İçeriğe atla

Adriana Cavarero

Adriana Cavarero
Doğumu1947 (76-77 yaşında)
Bra, İtalya
ÇağıÇağdaş felsefe
BölgesiBatı felsefesi
İlgi alanlarıFeminizm, Siyaset felsefesi

Adriana Cavarero (d. 1947, Bra, İtalya) bir İtalyan felsefeci ve feminist düşünür. Verona Üniversite'sinde siyaset felsefesi profesörlüğü yapmaktadır. Ayrıca Berkeley ve Santa Barbara'da, Kaliforniya Üniversitesi'nde görev yapmaktaydı. Cavarero İtalya'da Avrupa'da ve İngilizce konuşulan camiada Feminizm, cinsiyet ayrımı, Plato, Hannah Arendth, anlatım teorileri, siyaset felsefesi ve edebiyatı üzerine geniş kapsamlı yazılarıyla oldukça tanınır.

Hayatı

Cavarero 1971 yılında akademik kariyerinin ilk senelerini harcadığı ve felsefe ve şiir tezini yazdığı Padva Üniversitesi'nde eğitim almıştır. 1983'te Padva üniversitesi'ni, siyasi anlaşma olan feminist felsefeye adanış bir grup olarak Diotima'nın kurucularından olduğu Verona Üniversitesi için bırakmıştır. Plato’nun yazılarına olan özel ilgi odağıyla Antik felsefe üzerine eğitilip ve feminist felsefeci Luce İrigaray’dan esinlenerek, Caarero dikkatleri üzerine çeken ilk kitabı olan iç içe geçmiş temayı işleyen Plato’ya Rağmen’i yazdı: Plato öncelikli olmak üzere ayrıca Homer ve Parmenides’in antik felsefesi yüzyıllar boyu yerli role hapsedilmiş ataerkil tezden dört Yunan kadın figürü (Trakyalı hizmetçi, Penelope, Demeter ve Diotima) özgürleştirmek amacıyla birbirlerini bağdaştırıyor. İkinci olarak bu figürleri yeni bir bakış açısından yorumlayarak sembolik bir kadın düzeni kurmayı amaçlıyor. Arendtian konusuyla cinsiyet ayrımı teorisini bozarak Cavarero gösteriyor ki geleneksel felsefenin dayandırdığı tüm yapıtaşların merkezi ölümken doğum sınıfı iplerin feminist eleştirinin yeni kavramlarının taze bir düşünce yolu oluşturmak için birlikte örülebilmesini sağlar.

Eserleri

Cavarero ‘nun siyasi felsefe ve feminist düşüncenin kesişimine olan ilgisi yasak tezdeki bedensel mecazı inceleyen Görkemli Cesetler ve Sofokles’in Antigone’unu, Plato’nun Timaeus’unu, Shakespeare’in Hamlet’ini, Hobbes’in Leviathan’ını, Maria Zambrono’nun Antigone’un Mezarı’nı ve Ingeborg Bachman’ın Su Perisi Gidiyor’unu içeren politikanın kurgusal tasvirlerinden daha da gelişmiştir. Kitap: Siyasi düzenin beden üzerinden yüzyıllar boyunca tamamen beden mecazı üzerinden anlamlandırıldığı sırada siyaset vasıtasıyla bedeni temel kategorisinden çıkaran olağanüstü çelişki’’yi araştırır.

Bağlantılı Anlatımlar:Öyküleme Ve Kişilik (2000)

