span class="mw-page-title-main">Tıbbi mikrobiyoloji</span> tıbbi uzmanlık

Tıbbi mikrobiyoloji veya Klinik Mikrobiyoloji mikroorganizmaları inceleyen bilim dalı olan mikrobiyoloji'nin, insan sağlığı ve tıp alanındaki uygulamalarını içeren dalıdır. Özellikle enfeksiyon hastalıklarının önlenmesi, teşhisi (diagnostik) ve tedavisi konuları üzerine odaklanır. Ayrıca, mikroorganizmaların insan sağlığını geliştirmek için kullanılmasını amaçlayan pek çok uygulamaları da içerir. İnsanlarda hastalığa sebep olan ve Tıbbi mikrobiyolojinin konu alanına giren mikroorganizmalar: bakteriler, mantarlar, Protistler ve virüslerdir. Ayrıca mikroorganizma olmasalar da, enfesiyöz proteinler olan prionlar ve insanlarda parazit olan bitki ve hayvan türleri de Tıbbi mikrobiyoloji'nin çalışma alanına girerler.

<span class="mw-page-title-main">Aglütinasyon (dilbilim)</span>

Aglütinasyon, dilbilimde her biri tek bir sözdizimsel özelliğe karşılık gelen biçimbirimlerin birbirine dizilmesiyle kelimelerin oluşturulduğu biçimbilimsel bir süreçtir. Sondan eklemeyi yaygın olarak kullanan dillere sondan eklemeli diller denir. Örneğin, Türkçede evlerinizden ("evlerinizden") kelimesi, ev-ler-inizden-den biçimbirimlerinden oluşur. Eklemeli diller genellikle kelimelerin monomorfemik olduğu yalınlayan dillerle ve kelimelerin karmaşık olabileceği, ancak morfemlerin birden çok özelliğe karşılık gelebileceği bükümlü dillerle karşılaştırılır.

Sentetik dil, bir cümle içindeki sözdizimsel ilişkileri ifade etmek için çekim veya ek kullanan bir dildir. Çekim, o kelimeye dilbilgisi özelliği ekleyen bir kök kelimeye biçimbirimlerin eklenmesi olup aglütinasyon ise iki veya daha fazla biçimbirimlerin bir kelimede birleşimidir. Biçimbirimler tarafından eklenen bilgiler, bir kelimenin cümlede özne mi yoksa nesne mi olduğu gibi dilbilgisi kategorisinin göstergelerini içerebilir. Biçimbilim ilişkisel veya türevsel olabilir.