Cavarero, Hannah Arendith’in çalışmasından kuşkusuz etkilendi ve ‘öyküsel benlik’ olarak kişiliği ortaya çıkardığı özgün teorisini içeren Bağlantılı Anlatımlar: Öyküleme ve Kişilik'i yazdı. ‘Kendine Bir Hesap Ver’ adlı eserde Judith Butler tarafından değerlendirilen ve takdir gören bu kitap;bağımsız metafizik gelenekleri konusunda tezat oluşturarak bağımlılıkla ve gerektiğinde öteki halini kabul eden, cisimleştirilmiş varlığın zayıflıklarıyla karakterize edilen politika ve etik değerleri ilişkisel varlık felsefesi bazında yeniden ele alma dürtüsüyle üstüne gider. Aslında bakarsanız, Homer, Sofokles, 1001 Gece Masalları, Isak Dınesen ve Gertrude Stain gibi çeşitli şahsiyetlerin vasıtasıyla Bağlantılı Anlatımlar, anlatı teorisinin kesişimine, etiğe ve siyasi söyleme eşsiz bir katkı sunar. Cavarero bizim kendimizi hikâye edilebilir, başkasında duymak istediğimiz bir hikâyenin baş kahramanı olarak algıladığımızı iddia eder. Bir hikâye için, bizim hikâyemizin anlatılması için olan bu arzu, kişiliğimizi yönlendirici yeni bir esas haline gelir. Öncesinde sahip olmadığımız kimliğimizi, doğuştan gelen bir özellik veya içsel bir benlik olarak geliştirebiliyor ve dışa vurabiliyoruz.daha doğrusu ilişkisel bir uygulama sonucu başkasından bize yaşam öyküsü şeklinde verilen bir şey.

Birden Fazla Ses İçin: Sesli İfade Felsefesine Karşı

Cavarero'nun sıradaki kitabı, Birden Fazla Ses İçin: Sesli İfade Felsefesine Karşı, konuşmacının somutlaştırılmış eşsizliğine olan Cavarero'nun ilgisine odaklanarak insanoğlunun politik bir hayvan zoon politika] olarak doğasının, konuşma yetisi olan zoon logon echon insan karakteriyle bağlı olduğu iddia edilen Aristo'nun Formülünde- konuşmayla siyasetin arsındaki ilişkiyi tekrar düşünün. Bu şekilde, O, konuşmacının kapasitesini ifade etme, söylevin iletişimsel kapasitesi veya belirli bir ifadenin anlamsal içeriği gibi ‘siyasi konuşma’yı nelerin oluşturduğuna dair daha geleneksel kavramlardan esaslı bir şekilde ayrılır. Cavarero önceki çalışmalarında olduğu gibi-İnsanlık Hali’nde; konuşmada önemli olan anlamlandırma veya ‘iletişim’ değil tam tersi ‘eylemde ve konuşma’da erkekler gerçekte kim olduklarını gösterdiklerini, kendi eşsiz kimliklerini aktif olarak ortaya döker ve dolayısıyla insan dünyasındaki görüntülerini oluşturduklarını iddia ettiği Hannah Arendth’in ön plana çıkardığı bir dizi temayı geliştirmeye ve derinleştirmeye devam ediyor. Arendith’in çalışmalarında ileri sürdüğü köklü fenomenolojik perspektifi arındırdıktan sonra Cavarero, politik konuşma yeteneğini içindeki konuşmacının sesinin aynılığını, ağızdan kulağa yayılan ses yayılımını yerleştiriyor. Cavarero için bu siyaset söylediklerine bakılmaksızın diğerleriyle ilişkili olan konuşmacıların şekillendirilmiş tekilliklerinin hepsinden önce ön plana çıkan ‘karşılıklı seslerin iletişimi’nden doğuyor

Horrorism: Çağdaş Şiddeti Adlandırmak (2008)

Horrorism: Çağdaş Şiddeti Adlandırmak kitabında Cavarero geçmiş yüzyıldan günümüze kadar gelen şiddet sahnelerinin (ki bu sahneler belki antik ve erken modern öncüsü olarak da adlandırılabilir.) Çağdaş siyasi felsefenin sınıflarıyla; ‘terör ’,’savaş ’,’dost/düşman’ ya da ‘devlet yanlısı ve devlet yanlısı olmayan eylemler’ dolayısıyla tam anlamıyla anlaşılamayacağına çeşitli yollarla dikkat çekiyor ve bakış açısında kesin bir değişiklik öneriyor. Bizlerin gittikçe neredeyse tamamen silahsız ya da savunmasız mağdurlarla, ‘silahsız’, ‘savunmasız/çaresiz’, uğraştığımızı hatırlatarak, O suçluların sosyo-politik amaçları veya psikanalitik bakış açılarından ziyade durumu ve şartları bize şiddet sahneleri hakkında düşünmeye itebilecek kadar çaresiz insanlar olduğunu savunuyor. Hannah Arendith'in doğum oranı düzeni ve Thomas Hobbes’in ‘’besle veya yok et ‘’gücü olarak tanımlanan anne egemenliğinin beklenmedik bir şekilde eşleştirildikten sonra Cavarero bu varlık felsefesini bir çeşit ‘saldırıya açıklık’ – bizim bir başkasının zararı ya da yararını üzerine yaratıldığımızı ‘’neredeyse zarar ve yararın yokluğunun düşünülemezmiş gibi’’- olarak nitelendiriyor. O, insan hayatına doğumla beraber ölüme kadar verilen ‘saldırıya açıklık’ durumu nedeniyle -‘bazı saf, gereksiz zulüm’ değil- Korkunun ‘üretici atomu’ olan tam olarak yarar ve zarar vermenin arasında bir seçenek olduğunu tartışır. Horrorism, endişenin tamamen reddedilmesi denebilir –tam olarak bakımın en çok ihtiyaç duyulduğunda oraya çıkan yaradır. Bundan dolayı, şiddet eşitsizliğin ‘onur’ unda hasar görmüş bedensel hayatta daha içten ayaklanır ya da daha iyi, çünkü korku çaresizliğin çoğalan hassasiyeti tarafından mümkün kılınan bir şiddet biçimidir ve aynı zamanda onuru dolaylı bir şekilde ortaya koymaktadır.

Eğilimler: Bir Doğruluk Eleştirisi (2016)

Adriana Cavarero'nun Eğilimler'i insanın nitelendirilmesini; dik, dikey felsefede, psikanaliz, antropojik yazılar, edebiyat ve sanatsal eserleriyle eleştiriyor. Amacı kadın görünüşüne gelince, bütün anlayışımız ve bütün benlik anlayışımızın tamamının insanı dik olarak göstermenin sonuçları ve bu figürde gerçek ya da sanatsal figürlerin ürettiği ve yüklediği ‘doğrular’ ve ‘güç ilişki’lerinin etkilerini aydınlatmaktır.

Kaynakça

  • Rebert de Lucca ve Deanna Shamek tarafından çevrilen Görkemli Bedenler
  • Bağlatılı Anlatımlar:öyküleme ve kişiliğe ‘önsöz’ C.f Paul A. Kottman
  • Birden Fazla Ses için ‘önsöz’ C.f Paul A. Kottman
  • Eğilimler için ‘önsöz’ C.f Paul A. Kottman, Amanda Minervini ve Adam Sitze tarafından çevrildi

Bibliyografi

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Dil</span> insanlar arasında iletişim kurmayı sağlayan doğal bir iletişim aracı

Dil, insanlar arasında anlaşmayı ve iletişimi sağlayan doğal bir araç, kendisine özgü kuralları olan ve ancak bu kurallar içerisinde gelişen canlı bir varlık, çok boyutlu kavramlar bütünü; temeli tarihin bilinmeyen dönemlerinde atılmış bir gizli anlaşmalar düzeni, seslerden örülmüş toplumsal bir kurum ve yapıdır.

Siyaset bilimi, politika bilimi ya da politoloji, siyasi teorileri ve siyasi teorilerin pratiklerini inceleyen, siyasi sistemler ve siyasi davranışlar alanıyla ilgilenen bir sosyal bilim alanıdır.

Etik veya ahlak felsefesi, doğru davranışlarda bulunmak, iyi bir insan olmak ve insani değerler hakkında düşünme pratiğidir. Etik sözcüğü Yunanca "kişilik, karakter" anlamına gelen "ethos" sözcüğünden türemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Platon</span> Antik Yunan filozofu

Platon veya Eflatun, Antik Yunan filozofu ve bilgesi.

<span class="mw-page-title-main">Feminizm</span> İdeoloji

Feminizm, kadınların haklarını tanıyarak bu hakların korunması amacıyla eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasına yönelik çeşitli ideolojiler, toplumsal hareketler ve kitle örgütlerinden oluşan hareket. Sözcüğün köken olarak Latince "femina" ve onun Fransızca türevi olan "féminisme" sözcüğünden geldiği ve Türkçe eş anlamlısının hatunculuk olduğu belirtilmektedir. Kadın hareketi doğrudan kadınları ilgilendiren ve dolaylı olarak kültürü ilgilendiren konularda bilinç uyandırır. Feminizmin temel amaçları; eğitim, iş, çocuk bakımı, yönetim gibi konularda eşit haklara sahip olmaktan, yasal kürtaj hakkından, kadın sağlığı konusunda ilerlemelere, tacizin ve tecavüzün engellenmesinden lezbiyen haklarına kadar uzanır.

<span class="mw-page-title-main">Ayn Rand</span> Rus-Amerikan yazar ve filozof

Ayn Rand, kurduğu objektivizm felsefesi ve yazdığı Yaşamak İstiyorum, Ben (Anthem), Hayatın Kaynağı ve Atlas Silkindi kitaplarıyla tanınan filozof-yazar.

Siyaset veya politika, gruplar arasında kararların alındığı veya bireyler arasındaki güç ilişkilerinin, kaynakların dağıtımı veya statü gibi diğer etkileşim biçimlerinin ilişkilendirildiği bir dizi faaliyeti ifade eder. Siyaset ve hükümeti inceleyen sosyal bilim dalı ise siyaset bilimi olarak adlandırılır.

Retorik ya da eski ismiyle Belagat, etkileyici ve ikna edici konuşma sanatıdır. Sözcük güncel kullanımda "etkileyici ve ikna edici olmakla beraber içtenlikten veya anlamlı içerikten yoksun lisan" anlamında da kullanılır. Kavram Yunanca rhētorikos (ῥητορικός) "hitabet" kavramından türemiştir. Antik Yunanistan'da MÖ 5. yüzyılda Sokrates çevresindekiler tarafından kullanılmış olan bu kelime, ilk kez Platon’un Gorgias adlı eserinde geçmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Mantinealı Diotima</span>

Mantinealı Diotima, bir Antik Yunan'ın adı veya takma adıdır. Mantinealı Diotima'nın Arkadya'da bir rahibe olduğu varsayılmaktadır. Sokrates'in hocası olduğu bildirilmektedir. Böyle bir kişinin olup olmadığı bir bilmeceye dönüşmüş görünmektedir. Ancak Antik yazarların onun varlığından kuşku duymadıkları söylenebilir. Platon'un Symposium ("Şölen") diyaloğundaki karakter, muhtemelen MÖ. 440 civarında yaşadığı belirtilen gerçek bir tarihi figürdür. Diyalogdaki Sokrates karakteri tarafından aktarılan Eros fikirleri ve doktrini, bugün Platonik aşk olarak bilinen kavramın kökenidir. Platon, bu diyalogda Diotima'nun ağzından, Eros'u anlatır ve onu "güzellik sevgisi" anlamında tanımlayarak aşk'ı yüceltir.

<span class="mw-page-title-main">Dil felsefesi</span>

Dil felsefesi, analitik felsefede dilin doğası ve dili; dil kullanıcıları ve dünya arasındaki ilişkileri araştırır. Dil ile felsefe arasındaki ilişki temelde filozofların dili kullanarak felsefe yapmalarından kaynaklanmaktadır. Özelde ise bu araştırmalar anlamın doğası, kasıtlılık, referans, cümlelerin yapısı, kavramlar, öğrenme ve düşünce içerir; dil felsefesi başlığı altında dilin özü, anlamı, kökeni ve yapısı felsefî açıdan sorgulanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Siyasi ekonomi</span> üretim, alım-satım ve bunların kanun, gümrük ve devlet ile ilişkilerinin incelenmesine verilen ad

Siyasi iktisat aslen üretim, alım-satım ve bunların kanun, gümrük ve devlet ile ilişkilerinin incelenmesine verilen addır. Siyasi iktisat kavramı ahlak felsefesinde ortaya çıkmıştır. 18. yüzyılda devletlerin ("polities") iktisatlarının çalışılması olarak gelişmiş dolayısıyla da "siyasi" iktisat (ekonomi) adını almıştır.

<span class="mw-page-title-main">Akademik disiplinler listesi</span> Vikimedya liste maddesi

Akademik disiplinlere genel bir bakış ve güncel bir rehber olarak aşağıda ana hatlar verilmiştir:

<span class="mw-page-title-main">Felsefe</span> soyut, genel ve temel birtakım probleme ilişkin yapılan sistematik çalışma

Felsefe veya düşünbilim; varlık, bilgi, değerler, gerçek, doğruluk, zihin ve dil gibi konularla ilgili soyut, genel ve temel problemlere ilişkin yapılan sistematik çalışmalardır. Felsefe ile uğraşan kişilere filozof denir.

<i>Batı Felsefesi Tarihi</i>

Batı Felsefesi Tarihi, İngiliz filozof, mantıkçı, matematikçi ve tarihçi Bertrand Russell'ın 1945 yılında yazdığı üç ciltlik eseridir.

<span class="mw-page-title-main">Virginia Held</span>

Virginia Potter, liderlik ahlakı, sosyal-politika ve feminizm üzerinde çalışmış filozoftur.

Vita Contemplativa, anlam olarak derin düşünce demektir. Sosyolojik araştırmaların gerçekleştirildiği çağdaş döneme gelmeden önce, derin düşünceyi içeren yaşamın doğası gereği aktif yaşamdan daha üstün olduğu görüşü hakimdir. Bu durum insanların bir eyleme kalkışmaksızın sadece düşünerek esas mutluluğa ulaşacağı düşüncesinin sonucu niteliğindedir. Bu anlamda çağların getirileri olarak vita contemplativa ve vita activa kavramları birbirleriyle sürekli karşılaştırılmış, kimi dönemlerde vita contemplativanın kimi dönemlerde ise vita activanın daha üstün olduğu savunulmuştur. Vita activa ile vita contemplativanın anlamları birbirleriyle tamamen zıt yöndedir. Öyle ki vita activa ise hareketli yaşam anlamına gelmektedir. Vita activa mutluluğa ulaşmanın düşünmekle değil eylemlilikle mümkün olacağını nitelendirmektedir.

Vita Activa, insan etkinliklerinin tümünü temsil eden bir terimdir.

Ayrı bir alan olarak "siyaset bilimi" terimi sosyal bilimler açısından oldukça geç kavramlaşmış bir alan olsa da siyasal iktidarı ve tarih üzerindeki etkilerini analiz etmek yüzyıllardır var olan bir olgudur. Bununla birlikte, "siyaset bilimi" terimi her zaman siyaset felsefesinden ayırt edilmemiştir modern disiplinin içinde ahlakî felsefe, siyasi ekonomi, siyasi teoloji, tarih, olması gerekenlerin normatif olarak belirlenmesi ile ideal devletin özelliklerinin ve işlevlerinin tümdengelimiyle uğraşan diğer alanlar olmak üzere bir dizi öncüler vardır. Siyaset bilimi bir bütün olarak belirli disiplinlerde tüm dünyada vuku bulur, ancak terimin diğer belirli yönlerinde de eksik olabilir.

<span class="mw-page-title-main">Jan Patočka</span>

Jan Patočka, fenomenoloji ve bilim felsefesi alanındaki katkılarıyla tanınan Çek filozoftur. Prag, Paris, Berlin ve Freiburg'da eğitim gördükten sonra Edmund Husserl ve Martin Heidegger'in son öğrencilerinden biri oldu. Freiburg'daki eğitimi sırasında daha sonra yaşam boyu sürecek felsefi bir arkadaşa evrilecek Eugen Fink'ten de ders aldı.

Metapolitika, siyaset hakkında metadilbilimsel bir konuşmadır; siyasetin kendisi hakkında yapılan bir siyasi diyalogdur. Bu modda, metapolitika, siyasetin ve siyasalın söylemi için başka bir yol olan çeşitli soruşturma biçimlerini benimser. Metapolitika, siyasi araştırmanın analitik, sentetik ve normatif dilini ve siyasetin kendisini arasında bilinçli bir aracı rolünü üstlenir.